
Beyin , sinir sisteminin merkezi olarak hizmet eden bir organıdır. Bütün omurgalı hayvanlar ve çoğu omurgasız hayvan -bazı süngerler, knidliler, tulumlular ve derisi dikenliler gibi omurgasızlar hariç- beyne sahiptir. Baş kısmında; duyma, tatma, görme, denge, koklama gibi duyulara hizmet eden organlara yakın bir noktada bulunan beyin omurgalıların vücudundaki en karmaşık organdır. Normal bir insanda serebral korteksin 15-33 milyar nörondan müteşekkil olduğu tahmin edilmektedir. Her biri birkaç bin nöronla sinaps denen bağlantılar yardımıyla bağlıdır. Bu nöronlar birbirleriyle akson denen uzun protoplazmik lifler yardımıyla iletişim kurar. Aksonlar bilgiyi beynin diğer kısımlarına yahut vücudun spesifik alıcı hücrelerine taşır.
Retina (latince:rete) ya da ağkatman çoğu omurgalı ve bazı yumuşakçaların gözünün en içindeki görmeyi sağlayan ışığa ve renge duyarlı hücrelerin bulunduğu göz doku tabakasıdır. Gözün optiği, retinadaki görsel dünyanın odaklanmış iki boyutlu bir görüntü oluşturur ve bu görüntüyü beyne elektriksel sinir uyarılarına çevirerek görsel algı oluşturur. Retina, bir kameradaki film veya görüntü sensörü 'ne benzer bir iş yapar.

Çınargiller (Platanaceae), hamamelidales'e ait 5 familyadan biridir. Platanaceae (Çınargiller) soğuğa ve kirli havaya dayanıklı uzun ömürlü bitkilerdir. Işık enerjisini kimyasal enerjiye dönüştürebilirler (fotosentez). Kök çok güçlüdür. Budamaya oldukça dayanıklıdır. Yaprakları tozdan ve gazlardan fazla etkilenmediklerinden büyük endüstri şehirlerinin caddelerinde, park ve bahçelerde fazla görünmektedir. Platanaceae (Çınargiller) ailesinin sadece bir cinsi (Platanus) vardır. Bu cins 6-10 m uzunluğuna sahiptir. Çınarlar (Platanus), kuzey Yarım kürenin ılıman ve subtropikal bölgelerinde doğal olarak yetişen ve 25-30 m boylarında kışın yapraklarını döken bir ağaçtır. Tüm türlerde, çiçekler yoğun küçük çiçek grupları olarak büyür. Platanus occidentalis (Amerikan çınar) ve P. orientalis ; iki tür melezleştirildi ve ekili çınarların çoğu melez kökenli olabilir. Bütün üyeleri Platanus cinsinde toplanmıştır. Platanus'un taksonomik pozisyonunun, genellikle çiçek ve çiçeklenme yapısına dayanarak, Rosaceae'nin daha ilkel üyelerine yakın bir yerde olduğu kabul edilir.
İnsan beyninde beş lob bulunur. Bunlar:
- Frontal lob—Akıl yürütme, problem çözme, karar verme, plan yapma, davranış ketleme, dikkati yönlendirme, kendini izleme, duyguları kontrol etme, motor beceriler; zarar görmesi durumunda ruh hali, hissiyat değişikliği olabilir.
- Parietal lob—Duyuları işleme, şekil ve renkleri algılama, uzaysal algı, görme algısı ve aritmetik yetenekleri kontrol eder.
- Oksipital lob—Görsel bilgiyi işleyen lobdur. Ayrıca okuma da bu lob kontrolü altında gerçekleşir. Hafif zarar görmesi halüsinasyonlara sebep olur.
- Temporal lob—Ses ve kokunun algılanması, aynı zamanda da yüzler, mekanlar gibi karmaşık uyaranların işlenmesi bu lob tarafından sağlanır. Uzun süreli bellek, işitsel öğrenme, müzik farkındalığı, konuşma ve duyma, kelimeleri yeniden düzenleme ve dili anlama burada kontrol edilir.
- Limbik lob—Limbik lob bir dizi karmaşık duygusal tepkide rol oynar. Adrenalin temelli savaş ya da kaç tepkisinin oluşmasında görev aldığı bilinmektedir.

Antropometri, insan vücudunun ölçüleri ile ilgilenen bir tekniktir. Yunanca anthropo (insan) ve metrikos (ölçme) sözcüklerinden türetilmiştir.

Dış dudaklar, iki belirgin uzunlamasına kutanöz kıvrımı ve vajinayı dıştan kaplayan hassas dokudur. Kasık höyüğünden perineye aşağı ve geriye doğru uzanır. İç dudaklar ile birlikte vulvanın labiasını oluştururlar.

Pons, ön beyin, beyincik ve omurilik soğanı arasında yer alan bu yapı enine sinir tellerinden oluşur. Varoli köprüsü de denilen bu yapı beyinciğin iki yarım küresi arasındaki impuls iletimini sağlar. Boyutu ortalama 2,5 cm dir. Pons her iki serebral hemisferi birbirine bağlar. Bu yüzden Latince "köprü" anlamına gelen "Pons" ismini almıştır. Medulla oblongatanın üstünde, orta beynin altında ve beyinciğin önünde yer alır. Pons ön ve arka olarak iki bölümde incelenir; ön bölümde çoğunlukla lifler bulunur. Arka kısımda ise çekirdekler vardır. Beyaz cevheri beyinden beyincik ve medullaya bilgi gönderen yolları ve talamusa duyu sinyali taşıyan yolları içerir. Solunumla ilgili önemli bir merkez de yine buradadır. Vücuttaki aynı tür kasları, aynı anda farklı işler için kullanabilmemizi sağlar.

Os frontale, bu tek kemik kafanın ön kısmını meydana getirir. Alın kemiği bir yandan kafa boşluğunun ön bölümünün büyük bir kısmını ve göz çukurunun üst kısmını meydana getirir.Kemik iki ana parçadan oluşmaktadır: Dikey sedef parça ve göz-çukuru burun parçası
Ventriküler sistem, odacık sistemi medulla spinalis içindeki özeksel kanal ile devam eden, beyin omurilik sıvısı ile dolu, beyindeki bir grup yapıdan oluşur.

İnsan beyni, insan sinir sisteminin merkezi organıdır ve omurilikle birlikte merkezi sinir sistemini oluşturur.

Serebrum veya telensefalon, beynin en büyük ve en üst kısmında bulunan merkezi sinir sistemi bölümü. Sağ ve solda bulunan hemisferler corpus callosum ile birbirleriyle bağlantı kurar. Serebrumun en dış kısmına serebral korteks denir. Önden arkaya doğru derin bir yarıkla iki yarım küreye ayrılır. Bu yarım küreleri iki köprü birbirine bağlar. Üstteki köprüye nasırlı cisim, alttaki köprüye ise beyin üçgeni denir. Kompleks hareketlerin organizasyonu, öğrenilen deneyimlerin hafızada saklanması, duyusal bilgilerin alınması gibi görevleri vardır.

Temporal lob, memelilerin beynindeki serebral korteksin dört ana lobundan biridir. Temporal lob, memeli beyninin her iki serebral hemisferindeki lateral fissürün altındadır.

Temel kemik ya da sfenoid kemik ek olan bu kemik, kafa tabanında, etmoid kemiğin ve alın kemiği'nin arkasında artkafa kemiği 'nin taban parçası pars basilarisin ve şakak kemiği'nin önündedir. Bu kemik, kafa tabanının ön ve orta çukurlarının ön kafatası çukurunun oluşumuna katkı verir. Aynı zamanda şakak kısmının ön tarafını meydana getirir.

Menderes,, bir nehrin yatağında meydana gelen kıvrımlara verilen addır.
Yankı belleği duyusal bellek kayıtlarından biridir; işitsel bilgiyi tutmaya özgü duyusal belleğin bir bileşenidir. Seslere yönelik duyusal bellek yalnızca insanların algıladıkları yankı belleğinin bir formudur. İçinde gözlerimizin uyarıları tekrar tekrar tarayabildiği görsel bellekten farklı olarak, işitsel uyarı tekrar tekrar taranamaz. Genel olarak, yankı bellekleri görüntüsel belleklerden biraz daha uzun zaman devreleri olarak depolanır. İşitsel uyarılar, işlenebilmeden ve anlaşılabilmeden önce kulak tarafından teker teker alınır/duyulur. Söz gelimi, radyoyu dinlemek bir dergi okumaktan çok daha farklıdır. Bir dergi tekrar tekrar okunabilirken, bir kişi belirli bir zamanda radyoya yalnızca bir seferlik kulak verebilir. Denilebilir ki yankı belleği bir bekleme tankı kavramı gibidir. Çünkü bir ses, takip eden ses duyulana kadar işlenmez (tutulur) ve ancak ondan sonra anlamlandırılabilir. Bu özel duyusal deponun büyük miktarlarda işitsel bilgiyi depolaması çok kısa bir zaman devresinde olabilmektedir. Bu yankısal ses zihinde yankılanır ve işitsel uyarının verilmesinden sonra çok bir kısa zamanda tekrarlanır (replay). Yankı belleği uyarıyı yalnızca bir dereceye kadar kabaca, primitif yönlerden şifreler, mesela ses perdesi (pitch), bağlantısız beyin bölgelerine yerleşimini belirler.

İnsan nöroanatomisinde, beyin asimetrisi en az iki farklı şekilde görülebilir:
- Beynin sol ve sağ tarafları arasındaki nöroanatomik farklılıklar
- Lateralize fonksiyonel farklılıklar: beyin fonksiyonunun lateralizasyonu
Bölünmüş beyin ya da bilinen adıyla kallosal sendrom, beynin iki yarı küresini birbirine bağlayan korpus kallosum kesildiğinde ortaya çıkan bir tür kopukluk sendromu. Bu sendrom beynin yarı küreleri arasındaki bağlantıyı bozarak veya bu bağlantıya müdahale ederek meydana gelen semptomların bir birleşimidir. Bu duruma sebep olan cerrahi operasyon korpus kallosumun enlemesine kesilmesini içerir ve genellikle dirençli epilepsiyi tedavi etmek için son çaredir. Başlangıçta kısmi kallosotomi yapılır. Bu operasyon başarılı olmazsa, epileptik nöbetlerin yarattığı şiddeti ve nöbetlerin şiddetli seyretmesini azaltarak kazayla fiziksel yaralanma riskini hafifletmek için tam kallosotomi yapılır. Kallosotomileri yapılmadan önce epilepsi farmasötik yollarla tedavi edilir, ameliyattan sonra ise nöropsikolojik değerlendirmeler sıklıkla yapılır.
Beynin evrimi sürecinde etkili olan ilkelerle ilgili belirsizlikler günümüzde hala çözülememiştir. Beyin-vücut oranı allometrik olarak ölçeklenir. Küçük vücutlu memeliler vücutlarına kıyasla nispeten büyük beyinlere sahipken, büyük memeliler daha küçük beyin-vücut oranlarına sahiptir. Primatların beyin ağırlıklarının vücut ağırlıklarına oranları, primat türünün beyin gücünü yönelik fikir verebilmektedir. İnsanlarda bu oran diğer primat türlerine göre çok daha yüksektir, bu da insanların beyin kitle indeksinin diğer primatlara göre daha yüksek olduğunu gösterir.

Şakak düzlüğü ya da planum temporale, yanal çatlağın içindeki işitsel kabuğun hemen arkasındaki kabuksal alandır. Dil için en önemli işlevsel alanlardan biri olan Vernike bölgesinin kalbini oluşturan üçgen bir bölgedir. Bu alanla ilgili özgün çalışmalar, şakak düzlüğünün beyindeki en bakışımsız (asimetrik) bölgelerden biri olduğunu ve bu alanın sol beyin yarısındakinin sağdakinden on kat kadar daha büyük olduğunu buldu.

Yanal çatlak ya da yanal girinti insan beyninin en belirgin yerlerinden biridir. Yanal çatlak her yarımkürede, ön dilmik ve yankafa kemiği dilmiğini şakak dilmiğinden ayıran derin bir yarıktır. Adası dilmiği, yanal kıvrımın derinliklerinde bulunur.