İçeriğe atla

Elektromanyetik girişim

Televizyon ekranında oluşan EM girişim
8 Ekim 2002'deki ABD Temsilciler Meclisi tartışmasının kaydı, yaklaşık olarak 16:30'da bir güneş patlamasından kaynaklanan elektromanyetik girişim görüntüyü kesintiye uğratmış ve bozmuştur.

Elektromanyetik girişim (EMI olarak kısaltılır-electromagnetic interference), elektromanyetik dalgalar arasında olan girişim olayıdır. Bu girişim bir EM dalganın istenilen yere ulaşmamasına sebep olabileceği gibi bir kaynaktan yayılan EM dalgaların başka bir cihazda istenmeyen akımlar indüklemesine sebep olur. Elektromanyetik girişime günlük hayatta cep telefonuna mesaj gelecekken yakındaki hoparlörün cızırtı yapması şeklinde rastlanabilir. Elektromanyetik girişim iletkenlik yoluyla (conducted) veya havadan ışıma (radiated) gerçekleşebilir.

Aslında Elektromanyetik Girişim (EMI), Elektromanyetik Uyumluluğun (EMC) bulunmadığı durumlarda ortaya çıkar. Elektrikli ve elektronik cihazların çalışmaları esnasında çevreye standartlarca belirlenen limitlerin üstünde yayınımının olması veya bu yayınım karşısında olması gerekenden daha fazla alınganlık göstermesi, Elektromanyetik Girişim olarak değerlendirilebilir.[1]

Elektronikte sinyaller

Elektronik sinyaller kimi zaman sabit bir periodik sinyal, kimi zaman ise bir bilgi ile modüle edilmiş taşıyıcı sinyal olabilirler. Elektronik devreler bu sinyalleri yükseltebilir, zayıflatabilir, kırpabilir, şekil değişikliğine uğratabilir veya bölebilirler. Doğrusal (lineer) devreler sinyalleri dalga şeklinde hiçbir değişiklik yapmadan geçiren, yükselten veya zayıflatan devrelerdir.Doğrusal olmayan (nonlineer) devreler ise dalga şeklinde değişiklik yapan devrelerdir. Ancak doğrusal sayılan devrelerde bile sinyal dalga şekli bir ölçüde bozulur.Çıkış sinyalleri bir spektrum analizöründe incelenirse, çıkış sinyalinde girişte olmayan bazı harmoniklerin oluştuğu görülür. Distorsiyon bu harmoniklerin sinyale olan oranıdır.

Şekilde A distorsiyonsuz bir sinüs sinyalidir. B ve C farklı ölçülerde distorsiyonlu sinüs sinyalleridir.( C sinyali için "kırpılmış sinyal" denilebilir.)

Ölçüm

Ölçüm için devre girişine bir sinüs sinyali uygulanır. Doğrusal olarak işlem görmesi istenen bu sinyal çıkışta iki defa ölçülür. İlk ölçüm geniş bantlı bir ölçümdür. Toplam sinyal, yani VT ölçülür.İkinci ölçümde ise sinüs sinyali bir bant söndüren (notch) filtre vasıtasıyla bloke edilerek, sadece distorsiyon sebebiyle oluşan harmonikler ölçülür. Şayet bu harmonikler V1, V2, V3 vb. ile gösterilirse,

Bu oran desibel cinsinden de ifade edilebilir.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ "Elektromanyetik Uyumluluk ( EMC )". Dr. Aysam Akses. 16 Kasım 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Kasım 2021. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Hertz</span> SI birim sisteminde frekans birimi

Hertz, SI birim sisteminde frekans (sıklık) birimidir. İsmini elektromanyetik dalgaların var olduğunu ilk kanıtlayan kişi olan Alman fizikçi Heinrich Rudolf Hertz'den alır. Hertz'in yaygın kullanım alanlarından bazıları genelde sesle alakalı uygulamalarda kullanılan sinüs dalgaları ve müzik notalarını göstermektir. Hertz bazen de foton enerji eşitliği ile enerjiyi temsil etmek amacıyla da kullanılabilir.

<span class="mw-page-title-main">Osilatör</span>

Osilatör (salıngaç), elektronik devrelerde, sinüs, kare, testere ve üçgen elektrik sinyallerini veren elektronik düzenektir.

<span class="mw-page-title-main">Faraday kafesi</span>

Faraday kafesi, elektriksel iletken metal ile kaplanmış veya iletkenler ile ağ biçiminde örülmüş içteki hacmi dışarıdaki elektrik alanlardan koruyan bir muhafazadır. 1836 yılında İngiliz Fizikçi Michael Faraday'ın buluşu olduğu için "Faraday kafesi" diye adlandırılmıştır.

Sinyal boğucu, bir alıcı-vericı sistemde aradaki iletişim ortamını bozmaya yarayan alete denir. Genellikle alıcıyı (çoğunlukla radyo) hedefleyen kuvvetli bir vericidir.

<span class="mw-page-title-main">Sismograf</span> Sismograf ölçüm cihazı

Sismograf ya da depremyazar,, depremler, volkanik patlamalar ve patlamaların neden olduğu yer seslerini ve sarsıntılarını sürekli olarak kaydederek yer sarsıntılarının büyüklüğünü, süresini, merkezini ve zamanını saptamaya yarayan alete denir. Genellikle sismograf ‘ın zamanlama ve kayıt cihazı vardır. Daha önce kağıda veya filme ama atık dijital olarak kaydedilen ve işlenen bu cihazın çıktısı bir sismogramdır. Bu tür veriler depremlerin yerini belirlemek ve karakterize etmek ve Dünya'nın iç yapısını incelemek için kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Genlik modülasyonu</span>

Genlik modülasyonu İletişim teknolojisinde (yayıncılıkta) kullanılan bir modülasyon türüdür. Uluslararası literatürde AM kısaltmasıyla gösterilir. Dilimizde ise, zaman zaman GM kısaltması kullanılmaktadır. Bu modülasyon türü 1906 yılında ilk defa Kanadalı mühendis Reginald Fessenden tarafından (1866-1932) geliştirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Modülasyon</span>

Modülasyon ya da kipleme, bir taşıyıcı sinyal ile bilgi sinyalini birleştirmekten ibaret olan ve iletişim teknolojisinde (yayıncılıkta) kullanılan bir yöntemdir. Yöntem, başlarda anten yoluyla yapılan yayınlar için öngörülmüş ise de, günümüzde kablolu, kablosuz her tür iletişimde kullanılmaktadır. Çok alçak frekanslı sinyallerin çok uzak mesafelere gönderilmesi güçtür. Bu nedenle alçak frekanslı sinyalin, yüksek frekanslı taşıyıcı bir sinyal üzerine bindirilerek uzak mesafelere taşınması sağlanabilir. Bu noktada kiplemeye başvurulur.

Gürültü, elektronikte iletilmek istenen bilgi sinyaline karışan, istenmeyen sinyallere verilen isimdir.

<span class="mw-page-title-main">Frekans modülasyonu</span> frekans modülasyonu, İletişim teknolojisinde (yayıncılıkta) kullanılan bir modülasyon türü

Frekans modülasyonu, İletişim teknolojisinde (yayıncılıkta) kullanılan bir modülasyon türüdür. FM kısaltmasıyla gösterilir. Bu modülasyon türü 1933 yılında Amerikalı mühendis Edwin Howard Armstrong (1890-1954) tarafından geliştirilmiştir.

Mikser Elektronikte, özellikle yayıncılıkta kullanılan ve sinyal frekansını değiştiren bir devredir.

Empedans uygunluğu elektronikte maksimum güç transferi için gereken kaynak ve yük empedansları arsındaki ilişkidir. Fizikte hemen hemen daima üretilen gücün yüke en yüksek verim ile aktarılması yani maksimum güç transferi yapılması hedeflenir. Elektronik devrelerde maksimum güç transferi için, yük empedansı kaynağa göre ayarlanır.

<span class="mw-page-title-main">Anahtarlamalı güç kaynağı</span>

Anahtarlamalı güç kaynağı olarak adlandırılan anahtarlamalı modlu güç kaynağı, elektrik gücünü verimli şekilde dönüştürmek için anahtarlama regülatörü içeren elektronik bir güç kaynağıdır. Anahtarlamalı güç kaynağı ya da İngilizce özgün adının kısaltmasıyla SMPS, 1960'lı yıllarda doğrusal güç kaynaklarının çalışma veriminin düşük olması ile kullanılmaya başlanmıştır.

Enterferans ya da girişim, istatistikten genetiğe kadar çeşitli alanlarda kullanılan bir terimdir. Terimin en yaygın kullanılışı ise iletişim teknolojisindedir. İletişimde enterferans iletilmek istenen bilginin yanı sıra farklı bilgilerin de alıcıya ulaşması halidir.

<span class="mw-page-title-main">Kare dalga</span>

Kare dalga, genliğin sabit bir frekansla, iki değer, maksimum ve minumum, arasında eşit süreler kalarak değiştiği, sinüsoidal olmayan periyodik dalgadır. İdeal kare dalgada genliğin iki seviye arasında geçişi anlıktır; bu sırada herhangi bir gecikme yaşanmaz. Ancak bu durum fiziksel sistemlerde gerçeklenebilir değildir. Kare dalgalar elektronikte ve sinyal işlemede sıkça kullanılır. Kare dalga, genlik seviyelerinde kalma süresi farklı olabilen dikdörtgen dalganın özel halidir.

<span class="mw-page-title-main">Amplifikatör</span>

Amplifikatör veya yükselteç, elektronik sinyalleri artırmak için kullanılan elektronik cihazlardır. Amplifikatörler bu işlemi bir güç sağlayacısından alıp bu çıkış sinyallerinin şeklini eşleştirerek yaparlar. Yani, bir amplifikatör güç sağlayıcısından aldığı sinyalleri düzenler.

Distorsiyonmetre elektronikte harmonik distorsiyon oranını ölçmek için kullanılan bir ölçü aletidir.

<span class="mw-page-title-main">Sinyal üreteci</span>

Sinyal üreteci elektronikte test amacıyla çeşitli sinyaller üreten cihazların genel adıdır.

İstenmeyen yayın telekomünikasyonda yayıncının yaptığı bant dışı yayındır. Bu yayın iki sebepten ortaya çıkar:

1. Taşıyıcı harmonikleri
2. Bant içinde birden fazla taşıyıcısı olan yayınlarda taşıyıcılar arası çapraz modülasyon
<span class="mw-page-title-main">Artımlı kodlayıcı</span>

Artımlı kodlayıcı (enkoder), cihaz hareket ettirildiğinde iki A ve B çıkış sinyalli darbeler veren, doğrusal veya döner elektromekanik bir cihazdır. "A" ve "B" sinyalleri birlikte hareketin hem oluşumunu hem de yönünü gösterir. Çoğu artımlı kodlayıcının ek bir çıkış sinyali vardır ve bu sinyale, kodlayıcının belirli bir referans konumunda olduğunu gösteren, genelde "indeks" veya "Z" denilir. Ayrıca bazı kodlayıcılar, rulman arızası veya sensör arızası gibi dahili arızayı gösteren durum çıkışı ("alarm") verir.

Elektromanyetik Uyumluluk, elektrikli ve elektronik cihazların bulundukları ortamda birbirlerini elektromanyetik açıdan performanslarını bozacak düzeyde etkilemeden çalışmasıdır. Diğer bir deyişle elektromanyetik girişime neden olmadan çalışabilmedir. Elektromanyetik açıdan uyumlu çalışabilmek iki unsurun sağlanması ile gerçekleşir. Birincisi cihazların çalışırken çevreye diğer cihazların performansını etkileyecek düzeyde yayınıma neden olmamasıdır. İkincisi ise çevredeki elektromanyetik yayınımlardan cihazın performansını olumsuz etkileyecek kadar etkilenmemesidir ki bu durum elektromanyetik bağışıklık (immunity) olarak adlandırılır.