
CE işareti, Avrupa Birliğinin (AB), teknik mevzuat uyumu çerçevesinde malların serbest dolaşımının tam anlamıyla sağlanması amacıyla ürünlerin teknik yapılarına ilişkin mevzuatı daha basit ve genel hale getirmek için 1985 yılında benimsediği Yeni Yaklaşım Politikası kapsamında hazırlanan Yeni Yaklaşım Direktifleri kapsamına giren ürünlerin bu direktiflere uygun olduğunu ve gerekli bütün uygunluk değerlendirme faaliyetlerinden geçtiğini sağlık, güvenlik ve tüketicinin ve çevrenin korunması gerekliliklerine uygunluğunu gösteren ve Conformité Européenne kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir Birlik işaretidir.
Avrupa Çevre Ajansı, kısaca AÇA, çevre ile ilgili sağlıklı, bağımsız bilgiler vermekle görevli Avrupa Birliği kurumudur.

Ankara Anlaşması, 12 Eylül 1963 tarihinde Ankara'da, Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) arasında imzalanan ortaklık anlaşmasıdır.

Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği'nde yaşayan 450 milyon nüfusu temsil eder ve temel işlevi bir siyasi güç olarak topluluk politikalarının hazırlanması için gereken kararları üretmektir.

Biyodizel, organik yağların baz ve alkolle karıştırılarak dizel yakıta çevrilmesi sonucu elde edilen ürün.
Dünya Doğayı Koruma Birliği veya tam adıyla Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği doğal kaynakların korunması amacı ile kurulmuş uluslararası bir organizasyondur. Merkezi Gland, İsviçre'de bulunur. IUCN dünya çapında 160 ülkeden 1.400'ün üzerinde devlet kuruluşu ve sivil toplum örgütünü aynı çatı altında toplamaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı'na bağlı olarak çalışan çevre, şehircilik ve iklim değişikliği işlerinden sorumlu bakanlıktır.

Natura 2000, Avrupa Birliği sınırları içinde belirlenmiş bir doğal çevre koruma ağıdır. Natura 2000, koruma ve restorasyon sayesinde çeşitli önlemlerin uygulanmasıyla ekosistemlerin (‘habitatlar’) ve yüksek seviyede önemli türlerin korunmasını amaçlamaktadır.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler öncülüğünde imzalanan küresel ısınmaya yönelik hükûmetlerarası ilk çevre sözleşmesidir. Sözleşme; insan kaynaklı çevresel kirliliklerin iklim üzerinde tehlikeli etkileri olduğunu kabul ederek atmosferdeki sera gazı oranlarını düşürmeyi ve bu gazların olumsuz etkilerini en aza indirerek belli bir seviyede tutmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda genel ilkeler, eylem stratejileri ve ülkelerin yükümlülüklerini düzenlemektedir. Sözleşme; hükûmetlerarası düzeyde iklim değişikliğine yönelik ilk çevre mutabakatı olmasıyla önemli olsa da yaptırım gücü zayıftır, taraf ülkeler iyi niyet düzeyinde sözleşmeyi desteklemişlerdir. Bu sözleşme kapsamında 1997 yılında imzalanan Kyoto Protokolü daha somut hedefler içermektedir.

Michel Bernard Barnier Fransa Başbakanı.
CO2 emisyonunun temel kaynakları arasında fosil yakıt kullanılan termik santraller, demir-çelik, şeker ve çimento fabrikaları ve rafineriler gibi endüstriyel tesisler yer almaktadır. Atmosferdeki CO2 miktarını azaltmak için; enerji tasarrufu ve enerji verimliliğinin sağlanması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının teşvik edilmesi, alternatif enerji teknolojilerinin ve enerji üretiminde sıfır CO2 emisyonu için metotların geliştirilmesi ve CO2'nin yeraltında jeolojik depolanması gibi seçenekler bir arada uygulanmalıdır. Dünyadaki doğal CO2 rezervuarlarının varlığı, yeraltında CO2'nin güvenli bir şekilde uzun süre depolanabileceğinin kanıtıdır.
Entegre kirlilik önleme ve kontrolüne ilişkin 15 Ocak 2008 tarih ve 2008/1/EC sayılı Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Konseyi Direktifi birAvrupa Birliği direktifidir. Aynı konuya ilişkin 24 Eylül 1996 tarih ve 96/61/EC sayılı Konsey Direktifi'ni ilga eder; bu iki direktif birlikte IPPC Direktifi olarak anılır. 2005-2007 yılları arasında direktifin etkililiği değerlendirilmiştir. 2010'da, gözden geçirilmiş metin yayınlanmıştır, bu metin büyük endüstriyel sahaları düzenleyen diğer 6 Avrupa Birliği direktifi ile birlikte Endüstriyel Emisyonlar Direktifi halini almıştır.
İklim Değişikliği ve Hava Yönetimi Koodinasyon Kurulu (İDHYKK) 2013 yılında İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun 2013/12 sayılı Başbakanlık Genelgesi'yle yeniden düzenlenmesiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın koordinörtüğünde çalışan, 20 kurumsal üyeden oluşan; iklim değişikliği ve sera,kirletici gaz emisyonları konuları ile ilgili bir kuruldur. Kurul'un kurumsal üyeleri şunlardır:
- 1. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (Koordinatör)
- 2. Avrupa Birliği Bakanlığı
- 3. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
- 4. Dışişleri Bakanlığı
- 5. Ekonomi Bakanlığı
- 6. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
- 7. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
- 8. İçişleri Bakanlığı
- 9. Kalkınma Bakanlığı
- 10. Maliye Bakanlığı
- 11. Milli Eğitim Bakanlığı
- 12. Orman ve Su İşleri Bakanlığı
- 13. Sağlık Bakanlığı
- 14. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı
- 15. Hazine Müsteşarlığı
- 16. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)
- 17. Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD)
- 18. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD)
- 19. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD)
- 20. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)

Avrupa Birliği Veteriner Hekimlik Eğitim Kurumları Birliği (EAEVE), Avrupa'daki veteriner hekimlik eğitim kurumlarının resmî denklik kurumudur. 2015 yılı itibarıyla Avrupa'daki 110 Veteriner hekimlik eğitim kuruluşundan 96'sı EAEVE üyesidir.

Türkiye'de iklim değişikliği, Türkiye iklimindeki değişiklikleri, bu değişikliklerin etkilerini ve ülkenin bu değişikliklere nasıl uyum sağladığını kapsamaktadır. Türkiye'nin yıllık sıcaklıklarının yanı sıra en yüksek sıcaklıkları da yükselmektedir. 2020 yılı, Türkiye'de kayda geçmiş en sıcak üçüncü yıldı. Türkiye, iklim değişikliğinden büyük ölçüde etkilenecek olmakla beraber, şimdiden sert hava koşullarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu durumun başlıca tehlikeleri kuraklık ve sıcak hava dalgalarıdır. Türkiye'nin mevcut sera gazı emisyonları, küresel toplamının yaklaşık %1'ine karşılık gelmektedir ve kömüre yoğun bir şekilde devlet desteği yapılması, Türkiye'nin enerji politikası kapsamındadır. Türkiye, Paris Anlaşması'nı Aralık 2015 yılında imzalamıştır. 4 Kasım 2016 tarihinde yürürlüğe giren anlaşma, Türkiye tarafından ancak 6 Ekim 2021 tarihinde onaylandı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum sağlamasını koordine etmektedir. Nehir havzasındaki su kaynakları ve tarım için iklim değişikliğine uyumu, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından planlanmıştır.

Türkiye'de sera gazı emisyonu ya da salınımı kişi başına yaklaşık 6 tondur. Türkiye her yıl 500 milyon ton sera gazı salmaktadır. Bu oranla Türkiye, dünyanın yıllık salınımının yaklaşık olarak %1'ini meydana getirmektedir. Sera gazı salınımının yaklaşık üçte biri kömür kaynaklıdır. Türkiye, hidroflorokarbon sera gazı salınımının azaltılması hakkındaki Montreal Protokolü'nün Kigali Düzeltmesini imzaladı ve 2021 yılında onayladı.

Paris Anlaşması, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) kapsamında, iklim değişikliğinin azaltılması, adaptasyonu ve finansmanı hakkında 2015 yılında imzalanan, 2016 yılında yürürlüğe giren bir anlaşmadır. Mart 2021 itibarıyla, BMİDÇS'nin 191 üyesi anlaşmaya taraftır. Anlaşmayı onaylamayan beş BMİDÇS üye devlet vardır: Eritre, İran, Irak, Libya ve Yemen. Bu beş ülke içinde en büyük emisyon kaynağı ilk 20 içinde yer alan İran'dır. Amerika Birleşik Devletleri 2020'de anlaşmadan çekildi, ancak 2021'de yeniden katıldı.
1981 Yaban Hayatı ve Taşra Kanunu, Birleşik Krallık'ta yabani kuşların korunmasına ilişkin 2009/147/EC sayılı Avrupa Konseyi Direktifine uymak üzere uygulanan bir Parlamento kanunudur. Kanun, kısaca yerli türlere koruma sağlar, yerli olmayan türlerin salınmasını kontrol eder, özel bilimsel ilgi alanlarının korunma alanını arttırır ve 1949 tarihli Milli Parklar ve Taşraya Ulaşım Kanununda düzenlenen geçiş haklarına dayanır. Kanun 74 bölümden oluşan 4 kısma ayrılmış olup ayrıca 17 ek cetvel içerir.

Islak rüya olarak da bilinen uykuda boşalma, gece emisyonu veya ihtilam, uyku esnasında kendiliğinden oluşan, erkeklerde orgazm ile boşalmayı, kadınlarda ise vajinal ıslanma veya orgazmı içeren durum. Gece emisyonları en çok ergenlik döneminde ve erken genç yetişkinlik yıllarında görülür ancak ergenlikten sonra herhangi bir zamanda da olabilir. Erkeklerin ıslak bir rüya sırasında uyanmaları ya da uyumaya devam etmeleri mümkündür ancak bazı araştırmacılar kadınlarda ıslak rüyanın sınıflandırılması için orgazm sırasında uyanma ve orgazmın gerçekleştiğini fark etme kriteri belirlemiştir. Sadece vajinal ıslanma, kadının orgazm olduğu anlamına gelmemektedir.
Avrupa Birliği İzleme, Raporlama ve Doğrulama Düzenlemesi, deniz taşımacılığından kaynaklanan karbondioksit emisyonlarının ölçüm ve raporlamasını düzenleyen bir sistemdir.