İçeriğe atla

Efektif alan teorisi

Fizikte efektif alan teorisi; istatistiksel mekanik model teorisi ya da kuantum alan kuramı gibi, altta yatan fiziksel kurama (ya da efektif teoriye) bir yaklaşma/yaklaştırma modeli. Efektif alan teorisinde, seçilen bir enerji ya da uzunluk ölçeğinde meydana gelen fiziksel olayları açıklamak için; kısa mesafelerde serbestlik derecelerini ve altyapıyı (ya da yüksek enerjilerde denkliği) göz ardı ederek, serbestlik derecelerinin uygunluğunu içermektedir.

Daha büyük uzunluk ölçeklerinde, umut vadeden bir şekilde basitleştirilmiş bir model elde etmek için; daha kısa uzunluk ölçeklerinde, sezgiye dayalı bir şekilde, altta yatan kuramın gidişatına göre ortalama alınır.

Efektif alan teorinin altta yatan dinamiklerin uzunluk ölçeği ve ilginin uzunluk ölçeği arasında büyük bir fark olduğunda genellikle en iyi şekilde sonuç verir.

Efektif alan teorisinin; parçacık fiziği, istatistiksel mekanikler, yoğun madde fiziği, genel görelilik kuramı ve akışkanlar dinamiği alanlarında kullanımı bulundu. Böylelikle, hesaplamaların kolaylaştırılmış ve radyasyon etkilerinin azaltılmasına olanak sağlanmıştır.

Renormalizasyon grubu

Şimdilerde, efektif alan teorisi, serbestlik kısa mesafelerinin dereceleri sistematik yapılan renormalizasyon grubunu (RG) dışa entegre etme süreci bağlamında tartışılıyor. Bu yöntem efektif alan teorisi'nin gerçek dizilişine olanak sağlayacak kadar yeterli olmasa da,onların kullanılışlığının kabaca yaklaşımı RG analizi yoluyla netleşiyor. Bu yöntem; simetrilerin analizi yoluyla, efektif alan teorisinin yapısının ana tekniğine de olanak sağlıyor.

Mikroskobik teoride kütle ölçeği sadece M olursa, efektif alan teorisi 1/M açılımı gibi düşünülebilir. Eksiksiz bir efektif alan teorisinin yapısı 1/M 'nin etkili olduğu birkaç alan da,her bir 1/M açılımında serbest parametrelerin yeni bir dizilimini gerektirir. Bu teknik; dağılma ya da k ivme ölçeğinin en fazla k/m≪1 olduğu diğer durumlarda kullanışlıdır.

Efektif alan teorisi küçük uzunluk ölçeklerinde geçerli olmadıkları için, renormalize olmalarına gerek yoktur.

Aslında, efektif alan teorisi için her bir 1/M diziliminde, parametrelerin sayısının sürekli genişlemesi, sadece iki parametrenin renormalizasyonunu gerektiren quantum elektrodinamiklerdeki gibi aynı mantıkla genellikle renormalize olmadıkları anlamına gelmektedir.

Efektif alan teorisi örnekleri

Beta Bozunmanın Fermi Teorisi

Efektif alan teorisinin en bilinen örneği beta bozunmanın fermi teorisidir. Bu teori, sadece hadronlar ve leptonların zayıf parçalanmaya maruz kaldığının bilindiği dönem de, çekirdeklerin zayıf parçalanmaları ile ilgili ilk çalışmalar süresince geliştirildi. İncelenen tipik reaksiyonlar vardı. Reaksiyonlarda dört fermiyon arasındaki dakik etkileşimleri içeren bu teori öne sürüldü. Bu teori müthiş bir fenomolojik başarıydı ve sonunda parçacık fiziğinin standart modelinin bir parçasını oluşturan elektrozayıf etkileşimlerin Gauge teorisinden kaynaklandığı anlaşıldı.

Bu daha temel teoride,etkileşimlere W± çeşitli bir değişkenlere sahip olan [[Ayar bozonu|Gauge boson}} aracılık etti. Fermi teorisi, geniş bir yankı uyandırdı. Çünkü, ilk denemeler enerji ölçeğinde 10MeV'den daha az yapılmasına rağmen W parçacığının kütlesi yaklaşık 80 GeV'di. Büyüklüğün dizilimi üç üzerinde alınarak yapıldığında,böyle bir enerji ayrımına henüz başka bir durumda rastlanmadı.

BCS Süperiletkenliğin Teorisi

Bir diğer ünlü örnek BCS süperiletkenliğin teorisidir. Burada altta yatan teori, fononlar denilen kafes titreşimleri ile metal etkileşimlerdeki elektronlardır. Bu fononlar, Cooper çifti oluşturmak için ortaya çıkan,bazı elektronlar arasında çekici etkileşime neden olurlar. Bu çiftlerin uzunluk ölçeği, fononların dalga boyundan daha büyüktür. Yani, bir noktada iki elektronun etkin bir etkileşimine olanak sağlama ve bir teori oluşturma da fononların dinamiklerini göz ardı etmeye olanak sağlar.

Bu teori süperiletkenlik deneylerinin sonuçlarınının tahmininde ve tanımlanmasında kayda değer bir başarı elde etti.

Yerçekimindeki efektif alan teorisi

Genel görelilik kurmanında, kendisinin kuantum kütleçekiminin, sicim kuramı gibi eksiksiz bir düşük enerjili efektif alan teorisi olması bekleniyor. Genişleme ölçeği Planck kütlesidir. Efektif alan teorisi, özellikle genişliği veya boyu sonlu olan nesnelerde yerçekimsel dalgaların izini hesaplamak için, genel görelilik kuramında karşılaşılan sorunları zaltmak için kullanılmıştır. Genel görelilikte (GG) en yaygın efektif alan teorisi (EAT) post-Newtonian genişlemeye benzeyen "Genel göreceli olmayan görecelik kuramı (özel görecelik kuramı) (NRGR)'dir. Bir diğer yaygın GG EAT ise Ekstrem kütle oranı(EMR)dır .

Diğer örnekler

Efektif alan teorisi, günümüzde birçok durum için bahsediliyor.

  • Nükleer fiziğin önemli bir dalı olan kuantum hadrodinamik, kuantum kromodinamiği'in altın da yatan teoriden türetilebilir olması gereken, hadronların etkileşiminin bir alan teorisi kabul edildiği bir teoridir. Uzunluk ölçeğinde küçük ayrımlar bulunması nedeniyle, bu efektif alan teorisi bura da biraz sınıflandırıcı bir güce sahip. Ama fakat yine de Fermi teorisi'nin olağanüstü başarısı kadar etkili değil.
  • Parçaçık fiziğin de, kiral karışıklık teorisi denilen QCD efektif alan teorisi daha başarılı olmuştur.Bu teori,spontan kiral simetri kırılmasının ‘Altıntaşı’ bozonlar da, pionlar ya da kaonlarla hadronların etkileşimini ele alıyor. Genişleme parametresi pion enerji/momentum'dur.
  • Bir ağır kuark içeren hadronlar için (bottom ya da charm gibi), ağır-kuark efektif teori (HQET) denilen, kuark kütlenin gücünü genişleten bir efektif alan teorisi kullanışlı bulunmuştur.
  • İki ağır kuark içeren hadronlar için,göreceli olmayan QCD (NRQCD) denilen özellikle kafes QCD ile beraber kullanıldığın da, ağır kuarkların göreceli hızının gücünü genişletmede kullanışlı bulunmuştur.
  • Işık enerjik (collinear) parçacıklarıyla hadron reaksiyonlarında,serbestlik derecesi düşük enerjili (soft) reaksiyonlar, yumuşak-kolineer efektif teorisi (SCET) ile tanımlanmıştır.

Madde fiziğinin büyük bir kısmı,maddenin belirli bir özelliği için efektif alan teorisi yazmabilmeyi içeren çalışmalardan oluşmaktadır. Hidrodinamikler de efektif alan teoriler kullanılarak ele alınabilir.[1]

Ayrıca bakınız

  • Form factor (quantum field theory)
  • Renormalization group
  • Kuantum alan kuramı
  • Quantum triviality

Kaynakça

  1. ^ "Radiation reaction at the level of the action" by Ofek Birnholtz, Shahar Hadar, and Barak Kol

Dış bağantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

Fizik, maddeyi, maddenin uzay-zaman içinde hareketini, enerji ve kuvvetleri inceleyen doğa bilimi. Fizik, Temel Bilimler'den biridir. Temel amacı evrenin işleyişini araştırmaktır. Fizik en eski bilim dallarından biridir. 16. yüzyıldan bu yana kendi sınırlarını çizmiş modern bir bilim olmasına karşın, Bilimsel Devrim'den önce iki bin sene boyunca felsefe, kimya, matematik ve biyolojinin belirli alt dalları ile eş anlamlı olarak kullanılmıştır. Buna karşın, matematiksel fizik ve kuantum kimyası gibi alanlardan dolayı fiziğin sınırlarını net olarak belirlemek güçtür.

Temel etkileşimler veya Temel kuvvetler, fiziksel sistemlerde daha temel etkileşimlere indirgenemeyen etkileşimlerdir. Bilinen dört temel etkileşim vardır. Bunlar uzun mesafelerde etkileri olabilen kütleçekimsel, elektromanyetik etkileşimler ve atomaltı mesafelerde etkili olan güçlü nükleer ve zayıf nükleer etkileşimlerdir. Her biri bir alan dinamiği olarak anlaşılmalıdır. Bu dört etkileşim de matematiksel açıdan bir alan olarak modellenebilir. Kütleçekim, Einstein'ın genel görelilik kuramı tarafından tanımlanan uzay-zamanın eğriliğe atfedilirken diğer üçü ayrı kuantum alanlar olarak nitelendirilir ve etkileşimlerine Parçacık fiziğinin Standart Modeli tarafından tanımlanan temel parçacıklar aracılık eder.

<span class="mw-page-title-main">Parçacık fiziği</span>

Parçacık fiziği, maddeyi ve ışınımı oluşturan parçacıkların doğasını araştıran bir fizik dalıdır. Parçacık kelimesi birçok küçük nesneyi andırsa da, parçacık fiziği genellikle gözlemlenebilen, indirgenemez en küçük parçacıkları ve onların davranışlarını anlamak için gerekli temel etkileşimleri araştırır. Şu anki anlayışımıza göre bu temel parçacıklar, onların etkileşimlerini de açıklayan kuantum alanlarının uyarımlarıdırlar. Günümüzde, bu temel parçacıkları ve alanları dinamikleriyle birlikte açıklayan en etkin teori Standart Model olarak adlandırılmaktadır. Bu yüzden günümüz parçacık fiziği genellikle Standart Modeli ve onun olası uzantılarını inceler.

<span class="mw-page-title-main">Kuark</span> Temel parçacık türü

Kuark, bir tür temel parçacık ve maddenin temel bileşenlerinden biridir. Kuarklar, bir araya gelerek hadronlar olarak bilinen bileşik parçacıkları oluşturur. Bunların en kararlıları, atom çekirdeğinin bileşenleri proton ve nötrondur. Renk hapsi olarak bilinen olgudan ötürü kuarklar asla yalnız bir şekilde bulunmaz, yalnızca baryonlar ve mezonlar gibi hadronlar dahilinde bulunabilir. Bu sebeple kuarklar hakkında bilinenlerin çoğu hadronların gözlenmesi sonucunda elde edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Güçlü etkileşim</span> atom çekirdeği içindeki kuvvet bağlayıcı parçacıklar

Güçlü etkileşim, kuarklar ve gluonlar arasındaki etkileşimdir ve kuantum renk dinamiği kuramı ile betimlenir. Güçlü etkileşim, gluonlar tarafından taşınan ve kuarklar ile antikuarklara, ayrıca gluonların kendilerine etki eden kuvvettir. Gluon, Latince kökenli bir kelime olup, İngilizcedeki Glue kelimesinin köküdür ve yapışkan madde anlamını karşılamaktadır.

Parçacık fiziğinde bir hadron, güçlü etkileşim tarafından bir arada tutulan taneciklerden oluşan bir bileşik parçacıktır.

<span class="mw-page-title-main">Teorik fizik</span> fizik biliminin bir branşı

Teorik fizik, fiziğin matematiksel modellemeler ve fiziksel nesnelerin soyutlandırılmaları çalışmaları ve doğa olaylarını açıklayan, gerçekselleştiren ve tahmin yürüten fizik dalıdır. Bu deneysel fiziğin zıttıdır ki deneysel fizik araçlarla bu olayları soruşturur.

Gluonlar kuarklar arasındaki güçlü etkileşimi sağlayan temel parçacıklardır. Bu etkileşim fotonların elektromanyetik etkileşmedeki rolüne benzer bir şekilde iki yüklü parçacık arasında momentum değişimini sağladığı düşüncesi ile benzerlik kurularak anlaşılabilir.

Her şeyin kuramı (HŞK), bilinen tüm fizik fenomenlerini bağlayan, onları tümüyle açıklayan ve yürütülen herhangi bir deneyin sonucunu prensipte tahmin edebilen kuramsal fizikte farazi bir kuramdır. Kuram; kuvvetli etkileşim, elektromanyetik etkileşim, zayıf etkileşim ve kütleçekim etkileşimi olmak üzere dört temel etkileşimden hareket ederek bu etkileşimler için gerekli olan değiş tokuş bozonlarını da her bir etkileşim türü için farklı özellikleri ile söz konusu sınıflandırmaya dahil eden standart modelin aslında ortak bir çatı altında toplanabileceği fikrinden yola çıkmıştır. Elektromanyetik ve zayıf etkileşimin Abdus Salam, Sheldon Glashow ve Steven Weinberg tarafından kısmen birleştirilmesi bazı umutlar doğurduysa da, aradan geçen zamana rağmen deneyleri ve kuramları tatmin edecek nitelikte yeni birleştirimler henüz sağlanamamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kuantum alan teorisi</span> hareketli parçacık sistemlerinin kuantizasyonuyla ilgilenen parçacık mekaniğiyle benzer olarak, alanların hareketli sistemlerine parçacık mekaniğinin uygulamasıdır

Kuantum Alan Teorisi (METATEORİ); Klasik Birleşik Alan (KAT) Teorilerini, Özel Görekliliği (SRT), Kuantum mekaniği (KM) teorilerini tek bir teorik çerçeve altında toplayan bir üst teoridir.

Kuantum kütleçekim kuramsal fiziğin bir dalı olup doğanın temel kuvvetlerinden üçünü tanımlayan kuantum mekaniği ile dördüncü temel kuvveti kütleçekimin kuramı olan genel göreliliğini birleştireceği düşünülen bir kuramdır.

Üst kuark, parçacık fiziğinde Standart Model'de tanımlanan bir parçacık. +2/3 elektrik yüküne sahip üçüncü kuşak kuarktır. 171,2 GeV/c2 kütleye sahip temel parçacık.

<span class="mw-page-title-main">Kuantum renk dinamiği</span>

Kuantum renk dinamiği veya kuantum kromodinamiği, teorik fizikte kuantum kromodinamiği, kuarklar ve gluonlar arasındaki güçlü etkileşimin proton, nötron ve pion gibi kompozit hadronları oluşturan, temel parçacıkların teorisidir.

<span class="mw-page-title-main">Ayar teorisi</span> Fizikte bir teori

Ayar teorisi veya ayar kuramı, kuramsal fizikte temel etileşmeleri açıklar. Türkçede bazen yerelleştirilmiş bakışım kuramı olarak da geçer.

<span class="mw-page-title-main">Klasik fizik</span> fizik dalı

Klasik fizik tamamlanmış veya uygulanabilir olan fiziğin, eski tarihlerde düşünülmüş modern teorilerle ilgilenir. Şu an kabul edilmiş bir teori modern sayılıyorsa ve o teorinin giriş cümlelerinde başlıca paradigma değişiminden bahsediliyorsa, eski teorilere genellikle “klasik” denilir. Bir klasik teorinin tanımı aslında içeriğine bağlıdır. Klasik fizik kavramı, modern fizik için fazlasıyla karmaşık olan belirli durumlarda kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">James Bjorken</span> Amerikalı fizikçi

James D. Bjorken, Amerika Birleşik Devletleri'nin önde gelen teorik fizikçilerinden biri olarak kabul edilen ve özellikle elektromanyetizma, kuantum alan teorisi ve nükleer fizik gibi alanlarda yaptığı önemli katkılarla tanınan bir bilim insanıdır. Bjorken'in bilimsel kariyeri, temel parçacık fizik teorilerinin gelişimine önemli katkılarda bulunmuş ve fizik dünyasının ana hatlarına büyük etkiler yapmıştır.

Teorik fizikte anti- de Sitter/ konformal alan teorisi yazışması iki çeşit fiziksel teori arasındaki tahmini ilişkidir. Bir tarafta kuantum yerçekimi teorilerinde kullanılan ve M- teorisi veya sicim teorisi ile formülize edilen anti-de Sitter uzayları (AdS) vardır. Yazışmanın diğer tarafında kuantum alan teorileri olan ve temel parçacıkları tanımlayan Yang-Mills teorilerine benzer teoriler içeren konformal alan teorileri vardır.

Parçacık fiziğinde, kuantum alan teorisinin tarihi, 1920’lerin sonlarında elektromanyetik alanın kuantizesiyle çalışan Paul Dirac tarafından oluşturulması ile başlar. Teorideki başlıca gelişmeler 1950’lerde gerçekleşti ve bu gelişmeler kuantum elektrodinamiğinin (KED) başlangıcına neden oldu. KED çok başarılıydı ve “doğaldı”, çünkü aynı temel kavramları doğanın diğer kuvvetlerinde kullanılabilmek için yapılan denemeleri içeriyordu. Bu denemeler, parçacık fiziğinin modern standart modelini üreten güçlü ve zayıf nükleer kuvvetleri ayar kuramının uygulamasında başarılı olmuştu.

<span class="mw-page-title-main">Görelilik teorisi</span> zamanın göreceli olduğunu söyleyen teori

Görelilik teorisi, Albert Einstein'ın çalışmaları sonucu önerilen ve yayınlanan, özel görelilik ve genel görelilik adlarında birbirleriyle ilişkili iki teorisini kapsar. Özel görelilik, yer çekiminin yokluğunda tüm fiziksel fenomenler için geçerlidir. Genel görelilik, yer çekimi yasasını ve bu yasanın diğer doğa kuvvetleri ile ilişkisini açıklar. Astronomi de dahil olmak üzere kozmolojik ve astrofiziksel alem için geçerlidir.

Parçacık fiziğinde asimptotik özgürlük, enerji ölçeği yükseldikçe ve ilgili uzunluk ölçeği azaldıkça iki parçacık arası bağın asimptotik olarak zayıf olmasına sebebiyet veren ayar teorilerinin özelliklerinden biridir.