İçeriğe atla

Edviye-i Müfrede

Edviye-i Müfrede
Diğer ad(lar)Kitāb-ı müntahab-ı şifā ve kütübün āhar min mu'teberāni'ṭ-ṭıb (Malatya nüshası)
Kitāb-ı Edviye-i Müfrede (Ali Emirî nüshası)
Müntahab-ı Şifā (Gotha nüshası)
TürTıp, sözlük
Tarih1389 – 1390
MenşeiGerede yakınlarındaki Arkut Dağı
Dil(ler)Eski Anadolu Türkçesi
YazarGeredeli İshak bin Murad
Konu(lar)Ecza maddeleri, ilaçlar
Nüsha(lar)Fransa Millî Kütüphanesi
Malatya Genel Kütüphanesi
Haraççıoğlu Kitaplığı
Topkapı Kitaplığı
Millet Kütüphanesi
Gotha nüshası

Edviye-i Müfrede, Geredeli İshak bin Murad tarafından 1389 – 1390 yıllarında yazılmış bir tıp kitabıdır. Eser, Anadolu'da yazılmış ilk te'lif tıp eseridir.[1]

Tarihçe

Eser, 1389 – 1390 yıllarında, Geredeli İshak bin Murad tarafından Gerede yakınlarındaki Arkut Dağı'nda yazılmıştır. Eserin yazılış amacı kitabın önsözünde şöyle belirtilmiştir:

Mizācından hāṣıyyetinden ve menfa'atinden ve mażarratından ve ıṣlāḥı ve żararından Türk dilince şerh eyleye, tā ki ḳalan diller de bir nice kişilere āsānıraḳ ola.

Eser

Eserin girişinde yazar Edviye-i Müfrede'yi iki bölüm olarak belirtiyorsa da içerik olarak beş bölüme ayrılmaktadır. İlk iki bölümden sonra Zeyneddin bin İsmail'ül Cürcāni'nin eseri olan Zahīre-i Hārezmşāhi'den ve İbn-i Sina'dan alınan makaleler esere eklenmiştir. Metnin sonunda ise dördüncü bir bölüm olarak kabul edilebilecek bir Arapça - Farsça - Türkçe sözlük yer almaktadır. Toplam 249 terimin yer aldığı bu sözlük, 4 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 78 hastalığın adına, ardından organ adlarına ve fizyoloji ile ilgili 80 tane terime yer verilmiştir. Üçüncü bölümde sebze, meyve, çeşitli bitki ve yiyecek adlarını kapsayan 67 sözcükten oluşan kısım yer almaktadır. Son bölümde de çeşitli madde ve eşya adlarını kapsayan 24 sözcükten oluşan terimlere yer verilmiştir. Eser, fizyoloji, anatomi, genel sağlık bilgileri, botanik ve eczacılık alanında içerdiği terimler bakımından Türkçenin tarihi gelişimi için zengin bir kaynak konumundadır. Tarihsel tıp bilimi açısından ise eser, özgün bir niteliğe sahip değildir. Tıp alanında bilinenleri bir araya getirmiş bir eser niteliğindedir.

Nüshalar

  • Fransa Millî Kütüphanesi: Bu nüsha, Müntahab-ı Şifā ile birlikte ciltlenmiş olarak bulunmaktadır. 260 yapraktan oluşan bu el yazmasının 1. ve 188. yaprakları arasında Müntahab-ı Şifā, 188. yapraktan sonra da Edviye-i Müfrede yer almaktadır. Harekeli nesihle yazılmış olan bu nüsha, 8 Ağustos 1495 tarihinde aslına sadık kalınarak çoğaltılmıştır. Bu nüsha, eldeki yazmalar içerisinde en tutarlısı olarak görülmektedir.
  • Malatya Genel Kütüphanesi: Bu nüshanın ilk 77 yaprağında Edviye-i Müfrede, daha sonraki 188 yaprağında ise Müntahab-ı Şifā yer almaktadır. Her iki eser de 1547 yılında Muhammed el-Zencerî tarafından çoğaltılmıştır. Harekeli nesih ile yazılan bu nüshanın adı Edviye-i Müfrede olarak değil, Kitāb-ı müntahab-ı şifā ve kütübün āhar min mu'teberāni'ṭ-ṭıb olarak verilmiştir.
  • Haraççıoğlu Kütüphanesi: Bu nüshada da Edviye-i Müfrede, Müntahab-ı Şifā ile birlikte ciltlenmiştir. Bu nüshada Edviye-i Müfrede ilk 55 yaprak içerisinde yer almaktadır. Bundan sonraki 136 yaprak içerisinde de Müntahab-ı Şifā adıyla yer almaktadır. Bu nüshanın çoğaltıldığı yıl 1672 yılı olmakla birlikte kütüphane kayıtlarında her iki eser de Müntahab-ı Şifā adıyla yer almakta ve yazarı İshak bin Murad olarak göstermektedir.
  • Topkapı Kitaplığı: Topkapı Kitaplığı'nda yer alan bu nüsha Revan bölümünde 1693 numarası ile kayıtlıdır. Buradaki nüsha, Takvimü'l Büldân adlı eserin arkasına eklenmiş eksik bir nüshadır. Bu nüshanın 19. yüzyılda çoğaltıldığı sanılmakla birlikte eserin dili Eski Anadolu Türkçesinden Osmanlı Türkçesine çevirilmiştir.
  • Millet Kütüphanesi: 19. yüzyılda harekesiz rik'a ile yazılarak çoğaltılmıştır. 77 yaprak tutan yazmanın her sayfasında 17 satır bulunmaktadır. Kütüphane kayıtlarına Kitāb-ı Edviye-i Müfrede adıyla geçen bu nüsha Adnan Adıvar tarafından incelenmiştir. Yeni bir nüsha olmasına karşın bu nüsha, Paris ve Malatya nüshalarına çok uyan ve bunlardaki bazı yanlışların düzeltilmesine yardımcı olan bir nüshadır.
  • Gotha Nüshası: Pertsch kataloğunda tanıtılan bu nüshanın adı Müntahab-ı Şifā olarak verilmektedir. Ayrıca bu nüshada, eserin yazılış yılı için verilen 1388 yılı yanlış olarak verilmektedir. Çünkü diğer nüshalarda yazılış yılı olarak 1389 – 1390 yılları verilmektedir.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ "Arşivlenmiş kopya". 17 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Temmuz 2019. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">İbn Rüşd</span> Arap filozof, bilim insanı ve yazar (1126–1198)

İbn Rüşd, Endülüslü-Arap felsefeci, hekim, fıkıhçı, matematikçi ve tıpçı. Tercüme ve yorumlamalarıyla Aristo'yu Avrupa'ya yeniden tanıtmıştır. İslam felsefesinde Aristocu akım olan meşşailiğin temsilcilerindendir.

<span class="mw-page-title-main">I. Bayezid</span> 4. Osmanlı padişahı (1389–1402)

I. Bayezid veya Yıldırım Bayezid, dördüncü Osmanlı padişahı. 1389'dan 1402 yılına kadar hükümdarlık yapmıştır. Babası Sultan I. Murad, annesi ise Gülçiçek Hatun'dur.

<span class="mw-page-title-main">Ahmedî</span> Türk divan şairi ve hekim (1334–1413)

Ahmedî divan şairi ve hekim.

<span class="mw-page-title-main">İskenderiye Kütüphanesi</span> Mısır İskenderiyede antik dünyanın en büyük kütüphanelerinden biri

İskenderiye Kütüphanesi, MÖ 3. yüzyılın başlarında Mısır'ın İskenderiye kentinde Yunan Hellenistik Kralı I. Ptolemaios Soter tarafından kurulmuş olan antik kütüphanedir. İskenderiye Müzesi olarak bilinen araştırma enstitüsünün bir bölümü olarak inşa edildi. İnsanlık tarihinde meydana getirilmiş önemli eserlerden biridir. Eski kaynaklar, burada 150 bin cilt el yazması eserin toplandığını kaydeder.

Şeyhî, Kütahya doğumlu 15. asır Türk divan şairi ve tabip.

Şerefname Kürt sülalelerinin ayrıntılı tarihçesidir. Şeref Han tarafından 1597 tarihinde Farsça olarak kaleme alınmıştır. Kürt tarihine ilişkin en önemli özgün kaynaklardan biridir.

<span class="mw-page-title-main">I. Murad</span> 3. Osmanlı padişahı (1362–1389)

I. Murad, Murad-ı Hüdavendigâr veya Gazi Hünkar, Osmanlı İmparatorluğu'nun üçüncü padişahı. Babası Orhan Gazi, annesi Nilüfer Hatun'dur. Babası Orhan Gazi döneminde 95.000 km² olan devlet toprakları onun döneminde yaklaşık 500.000 km² kadar genişlemiştir.

İskendernâme, 14. yüzyılda Ahmedî tarafından yazılan mesnevi tarzında manzum bir Türkçe eserdir.

<i>Dede Korkut Kitabı</i> Oğuz Türklerinin en eski epik destansı hikâyeleri

Dede Korkut Kitabı, Oğuz Türklerinin bilinen en eski epik destansı hikâyeleridir. Hikâyeler, göçebe Türk halklarının sosyal yaşam tarzları ve İslam öncesi inançları için önemli olan ahlak ve değerleri taşır. Kitabın efsanevi anlatımı, başta Türkiye, Azerbaycan ve Türkmenistan olmak üzere Oğuz kökenli halkların kültürel mirasının bir parçasıdır. Aslen sözlü bir edebî ürün olup, 14. veya 15. yüzyılda anonim bir yazar tarafından yazıya geçirilmiştir.

Mustafa Yusuf oğlu Zarir, 14. yüzyıl Azerbaycanlı şairi. Azerbaycan dil edebiyatının ilk gelişim döneminin temsilcilerinden biridir. Mustafa Zarir Suli Fagih gibi o da Anadolu edebiyat ekolünün temsilcisidir. M. Zarir sadece şair olarak değil, aynı zamanda tercüman olarak da görev yaptı. Fuat Köprülü, İsmail Hikmet Ertaylan, Nihad Sami Banarlı, Talat Onat ve diğer Türk bilim adamları, çeşitli çalışmalarında Mustafa Zarir'i "14. yüzyıl Azerbaycan yazarı" olarak adlandırmışlar ve şairin yarattığı sanat mirasının doğrudan doğruya Azerbaycan Türkçesinde defalarca belirtmişlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Karamannâme</span>

Karamannâme, Kitâb-ı Karamaniyye ya da Kitâb-ı Tevârîh-i Karamaniyye: Kahramân-ı Zamân, Şikârî tarafından kaleme alınan ve Karamanoğulları Beyliği'nin resmî tarihçesi olarak kabul edilen el yazması eser. Arap alfabesi kullanılarak Türkçe kaleme alınan eser yazıldığı döneme hakim olan Osmanlı bakış açısının dışında yazılan Düsturnâme-i Enverî, Bezm ü Rezm ve Kitâb-ı Diyârbekriyye ile birlikte az sayıdaki eserlerden biri olma özelliğiyle ayrı bir öneme sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Kitabu'l-Müntehab</span>

Kitabu'l-Müntehab, Abdülvehhab bin Yusuf bin Ahmed el-Mârdânî tarafından 1420 yılında Osmanlı padişahı Yıldırım Bâyezid'in oğlu Çelebi Mehmed'e ithaf edilmiş Osmanlı tıp kitabı. Eski Anadolu Türkçesi ile kaleme alınan eser bir Osmanlı padişahına ithaf edilmiş ilk tıp kitabıdır. Kitap ilk defe 1949 yılında Mesut Koman tarafından Konya İzzet Koyunoğlu kitapları arasında tespit edilmiştir. Müntehab'ın Köprülü Kütüphanesi, Tire Necip Paşa Kütüphanesi ve İstanbul Fatih-Millet Kütüphanesinde nüshaları bulunmaktadır. Eserin Prof. Dr. Ali Haydar Bayat tarafından hazırlanan tıpkıbasım nüshasıyla birlikte sadeleştirilmiş halinin 2005 yılında yayımı yapılmıştır.

Osmanlı tıbbı, İslam tıbbının bir parçası olan ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde geliştirilen tıp biçimi.

<span class="mw-page-title-main">Yadigâr (kitap)</span>

Yadigâr, 15. yüzyıl tıp ilmine dair Türkçe klasik.

<i>Tevârîh-i Âl-i Osman</i> (Âşıkpaşazâde)

Âşıkpaşazâde Tarihi ya da Tevârîh-i Âl-i Osman, 1400 ila 1484 yılları arasında yaşamış bir Vefai dervişi olan Âşıkpaşazâde’nin yazdığı Osmanlı tarihi kitabıdır.

<span class="mw-page-title-main">Pedanios Dioskurides</span>

Dioscorides Pedanius (40-90), Roma İmparatorluğu zamanında yaşamış, Anadolu'da Kilikia Bölgesi'nde bugün Adana'ya yakın olan, Anazarboslu'dur (Anazarva). Hekim ve farmakoloji bilgini. Osmanlı dönemi kitaplarında adı Skoridos olarak geçmiştir.

Şehzade Yakub Çelebi, I. Murad'ın Fûl-Dâne Hâtûn'dan olma üçüncü şehzadeleridir. I. Kosova Savaşı sırasında idam edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Hamdullah Hamdi</span> Türk divan şairi, mutasavvıf (1449 - 1503)

Hamdullah Hamdi (doğumu: 1449, Göynük - ölümü: 1503, Göynük) Türk divan şairi, mutasavvıf. Mesnevileri ile tanınmıştır.

Tuḥfe-i Mübārizī, Harezmli bir Türk bilgini olan Hekim Bereket tarafından Türkçe olarak yazılmış bir tıp kitabıdır. Eser, Anadolu'da yazılmış ilk Türkçe tıp kitabıdır. Mikail Bayram'a göre ise Anadolu'da yazılmış en eski Türkçe kitaptır.