İçeriğe atla

Elektrik hırsızlığı

Elektrik hırsızlığı, elektriğin yasa dışı olarak kullanılmasını kapsayan bir suçtur. Elektriğin çalınması "teknik olmayan kayıplar" içerisinde değerlendirilmektedir. Hırsızlık, arzın kalitesini, elektrik üreten tesisin iş yükünü ve elektriği çalmayan tüketicilerin ödeyeceği fiyatı etkileyebilmektedir.[1]

Emerging Markets Smart Grid: Outlook 2015 adlı çalışmaya göre elektrik hırsızlığının küresel maliyeti yıllık 89,3 milyar ABD doları olmaktadır. Bu zararın 58,7 milyarı gelişmekte olan pazarlarda görülmektedir. Ekonomik açıdan en çok etkilenen ülkeleri Hindistan, Brezilya ve Rusya oluşturmaktadır.[2]

Elektrik enerjisi üretiminden kullanıcıya ulaşana kadar olan süreçte enerji kayıpları meydana gelir. Bu kayıplar, tamamen önlenemeyen bir durumdur. Elektrik kayıpları, teknik ve teknik olmayan olarak iki grupta incelenir.

Teknik kayıplar, iletim hatları, kablolar, transformatörler ve sayaçlar gibi elektrik aletlerinin direncinden kaynaklanan ısı enerjisinden meydana gelir. Bu kayıplar en aza indirilebilir, ancak tamamen ortadan kaldırılamazlar.

Diğer taraftan, teknik olmayan kayıplar, genellikle sayaç müdahaleleri, sayaç arızaları, yasadışı bağlantılar, faturalama düzensizlikleri ve ödenmemiş faturalar nedeniyle meydana gelmektedir.[3]

Teknik olmayan kayıplarla ilgili sorun, sadece Asya ve Afrika'nın en az gelişmiş ülkeleriyle sınırlı değil, aynı zamanda ABD ve İngiltere gibi gelişmiş ülkeleri de etkiliyor. Özellikle Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ülkeleri arasında, Malezya, Endonezya, Tayland ve Vietnam gibi birçok gelişmekte olan ülkede yüksek Teknik olmayan kayıp faaliyetleri bildirilmiştir.[3]

Örneğin, Bangladeş, Hindistan, Pakistan ve Lübnan gibi gelişmekte olan ülkelerde, Teknik olmayan kayıpların ortalaması %20 ila %30 arasında gözlemlenmektedir.[4]

Teknik olmayan kayıpların, teknik kayıplardan farklı olarak, tamamen ortadan kaldırılabilir olması mümkündür[5]. Şirketler teknik olmayan kayıpların ortadan kaldırılmasına yatırım yapabilir ve bu sayede zararı azaltabilirler. Teknik olmayan kayıplar, elektrik ağlarında çoğunlukla görülen ve üretilen toplam elektriğin %40'ından fazlasını oluşturabilen kayıplardır.[6]

Bu tür kayıplar, farklı kaynaklara dayandırılmaktadır; en önemli ve yaygın olanları sayaç ekipmanlarının değiştirilmesi, elektrik şebekesine yasadışı bağlantılar ve enerji hırsızlığıdır.[7]

Kaçak elektrik kullanımı, elektrik üretim yükünü artırırken, yasal elektrik tüketicilerinin de enerji maliyetlerini yükseltir. Bu durum topluma ekonomik zararlar verir. Ayrıca, kaçak kullanım için yapılan yetkisiz müdahaleler, özellikle sayaç baypası ve kaçak hat çekme gibi uygulamalar, elektrik tüketicileri için büyük tehlikeler oluşturur.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ "Electricity theft: Overview, issues, prevention and a smart meter based approach to control theft". Energy Policy (İngilizce). 39 (2): 1007-1015. 1 Şubat 2011. doi:10.1016/j.enpol.2010.11.037. ISSN 0301-4215. 12 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Mayıs 2021. 
  2. ^ LLC, Northeast Group. "World Loses $89.3 Billion to Electricity Theft Annually, $58.7 Billion in Emerging Markets". www.prnewswire.com. 14 Şubat 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  3. ^ a b Nizar, A. H.; Dong, Z. Y. (Mart 2009). "Identification and detection of electricity customer behaviour irregularities". 2009 IEEE/PES Power Systems Conference and Exposition. IEEE. doi:10.1109/psce.2009.4840253. 
  4. ^ Nagi, Jawad; Yap, Keem Siah; Tiong, Sieh Kiong; Ahmed, Syed Khaleel; Mohamad, Malik (Nisan 2010). "Nontechnical Loss Detection for Metered Customers in Power Utility Using Support Vector Machines". IEEE Transactions on Power Delivery. 25 (2): 1162-1171. doi:10.1109/tpwrd.2009.2030890. ISSN 0885-8977. 
  5. ^ Toros, Hüseyin; Aydın, Derya (31 Aralık 2018). "Kısa Vadeli Elektrik Tüketiminin Sıcaklığa Bağlı Yapay Sinir Ağları ile Tahmini". European Journal of Science and Technology: 393-398. doi:10.31590/ejosat.407229. ISSN 2148-2683. 
  6. ^ Meira, Jorge Augusto; Glauner, Patrick; State, Radu; Valtchev, Petko; Dolberg, Lautaro; Bettinger, Franck; Duarte, Diogo (Şubat 2017). "Distilling provider-independent data for general detection of non-technical losses". 2017 IEEE Power and Energy Conference at Illinois (PECI). IEEE. doi:10.1109/peci.2017.7935765. 
  7. ^ Hammerschmitt, Bruno Knevitz; Rosa Abaide, Alzenira da; Lucchese, Felipe Cirolini; Martins, Criciele Castro; da Silveira, Alexandre Schopf; Rigodanzo, Jonas; Maccari Brabo Castro, Joao Vitor; Dall Agnol Rohr, Julio Affonso (5 Ekim 2020). "Non-Technical Losses Review and Possible Methodology Solutions". IEEE: 64-68. doi:10.1109/EPECS48981.2020.9304525. ISBN 978-1-7281-7546-1. 28 Mart 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Nisan 2024. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Elektrik</span> elektrik yükünün varlığı ve akışı ile ilgili fiziksel olaylar

Elektrik, elektrik yüklerinin akışına dayanan bir dizi fiziksel olaya verilen isimdir. Elektrik sözcüğü Türkçeye Fransızcadan geçmiştir. Elektriğin Türkçe eş anlamlısı çıngı sözcüğüdür. Ayrıca Anadolu ağızlarında elektrik anlamında yaldırayık sözcüğü tespit edilmiştir. Elektrik, pek çok farklı şekillerde var olabilir. Örneğin, yıldırımlar, durgun elektrik, elektromanyetik indüksiyon ve elektrik akımı gibi. Ek olarak, elektriğin elektromanyetik radyasyon, radyo dalgaları gibi oluşumları olduğu bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Elektron</span> Temel elektrik yüküne sahip atomaltı parçacık

Elektron, eksi bir temel elektrik yüküne sahip bir atomaltı parçacıktır. Lepton parçacık ailesinin ilk nesline aittir ve bileşenleri ya da bilinen bir alt yapıları olmadığından genellikle temel parçacıklar olarak düşünülürler. Kütleleri, protonların yaklaşık olarak 1/1836'sı kadardır. Kuantum mekaniği özellikleri arasında, indirgenmiş Planck sabiti (ħ) biriminde ifade edilen, yarım tam sayı değerinde içsel bir açısal momentum (spin) vardır. Fermiyon olmasından ötürü, Pauli dışarlama ilkesi gereğince iki elektron aynı kuantum durumunda bulunamaz. Temel parçacıkların tamamı gibi hem parçacık hem dalga özelliklerini gösterir ve bu sayede diğer parçacıklarla çarpışabilir ya da kırınabilirler.

<span class="mw-page-title-main">Robot</span> otonom veya önceden programlanmış görevleri yerine getirebilen elektro-mekanik bir cihaz

Robot, otonom veya önceden programlanmış görevleri yerine getirebilen elektro-mekanik bir cihazdır. Güncel tanımı ile robotlar, elektronik ve mekanik birimlerden oluşan, algılama yeteneğine sahip olan ve programlanabilen cihazlardır. Başka bir tanımla robotlar, canlıların işlevlerini ve davranışlarını taklit edebilen, fiziksel yeteneklere ve yapay zekâya sahip, disiplinler arası öğeler içeren mühendislik ürünleridir.

<span class="mw-page-title-main">Transformatör</span> Elektrik-elektronik devre elemanı

Transformatör ya da kısa adıyla trafo iki veya daha fazla elektrik devresini elektromanyetik indüksiyonla birbirine bağlayan bir elektrik aletidir. Bir elektrik devresinden diğer elektrik devresine, enerjiyi elektromanyetik alan aracılığıyla nakletmektedir. Transformatörler elektrik enerjisinin belirli gücünde gerilim ve akım değerlerinde istenilen değişimi yapan makinelerdir. Transformatör, elektrik enerjisini bir elektrik devresinden başka bir devreye veya birden fazla devreye aktaran bileşendir. Transformatörün herhangi bir bobinindeki değişen akım, transformatörün çekirdeğinde değişken bir manyetik akı üretmektedir. Oluşan akım, aynı çekirdek etrafına sarılmış diğer bobinler boyunca değişen bir elektromotor kuvveti indüklemektedir. Elektrik enerjisi, iki devre arasında metalik (iletken) bir bağlantı olmadan ayrı bobinler arasında aktarılabilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Nükleer enerji santrali</span> Nükleer reaktör yardımıyla elde edilen enerjiyi dağıtan merkez

Nükleer santral (NPP) veya atom santrali (APS), ısı kaynağının nükleer reaktör olduğu termik santraldir. Termik santrallerde tipik olduğu gibi, ısı, elektrik üreten jeneratöre bağlı buhar türbinini çalıştıran buhar üretmek için kullanılır. Eylül 2023 itibarıyla Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, dünya çapında 32 ülkede faaliyette olan 410 nükleer santral ve inşa halinde olan 57 nükleer santral olduğunu bildirdi.

<span class="mw-page-title-main">Yenilenebilir enerji</span> Bir enerji türü

Yenilenebilir enerji, güneş ışığı, rüzgar, yağmur, gelgitler, dalgalar ve jeotermal ısı gibi karbon nötr doğal kaynaklardan elde edilebilen ve insan zaman ölçeğinde doğal olarak yenilenen kaynaklardan elde edilebilen enerjiye denir. Bu kaynaklar güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, dalga enerjisi, jeotermal enerji, hidrolik enerjisi, biyokütle enerjisi olarak sıralanabilir. Bu tür bir enerji kaynağı, yenilenmekte olduklarından çok daha hızlı kullanılan fosil yakıtların tam tersidir.

<span class="mw-page-title-main">IEEE 802.11</span>

IEEE 802.11, bilgisayar haberleşmesinde bir dizi Telsiz Yerel Ağ standardına verilen isimdir.

<span class="mw-page-title-main">Yakıt hücresi</span>

Alışıla gelmiş elektrik üretim sistemleri yakıtın içindeki enerjiyi elektriğe dönüştürmek için ilk olarak yanma reaksiyonunu kullanır. Yanma reaksiyonunun verimli bir şekilde gerçekleşmesi için yakıtın ve oksitleyicinin (oksijen) tam olarak karışması gerekir. Bundan sonra elektrik enerjisi üretilene kadar bir dizi ara işlem gereklidir. Her ara işlem enerji kaybına yol açar dolayısıyla verimi düşürür.

<span class="mw-page-title-main">Enerji depolama</span>

Enerji depolama işlemi bir cihaz veya depolama ortamı içerisinde enerjinin kimyasal, elektriksel veya ısıl gibi farklı formlarda saklanmasıdır. Isıl enerji depolama enerjinin sürekliliğini sağlamak amacıyla sıcak su temininde, soğutma sistemlerinde ve güç üretim tesislerinde kullanılmaktadır. Isıl enerji depolama yöntemleri üçe ayrılmaktadır; termokimyasal, duyulur ısı ve gizli ısı. Duyulur ısıl enerji depolama, depolama ortamının sıcaklığının değiştirilmesiyle sağlanmaktadır. Duyulur ısıl enerji depolamaya verilebilecek en basit örnek bir tank içerisinde ısınan sıcak suyun gece kullanılmasıdır. Tank içerisinde depolanacak toplam ısı enerjisi aşağıdaki eşitlik yardımıyla hesaplanabilir,

<span class="mw-page-title-main">Saldırı tespit sistemleri</span>

Saldırı Tespit Sistemleri (STS) (İngilizce: Intrusion Detection Systems (IDS)), ağlara veya sistemlere karşı yapılan kötü niyetli aktiviteleri ya da politika ihlallerini izlemeye yarayan cihaz ya da yazılımlardır. Tespit edilen herhangi bir aktivite veya ihlal, ya bir yöneticiye bildirilir ya da bir güvenlik bilgi ve olay yönetimi (SIEM) sistemi kullanılarak merkezi olarak toplanır. SIEM sistemi, çeşitli kaynaklardan gelen çıktıları birleştirir ve kötü niyetli alarmı yanlış alarmlardan ayırmak için alarm filtreleme teknikleri kullanır.

Akıllı ağ, en basit şekilde günümüzün iletişim teknolojilerini kullanarak elektrik ağımızdaki verimsizlikleri ortadan kaldırmayı amaçlayan her türlü yenilik olarak tanımlanabilir. Bu olgu, sürdürülebilir enerji çözümlerinin altyapısı olarak görülüyor. Zira akıllı ağın temeli birçok gelişmiş algılama, iletişim ve denetleme sistemleri üzerine kurulu ve bu özellikler sayesinde hem elektrik üretimi ve dağıtımı yapan kuruluşlar hem de tüketiciler birçok yarar sağlıyor. Örneğin eski tip bir elektrik ağında arıza yaşandığı zaman tüketiciler dağıtım hizmeti veren kuruluşa haber vermediği sürece sorun giderilemiyor. Oysa akıllı ağ, arızayı anında tespit edip çoğu zaman sorunu kendiliğinden çözebiliyor, çözemediği vakit bakım ekiplerine vakit kaybetmeden haber veriyor. Dahası akıllı ağ, acil bakımı gereken parçaları önceden belirleyip dağıtımda kesinti yaratacak bir arızayı önleyebiliyor. Bu sayede hem pahalı bir donanımın bozulmasından ötürü oluşacak zarar, hem de elektrik kesintisi yüzünden tüketicilerin yaşayacağı sıkıntı ve maddi kayıp engellenebiliyor.

<span class="mw-page-title-main">Elektrik şebekesi</span>

Elektrik şebekesi üretilen elektrik enerjisini kullanıcılara iletmek için oluşturulmuş bileşik bir ağdır. Elektrik gücü üreten enerji santralları, üretim kaynaklarından talep merkezlerine enerji aktaran iletim (nakil) hatları ve kullanıcılara bağlantı sağlayan bileşik dağıtım hatlarından oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Telif hakkı ihlali</span> Telif hakkı bulunan çalışmanın hukuka aykırı şekilde kullanılması

Telif hakkı ihlali, genellikle; telif hakkı eseri oluşturan kişi, atadığı bir yayıncı veya temsilci gibi birisine ait olan çalışmaların, telif hakkı sahibinin özel haklarını ihlal ederek ve izni olmadan kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması ya da izin gerektirecek şekilde görüntülenmesi, bazı çalışmalarda kullanılarak türetilmesi sonucu oluşan hak ihlalidir.

<span class="mw-page-title-main">Elektrik üretimi</span>

Elektrik üretimi, elektrik ve diğer kaynaklardan birincil enerji üretme sürecidir. Elektrik üretiminin temel ilkeleri İngiliz bilim insanı Michael Faraday tarafından 1820'lerde ve 1830'ların başında keşfedildi. Onun temel yöntemi bugün hâlâ kullanılmaktadır: Elektrik, bakır gibi iletken bir telin manyetik bir alan içinde hareket ettirilmesi ile üretilir. Elektrik jeneratörü, bir mıknatıs içinde dönen sarılı iletken tellerin bulunduğu ve bu tellerin mıknatıs içinde dönmesiyle elektrik akımı üreten bir makinedir. Evlerimizde, işyerlerimizde, endüstride gereksinim duyduğumuz büyük miktardaki elektrik enerjisini elde etmek için, elektrik jeneratörlerini döndürecek büyük güç santrallarına ihtiyaç duyarız. Çoğu güç santrali, jeneratörü döndürmek için ısı üretiminde bulunurlar. Fosil yakıtlı santrallar ısı üretimi için doğal gaz, kömür ve petrol yakarlar. Nükleer santrallar da uranyum yakıtını parçalayarak ısı üretirler. Ancak bütün bu değişik tip santrallar ürettikleri ısıyı, suyu buhar haline dönüştürmek için kullanırlar. Oluşan buhar ise elektrik jeneratörüne bağlı olan türbine verilir. Su buharı, türbin şaftı üzerinde bulunan binlerce kanatçık üzerinden geçerken daha önce üretilen ısıdan almış olduğu enerjiyi kullanarak, türbin şaftını döndürür. İşte bu dönme, jeneratörün elektrik üretmek için gereksinim duyduğu mekanik harekettir. Jeneratörde oluşan elektrik ise iletim hatları denilen iletken teller ile kullanılacağı yere gönderilir. Türbinden çıkan, enerjisi diğer bir deyişle basınç ve sıcaklığı azalmış buhar ise yoğunlaştırıcı (kondenser) denilen bölümde soğutulup su haline dönüştürüldükten sonra, tekrar kullanılmak üzere santralın ısı üretilen bölümüne geri gönderilir. Yoğunlaştırıcıda soğutma işini sağlayabilmek için deniz, göl veya ırmaklarda bulunan su kullanılır. Su kaynaklarından uzak bölgelerde ise santralın hemen yanında bulunan ve uzaktan bakıldığı zaman geniş dev bacalara benzeyen soğutma kuleleri kullanılır. Bu kulelerin üzerinde görülen beyaz duman ise su buharıdır.

<span class="mw-page-title-main">Zamanda sonlu farklar yöntemi</span> elektromanyetizmada kullanılan bir yöntem

Zamanda sonlu farklar yöntemi, kısaca FDTD ya da Yee yöntemi, hesaplamalı elektromanyetizmada kullanılan bir sonlu farklar tekniğidir. Zaman düzleminde çalışan bir yöntem olduğundan ötürü, elektromanyetik spektrumun mikrodalga veya görünür ışık gibi farklı bölgelerinde anten veya fotonik aygıt tasarımı gibi çeşitli problemlerin çözümünde kullanılır. Aynı zamanda bu özellik, simülasyonu yapılan sistemin geniş bir frekans yelpazesine tepkisinin gözlenebilmesini sağlamaktadır. Matris tersinmesi gerektirmeyen bu FDTD, en yaygın elektromanyetik simülasyon yöntemlerinden biri olarak kabul edilir.

Nesne tespiti bilgisayarla görü ve görüntü işleme ile ilgili bilgisayar teknolojisi

Nesne tespiti, dijital görüntülerde ve videolarda belirli bir sınıftaki anlamsal nesnelerin örneklerini algılamakla ilgilenen, bilgisayarla görme ve görüntü işleme ile ilgili bir bilgisayar teknolojisidir. Nesne tespiti, bilgisayarla görme ve görüntü işlemeden farklı olarak algılanan nesnenin görüntü üzerinde koordinatlarının bulunmasını içerir. Bulunan koordinatlar ile nesnenin bir çerçeve ile içine alınacağı alan da tespit edilmiş olur. Nesne tespiti, gerçek zamanlı (anlık) ve gerçek zamanlı olmayan olarak ikiye ayrılır. Üzerinde iyi araştırma yapılmış alanlar yüz tespiti, yaya tespiti ve araç tespitidir. Nesne tespiti, görüntü alma ve video gözetimi dahil olmak üzere bilgisayarla görmenin birçok alanında uygulamaya sahiptir.

Veri analizinde, anomali tespiti, verilerin çoğunluğundan önemli ölçüde farklılaşarak şüphe uyandıran nadir öğelerin, olayların veya gözlemlerin tanımlanmasıdır. Tipik olarak anormal öğeler, banka dolandırıcılığı, yapısal bir kusur, tıbbi sorunlar veya bir metindeki hatalar gibi bir tür soruna dönüşecektir. Anormallikler ayrıca aykırı değerler, yenilikler, gürültü, sapmalar ve istisnalar olarak da adlandırılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Ülkelere göre nükleer enerji üretimi</span> Vikimedya liste maddesi

Nükleer santraller şu anda 30 ülkede faaliyet gösteriyor. Çoğu Avrupa, Kuzey Amerika, Doğu Asya ve Güney Asya'dadır. Amerika Birleşik Devletleri en büyük nükleer enerji üreticisi iken, Fransa nükleer enerji ile en fazla elektrik üreten ülkedir. Fransa, enerji güvenliğine dayalı mevcut bir politika nedeniyle elektriğinin yaklaşık %75'ini nükleer enerjiden elde etmektedir. Politikada yapılan bir değişikliğe göre ülke, 2035 yılına kadar bu oranı %50'ye düşürmek zorunda. 2012'de küresel nükleer elektrik üretimi 1999'dan bu yana en düşük seviyesindeydi.

Evangelos Eleftheriou, Yunan elektrik mühendisidir. Dünyanın en büyük bilişim teknolojisi şirketi IBM'nin Bulut ve Bilgi İşlem Altyapısı bölümünden sorumluydu.

Düşük karbon ekonomisi, düşük karbonlu ekonomi veya karbondan arındırılmış ekonomi, düşük düzeyde sera gazı emisyonu üreten enerji kaynaklarına dayalı bir ekonomidir. İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonları, 20. yüzyılın ortalarından beri gözlemlenen iklim değişikliğinin baskın nedenidir. Devam eden sera gazı emisyonu, insanlar ve ekosistemler için şiddetli, yaygın ve geri döndürülemez etkilerin olasılığını artırarak dünya çapında uzun süreli değişikliklere neden olacaktır. Küresel ölçekte düşük karbonlu bir ekonomiye geçiş, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler için önemli faydalar sağlayabilir. Dünyanın dört bir yanındaki birçok ülke, düşük emisyonlu geliştirme stratejileri tasarlıyor ve uyguluyor. Bu stratejiler, uzun vadeli sera gazı emisyonlarını azaltırken ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı dayanıklılığı artırırken sosyal, ekonomik ve çevresel kalkınma hedeflerine ulaşmayı amaçlıyor.