
Girit, Yunanistan'ın en büyük, Akdeniz'in beşinci büyük adasıdır. Ege Denizi'nin güneyinde yer alır.

Tunç Çağı veya Bronz Çağı, bölgeden bölgeye fark etmekle birlikte yaklaşık olarak MÖ 3300'den MÖ 1200'e kadar süren, bronz kullanımı, bazı bölgelerde yazı'nın varlığı ve diğer erken kentsel uygarlığın özellikleriyle tanımlanan tarihi bir dönemdir.

Ege Denizi veya Türkçe diğer adı ile Adalar Denizi, Balkan ve Anadolu Yarımadaları arasında, Akdeniz'e bağlı bir denizdir. Marmara Denizi ve Karadeniz'den Çanakkale ve İstanbul Boğazları ile ayrılan bu denizin kuzey sınırları karalarla çizilmiş olmakla birlikte, güney sınırlarını Yunanistan'a bağlı adalar olan Rodos ve Girit çizer. Ege Denizi'nin tüm kıyıları Türkiye ve Yunanistan ile çevrilidir. Karadeniz üzerinden taşınan petrol ürünlerinin dünya pazarına ulaşmasında başlıca yoldur.

Antik Çağ, antik tarih ya da İlk Çağ, insanlık tarihinin başlangıcından erken dönem Orta Çağ'a kadar uzanan zaman dilimindeki belirgin kültürel ve siyasi olayları konu alır. Her ne kadar bitiş tarihi olan erken Orta Çağ büyük oranda göreceli olsa da, çoğu Batılı akademisyenler Batı Roma İmparatorluğu'nun 476'daki çöküşünü antik Avrupa tarihinin sonu olarak tanımlarlar. Antik tarih için kullanılan bir başka terim de antikitedir (antiquity). Yine de bu terim (antikite) daha çok Antik Yunan ve Antik Roma uygarlıklarını özel olarak tanımlamakta kullanılmaktadır.
Çağ, başlangıcı ve sonu belli olan, tarihte ayrı bir özelliğe sahip zaman bölümüdür.

Miken uygarlığı, MÖ yaklaşık 1600-1100 yılları arasında Antik Yunanistan'da Tunç Çağı'nın son evresinde hüküm sürmüş olan uygarlıktır. Saray devletleri, şehir örgütlenmesi, yazı sistemi ve sanat eserleriyle Yunanistan'daki ilk gelişmiş uygarlıktır. Dönem özelliklerinin en belirgin gözlemlendiği Miken sitesi uygarlığa adını vermiştir. Bazı araştırmacılar, Miken Yunanistan'ını Hitit metinlerinde adı geçen Ahhiyava Ülkesi ve Homeros'un bahsettiği Akaları ile bir kabul etmekte olsalar da bu görüş tartışmalıdır.

Knossos Minos Uygarlığı'na başkentlik yapmış antik şehirdir. Girit'in kuzeyinde, Kandiye şehri yakınlarındadır. Knossos Sarayı, antik kentin en önemli yapısıdır. Antik kazı alanından çıkan objelerin birçoğu Kandiye Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir. Çıkan objelerden en ünlüsü tüm Girit ile özdeşleştirilen yılanlı ana tanrıça figürüdür. Knossos Sarayı'nı ortaya çıkaran arkeolog Arthur Evans, sarayın sanatı ve mimarisi hakkında değerli bilgilerin günyüzüne çıkarılmasında büyük rol oynamıştır. Burada sarayın temellerinde neolitik çağa kadar giden yerleşim tabakaları bulunmaktadır. Ancak Knossos'taki sarayın ilk olarak milattan önce 1900 yılı civarında inşa edilmeye başlandığı bilinmektedir. Knossos Sarayı çok sayıda avlu ve odalardan oluştuğu için labirenti andırmaktaydı. Bu nedenle Theseus ve Minotor canavarı efsanesine konu olmuştur.

Kiklad uygarlığı, Ege Denizi içinde kalan, bugün Tavşan Adaları olarak adlandırılan, adalarda yaşayanların M.Ö. 3000 - M.Ö. 2000 yılları arasında, Erken Tunç Çağı'nda kurdukları medeniyet.

Kiklad Adaları ya da Kiklatlar, Yunanistan'da Güney Ege coğrafi bölgesine dahil bir ildir. Kiklad adını Yunanca κυκλάς ("etrafında") sözcüğünden alır. Çünkü bu adalar antik Yunan'ın kutsal adası Delosun etrafında, onu çevrelemektedir.

Yunan Karanlık Çağı Yunan tarihinde, Dor istilaları sonucu giderek gücünü yitirerek MÖ 11. yüzyılda yıkıldığı varsayılan Miken Uygarlığı ile MÖ 9. ve 8. yüzyıllarda ilk Yunan şehir devletlerinin görülmeye başlandığı ve Homeros tarafından Yunan dilinde ilk yazılı eserlerin verildiği çağ arasında geçen dönemdir. Bazı yayınlarda Ege Karanlık Çağı olarak da geçmektedir.

Minos medeniyeti, Tunç Çağı'nda Yunanistan'a bağlı olan, Ege Denizi içindeki Girit Adası'nda, MÖ yaklaşık 3.500'lerde doğmuş bir uygarlıktır. Girit uygarlığı, MÖ 2700 ile MÖ 1450 yılları arasında en parlak dönemlerini yaşadı ve yavaş yavaş eski gücünü yitirmesinin ardından Girit üzerinde Miken kültürü baskınlaşmaya başladı.

Bronz Çağı Çöküşü Güneybatı Asya’da ve Doğu Akdeniz’de, Bronz Çağı sonları, Demir Çağı başlarında yaşanan hızlı, yıkıcı ve kültürel dağılmalara, çözülmelere yol açan bir dizi toplumsal çöküştür. Doğu Akdeniz’deki Bronz Çağının yüzyıllar içinde oluşan tüm kurumları yerle bir olmuştur, şehir hayatı çok büyük ölçüde gerilemiştir, geriye yalıtılmış köy toplumları kalmıştır. Miken Yunanistanı’nda saray ekonomileri çökmüştür. Yıkımların ardından Kıta Yunanistan’ı, Ege Adaları ve Anadolu 400 yıl sürecek bir karanlık çağa girecektir. Bu dönemden günümüze Mısır kaynakları hariç hiçbir yazılı belge kalmamıştır. Akdeniz’in tüm doğu yarısında, Antik Mısır hariç, neredeyse tüm büyük ve orta ölçekli kentler, çoğunlukla yağmalanıp ateşe verilmiş, diğerleri bu akıbete uğramamak için boşaltılmıştır. Bronz Çağı boyunca gelişip serpilen tüm krallıklar, yine Mısır hariç yıkılmış ve bir daha varlık gösterememiştir.
Küllüoba Höyüğü, Eskişehir İl merkezinin 35 km. güneydoğusunda, Seyitgazi İlçesi'nin 15 km. kuzeydoğusunda, Yenikent Köyü'nün 1.300 metre güneyindedir. Tepe, 300 x 150 metre ölçülerinde, 10 metre yükseklikte bir tepedir. Frigya dağlık bölgesinin kuzeyinde, yukarı Sakarya ovalarının batısında yer almaktadır. Ankara, Konya ve Afyon civarından gelen tüm doğal ulaşım hatları Küllüoba'nın bulunduğu bölgede birleşmektedir ve buradan batıya, Eskişehir, İznik, İnegöl ovalarına uzanır. Bu batıya giden yollar, Kuzey Ege, Güney Marmara, dolayısıyla Balkanlar'a devam eder.

Tarih öncesi dönemde Balkanlar 44.000 yıl önce ilk kez Üst Paleolitik dönemde Homo sapiens’lerin bölgede ortaya çıkmasıyla başlar. Tarihöncesi dönemin sonu ise ilk kez yazılı metinlerin Antik Yunan’da ortaya çıktığı MÖ 8. yüzyıl olduğu kabul edilir. Bölgedeki prehistorik süreç Üst Paleolitik, Holosen, Orta Taş Çağı, Neolitik Devrim, Proto Hint-Avrupalılar, Tarihöncesi periyotları olarak adlandırılan alt dönemlerden oluşur ancak bu dönemler arasındaki geçiş görecelidir. Örneğin bazı yorumlara göre prehistorik dönem Bronz Çağı Antik Yunan dönemindeki Girit Uygarlığı, Miken Uygarlığı, Trak Uygarlığı, Limni Uygarlığı ve Veneti Uygarlığı’nı kapsarken, bazılarına göre kapsamamaktadır. Başka bir yoruma göre Balkan bölgesinde Tarihöncesi dönemin en son aşaması olan Tarihöncesi dönem Homeros ile başlamıştır. Her halükarda Prehistorik dönem 5. yüzyılda Herodot’tan önce sona erdiği kabul edilmektedir.

Girit Emirliği, 820'lerin sonlarından 961 yılında Bizanslıların geri almasına kadar devam etmiş Akdeniz adası Girit'te kurulu Müslüman devleti. Abbasiler'in egemenliğini tanımasına ve Mısır Tolunoğulları ile yakın bağları olmasına rağmen de facto bağımsız bir devletti.

Tirins, Nafplion'nun birkaç kilometre kuzeyindeki Mora Yarımadası'nın içindeki Argolis'te bulunan bir Miken arkeolojik alanıdır.

Salyagos, Yunanistan'da Kiklad Adaları'nın parçası olan bir adadır. Ada, Berre ve Andiberre adalarının arasında yer almaktadır. İdari olarak Güney Ege bölgesine bağlı Andiberre belediyesi sınırları içerisindedir.

Ege Denizi levhası, doğu Akdeniz'de Yunanistan'ın güneyinde ve Türkiye'nin uzak batısında bulunan küçük bir tektonik levhadır. Güney kenarı, Girit'in güneyinde, Afrika levhasının Ege Denizi levhasının altına doğru hareket ettiği bir yitim zonu bölgesidir. Kuzeyde, Korint Körfezi'nin oluşumundan sorumlu farklı bir sınır olan Avrasya levhası bulunmaktadır.

Protogeometrik stil, Yunan Karanlık Çağları'nın ilk döneminde yaklaşık MÖ 1050 ila 900 yılları arasında üretilen Atina öncülüğündeki Antik Yunan çömlekçiliği stilidir.

Helenik yitim zonu (HYZ), Afrika Levhası ile Ege Denizi Levhası arasındaki Afrika'nın okyanusal kabuğunun Ege Denizi Levhası'nın altına doğru kuzey-kuzeydoğu yönünde battığı bir yakınlaşan levha sınırıdır. Bölgenin en güney kısımda bulunan en sığ bölüm Akdeniz Sırtını oluşturan deforme olmuş kalın tortul kayaçlar altında gizlenmiştir. Helen yayının volkanik olmayan kısmının kuzeyinde belirgin bir şekilde artan, güney kısmının nispeten sığ eğimini gösteren, iyi tanımlanmış bir Wadati-Benioff depresellik bölgesine sahiptir. Aşağı doğru inen levha, 410 km derinlikteki manto geçiş bölgesinin tepesine kadar sismik tomografi kullanılarak görüntülenmiştir.