
Saskatchewan, Kanada'nın Batı Kanada bölgesindeki bir eyâletidir. Kuzey Amerika'nın merkezinde yer alır. Komşu eyaletleri Manitoba ve Alberta'dır. Güneyinde ABD'nin Montana ve Kuzey Dakota eyâletleri, kuzeyinde ise Kanada eyâletlerinden Kuzeybatı Toprakları ve Nunavut yer alır.

Radyoaktivite, radyoaktiflik, ışınetkinlik veya nükleer bozunma; atom çekirdeğinin, daha küçük çekirdekler veya elektromanyetik ışımalar yayarak kendiliğinden parçalanmasıdır. Çekirdek tepkimesi sırasında veya çekirdeğin bozunması ile ortaya çıkar. En yaygın ışımalar alfa(α), beta(β) ve gamma(γ) ışımalarıdır. Bir maddenin radyoaktivitesi bekerel veya curie ile ölçülür.

Marie Skłodowska Curie, radyoaktivite alanında öncü araştırmalar yapmış ve bu araştırmaları sonucunda Nobel Ödülü'ne layık görülmüş Polonyalı-Fransız fizikçi ve kimyagerdir.

Kızılderililer ya da Amerika Yerlileri, Sibirya kökenli Eskimo - Aleut halkları dışında kalan bütün Amerika yerlileri için kullanılan ortak birleştirici ad. Dilce birbiriyle akraba olmayan iki ayrı ana grupta toplanırlar: Sibirya kökenli olan Na-Dene dilleri ile Na-Dene dilleri dışındaki bütün Kızılderili dillerini içeren Amerind dilleri.

Plütonyum, 1940 yılında Glenn T. Seaborg, Edwin M. McMillan, J. W. Kennedy ve A. C. Wahlby tarafından 152 cm'lik siklotron içerisindeki uranyumun döteryum ile bombardımanı sonucunda elde edilmiştir.

Zayıflatılmış uranyum, yapısındaki radyoaktif Uranyum-235 izotoplarının büyük kısmını kaybetmiş uranyuma denir. Zayıflatılmış uranyum, atom silahı veya atom enerjisi santrali için yakıt üretmek amacıyla uranyum zenginleştirilmesi sırasında ortaya çıkan bir yan üründür. Özkütlesi ve dayanıklılığı çok yüksek olduğundan silah sanayiide, özellikle mermi ve zırh yapımında, kullanılmaktadır.
Kültürel soykırım ya da etnosit, kültürel, ekonomik, askeri vb. diğer alanlarda, diğerlerine göre daha güçlü olan bir kültürün, bünyesinde yaşadığı insanların kültürlerinin unutulmasına yönelik yaptığı soykırım çalışmalarına verilen sıfattır. Diğer etnik dillerin yokedilmeye çalışılması, diğer etnik gruplara ait tarihi kalıntıların tahribatı, psikolojik olarak aşağılık kompleksini aşılama, tarihi saptırma gibi faaliyetler kültürel soykırımın işlevleri olarak görülebilir. Kültürel soykırımda amaç, bir milletin milli duygularını yıkmak, onları aşşağılık kompleksine sokmak, tarihi, kültürel ve sosyal iç dinamiklerini bozmak, bu doğrultuda kendi etnik grubuna katılmasını sağlamaktır. Tarihin birçok döneminde kültürel soykırım uygulamaları ile karşılaşılmıştır. Tarih sahnesinden silinen birçok etnik grubun bu tür uygulamalara maruz kaldığı düşünülmektedir.

Manhattan Projesi, II. Dünya Savaşı sırasında ilk nükleer silahların üretimini gerçekleştirmek için yürütülmüş bir araştırma ve geliştirme projesiydi. Proje, Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere Birleşik Krallık ve Kanada ile iş birliği içinde gerçekleştirildi. 1942'den 1946'ya kadar ABD Ordusu Mühendisler Birliği'nden Tümgeneral Leslie Groves'un projenin yöneticiliğini yaptı. Nükleer fizikçi Robert Oppenheimer da bombaları tasarlayan Los Alamos Laboratuvarı'nın yöneticisiydi. Projenin ismi, ilk karargah Manhattan'da olduğu için Manhattan Bölgesi olarak belirlendi; bu ad yavaş yavaş projenin resmi kod adı olan "Development of Substitute Materials"ın yerini aldı. Proje daha sonra İngilizlerin nükleer silah geliştirme projesi olan Tube Alloys'u da bünyesine kattı ve programı Office of Scientific Research and Development'den devraldı. Manhattan Projesi, en yoğun döneminde yaklaşık 130.000 kişiye istihdam sağladı ve yaklaşık 2 milyar ABD dolarına mal oldu. Bunun yüzde 80'inden fazlası fisil malzemeyi üreten tesisleri inşa etmek ve işletmek içindi. Araştırmalar ve bombanın üretimi, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Kanada'daki otuzdan fazla tesiste gerçekleştirildi.

Atabasklar, Atabask halkları, Atabask Kızılderilileri, Athabaskalar ya da Deneler, Kuzey Amerika'da Amerika Birleşik Devletleri ile Kanada'da yaşayan ve Na-Dene dillerinin Atabask dilleri grubundan dilleri konuşan, avcı ve toplayıcı, yarı göçebe, anasoylu, animist-şamanist Kızılderili halkları. Toplam nüfusları yaklaşık 200.000 kişidir ve çoğunluğu Navaholar oluşturur. En yakın akrabaları birlikte dilce bir üst grup oluşturan Eyaklar, en uzak akrabaları ise Eyak-Atabask dillerine paralel Na-Dene dillerinin diğer ana grubunu oluşturan Tlingitlerdir.

Deneler ya da Doğu Atabaskları, Kanada'nın doğusunda Kuzeybatı Toprakları, Alberta, Saskatchewan, Manitoba ve Nunavut eyalet ve topraklarında yaşayan, avcı ve toplayıcı, yarı göçebe, anasoylu, animist ya da şamanist Subarktik Kızılderilileri kültür grubundan Atabask Kızılderili halkı. Dil temelinde 4 ayrı halka ayrılırlar: Denetalar, Sahtular, Tlınçonlar, Sarıbıçaklar, Denesulineler. Diğer Kanada Kızılderilileri gibi Deneler de yasal olarak Kızılderili rezervi adı verilen kamp benzeri toplama yerleşimlerde yaşamak zorundadırlar. 2006 sayımına göre 11.130 kadarı anadillerini konuşabiliyor

Kanada Atabaskları, Yukon Toprakları, Kuzeybatı Toprakları, Britanya Kolombiyası ve Alberta eyaletlerinde daha çok Saskatchewan, Manitoba ve Nunavut eyaletinde ise daha az olmak üzere Kanada'nın batısında yaşayan ve Na-Dene dillerinin Atabask dilleri grubunun Kuzey Atabask dilleri alt grubundan dilleri konuşan Kuzey Atabasklarından, avcı ve toplayıcı, yarı göçebe, anasoylu, animist ya da şamanist Subarktik yerlisi Kızılderili halkları. Kanada yerlileri içinde First Nations yasal adıyla anılan Kanada Kızılderilileri arasında yer alır. Dil temelinde Kuzey Tuçoncası, Güney Tuçoncası, Tagişçe, Tahltanca, Kaskaca, Danezaca, Sekanice, Denetaca, Sahtuca, Tlınçonca, Denesulinece, Tsetsautça, Tsutinaca, Nadoten-Vetsuvetence, Dakelce, Çilkotince ve Nikolaca gibi 20 dil ve halk olarak sınıflandırılır. Esas olarak Alaska Atabasklarına giren ve Guçince, Hanca ve Yukarı Tananaca konuşanların yalnızca Kanada'da yaşayanları dahildir. Alaska Atabaskları ile birlikte Kuzey Atabaskları dil grubunu oluştururlar. Tsutinalar ile Nikola Atabaskları hariç tamamı Subarktik Kızılderilileri kültür grubuna dahildir.
Geleneksel ekolojik bilgi, yerel bazda edinilen ya da yerli halkların asırlar içinde edinip kuşaktan kuşağa geçirdiği her türlü bilgi ve inanç bütünlüğü sağlayan ekolojik yerel bilgi. Yerel bilgi, bir kültür veya yerel topluma ait, bu kültür ve sosyal yapı kapsamında hayatın içinden elde edilmiş, geleneksel ve eşi olmayan (unique) bilgidir. Bu bilgiler doğayla iç içe yaşayan halklarda daha fazla gözlenir. Bunlar, kültürel evrimle ortaya çıkmışlardır ve gelenek ve göreneklerde, halk meteorolojisinde, halk tıbbında, halk beslenmesinde, halk mutfağında, vb. kendini gösterir. Geleneksel ekoloji, bilimsel çevrelerde giderek daha fazla önem kazanmaya başlamıştır.

Sahtu Bölgesi, Kuzeybatı Toprakları'nın beş yönetim bölgesinden biridir. Beş yerleşimden oluşan bölgenin yönetim merkezi Norman Wells'dedir.

Sahtular ya da eski adlarıyla Kuzey Slaveyleri, Kanada'nın Kuzeybatı Toprakları'nın batısında Sahtu Bölgesi'nde ve ufacık bir kısmı da Yukon eyaletinde yaşayan, üç ayrı bağımsız lehçe ve kabile olarak ayrılan, avcı ve toplayıcı, yarı göçebe, anasoylu, animist ya da şamanist Subarktik Kızılderilileri kültür grubundan Kızılderili halkı. En yakın akrabaları birlikte Kuzey Atabaskları içinde Doğu Atabaskları grubunu oluşturan Denetalar, Tlınçonlar, Sarıbıçaklar ve Denesulinelerdir. Diğer Kanada Kızılderilileri gibi Sahtular da yasal olarak Kızılderili rezervi adı verilen kamp benzeri toplama yerleşimlerde yaşamak zorundadırlar. 2006 sayımına göre 1.235 kişilik etnik nüfustan ancak 680 kadarı anadillerini konuşabiliyor

Denetalar ya da eski adlarıyla Güney Slaveyleri veya Slaveyler, Kanada'da Kuzeybatı Toprakları'nın güneyinde Büyük Esir Gölü ve yukarı Mackenzie Nehri yörelerinde Dehcho Bölgesi ile Güney Slave Bölgesi'nde, Alberta eyaletini kuzeybatısında ve Britanya Kolombiyası eyaletinin de kuzeydoğu kısmında yaşayan, avcı ve toplayıcı, yarı göçebe, anasoylu, animist ya da şamanist Subarktik Kızılderilileri kültür grubundan Kızılderili halkı. En yakın akrabaları birlikte Kuzey Atabaskları içinde Doğu Atabaskları grubunu oluşturan Sahtular, Tlınçonlar, Sarıbıçaklar ve Denesulinelerdir. Diğer Kanada Kızılderilileri gibi Denetalar da yasal olarak Kızılderili rezervi adı verilen kamp benzeri toplama yerleşimlerde yaşamak zorundadırlar. 2006 sayımına göre 2.310 kadarı anadillerini konuşabiliyor

Kanada'da insan hakları, 1948 yılında İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'ni imzalamasından sonra Kanada hükûmetinin bu bildirinin Kanada yasalarının bir parçası olması için çalışmaları. Kanada'da insan haklarını korumak için dört temel mekanizma bulunmaktadır: Canadian Charter of Rights and Freedoms, Kanada İnsan Hakları Yasası, Kanada İnsan Hakları Komisyonu ve Kanada'nın eyaletleri ve bölgelerindeki insan hakları yasaları ile mevzuatı.

Kızılderili Kütüğü, Kanada'da Kayıtlı Kızılderililer ya da Kızılderili statüsü olan Kızılderililer denen Kanada Kızılderililerinin resmî kaydının/sicilinin bulunduğu kütük. Bu kütüğe kaydolmayan/kaydedilmeyen Kızılderililere Kayıtsız Kızılderililer ya da Kızılderili statüsü olmayan Kızılderililer adı verilir. Kayıtlılara tanınan Kızılderili rezervleri ve bunlarla ilgili haklar, uzun bir av sezonu ve daha az silah taşıma kısıtlaması, federal ve eyalet vergilerinden muafiyet, devlet müdahalesi ile vergisi daha az olan oyun ve tütün bayiliklerinde daha fazla özgürlük gibi haklar Kayıtsızlara tanınmamıştır. Kızılderili statüsü alanlarla almayanlar arasındaki hak farklılığı ayrımcılık olarak nitelendirilmekte ve Kanada'da insan hakları ihlâli olarak görülmektedir.

Kızılderili soykırımları, Kristof Kolomb'un 1492'de Amerika Kıtası'na ulaşmasından sonraki beş asır boyunca Avrupalılar tarafından kıtanın yerlileri olan Kızılderililere karşı yapılan soykırımlardır.
Maden atıkları, bir cevherin ekonomik olmayan kısmından değerli fraksiyonu ayırma işleminden sonra arta kalan malzemelerdir. Artıklar, bir cevher veya mineral gövdesinin üzerinde yer alan ve madencilik sırasında işlenmeden yer değiştiren atık kaya veya diğer malzemeler olan aşırı yükten farklıdır. Maden atıkları, insanlığın ürettiği en büyük atık miktarıdır.

Bir atık depolama tesisi genelde maden cevherini gangdan ayırdıktan sonra madencilik işlemlerinin yan ürünlerini depolamak için kullanılan toprak dolgulu bir dolgu barajdır. Maden atıkları, sıvı, katı veya ince parçacıklardan oluşan bir sulu karışım hâlinde olabilir. Genellikle oldukça toksiklerdir ve aynı zamanda radyoaktif olabilirler. Katı atıklar genellikle yapının bir parçası olarak kullanılır.