İçeriğe atla

Eidetik bellek

Eidetik hafıza (/ˈdɛtɪk/ eye-DET-ik, daha yaygın olarak fotoğrafik bellek olarak da adlandırılır) bir görüntüyü yalnızca bir kez gördükten sonra[1] ve anımsatıcı bir cihaz kullanmadan kısa bir süre için yüksek hassasiyetle bellek[2] ten geri çağırma yeteneğidir. Eidetik bellek ve fotoğrafik bellek terimleri popüler olarak birbirinin yerine kullanılsa da, eidetik bellek, bir nesneyi artık yok olduktan sonra birkaç dakika boyunca görme yeteneğidir.[3] Fotoğrafik bellek ise metin, sayı veya benzeri sayfaların çok ayrıntılı olarak hatırlanma yeteneğidir.[4][5] Kavramlar ayırt edildiğinde, eidetik belleğin az sayıda çocukta meydana geldiği ve genellikle yetişkinlerde bulunmadığı bildirilirken [6] gerçek fotoğrafik belleğin var olduğu hiçbir zaman kanıtlanmamıştır.[7]

Eidetik kelimesi Yunanca (εἶδος [êːdos], eidos olarak telaffuz edilir) ''görünür biçim'' kelimesinden gelmektedir.[8]

Eidetik veya fotoğrafik hafıza

Eidetik bellek ve fotoğrafik bellek terimleri genellikle birbirinin yerine kullanılır,[1] fakat aynı zamanda ayırt edici özellikleri de vardır.[4][5] Annette Kujawski Taylor, "Eidetik hafızada, bir kişinin hafızasında gerçeğine sadık bir olayın anlık bir zihinsel görüntüsü veya fotoğrafı vardır. Bununla birlikte, eidetik bellek, belleğin yalnızca görsel yönleriyle sınırlı değildir. Görsel bir görüntü ile ilişkili çeşitli bir dizi uyaranın, duyusal yönlerinin yan sıra işitsel anıları da içerir. ‘’[9] Yazar Andrew Hudmon ise şu yorumu yaptı: ‘’ Fotoğrafik benzeri hafızaya sahip olan insan örnekleri nadirdir. Eidetik görüntü, bir görüntü hala algılanıyormuş gibi çok ayrıntılı, net ve doğru hatırlanmasıdır. Bozulmalara ve eklemelere (epizodik bellekte olduğu gibi) maruz kaldığı için mükemmel değildir ve bunun yanında seslendirme de belleğe müdahale eder.’’[6]

Bu yeteneğe sahip olanlar olarak adlandırılan "Eidetikerler", tarif ettiklerine göre görsel alanda gözleriyle görüntüyü tarar gibi canlı bir ardışık görüntü elde ettiklerini bildirdiler.[10][11] Sıradan zihinsel imgelemenin aksine, Eidetik imgeler dışarıdan yansıtılır, zihinden ziyade ‘’dışarıda’’ olarak deneyimlenir. Görsel uyaranın kaldırılmasından sonra dakikalar içinde görüntünün canlılığı ve kararlılığı kaybolmaya başlar.[3] Lilienfeld ve ark. ‘’Eidetik hafızaya sahip insanlar, görsel bir görüntüyü zihinlerinde o kadar net bir şekilde tutabilirler ki, doğruluk konusunda onu mükemmel veya neredeyse eksiksiz bir şekilde tanımlayabilirler.’'[12]

Buna karşılık, fotoğrafik bellek ise, metin, sayı veya benzeri sayfaları, görsel bellekle birlikte gelen görselleştirme olmadan çok ayrıntılı olarak hatırlama yeteneği olarak tanımlanabilir.[4] Bir bilgi sayfasına kısaca baktıktan sonra onu mükemmel bir şekilde hafızadan okuma yeteneği olarak da tanımlanabilir. Bu tür bir yeteneğin varlığı hiçbir zaman kanıtlanmamıştır ve popüler bir efsane olarak kabul edilir.[5][7]

Yaygınlık

Eidetik bellek, yetişkinlerde neredeyse hiç olmadığı için tipik olarak sadece küçük çocuklarda bulunur.[5][6] Hudmon, ''Çocuklar, yetişkinlerden çok daha fazla eidetik imgeleme kapasitesine sahiptir, bu da gelişimsel bir değişikliğin (dil becerilerini kazanmak gibi) eidetik imgeleme potansiyelini bozabileceğini düşündürmektedir.'' demiştir. 6 ila 12 yaş arasındaki çocukların yüzde 2 ila 10' unda eidetik bellek bulunmuştur. Dil edinimi ve sözel becerilerin, daha büyük çocukların daha soyut düşünmelerine ve dolayısıyla görsel hafıza sistemlerine daha az güvenmelerine izin verdiği varsayılmıştır. Kapsamlı araştırmalar, eidetik görüntülerin varlığı ile herhangi bir bilişsel, entelektüel, nörolojik veya duygusal ölçü arasında tutarlı bir ilişki göstermeyi başaramadı.[13]

Birkaç yetişkinin olağanüstü hatıraları vardır (mutlaka görüntülerle ilgili değildir), ancak yetenekleri zeka seviyeleriyle bağlantılı değildir ve oldukça uzmanlaşmış olma eğilimindedir. Solomon Shereshevsky ve Kim Peek örneklerinde olduğu gibi, bazı aşırı durumlarda, hafıza becerilerinin sosyal becerileri engelleyebileceği bildiriliyor.[14] Shereshevsky eidetik bir ezberleyici değil, eğitimli bir anımsatıcıydı. Kim Peek'in ise gerçek eidetik belleğe sahip olup olmadığını doğrulayan bir çalışma henüz yoktur.

Herman Goldstine'e göre, matematikçi John von Neumann, okuduğu her kitabı hafızasından hatırlayabilme yeteneğine sahipti.[15]

Şüphecilik

Eidetik belleğin varlığına ilişkin şüphecilik, 1970'lerde müstakbel eşi Elizabeth'i inceleyen Charles Stromeyer tarafından ortaya atıldı ve Charles, Elizabeth'in anlamadığı yabancı bir dilde yazılmış şiiri ilk kez gördükten yıllar sonra hatırlayabildiğini iddia etti. Ayrıca görünürde rastgele nokta desenlerini, bellekteki iki deseni stereoskopik bir görüntüde birleştirecek kadar aslına uygun olarak hatırlayabiliyordu.[16][17] Elizabeth böyle bir testi geçtiği belgelenen tek kişi olmaya devam ediyor. Bununla birlikte, test prosedürlerinde kullanılan yöntemler (özellikle ileri sürülen iddiaların olağanüstü doğası göz önüne alındığında),[18] ve araştırmacının deneğiyle evlenmiş olması durumu sorgulanabilir. Ek olarak, Slate dergisinde 2006'da yayınlanan ve bilinçsiz intihal vakalarına odaklanan bir makalede davayı takip eden gazeteci Joshua Foer için testlerin hiçbir zaman tekrarlanmaması (Elizabeth sürekli olarak onları tekrarlamayı reddetti),[19] daha fazla endişe uyandırıyor. Ayrıca Joshua Foer Moonwalking with Einstein adlı kitabında, titizlikle bilimsel olarak test edilen insanlar arasında, uzun süreli eidetik belleğe sahip olduğunu iddia eden hiç kimsenin bu yeteneği kanıtlamadığını iddia ediyor.[20]

Amerikalı bilişsel bilim insanı Marvin Minsky ,The Society of Mind (1988) adlı kitabında, fotoğrafik hafıza raporlarını "asılsız bir efsane" olarak değerlendirdi[21] ve eidetik görüntülerin doğası, doğru tanımı ve hatta çocuklarda görülüp görülmediği hakkında bilimsel bir fikir birliği olmadığını söyledi.[3]

Lilienfeld ve arkadaşları şöyle belirttiler: "Bazı psikologlar, eidetik hafızanın, bazı şanslı insanlarda ikonik görüntünün alışılmadık derecede uzun süre kalıcılığını yansıttığına inanıyor". Ve şunları eklediler: "Daha yeni kanıtlar, herhangi bir anının gerçekten fotoğrafik olup olmadığına dair soruları gündeme getiriyor (Rothen, Meier & Ward, 2012). Eidetikçilerin anıları açıkça dikkat çekicidir, ancak nadiren mükemmeldirler. Anıları genellikle küçük hatalar, orijinal görsel uyaranda bulunmayan bilgiler içerir. Bu nedenle, eidetik hafıza bile çoğu zaman yeniden yapılandırıcı görünmektedir".[12][22]

Bilimsel şüpheci yazar Brian Dunning, 2016 yılında hem eidetik hem de fotoğrafik bellek konusundaki literatürü gözden geçirdi ve "Sağlıklı yetişkinler arasında eidetik belleğin var olduğuna dair ikna edici kanıt eksikliği olmasının yanında fotoğrafik belleğin var olduğuna dair hiçbir kanıt yok" sonucuna vardı. Ancak bu araştırma makalelerinin çoğunda ortak bir tema var ve bu da sıradan bellek ile istisnai bellek arasındaki farkın bir derece farkı gibi görünmesi.''[23]

Eğitilmiş anımsatıcılar

Fotoğrafik veya eidetik hafıza oluşturmak için görsel hatırlama; anımsatıcılar, uzman yetenek veya diğer bilişsel stratejiler kullanılmadan devam etmelidir. Bu tür becerilere dayanan ve yanlışlıkla fotoğrafik belleğe atfedilen çeşitli vakalar bildirilmiştir.[24]

Eidetik belleğe atfedilen olağanüstü bellek yeteneklerinin bir örneği, Adriaan de Groot'un satranç büyükustalarının bir satranç tahtasındaki satranç taşlarının karmaşık pozisyonlarını ezberleme yeteneğine ilişkin klasik deneylerinin popüler yorumlarından gelir. Başlangıçta, bu uzmanların, eidetik beceri izlenimi veren şaşırtıcı miktarda bilgiyi, uzman olmayanlardan çok daha fazla hatırlayabildiği bulundu. Ancak, uzmanlara satranç taşlarının düzenlemeleri bir oyunda asla gerçekleşemeyecek şekilde sunulduğunda, hatırlamaları uzman olmayanlardan daha iyi değildi, bu durum doğuştan gelen eidetik bir yeteneğe sahip olmaktan ziyade belirli türdeki bilgileri organize etme yeteneği geliştirdiklerini düşündürtü.

Hipertimezi olarak bilinen bir duruma sahip olduğu belirlenen kişiler, kendi kişisel yaşamlarının çok karmaşık ayrıntılarını hatırlayabilirler, ancak bu yetenek, otobiyografik olmayan diğer bilgileri kapsamıyormuş gibi görünmüyor. [medical citation needed][25] Bu kişilerin yıllar önce kiminle birlikte oldukları, ne giydikleri, belirli bir tarihte nasıl hissettikleri gibi canlı hatıraları olabilir. Jill Price gibi incelenen hastalar, obsesif-kompulsif bozukluğu olanlara benzeyen beyin taramaları gösteriyor. Aslında, Price'ın olağandışı otobiyografik hafızası, zorunlu olarak günlük girişleri yapmanın bir yan ürünü olarak atfedilmiştir. Hipertimistik hastalarda ayrıca geçmişteki hoş olmayan anıları ve deneyimleri unutamamaktan kaynaklanan depresyon da olabilir.[26] Hipertimezinin herhangi bir eidetik yeteneği akla getirmesi yanlış bir kanıdır.

Her yıl Dünya Hafıza Şampiyonalarında dünyanın en iyi ezbercileri ödüller için yarışırlar. Dünyanın en rekabetçi ezbercilerinden hiç birinin fotoğrafik hafızası yoktur ve görsel veya fotoğrafik hafızası olduğu iddia edilen hiç kimse şampiyonluğu kazanmamıştır.[24]

Dikkate değer iddialar

Sıradışı hafızası "eidetik" olarak etiketlenmiş birkaç kişi vardır, ancak anımsatıcıları ve diğer eidetic olmayan hafıza geliştirme yöntemlerini kullanıp kullanmadıkları kesin olarak belirlenmemiştir.[] Üç yaşında gerçekçi resimler çizmeye başlayan ve otizmi olan ‘Naida’ yakından incelenmiştir. Çocukluğu boyunca, erken gelişmiş hafızasından faydalanarak tekrarlayan çizimler üretti; baktığı bir görüntünün üzerinde farklı perspektifler gösteren- çocukların en erken ergenliğe kadar elde edemedikleri bir kazanım- çizimler yaptı. Örneğin, üç yaşındayken bir hikâye kitabında at resmi gördükten sonra, atlara takıntılı hale geldi ve bir atın herhangi bir duruşta nasıl görünmesi gerektiği üzerine çok sayıda resim üretti. Diğer hayvanları, nesneleri ya da insan vücudunun kısımlarını doğru bir biçimde çizebilirdi fakat insan yüzlerini karmakarışık formlar olarak temsil etti.[27][28][29] Stephen Wiltshire[30][31][32] bir özneye bir kez bakıp daha sonra, genellikle seyirci önünde, baktığı şeyin doğru ve ayrıntılı çizimini üretebilse ve tek, kısa helikopter gezilerine[33][34] dayanarak tüm şehri hafızasından çizebilse de-New York şehrinin 305 mil karelik ve altı metrelik çizimi yirmi dakikalık bir helikopter yolculuğuna dayanır- diğerleri tam olarak test edilmemiştir. Daha az araştırılmış başka bir örnek, 1950'lerin Avusturyalı yerli sanatçısı Winnie Bamara'nın sanatıdır.[35] sanatıdır.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ a b The terms eidetic memory and photographic memory are often used interchangeably:
  2. ^ Eidetic image | psychology 2 Mayıs 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Encyclopædia Britannica online
  3. ^ a b c "Mental Imagery > Other Quasi-Perceptual Phenomena (Stanford Encyclopedia of Philosophy)". plato.stanford.edu. 9 Haziran 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Nisan 2016. 
  4. ^ a b c The Roving Mind: A Modern Approach to Cognitive Enhancement. ST Press. 2015. s. 117. ISBN 978-0692409053. 5 Şubat 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Mayıs 2016. 
  5. ^ a b c d "No one has a photographic memory". Slate Magazine. April 2006. 4 Ekim 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  6. ^ a b c Learning and Memory. Infobase Publishing. 2009. s. 52. ISBN 978-1438119571. 5 Şubat 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Mayıs 2016. 
  7. ^ a b "Does Photographic Memory Exist?". Scientific American. 2 Mart 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  8. ^ "Eidetic". American Heritage Dictionary, 4th ed. 2000. 17 Mart 2001 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Aralık 2007. 
  9. ^ Encyclopedia of Human Memory [3 volumes]. ABC-CLIO. 2013. s. 1099. ISBN 978-1440800269. 5 Şubat 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Mayıs 2016. 
  10. ^ Memory from a Broader Perspective (İngilizce). McGraw-Hill. 1994. s. 313. ISBN 9780070283879. 10 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Temmuz 2021. 
  11. ^ "The Truth About Photographic Memory". Psychology Today. Erişim tarihi: 30 Nisan 2016. 
  12. ^ a b Scott Lilienfeld, Steven Jay Lynn, Laura Namy, Nancy Woolf, Graham Jamieson, Anthony Marks, Virginia Slaughter (2014). Psychology: From Inquiry to Understanding. Pearson Higher Education. s. 353. ISBN 978-1486016402. 13 Eylül 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Mayıs 2016. 
  13. ^ "Behavioral and Brain Sciences – Abstract – Twenty years of haunting eidetic imagery: where's the ghost?". 29 Ocak 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  14. ^ Barber (22 Aralık 2010). "Remembering everything? Memory searchers suffer from amnesia!". Psychology Today. Sussex. Erişim tarihi: 10 Temmuz 2013. 
  15. ^ The Computer from Pascal to von Neumann. Princeton University Press. 1980. s. 167. ISBN 0-691-02367-0. 
  16. ^ Stromeyer, C. F. (1970). "The detailed texture of eidetic images". Nature. 225 (5230): 346-49. doi:10.1038/225346a0. PMID 5411116. 
  17. ^ Thomas, N.J.T. (2010). Other Quasi-Perceptual Phenomena. 9 Haziran 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. In The Stanford Encyclopedia of Philosophy. 27 Aralık 1996 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  18. ^ Blakemore, C., Braddick, O., & Gregory, R.L. (1970). Detailed Texture of Eidetic Images: A Discussion. Nature, 226, 1267–1268.
  19. ^ "Kaavya Syndrome: The accused Harvard plagiarist doesn't have a photographic memory. No one does". Slate. 27 Nisan 2006. 4 Ekim 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Aralık 2012. 
  20. ^ Stromeyer III (1970). "Adult Eidetiker" (PDF). Psychology Today: 76-80. 5 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 10 Temmuz 2021. 
  21. ^ Society of Mind. Simon & Schuster. 1998. s. 153. ISBN 978-0-671-65713-0. 15 Ekim 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Temmuz 2021. ...we often hear about people with 'photographic memories' that enable them to quickly memorise all the fine details of a complicated picture or a page of text in a few seconds. So far as I can tell, all of these tales are unfounded myths, and only professional magicians or charlatans can produce such demonstrations. 
  22. ^ Note: Reconstructive memory is a theory of memory recall.
  23. ^ Şablon:Skeptoid
  24. ^ a b Joshua Foer - Moonwalking with Einstein: The Art and Science of Remembering Everything, 2011
  25. ^ "People with Extraordinary Autobiographical Memory". Psychology Today. 
  26. ^ "When Memories Never Fade, The Past Can Poison The Present". NPR.org. 27 Aralık 2013. 28 Aralık 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  27. ^ Nadia : a case of extraordinary drawing ability in an autistic child, Academic Press, 1977, ISBN 978-0-12-635750-9 
  28. ^ New Scientist, 1 Dec 1977, Vol. 76, No. 1080 p.577 ISSN 0262-4079
  29. ^ Nadia Revisited : A Longitudinal Study of an Autistic Savant, Taylor and Francis, 2012, ISBN 978-0-203-82576-1 
  30. ^ Daniel A. Weiskopf (2017) An ideal disorder? Autism as a psychiatric kind, Philosophical Explorations, 20:2, 175-190, DOI:10.1080/13869795.2017.1312500
  31. ^ Rebecca Chamberlain, I. C. McManus, Howard Riley, Qona Rankin & Nicola Brunswick (2013) Local processing enhancements associated with superior observational drawing are due to enhanced perceptual functioning, not weak central coherence, The Quarterly Journal of Experimental Psychology, 66:7, 1448-1466, DOI:10.1080/17470218.2012.750678
  32. ^ Gillian J. Furniss (2008) Celebrating the Artmaking of Children with Autism, Art Education, 61:5, 8-12, DOI:10.1080/00043125.2008.11518990
  33. ^ "Unlocking the brain's potential". BBC News. 10 Mart 2001. 21 Aralık 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Kasım 2007. 
  34. ^ "Like a Skyline Is Etched in His Head". The New York Times. 27 Ekim 2009. 31 Ocak 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Şubat 2013. 
  35. ^ K. V. Parish, 'The remarkable art of Winnie Bamara', The Sunday Mail, February 14, 1959, p.7

İlgili Araştırma Makaleleri

Bellek ya da hafıza, yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücüdür.

Kısa süreli bellek, kısa bir süre için aktif, hazır bir durumda az miktarda bilgiyi işlemeden akılda tutma yetisidir. Örneğin, kısa süreli bellek, kısa bir süre önce söylenen bir telefon numarasını hatırlamak için kullanılabilir. Kısa süreli hafızanın süresinin saniyeler düzeyinde olduğuna inanılmaktadır. En çok bahsedilen kapasite, Miller'ın kendisinin figürün "bir şakadan biraz daha fazlası" olarak tasarlandığını belirtmesine rağmen, Büyülü Sayı Yedi, Artı veya Eksi İki' dir ve Cowan'ın (2001) daha gerçekçi bir figürün 4 ± 1 birim olduğuna dair kanıt sağlamıştır. Buna karşılık, uzun süreli bellek bilgileri süresiz olarak tutabilir.

Uzun süreli bellek ya da Uzun dönemli hafıza, iki depolama hafıza modeli teorisinin bir parçası olarak, öğeler arasındaki ilişkilerin depolandığı bellektir. Teoriye göre uzun süreli bellek, kısa süreli bellekten farklı işlevlere sahiptir. Bu da kısa süreli belleğin 20 ila 30 saniye içerisindeki bilgileri çağırmasından farklı olarak, depolanmış bilgileri uzun sürelerde tekrar, tekrar çağırabilmesidir. Bu iki bellek arasında bir fark görünmüyor gibi olsa da, her ikisi bilgiyi farklı yer ve alanlarda depolamaları bağlamında modelleri farklıdır.

<span class="mw-page-title-main">Temporal lob</span> İnsanların beyninde bulunan dört lobdan biri

Temporal lob, memelilerin beynindeki serebral korteksin dört ana lobundan biridir. Temporal lob, memeli beyninin her iki serebral hemisferindeki lateral fissürün altındadır.

<span class="mw-page-title-main">Görsel bellek</span>

Görsel bellek görüntü bilgisinin bellek süreçlerinden geçirilerek nöral temsillerinin zihinsel olarak hatırlanmasıdır. Zihin gözü olarak da ifade edilmektedir. Görsel hafıza görsel tecrübelerimizle ilgili duyularımızın bazı özelliklerini koruyan bir hafıza şeklidir. Bu sayede nesnelerin, yerlerin, hayvanların ya da insanların görsel bilgileri zihinsel bir görüntü olarak bellekte saklanır. Bu bellek türü insan belleğini oluşturmak için bir araya gelmiş birbirine bağlı bilişsel sistemlerden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Unutma eğrisi</span>

Unutma eğrisi bellekte tutmanın zamanla azalması varsayımıdır. Bu eğri bilginin tutulmasına yönelik girişim yoksa nasıl yok olacağını gösterir. Hafızanın gücü bununla ilgili bir kavramdır ve belleğin beyindeki sağlamlığı ifade eder. Daha güçlü hafıza, bir kişinin daha uzun süre hatırlaması demektir. Unutma eğrisinin tipik grafiği insanların öğrenilen malzemeyi tekrar etmezlerse yeni öğrendikleri bilgileri günler içinde nasıl yarıya indirdiklerini anlatır. Unutma eğrisi yedi çeşit bellek kaybından birisi olan geçiciliği doğrular. Bu da unutmanın zaman geçtikçe gerçekleşmesidir.

Hafıza güçlendirme ilk ediniminden sonra bazı bilgilerin hafızaya yerleşmesi için sürdürülen sürecin bütünüdür. Hafıza izi, bir şeyin ezberlenmesi sonucu sinir sisteminde meydana gelen değişikliktir. Hafızanın sağlamlaşması iki özel sürece ayrılır. Geç faz uzun vadeli güçlenmeye karşılık geldiği düşünülen ilk sinaptik güçlendirme, öğrenmeden sonraki ilk birkaç saatte sinaptik bağlantılarda ve sinir devrelerinde küçük ölçekte olur.

Baddeley'in Çalışma Belleği Modeli, Alan Baddeley ve Graham Hitch tarafından 1974'te ileri sürülen, daha kesin bir birincil bellek modeli sunmak amacıyla önerilen bir insan belleği modelidir. Çalışma belleği, birincil belleği tek bir birleşik yapı olarak düşünmek yerine birden çok bileşene böler.

Psikolojide konfabulasyon, kişinin kendisi ya da dünya hakkında uydurma, çarpık veya yanlış yorumlanmış anılar üretmesi olarak tanımlanan bir bellek hatasıdır. Konfabulasyon sergileyen insanlar, “ince değişikliklerden tuhaf uydurmalara” kadar, geniş bir ölçekte çeşitlenen yanlış anılar sunarlar ve çelişkili olduklarına ilişkin kanıtlara rağmen genellikle hatırladıkları anılardan çok emindirler.

Epizodik bellek, açıkça belirtilebilen veya bir araya getirilebilen günlük olayların hafızasıdır. Belirli zamanlarda ve yerlerde meydana gelen geçmiş kişisel deneyimlerin toplanmasıdır; örneğin, kişinin 7. doğum günündeki parti gibi. Semantik bellek ile birlikte, uzun süreli hafızanın iki ana bölümünden biri olan açık belleği oluşturur(diğeri örtük bellek).

Flaş bellek, duygusal olarak uyarıcı bir anın veya olayların detaylandırılmış ve son derece can alıcı parçalarının 'enstantene' resmidir. Flaş bellek terimi şaşkınlık uyandıran, gelişigüzel aydınlanmalar, detay, görüntünün özü gibi kelimeleri akla getirir. Bununla beraber flaş bellekler bir parça gelişigüzel ve tamamlanmışlıktan da uzaktır. İnsanlar genellikle hatıralarından bir hayli emin de olsalar, araştırmalar bu hatıraların birçok detayının unutulduğunu göstermektedir.

Gruplama, bilişsel psikolojide bir bilgi kümesinin bireysel parçalarının ayrıldığı ve daha sonra anlamlı bir bütün halinde gruplandırıldığı bir süreçtir. Bilgilerin gruplandırıldığı grupların amacı malzemenin kısa süreli tutulmasını geliştirmek ve böylece çalışma belleğinin sınırlı kapasitesini atlamaktır. Bir grup, birlikte gruplandırılmış ve bir kişinin hafızasında saklanan temel tanıdık birimler topluluğudur. Bu gruplar tutarlı aşinalıklarından dolayı da kolay geri getirebilir. Bireylerin, grup içindeki öğelerin daha üst düzey bilişsel temsillerini yarattığına inanılmaktadır. Öğeler, tek tek öğelere kıyasla bir grup olarak daha kolay hatırlanır.Bu gruplar son derece öznel olabilir; çünkü bireylerin bilgi kümeleriyle bağlanabilen algılarına ve geçmiş deneyimlerine dayanırlar.Parçaların boyutu genellikle iki ila altı öğe arasında değişir ancak genellikle dil ve kültüre göre farklılık gösterebilir.

Geçmişe dönüş ya da istemsiz tekrar eden bellek, bireylerin eski deneyimleri ya da eski deneyimlerin ögelerini ani ve genellikle güçlü bir şekilde yeniden deneyimlediği psikolojik fenomendir. Bu deneyimler sevindirici, üzgün, heyecan verici veya herhangi başka bir duygu olabilir. Geçmişe dönüş terimi, özellikle, anı istemsiz hatırlandığında ve/veya bu anı insanın tekrar yaşayabileceği kadar yoğun olduğunda, bunun gerçek zamanda yaşanmadığını, sadece bir anı olduğunu fark edemeyeceği durumlarda kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Hafıza ve yaşlanma</span>

Bazen "normal yaşlanma" olarak tanımlanan yaşa bağlı hafıza kaybı, Alzheimer hastalığı gibi demans türleriyle ilişkili hafıza kaybından niteliksel olarak farklıdır ve farklı bir beyin mekanizmasına sahip olduğuna inanılır.

İkonik hafıza, görsel alanla ilgili görsel duyusal bellek kaydı ve hızla bozulan görsel bilgi deposudur. Görsel kısa süreli bellek (VSTM) ve uzun süreli bellek (LTM) içeren görsel bellek sisteminin bir bileşenidir. İkonik bellek, çok kısa, kategori öncesi, yüksek kapasiteli bellek deposu olarak tanımlanır. Çok kısa bir süre için tüm görsel algımızın tutarlı bir temsilini sağlayarak görsel kısa süreli belleğe katkıda bulunur. İkonik hafıza, sakkadlar sırasında değişim körlüğü ve deneyimin sürekliliği gibi fenomenleri açıklamaya yardımcı olur. İkonik hafıza artık tek bir varlık olarak düşünülmemekte bunun yerine en az iki ayırt edici bileşenden oluşmaktadır. Sperling'in kısmi rapor paradigmasının yanı sıra modern teknikleri içeren klasik deneyler bu duysal hafıza deposunun doğası hakkında fikir vermeye devam etmektedir.

Otobiyografik hafıza, epizodik ve anlamsal hafızanın bir kombinasyonuna dayanan, bireyin hayatından hatırlanan bölümlerden oluşan bir bellek sistemidir. Bu nedenle bir tür açık bellek olarak kabul edilir.

Hasta KC olarak da bilinen Kent Cochrane, 25 yıl boyunca 20'den fazla nöropsikoloji makalesinde vaka çalışması olarak kullanılan geniş çapta incelenmiş hafıza bozukluğuna sahip Kanadalı bir hastaydı. 1981 yılında Cochrane, kendisini ciddi anterograd amnezi ve ayrıca geçici olarak dereceli retrograd amnezi ile bırakan bir motosiklet kazası geçirdi. Diğer amnezik hastalar gibi, Cochrane'in anlamsal hafızası sağlamdı, ancak tüm geçmişine ilişkin epizodik hafızadan yoksundu. Bir vaka çalışması olarak, Cochrane, bireysel bir hafızanın beyindeki tek bir yere lokalize olduğunu belirten amnezi ile ilgili tek hafıza tek lokus hipotezinin çökmesiyle ilişkilendirilmiştir.

Öz-referans etkisi, insanların kendilerinin olayın içinde yer alıp almadıklarına bağlı olarak bilgiyi farklı şekilde kodlama eğilimidir. İnsanlardan kendileriyle ilgili olan bilgileri hatırlamaları istendiğinde, hatırlama ihtimalleri daha yüksektir.

Çoklu Mağaza veya Modal Model olarak da bilinen Atkinson-Shiffrin Modeli, 1968 yılında psikolog Richard Atkinson ve Richard Shiffrin tarafından önerilen bir bellek modelidir. Modele göre insan hafızasının üç ayrı bileşeni vardır:

  1. Duyusal Kayıt adı verilen duyusal bilgilerin belleğe girdiği bileşen
  2. Hem duyusal kayıttan hem de uzun vadeli bellekten girdi alan ve tutan Kısa Süreli Depo
  3. Kısa süreli depoda tekrarlayarak, prova yaparak hatırlanan, bilgilerin süresiz olarak tutulduğu Uzun Süreli Depo

Hafızanın Yedi Günahı: Zihin Nasıl Unutur ve Hatırlar Harvard Üniversitesi Psikoloji Bölümü eski başkanı ve önde gelen bir hafıza araştırmacısı olan Daniel Schacter'ın kitabıdır.