
Fransızca, Hint-Avrupa dil ailesinin bir Romen dilidir. Tüm Romen dillerinde olduğu gibi, Roma İmparatorluğu'nun Halk Latincesinden türemiştir. Fransızca, Gallo-Romen dillerinden, Galya'da konuşulan Latinceden ve özellikle Kuzey Galya'da gelişmiştir. En yakın akrabası Oïl dilleridir. Fransızca, Gallia Belgica gibi Kuzey Roma Galyası'nın yerli Kelt dillerinden ve Roma sonrası Frank işgalcilerin (Cermen) Frank dilinden de etkilenmiştir. Bugün, Fransız sömürge imparatorluğu sayesinde, en önemlisi Haiti Kreolü olmak üzere, Fransız kökenli çok sayıda kreol dili vardır. Fransızca konuşan bir kişi veya ulus, Frankofon olarak anılır.
Gey, eşcinsel anlamında bir sıfat, terim ve isim. Genellikle eşcinsel erkekleri belirtmek üzere kullanılan terim, aynı zamanda eşcinsel kadınları tanımlamak için de kullanılmaktadır. Türkçeye İngilizcedeki "gay" kelimesinden; İngilizceye ise Eski Fransızcadaki "gai" kökeninden geçmiştir. Aslen "neşeli, umursamaz" ve "canlı renkli, gösterişli" anlamlarına gelen gey terimi ilk olarak 1960'lı yıllardan itibaren erkek eşcinseller tarafından kendilerini tanımlamak amacıyla kullanılmaya başlanmıştır. İngilizcedeki "gay" kelimesinin diğer anlamlarında kullanımı da zamanla yok olmaya yüz tutmuştur. Kadın eşcinsel anlamına gelen lezbiyen kelimesi ise 1800'lü yıllardan beri kullanılmaktadır.
Avangart, Fransızca askeri bir terim olan öncü birlik sözcüğünden gelir. Gerek Fransızcada gerek diğer dillerde kültür, sanat ve politika ile bağlantılı olarak, "yenilikçi" kişiler veya "deneysel" işler anlamına gelir.

Ayı, toplumdaki erkek yakışıklılık anlayışını reddeden, mevcut kendi doğal erkeksiliği içinde kendisi ile barışık olan erkek biseksüelleri ya da eşcinsel erkekleri tanımlamak için kullanılan bir terimdir.
Heterofobi, heteroseksüellere yönelik ön yargı ve ayrımcılığı ifade eden bir terimdir. Bu terim seksoloji dışında pek kullanılmaz. Hatta, bu alanda da sınırlı bir kullanımı vardır. Terim aynı zamanda karşı cinsle ilişkiye girme korkusunu da ifade eder.

Heteroseksüellik veya karşıcinsellik, cinsel ve duygusal açıdan karşı cinse ilgi duymaya yönelik olan cinsel yönelime verilen isimdir. Cinsel açıdan kadınlara ilgi duyan erkeklere ve erkeklere ilgi duyan kadınlara heteroseksüel denir. Heteroseksüellik hayvan cinselliğini tanımlamada da sıkça kullanılır.

LGBT veya GLBT ya da LGBTQ+, 1990'larda LGB kısaltmasından sonra ortaya çıktı ve 1980'lerin ortaları ile sonlarından bu yana gey sözcüğü yerine kullanılarak LGBT topluluğunu temsil etmeye başladı. Birçok etkinci, gey topluluğu kullanımının eksik bir tanımlama olduğunu düşünerek LGBT topluluğu kullanımına geçti.

Bir Erkek... Bir Kadın... Ve... 2002 Fransa - İngiltere ortak yapımı dramatik aşk filmdir. Özgün adı And Now... Ladies and Gentlemen... dir. (İngilizce: Ve Şimdi Bayanlar ve Baylar)
İnterseksüellik, hem erkeksi hem de kadınsı cinsiyet özelliklerine sahip olan insanların durumunu belirtir. İnterseksüel olmak bazı durumlarda fiziksel, bazı durumlarda da fiziksel olmasa da hormonal anlamda çift cinsiyetli olmak durumudur. Birey içinde hem erkek hem kadın özellikleri taşıyabilir. Ama bu herhangi bir şekilde biseksüel olmayı gerektirmez.

Claude Lelouch, Fransız film yönetmeni, senarist, görüntü yönetmeni, aktör ve yapımcı.

Jean-Louis Xavier Trintignant, Fransız oyuncudur. İlk tiyatro çıkışını 1951 yılında yaptı ve savaş sonrası dönemin en iyi Fransız dramatik aktörlerinden biri olarak kabul edildi. Avrupa sinemasının birçok klasik filminde rol aldı ve Roger Vadim, Costa-Gavras, Claude Lelouch, Claude Chabrol, Bernardo Bertolucci, Éric Rohmer, François Truffaut, Krzysztof Kieślowski ve Michael Haneke dahil olmak üzere birçok önde gelen auteur yönetmenle çalıştı.

Makaroni, 18. yüzyıl İngiltere'sinde aşırı özenti ve cinsiyetsiz giyinen ve hatta konuşan moda düşkünü bir erkekti. Giyinişi, müşkülpesent yemek yiyişi ve kumar oynayışı ile "modanın normal sınırlarını aşan" bir erkek için kullanılan küçültücü bir terimdi bu. Komik olmak için İngilizce ve Latinceyi karıştıran makaronik şiir yazarları gibi, bir makaroni de İngiliz tabiatını Kıta Avrupası özentileriyle karıştırır, kendisini hiciv konusu yapardı:
Aramızda son zamanlarda [1770] yeni bir mahluk belirdi, ne erkek ne dişi, nötür cinsiyetli bir şey. Makaroni olarak adlandırılır. Anlamsız konuşur, latifesiz gülümser, iştahsız yer, kendini zorlamadan ata biner, coşkusuz zamparalık yapar.

"Sognu", 2011 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Amaury Vassili tarafından seslendirilen şarkı. 14 Mayıs gecesi yapılan finale doğrudan katılan Fransa, 82 puanla 15. olmuştur.

Butch ve femme, lezbiyen ilişkilerinde bir rol dağıtımını tanımlayan LGBT terimlerdir. Kimlik olarak geleneksel heteroseksüel ilişki dinamiğine benzer bir dinamiği tanımlamak için kullanılır; butch olan biri geleneksel, egemen erkek rolünü, femme ise geleneksel kadın rolünü temsil eder. Bu kimlikler giyim tarzı, saç tarzı ve davranış biçimi yolları ile ifade edilir. Örnek olarak bir basmakalıp butch kısa saçlıdır ve "erkeksi" sayılan bir şekilde giyinir ve davranır ; bir basmakalıp femme ise geleneksel kadınsılığın kalitelerini benimser. Her lezbiyen ilişki böyle bir dinamik ile çalışmaz.

Erkek Fatma, maskülen veya erkeksi olarak varsayılan davranış ve aktivitelerde bulunan kız anlamında kullanılır. Ortak özellikleri olarak erkeksi kıyafet giyen, doğası gereği fiziksel olan ve bazı kültürlerde kadınsı olmadığı veya erkeklerin alanı olarak kabul edilen oyun ve etkinliklere katılmayı içerir. Türk Dil Kurumu, tabiri kısaca "erkek gibi davranışları olan kadın" şeklinde tanımlar.

Édith Piaf, Fransız şarkıcıdır.
Üçüncü cinsiyet veya üçüncü cins, bireylerin hem kendileri hem de toplum tarafından ne erkek ne de kadın olarak kategorize edildiği bir kavram. Ayrıca, üç veya daha fazla cinsiyeti tanıyan toplumlardaki bir toplumsal kategoriyi ifade eder. Üçüncü terimi genellikle "diğer"i kastediyor olarak anlaşılır; bazı antropologlar ve sosyologlar açıklanan dördüncü, beşinci, ve "bazı" cinsiyetleri ifade ederler.
En femme, Fransızca bir ifadenin alıntısıdır. Transseksüel ve crossdressing topluluğunda, kadınsı kıyafetler giyme veya stereotipik kadınsı bir kişiliği ifade etme eylemini tanımlamak için kullanılır. Terim "kadın olarak" anlamına gelen modern Fransızca ifadeden alıntı yapılmıştır. Crossdressing toplulupunda bir erkek, bir kadın olarak giyinirken benimsediği kişilik, "femme benliği" olarak bilinir.
Rae-rae, 1960'larda Polinezya'nın cinsiyet sınırdaşlarının daha geleneksel sosyal sınıfı olan Māhū'dan kaynaklanan çağdaş bir ayrım olan Tahiti kültüründe trans kadınlardır. Petea, Hawaii'de kullanılan geleneksel sosyal sınıf aikane'nin aksine, Fransız Polinezyası'nda kullanılan cis-erkek eşcinselliği için aşağılayıcı bir terimdir.
Faʻafafine, kendilerini Samoa, Amerikan Samoası ve Samoa diasporasında üçüncü bir cinsiyete sahip veya ikili olmayan bir role sahip olarak tanımlayan kişilerdir. Geleneksel Samoa toplumunda tanınan bir cinsiyet kimliği / cinsiyet rolü olarak Samoa kültüründe önemli bir yeri olan faʻafafine doğumda erkek olarak atanmakla beraberCinsiyet ataması, Polinezya'ya özgü bir şekilde hem eril hem de dişil cinsiyet özelliklerini sergiler. Tavırları, belirgin şekilde kadınsı tavırlardan geleneksel erkeksi tavırlara kadar geniş bir yelpazede uzanır.