İçeriğe atla

Edirne Sarayı (kitap)

Edirne Sarayı
YazarDr. Rıfat Osman
ÜlkeTürkiye
DilTürkçe
TürTarih
Yayım1957 (1. Basım)
1989 (2. Basım)
YayımcıTürk Tarih Kurumu Yayınları
Sayfa159

Edirne Sarayı, Rıfat Osman Bey'in 1900-1917 yılları arasındaki inceleme ve çalışmaları ile kaleme aldığı tarih kitabı.[1]

Osmanlı İmparatorluğu'nun önemli saray yerleşmelerinden olan ve 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın sonlarında büyük ölçüde yok olan Edirne Sarayı'nı detaylı bir şekilde inceleyen bu eserde, yazar kendi eskizleri, teknik çizimleri, krokileri ve farklı kaynaklardan topladığı fotoğrafları da kullanarak araştırmasını desteklemiştir.[2]

Edirne ve buradaki Osmanlı ve Bizans saraylarının tarihini anlattıktan sonra Sarây-ı Cedîd-i Âmire olarak adlandırılan son saray yerleşkesinin inşasını Osmanlı tarihi kaynaklarına dayanarak anlatmıştır. Ardından Fatih Sultan Mehmet tarafından inşa edildikten sonra bu saray yapısına yapılan eklemeleri, saray çevresindeki kasırları, sarayda yapılan tamiratları ve saray yerleşkesindeki oda ve binaların tanım ve özelliklerini, bu bilgileri dayandırdığı kaynakları da işaret ederek detaylıca aktarmıştır.

Kitap ilk defa Rıfat Osman Bey'in yazdığı metni, çizdiği resimleri ve topladığı vesikaları satın alan Türk Tarih Kurumu Yayınları tarafından 1957 senesinde yayımlanmıştır. Ayrıca kitabı yayıma hazırlayan Ahmet Süheyl Ünver tarafından 1930 senesinden sonra elde edilen ve Edirne Sarayı hakkında tamamlayıcı olduğu düşünülen belgeler ek bir bölüm olarak eklenmiştir.[3]

Kaynakça

  1. ^ Osman, Rifat (1989). Edirne Sarayı. Türk Tarih Kurumu Yayınları. ss. XIV. 
  2. ^ Osman, Rifat (1989). Edirne Sarayı. Türk Tarih Kurumu Yayınları. ss. XIII-XIV. 
  3. ^ Osman, Rifat (1989). Edirne Sarayı. Türk Tarih Kurumu Yayınları. s. X. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Osman Gazi</span> Osmanlı Beyliğinin kurucusu ve ilk padişahı (1299–1324)

I. Osman veya bilinen adlarıyla Osman Gazi ya da Osman Bey, Osmanlı Beyliği ve Osmanlı Hanedanı'nın kurucusu ve beyliğin ilk padişahı olan Türk hükümdar ve komutandır. Yaşadığı dönemde liderliğini yaptığı beylik başlangıçta küçük bir Türk beyliği iken, ölümünden sonraki yüzyıllarda büyük bir imparatorluğa dönüştü. Dedesinin Süleyman Şah veya Gündüz Alp isimli olduğu ve soyunun Oğuzların Bozok koluna mensup Kayı boyuna dayandığı düşünülmektedir. Büyükannesi Hayme Hatun, babası Ertuğrul Gazi ve annesi Halime Hatun'dur. Tarihçi Âşıkpaşazâde'nin yazdığına göre Osman Gazi, bir taraftan kendisinin Oğuzların Üçok koluna mensup "Gök Alp" neslinden olduğunu ileri sürerken diğer taraftan da kendi dedesinin isminin "Kaya Alp oğlu Süleyman Şah" değil, "Kutalmışoğlu Süleyman Şah" olduğunu söylediği iddia edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Osman Zeki Üngör</span> Türk besteci

Osman Zeki Üngör, şair, besteci, orkestra şefi, keman virtüözüdür.

<span class="mw-page-title-main">III. Osman</span> 25. Osmanlı padişahı (1754–1757)

III. Osman, 25. Osmanlı padişahı ve 104. İslam halifesidir. II. Mustafa'nın oğlu ve I. Mahmud'un kardeşidir. Annesi Şehsuvar Sultan'dır. Hükümdarlık dönemi 1754-1757 yılları arasıdır.

Gedik Ahmed Paşa, II. Mehmed saltanatında, 1474-1476 yılları arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Kara Davud Paşa ya da Sultan II. Osman'ı öldürdükten sonraki unvanıyla Hain Davud Paşa, Sultan I. Mustafa'nın ikinci padişahlık döneminde, 20 Mayıs 1622 - 13 Haziran 1622 tarihleri arasında 24 gün Veziriazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">Abdurrahman Nureddin Paşa</span> 203. Osmanlı sadrazamı

Abdurrahman Nûreddin Paşa (Osmanlıca: عبدالرحمن نور الدين پاشا‎;, II. Abdülhamid saltanatında 2 Mayıs 1882 - 12 Temmuz 1882 tarihleri arasında iki ay on bir gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">Bâb-ı Âli</span> Osmanlı Devletinde sadrazam sarayı

Bâb-ı Âlî ya da basitleştirilmiş şekli ile Bâbıâlî, Osmanlı Devleti döneminde sadrâzam sarayına verilen isimdir. Onsekizinci yüzyıl sonlarına yakın bir zamana kadar Paşa sarayı, Paşa kapısı, Bâb-ı Âsafî gibi adlarla da anılan sadrazam sarayına I. Abdülhamid zamanından itibaren Bâb-ı Âlî denilmeye başlanmıştır. Günümüzde İstanbul Valiliği valilik konağı olarak kullanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Oktay Rifat</span> Türk şair, romancı ve oyun yazarı

Ali Oktay Rifat, Türk şair, oyun yazarı ve roman yazarı. Türk şiirinin en büyük isimlerinden birisi kabul edilir. Orhan Veli ve Melih Cevdet'le birlikte Garip Akımı'nın kurucularındandır. 1955 yılından itibaren İkinci Yeni adlı şiir akımına yönlenmiştir. Şiir dışında roman ve oyun türlerinde de eserler vermiştir. Şair Nazım Hikmet'in kuzenidir.

<span class="mw-page-title-main">Ali Rıfat Çağatay</span> Türk müzisyen

Ali Rıfat Çağatay, Türk udî, çellist, kemençezen ve bestekâr. İstiklâl Marşı'nın ilk bestecisidir.

<span class="mw-page-title-main">Edirne Sarayı</span>

Tunca Sarayı, Hünkar Bahçesi Sarayı, Edirne Saray-ı Hümayunu gibi isimlerle de anılan Edirne Sarayı ; Edirne'nin Yeniimaret Mahallesi'nde Sarayiçi olarak adlandırılan bölgesinde, II. Murad'ın saltanatının son zamanlarında 1450 yılında Tunca Nehri'nin iki yakasında inşa edilmeye başlanmış ve esas karakterini II. Mehmed döneminde kazanmıştır. İstanbul'daki Topkapı Sarayı'ndan sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun en büyük ikinci sarayıdır. Büyük meydanlar etrafında konumlanan değişik işlevli yapılarıyla Türk saray mimarisinin genel karakterini de yansıtan Edirne birçok yapıyı bünyesinde barındırmış ve oldukça geniş bir alana yayılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">İsmail Hakkı Uzunçarşılı</span> Türk tarihçi, akademisyen ve politikacı (1888–1977)

İsmail Hakkı Uzunçarşılıoğlu, Türk akademisyen, eğitimci, siyasetçi ve tarihçi. Yaptığı çalışmalarla Osmanlı tarihine önemli katkılarda bulunan isimlerden biri olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı mimarisi</span> Osmanlı mimarisine genel bakış

Osmanlı mimarisi, Osmanlı İmparatorluğu'nun beylik olarak kurulup, imparatorluk olarak yayıldığı ve hüküm sürdüğü dönemlerde inşa ettiği veya fikir öncülüğü yaptığı mimari üslupları ve eserleri kapsar. Osmanlı mimarisi kendinden önce gelen Erken dönem Anadolu Türk mimarisi, Selçuklu mimarisi, Bizans mimarisi, İran mimarisi ve Memlük mimarisi'nden etkilenmiştir. Osmanlı mimarisinin, Akdeniz ile Ortadoğu mimari geleneklerinin sentezi olduğunu düşünen mimarlık eleştirmenleri de vardır. Her ne kadar farklı dönemlerdeki ihtiyaca ve teknolojiye göre farklı yapı türleri inşa edildiyse de, genelde Osmanlı'nın hakim olduğu bölgelerde camiler ve çevresinde yapıların inşa edilmesi sıklıkla rastlanan bir olguydu. Camiler, çevrelerine yapılan sosyal yapılarla birlikte bir külliye teşkil ediyorlardı.

Ömer Fevzi Paşa, Osmanlı askeri ve devlet adamı.

Bey Sarayı ya da Bursa Sarayı, Bursa'da Orhan Gazi zamanından itibaren inşa edilmiş, günümüzde kalıntısı kalmamış Osmanlı sarayı.

<span class="mw-page-title-main">Rıfat Osman Bey</span> Türk radyolog, tarih yazarı, ressam, mimar, fotoğrafçı

Tosyavizade Dr. Rıfat Osman Bey, Türk radyolog, tarih yazarı, ressam, mimar, fotoğrafçı.

<span class="mw-page-title-main">Şevket Dağdeviren</span>

Mustafa Şevket Dağdeviren, Türk siyasetçi.

Ferik Tevfik Paşa Türk asker, ressam. İlk Türk ressamlarındandır. Osmanlı'da Batılı anlamda resim sanatını başlatan öncü isimlerin en başında anılabilecek Ferik Tevfik Paşa sarayda yetişmiştir. "Asker ressamlar" olarak anılan, Ferik İbrahim Paşa, Tevfik Paşa, Servili Ahmet Emin ve Osman Hamdi, Osmanlı'da Batı anlam ve tekniğindeki resim sanatının ilk temsilcileri, bir bakımdan da klasikleri olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Ratip Kazancıgil</span>

Ratip Kazancıgil, Türk tıp doktoru, tarih araştırmacısı ve akademisyen.

Filiz Çağman, Türk tarihçi ve müzecidir.

1299 yılında Oğuz Türklerinden Osman Gazi'nin kurduğu Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan itibaren zaman içerisinde kullanmış olduğu Osmanlı saraylarında, saray teşkilatı yapılanması zaruri ihtiyaçlar sonrasında gelişme gösterdi. Kul sistemi üzerine kurulu Osmanlı devlet idaresi bey sarayından itibaren asırlarca daha farklı saraylardan yürütülmüştür. Bursa ve Edirne saraylarından sonra, İstanbul'un Fethi üzerine II. Mehmed tarafından Saray-i Atik kuruldu. Daha sonra yine II. Mehmed tarafından Topkapı Sarayı yaptırıldı.