İçeriğe atla

Enzootik hematüri

Enzootik hematuri (EH), sığır ve mandalarda, eğrelti otunun tüketilmesine bağlı, ciddi bir sendromdur. Sidik kesesinde şekillenmiş tümörlere ilgili sekonder kan işeme gözlenir. Hastalık yavaş gelişir ve kronik karakterlidir.

Enzootik Hematüriye ilişkin neoplastik lezyonların bulunduğu sidik kesesi

Türkiye'de enzootik hematüri ve insidensi

Dünyada birçok bölgede tanımlanan hastalık Türkiye'de eğrelti otunun doğal flora içerisinde yer aldığı Karadeniz’e kıyısı bulunan illerde şekillenmektedir.

Dünyada yer yer %100’lere çıkabilen insidens, Türkiye'de, %9.8-15.5 oranındadır.

Enzootik hematüri’nin oluşumu

Hastalığın oluşması için eğrelti otunun az miktarlarda ve uzun süre ile alınması gerekir. Hastalık çoğunlukla 4-6 yaş arasındaki hayvanlarda gözlenir, erkekler ve dişiler hastalığa eşit oranda hassastır.

Hayvanlar tarafından merada ve/veya altlık olarak kullanıldığı zaman ahırda tüketilen eğrelti otunun içerdiği biyolojik aktif maddelerin karsinogeneziste önemli olduğu bilinmektedir. Bu maddelerden tespit edilen etken maddelerden ptaquloside, kaempherol, quarcetin, tannin, shikimic asit, braxin A2, ptelosides, aqualine A ve alpha-ecodysone’nin mutojenik ve karsinogenetik etkileri ortaya konulmuştur.

Rat, fare ve kobayların rasyonlarına %25-34 arasında katılan eğrelti otunun uzun süre (2-25 ay) yedirilmesi suretiyle yapılan deneysel çalışmalarda sidik kesesinin yanı sıra, mide, akciğer, bağırsak, böbrek ve memede değişik tipte tümörler gözlenirken bazı hayvanlarda multiple adenokarsinomların şekillendiği ifade edilmiştir.

Enzootik hematüri’ye ilişkin tümör ve diğer patolojik lezyonlar

Hastalıkta şekillenen başlıca lezyonlar sidik kesesinde yerleşir. Çoğu olguda sidik kesesinin birden fazla bölümünde tümöral lezyonlar gözlenir.

Bu tümörler histolojik olarak hem epitelyal hem de mezenşimal orijinli olabilir ve benign ve/veya malign karakter sergilerler. Bazen de her iki tipte tümöral oluşumlar aynı kesede şekillenebilir. Sidik keselerinde gözlendiği bildirilen benign tümörler; Papillom, Fibrom, Hemangioma kapillare, Hemangioma kavernozum, Hemangio-endotelyoma benignum ve Mikzom’dur.

Sidik keselerinde gözlendiği bildirilen malign tümörler ise Transisyonel hücreli kanser, Hemangio-endotelyoma malignum, Angiosarkom, Leiomyosarkom, Fibrosarkom, Karsinoma insitu ve Pagetoid hücreli tümördür.

Hemoraji, pre-neoplastik ve yangısal lezyonlar içeren enzootik hematüri ilişkili bir sidik kesesi olgusu.

Sidik kesesinde EH’ye ilgili tümörlerin metastazları yaygın değildir. Seyrek olarak, bölgesel lenf yumruları, akciğer ve karaciğere metastazlardan bahsedilir.

Sığırlarda sidik kesesinde, neoplastik oluşumlar dışında; transisyonel epitelde papiller ve nodüler hiperplaziler, yine bu hücrelerde hidropik dejenerasyon ile lamina propriada konjesyon, ödem ve hemorajiler ile lenfosit, makrofaj ve plazma hücrelerinin ağırlıkta olduğu yangısal değişikliklere rastlanır.

Kaynakça

[1][2][3][4][5][6][7][8][9][10][11][12][13][14][15][16][17]

  1. ^ Bovine Cystic Haematuria in Philipines: A Report on an Enzootic Area. JAVMA., 149:1686-1690.
  2. ^ Enzootic bovine haematuria- Past, Present and Future. Veterinary Bull., 71(10):1R-27R.
  3. ^ Niksar İlçesi Sığırlarında Görülen Mahiyeti Meçhul Hastalık. Türk Vet. Hek. Der. Derg., 19:54-56.
  4. ^ Carcinogenic Activity of Bracken. Nature, 208:913-914.
  5. ^ The Radiomimetic Nature of Bracken Toxin. Cancer Res., 28:2252-2261.
  6. ^ Induction of Mammary Cancer in CD Rats Fed Bracken Diet. Carcinogensis, 4:885–887.
  7. ^ Sığır Mesane Tümörlerinin Teşekkülünde Eğrelti Otunun (Pteris aquilina) rolü. Doktora tezi, Ankara Üniversitesi.
  8. ^ Enzootic Bovine Haematuria in Cattle: Pathomorphological, İmmunofuorescent and İmmunological Studies. Indian Journal of Veterinary Pathology, 14:24-26.
  9. ^ Tumours of the Urinary Bladder in Cattle and Water Buffalo in the Black Sea Region of Turkey. Br. Vet. J., 152: 473-475
  10. ^ Karadeniz Bölgesi Sığırlarının Sidik Kesesi Tümörlerinde Patomorfolojik ve İmmunhistolojik İncelemeler. Ankara Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyonu. 2004-0810-067.
  11. ^ Investigations on the Pathology of Enzootic Bovine Hematuria in Turkey. Zentrabl Vet. Med., 2(5):409-429.
  12. ^ Tumors of the Urinary Bladder in Cattle and Water Buffalo Affected with enzootic bovine hematuria. Zentrabl Vet. Med., 4:185-197.
  13. ^ Epidemiologic Studies on Urinary Bladder Tumors in Turkish Cattle. Ann. New York Acad. Sci., 108: 938-947.
  14. ^ Pathology of the Bovine Urinary Bladder Tumors. Fırat Üniv. Vet. Fak. Derg., 3(3):27-44.
  15. ^ Bovine Enzootic Haematuria in New Zealand. New Zealand Veterinary Journal, 18:115-120.
  16. ^ Preliminary Observations on the Enzootic Bovine Haematuria in Mandi and Kulu Districts of Himachal Pradesh. Indian Veterinary Journal, 59: 688-692.
  17. ^ Histopathogensis of Bracken Fern Induced Experimental Tumor of Urinary Bladder. Japanese Journal of Veterinary Sciences, 43:875-885.

İlgili Araştırma Makaleleri

Tümör (ur; neoplasm; tumor) tanımı önceleri vücuttaki herhangi bir şişlik ya da kitle için kullanılırdı. Sonraları hücrelerin kuralsız ve sınırsız çoğalmaları nedeniyle oluşan kitleler için kullanılmaya başlandı. Yaşamın herhangi bir döneminde organizmanın bir bölümündeki hücre­ler biyolojik niteliklerini düzenleyici kurallara uyum göstermez ve sınırsız ola­rak çoğalabilir (otonomi). Bu nitelikleri içeren bir kitleye tümör ya da neoplazm (neoplasm; yeni gelişen kitle) adı verilir. Tümör kitleleri vücudun kendi hücrele­rinden yapılıdır.

Biyopsi, mikroskop altında incelenmek üzere canlıdan belirli bir doku parçasının çıkarılmasıdır.

Abomasum deplasmanı veya abomasum kayması, ineklerde ana karnında büyüyen yavrunun baskısıyla dördüncü midenin normal yerinden sağa veya sola doğru bükülmesi. Doğumu takip eden iki-üç hafta içinde meydana gelir. Kesif yem - kaba yem dengesizliği, kaliteli kaba yem eksikliği ve geçiş dönemi besleme hataları bu yer değiştirmeye zemin hazırlar. Abomasum çoğunlukla sola doğru yer değiştirir. genellikle 1.laktasyonda görülür.

<span class="mw-page-title-main">Kanser</span> DNA hasarı sonucu hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması

Kanserler (Habis tümörler, Malign tümörler), genellikle sürekli ve hızlı büyüyen tümörlerdir. Kapsülleri yoktur, büyürken sınır tanımazlar, çevresindeki dokuların ve damarların içine girerler (invazyon, infiltratif büyüme). Sıklıkla metastaz yaparlar. Tedavi edilmeyen ya da tedavisi gecikmiş kanserler ölümcüldür.

<span class="mw-page-title-main">İdrar kesesi</span> idrarın depolandığı organ

İdrar kesesi, sidik torbası veya mesane, insan'da ve diğer omurgalılarda, işeme ile idrar dışarı atılmadan önce böbreklerdeki idrarı depolayan organ’dır. İnsanlarda mesane, pelvik taban üzerinde oturan ve genişleyebilen bir organdır. İdrar mesaneye üreter yoluyla girer ve üretra yoluyla çıkar.

<span class="mw-page-title-main">İdrar</span>

İdrar, sidik veya çiş, insanda ve diğer pek çok hayvanda böbreklerde kanın filtrelenmesiyle oluşan sıvıdır. Böbreklerden üreter yoluyla idrar kesesine taşınan sıvı daha sonra üretra vasıtasıyla boşaltılır. İdrar oluşumu, vücutta mineral ve diğer maddelerin dengesinin sağlanmasında etkilidir. Vücutta olması gerekenden fazla olan veya vücuda zararlı olan maddeler idrar yolu ile dışarı atılır. İdrar, içinde erimiş ya da süspansiyon durumunda bulunan birçok maddeyi uzaklaştırır.

<span class="mw-page-title-main">Hepatosellüler karsinom</span>

Hepatosellüler karsinom (HCC) karaciğerin primer kanseri. Karaciğer tümörleri ile karıştırılmamalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Theileriosis</span>

Theileriosis, özellikle sığırlarda konaklanan olan bir kan protozoon'u olan Theileria spp. türlerinin neden olduğu hastalık.Theileria annulata'nın neden olduğu tropikal theileriosis kan ve lenf dokularının enfeksiyöz bir hastalığır. Hyalomma soyuna bağlı kenelerin ara konaklık yaptığı Theileria annulata, sığırlarda ciddi ekonomik kayıplara neden olur.

Tümör belirteci ya da Tümör markeri, kanserin varlığını veya kanser davranışını(ilerleme veya tedaviye yanıt gibi) belirlemek için kullanılabilen biyobelirteçlere verilen addır.

<span class="mw-page-title-main">Ewing sarkomu</span> Kemik veya yumuşak dokuda okuşan bir kanser türü

Ewing sarkomu kemik veya yumuşak dokuda oluşan bir kanser türüdür. Semptomlar tümör bölgesinde şişme, ağrı, ateş ve kemik kırığı içerebilir. Başladığı en yaygın alanlar bacaklar, pelvis ve göğüs duvarıdır. Vakaların yaklaşık% 25'inde kanser tanı anında vücudun diğer bölgelerine artık yayılmıştır. Komplikasyonlar plevral efüzyon veya parapleji içerebilir.

Mycoplasma bovis, Mycoplasma cinsinin 126 türünden biridir. Yaşayan en küçük hücredir ve doğada anaerobiktir. Herhangi bir hücre duvarı içermez ve bu nedenle penisilin ve başka beta laktam antibiyotiklere dayanıklıdır.

Glial tümör, astrositomlar, ependimomlar, oligodendrogliom ve embriyonik tümörler dahil olmak üzere merkezi sinir sisteminin (MSS) sayısız tümörleri için kullanılan genel bir terimdir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tümörleri ciddiyet ve nüks açısından farklı kategorilere ayırmaktadır. Bu kategorilendirme en son 2016 yılında yenilenmiştir. Derece I olarak sınıflandırılan ilk tümöre pilositik astrositom denir ve en sık çocukluk çağında görülür. Bir sonraki tümör, difüz astrositomlar derece II-III ve IV olabilirler. Düşük evreli glial tümörler zamanla evre atlayabilirler. Bu tümörler davranışsal olarak agresif yani malign özellik gösterirler. Evre 3 astrositomlar anaplastik astrositom, evre 4 astrositom ise Glioblastom olarak isimlendirilir.

Beckwith-Wiedemann sendromu, otosomal dominant yolla aktarılan kalıtsal bir aşırı büyüme sendromudur. 4 fenotipi vardır; Konjenital hemihipertrofi (hemihiperplazi) en önemlisidir. Russell-Silver sendromu'nun temel nedenin 11p15 (ICR1) distal kromozomunun yetersiz metilasyonu (hipometilasyon) ise olduğu gösterilmiş; aynı kromozomun hipermetilasyonunun ise Beckwith-Wiedemann sendromuna yol açabileceği ileri sürülmüştür.

Aşırı büyüme sendromları , çocuklarda, doğum öncesi (prenatal) dönemde ya da doğumdan sonra (postnatal) dönemde ortaya çıkabilen, bebeklerin/çocukların vücutlarının tümünde ya da bir bölümünde ortaya çıkan irileşmeyle karakterize olgulardır; aşırı büyümelerin görüldüğü sendromlarda, kilo ve boy artışı, çeşitli anomaliler ile zeka geriliği ve tümör riskinin varlığı en sık rastlanan bulgulardır.

<span class="mw-page-title-main">Pirolizidin alkaloidleri</span>

Pirolizidin alkaloidleri (PA), doğal olarak bitkiler tarafından otçullara karşı bir savunma mekanizması olarak üretilen ve temel olarak pirolizidinin kimyasal yapısında olan alkaloidlerdir. 6.000'den fazla bitkide 660'tan fazla PA ve PA N-oksit tanımlanmıştır ve bunların yaklaşık yarısı hepatotoksisite sergilemektedir. Boraginaceae, Asteraceae, Orchidaceae ve Fabaceae familyalarındaki bitkilerde sıklıkla bulunurlar; Convolvulaceae, Poaceae ve Lamiaceae'deki en az bir türde bulunmaktadırlar. Dünyadaki çiçekli bitkilerin % 3'ünün pirolizidin alkaloidleri içerdiği tahmin edilmektedir. Bal, tahıllar, süt, sakatat ve yumurta pirolizidin alkaloidleri içermektedir.

Kısırlaştırma, hayvanın cinsel organının tamamı veya önemli ölçüde büyük bir kısmının çıkarılmasıdır. "Kısırlaştırma" genellikle yalnızca erkek hayvanları ifade etmek için yanlış kullanılır ancak terim her iki cinsiyet için de geçerlidir. Erkeğe özgü terim iğdiş'dir, kısırlaştırma ifadesi ise genellikle dişi hayvanlara kullanılır. Bazı durumlarda insan için de kullanılmaktadır.

<i>Brucella melitensis</i>

Sinonim: Brucella abortus Alphaproteobacteria sınıfına ait Brucellaceae familyasından,Gram negatif alfa-proteobakteridir. Küçük, mikroaerofilik, spor oluşturmayan, yavaş büyüyen ve kokobasiller olarak karakterize edilmiş çubuk şeklinde patojen bir bakteridir. Ayrıca bruselloza neden olan etkenlerden biridir.

Başa basma, belirgin bir sebep olmaksızın kafayı duvara bastırmak veya yüzü bir köşeye itmekle karakterize edilen bir veterinerlik durumudur. Bu durum köpeklerde, kedilerde, ineklerde, atlarda ve keçilerde görülür. Başa basma genellikle nörolojik bir bozukluğun, özellikle ön beyindeki, veya portosistemik şant ve hepatik ensefalopati gibi karaciğer hasarına bağlı toksisitenin bir işaretidir.

<span class="mw-page-title-main">Üriner inkontinans</span> Kontrolsüz idrar kaçağı

İstemsiz idrara çıkma olarak da bilinen üriner inkontinans (Üİ), kontrolsüz idrar kaçağıdır. Yaşam kalitesi üzerinde büyük etkisi olabilecek yaygın ve rahatsız edici bir sorundur. Geriatrik sağlık bakımında önemli bir konu olarak tanımlanmıştır. Enürezis terimi genellikle, geceleri enürezis gibi, özellikle çocuklarda idrar kaçırmayı ifade etmek için kullanılır. Üİ, başarılı yönetimin önünde engeller oluşturan ve sorunu daha da kötüleştiren, damgalanmış bir tıbbi duruma bir örnektir. İnsanlar tıbbi yardım almaktan çok utanabilir ve başkalarından gizlilik içinde semptomu kendileri yönetmeye çalışabilirler.

<span class="mw-page-title-main">Hava bronkogramı</span> Radyolojik fenomen

Hava bronkogramı, hava dolu bronşların, alveollerin opaklaşması sonucu görünür hale gelmesi durumudur. Hemen her zaman alveolleri havadan başka bir şeyin doldurduğu patolojik bir sürecin sonucudur.