İçeriğe atla

Edip Ahmet Yükneki

Edip Ahmet Yükneki 12. yüzyılda yaşamış bir şair.

Bir nasihatname veya siyasetname niteliği taşıyan ve Karahanlı Türkçesinin önemli eserlerinden biri olan Atabetü'l Hakayık (Gerçeklerin Eşiği) adlı eseri günümüze ulaşmıştır.

Doğduğu yer, doğum ve vefat tarihi konusunda belgelere dayanan kesin bir bilgi yoktur.[1] Orta Çağlarda Orta Asya'nın üç farklı bölgesi olan Semerkant, Fergana ve Otrar'da aynı adı taşıyan köylerden hangisinde doğduğu konusunda araştırmacılar arasında görüş birliği sağlanmamıştır.[2]

Ahmet Yükneki eserini, Karahanlılar hanedanına mensup bir idareci olduğu düşünülen Muhammed Dad Sipehsalar Bek'e sunmuştur. Eserin günümüze ulaşan en eski nüshası 15. yüzyıl başına ait Semerkant nüshasıdır. Timurlular devrinde edebi faaliyetleriyle ilgilenmiş önemli devlet adamlarından biri olan Emir Arslan Hoca Tarhan tarafından düzenlenmiş bu nüshanın sonuna Arslan Hoca Tarhan'ın yazdığı ek kısmında Edip Ahmet'in doğuştan kör ve babasının adının Mahmud olduğu belirtilir.[3]

Eserlerinde sık sık hadis ve ayetlere değinmesi, onları açıklaması ve nasihatlerde bulunması Edip Ahmet Yükneki'nin Arapça bilen, tefsir ve hadis gibi İslâmî ilimleri tahsil etmiş bir kişi olduğunu göstermektedir.[3] Eserde dindarlığın faziletlerinden, ilmin mutluluğa götüren yol oluşundan, cömertliğin bütün ayıpları, kirleri yıkayan, hatta şeref, şan ve güzellik artırıcı bir tabiat olduğundan, tevazuun iyiliğinden, kibrin ve ihtirasın kötülüğünden bahsedilmiştir.[4] Eseri Kutadgu Bilig'in etkisinde yazdığı düşünülür.

Ali Şir Nevai'nin Nesayimü'l Mahabbe adlı eserinde Edib Ahmet'in İmam-ı Azam'ın öğrencisi olduğundan bahsedilmiştir; gerçekle ilgisi bulunmayan bu rivayetin Edip Ahmet'in dinî kimliğinin ve bilgilerinin halk arasında İmam-ı Azam'a talebe olacak kadar yüksek görülmesi ile ilgisi olabilir.[3][5]

Şairin ölümü hakkında da bir bilgi bulunmaz.[3]

Eserleri

Kaynakça

  1. ^ Vagıfkızı, Gatibe. "Etno-Kültüroloji Değerler Kodeksi Olarak: Edip Ahmet Yükneki'nin Atebetü'l-Hakâyık Eser". Türk Dünyası Bilgeler Zirvesi, Eskişehir 2014,. Erişim tarihi: 22 Mayıs 2018. []
  2. ^ Kıdırali, Darhan; Babayar, Gaybullah. "Taraz'da Bulunan Son Karahanlı Hükümdarlarından Birine Ait Mezar Anıtı". Gazi Türkiyat, Bahar 2014/14. 22 Mayıs 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Mayıs 2018. 
  3. ^ a b c d Bayrakcı, Melike Ayşe. "Edib Ahmed B. Mahmud Yükneki'nin Hayatı ve Eseri". Erişim tarihi: 22 Mayıs 2018. 
  4. ^ Reşit Rahmeti Arat, Atebetü'l Hakayık, TDK Yayınları, Ankara 1992
  5. ^ Gülensoy, Tuncer. "Edib Ahmed Yükneki" (PDF). Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, yıl: 1994, cilt:10. 22 Mayıs 2018 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Mayıs 2018. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Kadirilik ya da Kadiriyye, Seyyid Abdülkâdir Geylânî tarafından 12. yüzyılın başlarında kurulan tarikattır.

<span class="mw-page-title-main">Sahih-i Buhârî</span> Hadis kitabı

Sahîh-i Buhârî ya da asıl adıyla el-Câmiu's-Sahîh, Buhârî'nin hadis derlemesi. Bu kitabın dünya kütüphanelerinde tespit edilebilen eksiksiz en eski tarihli yazma nüshası Ebû Zer rivayetinin “Bâcî – Sadefî” tarikiyle günümüze ulaşan Süleymaniye Kütüphanesi’nde kayıtlı bulunan H. 550 tarihli yazma nüshadır. El-Câmiu’s-Sahîh’i Buhârî’den doksan bin kişinin dinlediği rivayet edilmiştir. Fakat sonraki nesillere rivayet edenlerin sayısı oldukça azalmış olup, sadece Firebrî ve Nesefî nüshaları intikal etmiştir. Firebrî rivâyeti, VI. asırdan itibaren Sahîh-i Buhârî’nin sonraki nesillere intikalinin yegâne rivâyeti olma imtiyazını kazanmıştır. Bu asra kadar Buhârî’nin eseri üzerine yapılan bazı çalışmalarda Nesefî rivâyeti kullanılmışsa da, Firebrî nüshası bu nüshayı unutturmuştur, Nesefî, Sahîh’in sonlarına doğru küçük bir kısmını, doğrudan doğruya Buhârî’den dinlemek imkanını bulamamış, ondan icâzet yoluyla almıştır. Kitapların semâ ve kırâ’at yoluyla nakledilmesine büyük önem verildiği bir dönemde, tam bir semâ yoluyla gelmiş olan Firebrî nüshası tercih edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Ebu Hanife</span> Hanefî mezhebinin öncüsü ve imamı olan din bilgini

Ebû Hanîfe veya tam adıyla Ebû Hanîfe Numân bin Sâbit bin Zûtâ bin Mâh İslam dininin dört fıkıh mezhebinden birisi olan Hanefi mezhebinin kurucusu ve Sünni fıkhının en büyük üstâdlarından biri sayılan İslam fıkıh ve hadis bilgini. Asıl adı "Nu’man bin Sâbit" olup sevenlerince ismi "İmâm-ı Â’zam" unvanıyla birlikte anılır.

<span class="mw-page-title-main">Lale Devri</span> Osmanlı Devleti tarihinde bir döneme verilen isim

Lâle Devri, Osmanlı Devleti'nde, 1718 yılında Avusturya ile imzalanan Pasarofça Antlaşması ile başlayıp, 1730 yılındaki Patrona Halil İsyanı ile sona eren gerileme devri içinde yaşanmış bir ara dönemdir. Bu dönemin padişahı III. Ahmet, sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'dır.

Divan-ı Hikmet, Hoca Ahmed Yesevî'nin söylediği "hikmet" adlı şiirleri bir araya getiren Türk tasavvuf edebiyatının bilinen en eski örneklerini içeren kitaptır.

<span class="mw-page-title-main">Mâverâünnehir</span> Tarihî bölge

Maveraünnehir, Orta Asya'da, Ceyhun ve Seyhun nehirleri arasında kalan tarihi bölge.

<span class="mw-page-title-main">Karahanlılar</span> Orta Çağda hüküm sürmüş bir Türk devleti (840–1212)

Karahanlı Devleti ya da kısaca Karahanlılar, 840-1212 yılları arasında Orta Asya ve Maveraünnehir'de hüküm süren bir Türk Hanedanıdır. Orta Asya'da kurulmuş ilk İslam Hanedanıdır. Karahanlı Devleti, tercih edilen görüşe göre, Karluk Türk kabilelerine mensuptur. 389/999 yılında İlek Han'ın (388–403/998–1013) komutanlığında yapılan Karahanlı saldırıları, onlara Mâverâünnehir bölgelerinde hâkimiyeti ele geçirmeyi sağladı. Bu saldırılar, aynı zamanda Sâmânî Devleti'nin yıkılışının habercisiydi. Çünkü saldırılar sonrasında Karahanlı Devleti, bölgede Sâmânî Devleti'nin pek çok yerini işgal etti Karahanlı Devleti, iç çekişmeler ve bölünmelerle pek çok dönemler geçirdi. Bölünme ve iç çekişmeler, tabiatıyla söz konusu devletin, yönetimde ortaklık sistemini tatbik etmesinin bir sonucudur. Çünkü devlette, aynı anda iki ayrı yönetici vardı; Büyük Han ve Ortak Han. Büyük Han, doğuda ikâmet ediyor ve devletin doğu kısmını; diğer Han ise batıda ikâmet ediyor ve devletin batı kısmını idare ediyordu.

<span class="mw-page-title-main">Ahmet Haşim</span> Türk şair

Ahmed Haşim, Fecr-i Ati topluluğu üyesi Türk şair ve yazar.

Atabetü'l-Hakayık, Edip Ahmet Yükneki'nin 12. yüzyılda, Karahanlı beylerinden Muhammed Dâd Sipehsalar'a hediye ettiği, hadis ve Arapça beyitlere dayanarak yazdığı şiirlerle, ahlaklı insan olmanın yollarını, ahlak ilkelerini açıklamış, çeşitli ahlakî öğütlerde bulunmuş, İslamî düşünce ve görüşlere yol gösterici olmuş eserdir. Hakaniye lehçesi ile yazılmıştır. Eserin adı günümüzde "Hakikatlerin Eşiği" şeklinde aktarılabilir.

<span class="mw-page-title-main">Ahmed Yesevî</span> Türk mutasavvıf ve şair

Ahmed Yesevî ya da Ata Yesevî (Kazakistan Türkçesi: Қожа Ахмед Яссауи; Özbekistan Türkçesi: Xoja Ahmad Yassaviy; 1093, Sayram - 1166, Türkistan, kendi gibi Türk asıllı olan Arslan Baba'nın talebesidir. "Pîr-i Türkistan" lakabıyla bilinen bir mutasavvıf ve şairdir.

Murat, aşağıdaki anlamlara gelebilir.

<span class="mw-page-title-main">Ahmed Sencer</span> Büyük Selçuklu Devleti ve Horasan Selçuklularının 9. ve son sultanı

Ahmed Sencer veya Sultan Sencer ya da Muizzeddin Ahmed Sencer, 1097-1118 tarihleri arası Horasan Selçuklu Sultanı, 1118-1157 döneminde Büyük Selçuklu Sultanı.

<span class="mw-page-title-main">İlarslan</span> Harzemşahlar devletinin 1156-1172 arasındaki hükümdarı

İlarslan, 22 Ağustos 1156 ile 7 Mart 1172 tarihleri arasında Harezmşahlar devletinin hükümdarlığını yapmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kemalpaşazâde</span> Şeyhülislam ve tarihçi

Kemalpaşazâde veya İbn-i Kemal, Osmanlı devleti şeyhülislamı ve tarihçidir.

Ahmed Arif Hikmet Bey Efendi 1846 - 1854 doneminde Osmanlı Şeyhülislamı.

100 Türk Edebiyatçısı, 59. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti döneminde Millî Eğitim Bakanlığının (MEB) ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarındaki öğrencilere hem Türk Dili ve Edebiyatı dersi müfredatı ile ilişkilendirilerek yazarların kitaplarının okutulması hem de boş zamanlarını değerlendirmek üzere öncelikle başvurabilecekleri yazarların kaynak eserleri olarak tavsiye edilmesi için derlenmiş Türk yazarlar listesidir.

<i>Surname-i Vehbi</i>

Surname-i Vehbi, padişah III. Ahmed’in dört oğlunun 1720’de gerçekleşen ve 15 gün süren sünnet şenliklerini anlatan ve şair Seyyid Vehbi tarafından kaleme alınmış mensur eserdir.

<span class="mw-page-title-main">Seyyid Vehbi</span>

Seyyid Vehbi, divan şairi ve nesir yazarı.

İslamiyet etkisinde gelişen Türk edebiyatı, Türklerin İslamiyet'e geçişi ile başlayan edebi dönemdir. Türkler edebiyat alanında ilk olarak sözlü edebiyat ürünleri olan: şiir, destan, sav, sagu, koşuk gibi türlerde eserler vermiştir. Yazının icadı ve Türkler tarafından öğrenilmesi ile de Türk edebiyatında yazılı dönem başlamıştır. Türklerin Karahanlılar döneminde kitleler halinde İslam dinine geçmesi ile edebiyat alanında bir geçiş dönemi yaşanmıştır. İslamiyet öncesindeki Türk edebiyatı, Türklerin İslam'a geçişleri ile birlikte Halk edebiyatı başlığı altında devam etmiştir. İslamiyet etkisinde gelişen Türk edebiyatına geçiş dönemi edebiyatı da denmektedir. Bu dönemde hece ölçüsünün yanı sıra aruz ölçüsü de kullanılmıştır. Bu dönem eserleri daha çok didaktik bir özellik taşıyarak öğüt verici yapıtlar olarak bilinmektedir. Bu dönemin yapıtlarında İslam dininin etkisi ile Arapça ve Farsça sözcüklerde görülmektedir. Dönemin diğer bir özelliği ise eski Türk şiir biçimleri ile mesnevi, gazel, kaside gibi yeni şiir biçimlerinin beraber kullanılmasıdır. İlk yapıtlar gibi Halk ve Divan edebiyatı da İslamiyet etkisinde gelişen Türk edebiyatı ayrımına girmektedir.

Tayyarzâde Ahmed Atâ, Osmanlı tarihçisi ve mülki memuru.