Belirli Gün ve Haftalar, Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği çerçevesinde, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında kutlanılması kararlaştırılmış yılın belirli gün ve haftalarında öğrenciler, öğretmenler ve bazı kuruluşların birlikteliğiyle gerçekleştirilen, toplum değerlerine yönelik kutlama ve anma günleridir.
Kütüphane Haftası; Türkiye'de 1964 yılından beri Mart ayının son Pazartesi günü ile başlayan hafta kutlanır.
Mevlid-i Nebi Haftası, eski adıyla Kutlu Doğum Haftası, Süleyman Hayri Bolay'ın teklifi ile Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1989 yılında başlatılan, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından da desteklenerek sadece Türkiye'de resmiyet kazandırılarak her yıl farklı gündem ile Muhammed'in anlatılmasının amaçlandığı ve 1994-2017 yılları arasında doğum gününün miladi takvime göre 20 Nisan kabul edilerek kutlandığı ifade edilen bir etkinlik haftasıdır. Etkinlik 14-20 Nisan tarihleri arasında yapılmaktaydı.

100 metre engelli, ağırlıklı olarak kadın atletler için düzenlenen bir yarış türüdür. Erkekler için 110 metre engelli yarışları yapılmaktadır. Yarış için; 100 metrelik bir parkur boyunca, yüksekliği 83,8 cm olan 10 engel yerleştirilir. İlk engel; başlangıçtan 13 metre uzağa yerleştirildikten sonra, kalan 9 engel birbirinden sekiz buçukar metre aralıklarla yerleştirilir. Son engelden bitiş cizgisine olan uzaklık, 10.5 metredir. Engeller, sporcuların vurması halinde devrilecek şekilde tasarlanmıştır ancak ağırlıklı olmaları sebebiyle dezavantaj yaratmaktadırlar. Düşen engeller için herhangi bir ceza söz konusu değildir.

Engelli, yaralanma ya da fiziksel veya zihinsel bir rahatsızlık nedeniyle bazı hareketleri, duyuları veya işlevleri kısıtlanan kişidir. Engeller doğuştan gelebilir veya sonradan geçirilen hastalıklar sonucu ortaya çıkabilir. Dünya Sağlık Örgütü'nün İşlevsellik, Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması'na göre engelli olma hâli için yeti yitimi terimi kullanılır. Engelliler; vücudun duyusal, işlevsel, zihinsel ve ruhsal farklılıkları öne sürülerek; toplumsal veya yönetimsel tutum ve tercihler sonucu, yaşamın birçok alanında kısıtlama ve engellerle karşılaşabilirler. Birçok toplumlarda en yaygın ayrımcılık türlerinden biridir.

Dünya Engelliler Günü, Birleşmiş Milletler tarafından 1992 yılından bu yana 3 Aralık'ta kutlanan uluslararası bir farkındalık günüdür. Bu günde Dünya çapında organizasyonlar düzenlenmektedir. Hükûmet desteği ve sivil toplum organizasyonlarıyla birlikte bu günün kutlanması çeşitlilik göstermektedir. Her yıl bu gün için değişik bir tema edinilmektedir.

Çanakkale'de, Çimenlik Kalesi etrafında ve kale içinde yer alan eserlerin ve tarihi eşyanın sergilenmesinden ve korunmasından sorumlu olan komutanlıktır.

Engelli hakları, mevcut engel durumu nedeniyle engellilerin, sağlıklı bireyler gibi eşit haklara erişiminin sağlanması için engellilere verilen pozitif ayrıcalık sağlayan haklara verilen genel ad.

Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği ya da kısaca Pembe Hayat Derneği, Türkiye'de 30 Haziran 2006 tarihinde kurulmuş ve transların ilk öz örgütlenmesi olan dernektir.
İBB Engelliler Şube Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde faaliyet yürüten bir hizmet birimidir.
Billboard Year-End, Amerika Birleşik Devletleri'nde Billboard dergisi tarafından haftalık olarak bir yıl boyunca yayımlanan single ve albümlerin kümülatif bir ölçütüdür. Billboard'un "liste yılı", aralık ayının ilk haftasındaki "Billboard haftasından" kasım ayının son haftasına kadar sürer ancak yıl sonu listesinin hazırlandığı ve satış sayımlarının toparlandığı hafta genellikle kasımın üçüncü haftasıdır. Genellikle aralık ayının son haftasında yayımlanır.

İzmir'de toplu taşımacılık, 1880'lerde başladı. O dönem yalnızca atlı tramvaylar ve vapurlar kullanılmaktaydı. Atlı tramvayların yerini 1928'de elektrikli tramvaylar aldı. Otobüsler ise 1932'de işlemeye başladı. 1954'te tramvaylar kaldırılırken aynı yıl hizmete alınan troleybüsler 1992'ye kadar çalıştı. 21. yüzyıla gelindiğinde de metro ve banliyö trenleri kullanıma girdi. 2017'de ise tramvaylar yeniden hizmete alındı.

Discordian veya Erisian takvimi, bazı Discordianizm taraftarları tarafından kullanılan alternatif bir takvimdir. Principia Discordia'nın 00034. sayfasında belirtilmiştir.

Toplumsal Engellilik Modeli engellilik halinin fiziksel ve zihinsel farklılıklardan doğan normatif bir durum değil, bu farklılıkları gözetmeyi başaramamış toplumun yarattığı sosyal bir başarısızlık olarak açıklayan bir yaklaşımdır. Bu modele göre sistemik bariyerler, önyargılar ve kasti veya istemsiz sosyal ayrım bazı zayıflıkları bulunan insanların topluma istedikleri şekilde katılmasına engel olmaktadır. Toplumdal engellilik modeli baskın olan tıbbi engellilik modeliyle ayrışır. Tıbbi modele göre insan vücudu işlevselliği belirli bir normatif skala üzerinden ölçülebilen bir makinedir. Bu skala uyumsuz olan insanlar da engelli olarak nitelendirilir. Toplumsal model fiziksel, duyusal, zihinsel ve psikolojik farklılıkların kişiler için zayıflık ve işlevsel kısıtlama yaratacağını kabul etmekle birlikte bunların engelliliğe sebep olmadığını, bir insanı engelli yapan şeyin bu farklara rağmen tek bir tip 'normal' insan için tasarlanmış toplum olduğunu söyler.
Engelli ayrımcılığı, anapirofobi veya bazı kaynaklarda ableizm, engelli bireylere yönelik ayrımcılık ve toplumsal ön yargıdır. Engelli ayrımcılığı, karakteristik olarak engellileri engelli olmayanlardan daha aşağıda konumlandırır. Temelinde insanlara "sağlamlık" gibi bazı yetenekler, beceriler ve karakteristik özelliklerin atanması ve yadsınması yatar.
Nörodiversite veya nöroçeşitlilik, insan beyninde sosyalleşme, öğrenme, dikkat, duygudurum ve diğer zihinsel işlevleri etkileyen farklılıkların patolojik olmadığını savunan bir konsepttir. Anlayış, akademide yaygın görüş olan nörogelişimsel bozukluklarının doğası gereği patolojik olduğu görüşüne karşı gelişmiş olup, engellilik halinin fiziksel ve zihinsel farklılıklardan doğan normatif bir durum değil, bu farklılıkları gözetmeyi başaramamış toplumun yarattığı sosyal bir başarısızlık olarak açıklayan toplumsal engellilik modelini benimsemiştir. Anlayış özellikle otizm haklarını destekleyenler arasında yaygındır, ancak diğer engelli hakkı savunucuları tarafından yüksek yardıma ihtiyaç duyan engelli bireylerin gerekliliklerini karşılamadığından ötürü eleştirilmektedir.
Sekiz saatlik iş günü hareketi veya haftada 40 saat hareketi ayrıca kısa süreli hareket diye de bilinir, bir iş gününün uzunluğunu düzenleyen, aşırılıkları ve suistimalleri önleyen toplumsal bir harekettir. Sekiz saatlik iş gününün kökeni 16. yüzyıl İspanyasına dayanmaktadır, ancak modern hareketin geçmişi büyük fabrikalardaki endüstriyel üretimin çalışma hayatını değiştirdiği Britanya'daki sanayi devrime kadar uzanmaktadır. O zaman, çalışma günü 10 ile 16 saat arasında değişkenlik gösterirdi. Çalışma haftası tipik olarak haftada altı gündü ve çocuk işçi kullanımı yaygındı. Fabrika ve tahkimat işçileri için 8 saatlik işgününü kanunla uygulamaya koyan ilk ülke 1593'te İspanya idi. Modern çağda, 1917 yılında Sovyetler Birliği tarafından tüm mesleklere uyarlanmıştır.
Engelli bireylerin cinsellik yaşamadığı fikri dünya genelinde oldukça yaygın bir kanıdır. Ancak, engelli bireyler cinsel deneyimlerini pek çok yolla ve pek çok farklı şekillerde deneyimleyebilmektedirler. Çünkü cinsellik; bireylerin sahip olduğu engel türlerine göre farklılık gösteren, çeşitli cinsel davranışları bünyesinde barındırabilir. Ancak toplum bilincinin ve bilimsel çalışmaların yetersizliğinden dolayı ve cinselliğin tabu olarak görülmesi sebebiyle cinsellik deneyimleme hakkına birçok engelli birey erişememektedir. Ayrıca engellilik ve cinsellik kavramlarının kesişim kümesi olarak olumsuz tutum ve davranışların varlığı, engelli bireylerin haz odaklı cinsel eğitim almalarının önünde engel teşkil etmektedir.

SineBU, Boğaziçi Üniversitesi’nin Mithat Alam Film Merkezi’nden sonra açılan ilk sinema salonudur. Haftanın dört günü Başka Sinema ile işbirliği çerçevesinde Boğaziçi Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından işletilmektedir. Gülay Barbarosoğlu rektörlüğünde açılan SineBU için kendisi “Eğitim öğretim faaliyetlerinin yanı sıra spor, sanat ve kültür alanlarında da öğrencilere destek olmanın ve bunun için gereken altyapıyı oluşturmanın Üniversite yönetimlerinin görevi olduğuna inanıyorum. Bizler Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine tüm alanlarda en iyi olanakları sunduğumuz zaman öğrencilerimizin de bunu en iyi şekilde değerlendireceğini düşünüyorum.” ifadesini kurmuştur.