İçeriğe atla

Ek fiil

Örnekler

1- i-mek ek fiili

  • -di -dı -du -dü
  • -miş -miş -muş -müş
  • -se...

2- -dir ek fiili

  • -dir

Ek-fiil, ek-eylem veya cevher fiil, Türkçede isimlerin sonuna eklenerek onları yüklem haline getiren bir ektir. Bu ek Eski Türkçe "ér- : olgunlaşmak, yetişmek, tamam olmak"[1] fiilinden evrilip zaman içinde "i-mek" haline gelmiş ve zamanla kökünün de erimesiyle bugün sadece “şu veya bu durumda bulunmak” manalarını cümleye katan (i)-di, (i)-miş, (i)-se ve (i)-dir halleri kalmıştır.[2] Diğer dillerden muadil olarak İngilizce "to be",Latince "esse" fiilleri örnek verilebilir.

Bu ek kelimenin sonundan düşürülebilir ve bazı hallerde bu ek olmadan da isim yüklem olabilir. Bu özellik Rusça, Arapça, Macarca ve Japonca gibi dillerde de mevcuttur.

Bir başka fonksiyonu da basit zamanlı fiillerden bileşik zamanlı fiil yapmaktır. Bu çekim eki alan bir fiile ek-fiilin getirilmesi ile yapılır ve her iki durumda da ek-fiil ses uyumu kurallarına riayet ederler.

İsim soylu kelimelerden yüklem yaparken, ek-fiilden sonra -im, -in, -sin, -iz, -siniz ve -ler şahıs eklerinden biri gelebilir.

Kısacası:

Ek fiiller Türkçede iki görevde kullanılır:

İsim veya isim soylu sözcüklerden yüklem yapma

-di, -dir ve -miş ek-fiilleri isim, sıfat, zarf gibi isim soylu sözcüklere eklenerek, cümlede ana yüklem olarak kullanılmalarını sağlar:

  • Kapıyı açan annemdi. (annem i-di)
  • Elma lezzetli bir meyvedir.
  • Bu bina ne kadar da yüksekmiş. (yüksek i-miş)

Yüklemler kullanıldıkları cümlelerde iş, oluş, hareket ya da durum anlatan kelimelerdir. Adlar kendi başlarına iş, oluş, durum ya da hareket anlatamazlar ve yüklem olamazlar. Adların yüklem olabilmesi, durum, zaman ya da dilek alabilmesi için ek-fiil alması gerekir. Bununla birlikte "-dir" ek-fiili bazen pratik nedenlerle, anlatım bütünlüğünü sağlamak için ya da yazı türüne bağlı olarak kullanılmayabilir. Bu şekildeki -dir ekine "gizli ek-fiil" denir ve yazı dilinde belirtilmek istendiğinde parantez içinde gösterilir.

Örnek:

  • Hayat çok güzel(dir).
  • Ben bir öğrenciyim(dir).

"Ben bir öğrenciyim." örneğindeki -im şahıs eki sıklıkla iyelik ekleri ile karıştırılır. İyelik ekleri, bir varlığın kime ait olduğunu belirtir. Ek-fiil ise fiilin zamanı ile ilgili bilgi verir:

  • Defne benim öğrencim(dir). iyelik eki + (ek-fiil)
  • Ben öğrenci-y-im(dir). 1. tekil şahıs eki + (ek-fiil) (y ise kaynaştırma harfidir)

"Okumak", yazmak, çizmek, göçmek" gibi bazı fiillerin geniş zaman kipi; aynı fiillerden yapım ekleri ile türetilmiş isimlerle aynı yazıma sahiptir (okur, yazar, çizer, göçer, gibi). Bu sözcüklerin ek-fiil almış hâlleri; geniş zaman kipleri ile karıştırılabilir. Ayırabilmek için bazen sözün gelişine, neyi îmâ ettiğine veya öznesine bakmak gerekir lâkin bazen de çözülemez. Meselâ "Siz o zamanlar yazar mıydınız?" sorusuna cevaben "Ben o zamanlar hem okur hem yazardım." cümlesinde okumak-yazmak fiillerinden mi yoksa okur ve yazar kişiliklerinden mi bahsedildiği meçhuldür.

Örnekler:

  • Eve gidince defterine yazarsın. (geniş zaman kipinin 2. tekil şahıs çekimi. Yazmak sözcüğü fiildir)
  • Sen çok iyi yazarsın(dır). (ek-fiilin 2. tekil şahıs çekimi. "Yazar" sözcüğü, "yazmak" fiilinden türetilmiş bir isimdir)
  • Sen çok iyi yazarsın(dır). (ek-fiilin geniş zaman 2. tekil şahıs çekimi. Yazmak kelimesi fiildir)
  • Sen çok iyi yazardın. (ek-fiilin geçmiş zamanın hikâyesi kipinde 2. tekil şahıs çekimi. "Yazar" kelimesi, "yazmak" fiilinden türetilmiş bir isimdir) (yazar i-di-n)
  • Sen çok iyi yazardın. (ek-fiilin geniş zamanın hikâyesi kipinde 2. tekil şahıs çekimi) (yazar i-di-n)

Fiilimsiler cümlede isim soylu sözcükler gibi davrandığından, ek-fiiller fiilimsilerin de yüklem olarak kullanılabilmesini sağlar:

  • Huzursuzluk çıkaranlar, partiye davetsiz gelenlerdi. (adlaşmış sıfat-fiil)
  • En son istediğim şey buraları bırakıp gitmek(tir). (isim-fiil)

Ek-fiilin şartı (-se)

-se eki isim soylu sözcüklerin sonuna eklendiğinde yan cümleciğin yüklemi olur ancak cümlenin "temel yargısı" ana cümlenin yükleminde bulunur:

  • Hava soğuksa dışarı çıkmayalım. ("çıkmayalım" ana yüklem)

Eksiltili cümlelerde ana yüklem bulunmayabilir:

- Neden bu güzel havada yanına şemsiye alıyorsun?
- Ya orada hava yağmurluysa? (eksiltili cümle)

Bileşik zamanlı fiil

Bir haber veya dilek kipine "-idi, -imiş, -ise" ek-fiillerinden biri eklendiğinde "bileşik zamanlı fiil" haline gelir. Bu eklere ek fiilin hikâyesi, ek fiilin rivâyeti ve ek fiilin şartı denir:

Ek-fiillerde olumsuzluk

Ek-fiillerin olumsuz hâli isim cümlelerinde "değil" koşacı ile oluşturulur:

  • Havalar umduğumuz kadar sıcak değildi.
  • Aradığınız adres bu mahallede değil(dir).

Bileşik zamanlı fiillerde ise -basit zamanlı fiiller gibi- olumsuzluk eki ile oluşturulur:

  • Bu kadar erken gelmemeliydik.

Kaynakça

  1. ^ "er-". Nişanyan Sözlük. 3 Ağustos 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ağustos 2023. 
  2. ^ "Kubbealti Lugati - cevherfiili kelimesi anlamı, cevherfiili nedir?". lugatim.com. 3 Ağustos 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ağustos 2023. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Kip, dilbilgisinde bir fiilin kök veya gövdesinin zaman, yargı veya niyete göre girdiği geçici kalıptır. Kip, bir fiilin haber veya dilek kipi eklerinden birini almış hâlidir.

Eksiltili cümle ya da kesik cümle, tam bir cümle kurulabilmesi için gereken ana unsurları içermeyen cümledir. Türkçenin eklemeli yapısı nedeniyle yüklemler tek başına cümle kurmaya yettiği için, "yüklemi olmayan cümle" olarak da tanımlanabilir. Eksiltili cümleler bazen cümleleri pratik gerekçelerle kısaltmak amacıyla, bazen de edebî amaçlarla kullanılırlar.

-Okula.
-Bu kadar erken mi?

Özne ya da fâil, bir cümlede yüklem ile bildirilen işi, eylemi ya da oluşu yerine getiren veya yüklem aracılığıyla hakkında bilgi verilen ögedir. Özne, yükleme sorulan "kim" ve "ne" sorularıyla bulunur.

Fiil veya eylem, varlıkların yaptığı işi, hareketi, oluşu çeşitli ekler alarak şahıs ve zamana bağlı olarak anlatan kelimedir.

Yüklem; cümlede özne tarafından gerçekleştirilen eylemi, oluşu, hareketi veya bir olguyu ya da yargıyı bildiren sözcük veya sözcük grubu. Özne ile birlikte cümlenin ana öğelerinden biridir. Yüklemler fiil veya isim soylu olabilir:

Cümle veya tümce; bir ifade, soru, ünlem veya emiri dile getiren; kendi başına anlamlı sözcükler dizisi. Çoğunlukla özne, tümleç ve yüklemden meydana gelir. Bazen yan cümleciklerle anlamı pekiştirilir veya genişletilir.

Koşaç, isnat edatı veya haber edatı, isim cümlelerinde özne ile yüklemi birleştiren; yükleme güçlü ihtimal, olumluluk, olumsuzluk, süreklilik veya kesinlik kavramları veren -dir eki ile değil kelimesi. Bazı kaynaklarda tüm ek-fiiller koşaç olarak anılır. Koşaçlar isim cümlelerinde özneyi yükleme bağlayan ve yüklemde cümlenin bitiş hâlini oluşturan dilbilgisel ögelerdir.

İyelik ekleri veya sahiplik ekleri, isimlere ve isim görevinde kullanılan sözcüklere eklenerek kime veya neye ait olduğunu bildiren ekler.

Türkçede ekler, yapım eki ve çekim eki olmak üzere ikiye ayrılır. Türkçe sondan eklemeli bir dil olduğu için ekler Türkçedeki en önemli dil yapılarındandır. Yabancı kökenli bazı sözcükler hariç, Türkçede ön ek bulunmaz. Türkçede sözcük köklerine getirilen ekler, cümlede sözcükler arasında geçici anlam ilişkileri kurmak veya yeni sözcükler türetmek amacıyla kullanılır.

Çekim ekleri, gerek isim soylu gerekse fiil soylu kelimelerin sonuna eklenerek cümle içinde diğer kelimelerle anlam bağlantısı kurmalarını sağlayan ekler. Kendi başlarına bir anlam ifade etmezler.

Birleşik cümle veya bileşik cümle, bir ana (temel) cümle ile onun anlamını tamamlayan bir veya daha fazla yardımcı cümleden meydana gelen cümledir. Birleşik cümlelerde ana yüklemin haricinde yargı veya eylem bildiren başka sözcükler de bulunur. Aşağıdaki örneklerde yardımcı cümleler eğik çizgi (/) ile ayrılmıştır ve bazı noktalama işaretleri anlatım kolaylığı açısından kullanılmamıştır:

Fiilimsi ya da eylemsi, fiillerden türemelerine karşın fiilin bütün özelliklerini göstermeyen; cümle içerisinde isim soylu sözcükler gibi kullanılan fiil soylu kelimelerdir. Türkçede fiilimsiler, fiillere yapım ekleri ekleyerek oluşturulur. Fiilimsi aldığı yapım ekine göre cümlede isim, sıfat ya da zarf olarak kullanılabilir.

Öğrenilen geçmiş zaman, Türkçede fiil sonuna "-miş" ekinin ses uyumlarına uyacak şekilde eklenmesi ile oluşturulan geçmiş zaman yapısı. Ayrıca rivayet geçmiş zaman, duyulan geçmiş zaman ve miş'li geçmiş zaman olarak da bilinir. Standart bir olumlu basit cümle kuruluşu şu şekildedir:

<span class="mw-page-title-main">Bilinen geçmiş zaman</span> haber kipi

Bilinen geçmiş zaman ya da -di'li geçmiş zaman; Türkçede fiil sonuna "-di" ekinin ses uyumlarına uyacak şekilde eklenmesi ile oluşturulan geçmiş zaman yapısı. Ayrıca görülen geçmiş zaman ve hikâye geçmiş zaman olarak da bilinir. -di eki; -dı, -du, -dü, -ti, -tı, -tu veya -tü şekillerinden birini alabilir. -di ekinden sonra -varsa- ilgili şahıs eki gelir.

Dilek kipleri veya tasarlama kipleri; Türkçede fiillerin gereklilik, istek, dilek, şart veya emir bildiren hallerinden her biri. Optatif olarak da bilinir. Bu kiplerde "zaman" ifadesi yoktur. Türkçede dört dilek kipi vardır:

<span class="mw-page-title-main">Geniş zaman</span> Türkçede bulunan haber kipi

Geniş zaman, dilbilgisinde bir eylemin ya da durumun geçmişte, şu anda ve gelecekte gerçekleştiğini belirten zaman yapısı. Geniş zaman yapısı, eylem veya durumun ne zaman başladığını ya da ne zaman biteceğini bildirmez, sadece gerçekleştiğine dair bilgi verir.

Bildirme eki veya bildirme koşacı, Türkçede yükleme kesinlik, belirsizlik, ihtimal gibi anlamlar katan -dir eki. Türkçedeki dört ek-fiilden biridir. Eklendiği kelimedeki ses kurallarına uyarak -dır, -dur, -dür, -tir, -tır, -tur ve -tür hâllerine dönüşebilir:

Şahıs eki veya kişi eki, yüklemin kişisini (özneyi) belirten ek. Fiil kiplerine veya ek-fiillere eklenerek işin veya oluşun kim tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşılmasını sağlayan eklerdir.

Emir cümlesi, konuşmacının/yazarın bir eylemin gerçekleştirilmesini buyurduğu cümle türü. Emir cümlelerinin tamamına yakını emir kipinde oluşturulur. Nadiren gelecek zaman kipinde emir cümlelerine de rastlanır.

Anlatım bozuklukları, yazılı veya sözlü anlatımda karşılaşılan hatalardır. Bu hatalar yapısal (dilbilgisel) veya anlam ve mantık bakımından olabilir. Öge eksikliği, ek eksikliği gibi yapısal bozukluklara "bağlaşıklık hataları"; gereksiz sözcük kullanımı, yanlış sözcük kullanımı gibi anlamsal bozukluklara ise "bağdaşıklık hataları" denir.