İçeriğe atla

Ebü’l-Misk Kâfûr

Ebü’l-Misk Kâfûr
Mısır, Suriye ve Hicaz'ın özerk hükümdarı
Ebü’l-Misk Kâfûr'un Abbâsî halifesi ismi ile 966'da Ramla, Filistin'da bastırdığı altın dinar
Hüküm süresi8 Şubat 965 – 23 Nisan 968
Önce gelenEbü’l-Hasan Ali el-İhşîd
Sonra gelenEbü’l-Fevâris Ahmed
Mısır veziri
Hüküm süresi946 – 8 Şubat 965
ÖlümNisan 968
Kudüs
DefinHarem-i Şerif, Kudüs
Tam adı
Ebü’l-Misk Kâfûr (Arapçaأبو المسك كافور)
Diniİslam

Ebü'l-Misk Kâfûr, (Arapçaأبو المسك كافور) (905-968), aynı zamanda el-Leythi, el-Suri, el-Labi olarak da bilinir, İhşidî Mısır ve Suriye'nin baskın şahsiyetidir.[1] Aslen siyah bir köledir, daha sonra Mısır veziri olmuş ve efendisi Muhammed bin Toğaç'ın ölümünün ardından 946'dan itibaren fiili olarak Mısır'ın hükümdarı olmuştur. Daha sonra 968'deki ölümüne kadar İkşidî topraklarını (Mısır, Güney Suriye (Şam dahil) ve Hicaz) yönetmiştir.[2]

Miskin siyah olduğuna telmihen verildiği nakledilir.[3] Ebü'l-Misk Kâfûr'un çeşitli kaynaklarda Habeşistan'dan (Etiyopya), Bilad el-Sudan'dan (Siyahların Ülkesi) veya Nübye'den geldiği belirtilmektedir.[4] Mısır'daki İhşidî hanedanının kurucusu Muhammed bin Toğaç, onu 923 yılında köle olarak satın aldı. Esmer tenli ve hadım olduğu kaydedilmektedir. Kölenin zekâsını ve yeteneğini fark eden İbn Toğaç onu serbest bıraktı.[2] Rivayete göre Kâfûr, efendisine gözlerini diktiği için serbest bırakılmış, diğerleri ise efendisinin armağanlarına gözlerini dikmiş. Tarihçi Philip Hitti, Kâfûr'un bu sadakatinden dolayı cömertçe ödüllendirileceğini belirtti.[5]

İbn Toğaç, iki oğlunun şehzadelik eğitiminin denetimini üstlenmesi için Kâfur'u atadı. Mısır hükümdarı daha sonra Kâfur'u askeri subaylığa terfi ettirdi. Saha komutanı olarak Kâfur 945 yılında Suriye'ye bir askeri sefer düzenledi. Hicaz'a yapılan bazı seferlerin komutanlığına getirildi. Kâfur, İhşîdîler ile Bağdat halifesi arasındaki bazı diplomatik alışverişlerde yer aldı.[6]

Kâfur 946 yılında Mısır'ın fiili hükümdarı oldu (Kâfur, bin Toğaç'ın oğullarının velisi olduğundan, babalarının ölümü üzerine onların yerine hükümdar oldu). Sonraki tarihçiler onu adil ve ılımlı bir yönetici olarak tasvir etseler de şöhretinin büyük bir kısmını, Orta Çağ Arap şairi Mütenebbî'nin kendisine yönelttiği sert hiciv şiirlerine borçludur.

Kâfur, 968 yılının Nisan ayında öldü ve Kudüs'te Tapınak Tepesi'ndeki Kabileler Kapısı'na yakın bir yerde, İhşîd emirlerinin yanına gömüldü.[7]

Eski köle olarak statüsü

Kâfur'un eski bir köle olması, onun İhşîdîler döneminde iktidara gelmesine engel olmadı. Memlûklerin (yani eski kölelerin) askeri teşkilata girmesi ve hatta bu teşkilatta yüksek mevkilere ulaşması gelenekseldi[8] ve Kâfur gibi birçok Afrikalı çeşitli mesleklerde istihdam edildi ve ev sahiplerinin kültürüyle etkileşim halinde olan tutarlı bir kültürü sürdürdü.[9] Kâfur'un, Afrika'daki bir köleden Mısır ve Suriye'nin bazı bölgelerinin hükümdarı olmaya yükselişi, İslam tarihinde en alt düzeydeki kökene sahip bir hükümdarın en erken örneklerinden biridir.[5]

İzlediği siyaset

İç siyaset

Kâfûr, Mısır'ın fiili kontrolünü elinde tutarken, İhşîd yöneticilerinin görüntüsü altında faaliyet gösteriyordu. İbn Toğaç, ölüm döşeğindeyken iki oğlunun üzerine Kâfûr'u veli tayin etmişti. 946 yılında Kâfûr, büyük oğlu Ûnûcûr'un İbn Toğaç'ın tahta geçmesini sağlamasına yardım etti. 961 yılında ise Ûnûcûr'ün küçük kardeşi Ali b. İhşîd'in Mısır tahtını ele geçirmesine yardım etti. Ancak 966 yılında, Ali'nin ölümünden sonra, Kâfûr kendisini Mısır'ın tek hakimi olarak ilan etti.[6]

Kâfur, kendisine yapılan büyük baskılara rağmen Mısır içinde istikrarı korudu. 947-948 yıllarında Galbun'un isyanıyla savaştı ve isyanı bastırdı. 954 yılında Anūdjūr'un başarısız darbesini başarıyla önledi. Ayrıca kendisine karşı yayılan yıkıcı İsmailî propagandasından da kurtuldu. İç siyasi karmaşaları çözme yeteneğinin, İhşîdîîlerin ömrünü önemli ölçüde uzattığı düşünülmektedir.[6]

Dış siyaset

Ebü'l-Misk Kâfûr'un en büyük başarılarından biri, İhşîdî kurumunu Hamdânîlerden (Suriye'de), Fâtımîlerden (Kuzey Afrika'da, Mısır'ın batısında), Karmatîler'den (Arap yarımadasında) ve Nübyeliler'den (Mısır'ın güneyinde) başarılı bir şekilde korumasıydı.[6]

Daha önce Kâfûr'un efendisi olan Muhammed bin Tuğc, Suriye ve Hicaz'daki (Arap yarımadasında) askerî harekâtları idare etmesi için ona güvenmişti. Askeri ve diplomatik önlemleri, 947'de Şam'ın Hamdaniler'den gelen İhşîdîler için güvence altına alınmasını sağladı.[6] Halep valisi Seyfü'd Devle, Suriye'yi ele geçirmeye çalışmıştı ancak çabaları Kâfûr tarafından engellendi ve birincisi, Kâfûr'un Suriye'nin bazı bölgeleri üzerindeki hakimiyetini tanıdı.[5]

Ayrıca Fatımilerin Mısır'a doğru ilerlemesini geciktirmeyi başardı ve bu da Mısır'daki ajanların çabalarını boşa çıkardı. Kâfûr hayatta olduğu sürece, İhşîdî kuruluşu Fatımileri uzakta tuttu; onun ölümünden sonra Fatımiler yönetimi ele geçirdi.[6]

Ekonomi

Kâfûr, ciddi aksaklıklara rağmen Mısır'da genel olarak ekonomik istikrarı korudu:[6]

  • 954 yılında Fustat'ın çarşısında bir yangın çıktı;
  • 955 veya 956'nın başlarında Mısır'da büyük bir deprem meydana geldi;
  • 949, 952, 955 ve 963-968 yıllarında gıda fiyatlarında enflasyonun tekrarlaması (bazen kıtlığa yol açmıştır) ve bunun sonucunda ortaya çıkan iç karışıklıklar.

Kâfûr yönetimi, ağır devlet harcamaları dışında, fahiş mali uygulamalardan kaçındı. Altın sikkeleri dalgalanmalar gösterse de dikkate değer bir istikrar sergiliyordu. Kâfur, ayrıca Yakub bin Killis gibi yetenekli yöneticilerin ve tüccarların hizmetlerini de alarak ekonomik başarılarına katkıda bulundu.[6]

Sanatın himayesi

Ebü'l-Misk Kâfûr, âlimlerin ve yazarların hamisi olmasıyla ün kazanmıştır. A. S. Ehrenkreutz'a göre belki de en ünlü himayesi şair Mütenebbî'dir.[6] Buna karşılık Mütenebbî de eski köleyi övmüştür. Ancak Kâfur'un kendisine arzu ettiği yüksek makamı vermemesi üzerine Mütenebbî, Kâfur'la alay etmeye başladı. Böylece Kâfûr, Philip Hitti'ye göre Kâfûr'un zamanının en büyük şairi olan Mütenebbî'nin şiirinde ölümsüzleşmiştir.[5]

Dindar bir adam olan Kâfur, şairlerden çok ulema ile yakınlık kuruyordu. Etrafını din adamlarıyla doldurdu, bazılarını da hediyelere boğdu. Giza'da ve el-Mukattam'da iki cami ve bir hastane inşa etti.[6] Bununla birlikte, hâlâ batıl inançlara tutunuyordu, bir keresinde bir evi terk etmişti, orasının bir cin tarafından yönetildiğine inanıyordu.[10]

Kâfu'un da muhteşem ve lüks bir sarayı vardı. Ancak bu, kıtlık zamanlarında genel nüfusla pek uyuşmuyordu.[2] Kâfu, başkentinde camiler ve hastanenin yanı sıra bir dizi görkemli saray ve Kāfūriyye bahçeleri inşa ettirdi. Şimdiye kadar onun katkılarına dair herhangi bir arkeolojik kalıntı bulunamadı.[6]

Kaynakça

  1. ^ "Kāfūr, Abu'l Misk al-Ikhsidi." E.J. Brill's first encyclopaedia of Islam 1913-1936. Edited by: M. Th. Houtsma, E. van Donzel. Brill, 1993. p. 623
  2. ^ a b c Abū al-Misk Kāfūr." Encyclopædia Britannica. 2008. Encyclopædia Britannica Online. Jul. 2008
  3. ^ Fromherz 2012.
  4. ^ Yusuf Fadl Hasan, The Arabs and the Sudan From the Seventh to the Early Sixteenth Century (Edinburgh University Press, 1967), p. 225 n. 36.
  5. ^ a b c d Hitti, Philip K. History of Syria Including Lebanon and Palestine. Gorgias Press LLC. p.562-3
  6. ^ a b c d e f g h i j k Ehrenkreutz 1978, ss. 418–419.
  7. ^ van Berchem 1927, ss. 13–14.
  8. ^ Kashif, S.I. Misr fi Asr al-Ikhshidiyin 2 ed. (Cairo, 1970), p. 255
  9. ^ Jacob F. Ade Ajayi. General History of Africa: Africa in the Nineteenth Century Until the 1880s. University of California Press. p. 749
  10. ^ Bianquis 1998, ss. 115-116.

Sources

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Eyyûbîler</span> Orta Doğuda hüküm sürmüş olan geç dönem Orta Çağ Kürt devleti (1171–1250)

Eyyûbîler, Eyyûbîler Devleti veya Eyyûbî Sultanlığı, Zengî Devleti'nin komutanı ve daha sonradan Fâtımî Devleti'nin veziri olan Selahaddin Eyyubi'nin 1171 yılında kurduğu Eyyûbî Hanedanı'nın Mısır ve Suriye'de egemen olduğu Sünni Müslüman bir devlettir. En güçlü olduğu dönemde Mısır, Suriye, Irak, Hicaz, Filistin, Libya, Yemen ve Levant bölgelerini egemenliği altında tutmuştur. 1171'de Selahaddin Eyyubi tarafından Mısır'daki Şii Fâtımî Hâlifeliği'nin ortadan kaldırılmasının ardından doğan bir iktidar boşluğuyla tarih sahnesine çıkan devlet, 1187'de Hıttin Muharebesi ile Kudüs'ü Hristiyanlardan geri almış ve Orta Doğu'da önemli bir güç hâline gelmiştir. Hanedanlık, bölgedeki hâkimiyetini 13. yüzyılın ortalarına kadar sürdürmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Fâtımîler</span> Şii mezhebine bağlı İslam devleti

Fâtımîler ya da Fâtımî Devleti, Tunus'ta kurulduktan sonra merkezi Kahire'ye taşıyan ve Fas, Cezayir, Libya, Malta, Sicilya, Sardinya, Korsika, Tunus, Mısır, Filistin, Lübnan, Ürdün ve Suriye'de egemenliğini kuran Şii meşrebinin İsmailî mezhebine bağlı Arap devleti.

<span class="mw-page-title-main">İhşîdîler</span> Mısırda kurulup Hicaz ve Levanta doğru genişlemiş bir emirlik

İhşîdîler Hanedanı ya da Akşitler, 935'ten 969'a kadar Mısır ve Levant'ı yöneten bir Türk Memlûk hanedanıydı. Bir Türk Memlûk askeri olan Muhammed bin Toğaç, Abbasi halifesi Râzî tarafından Vali olarak atandı. Hanedan, Abbasiler adına valiler olarak konumlarını yansıtan Arapça "Wāli" unvanını taşıdı. Fâtımî ordusu 969'da Fustat'ı fethettiğinde İhşîdîler sona erdi. Ailenin mezarı Kudüstedir.

<span class="mw-page-title-main">Muhammed bin Toğaç</span>

Muhammed bin Toğaç, kendisi Fergana'dan gelmiş İhşidi hanedanı kurucusudur. 882 yılında Fergana'da doğmuş ve 946 yılında ölmüştür. 935 - 946 arasında kendi adınının son terimini verdiği hanedanlığı yönetmiştir. Semerkand'ın doğusunda Mug (Mōḡ) Dağı üzerindeki kalede bulunmuş olan Soğdca yazılmış bir belgede "eḵšīd" unvanından söz edilir ki, buda Soğdca alfabe ile (ʾ)xšyδ ve Mani alfabesi ile (ʾ)xšy(y)δo olarak yazılan, onaylanmış bir Soğd dilinde bir yönetici unvanıdır. Sonraları, Doğu Türkistan'da bulunmuş Soğdca yazılı metinlerde de Arapça-Farsça yazılım biçimi bu "eḵšīd" unvanı görülmüştür. 11. yüzyılda Kâşgarlı Mahmud, Özçent'te yerleşik, "اذكش, Edhgiş" "Özçend’de yerleşmiş olan bir Türk oymağı."'dan söz eder. Kendisinin Fergana'dan geldiği bilinen Muhammed bin Toğaç'ın kökeni büyük bir olasılıkla Özçend’de yerleşmiş olan bir Türk "Edhgiş" oymağındandır.

<span class="mw-page-title-main">Mehdî (Fâtımî halifesi)</span>

Ubeydullâh el-Mehdî veya sadece Mehdî, Fâtımîler Devleti'nin kurucusu ve ilk İsmâilî imamı.

Ebü't-Tayyib el-Mütenebbî, tam adıyla Ebü't-Tayyib Ahmed b. el-Hüseyn b. el-Hasen b. Abdissamed el-Cu'fî el-Kindî el-Mütenebbî,10. yüzyılda yaşamış, Arap şiirinin en önemli isimlerinden biri kabul edilen şair. Daha ziyade methiye şiirleriyle tanınmıştır.

Tâi veya Abdulkerim et-Tai Billah veya Ebû Bekir Abdulkerîm "et-Tâʾi Billâh" bin Fadıl Muti Abbâsî Hâlifelerinin yirmidördüncüsüdür.

Müttaki ya da tam künyesiyle Ebû İshâk İbrâhîm el-Müttakī-Lillâh bin Ca'fer el-Muktedir-Billâh el-Abbâsî, 940-944 döneminde Bağdat'ta hüküm süren Abbâsî Halifelerinin yirmi birincisidir.

<span class="mw-page-title-main">Zâhir (Fâtımî halifesi)</span> 1021-1036 döneminde Fatimiler Halifeliği yedinci halifesi

Zahir veya Ali Az-Zahir Billah veya tam künyesi: Ebū'l Hasan aẓ-Zāhir Billāh Alī bin El-Hākim. . 1021-1036 döneminde Fatimiler Halifeliği yedinci halifesi.

Ebü’l-Ferec Yakup bin Yusuf bin Killis, genel olarak bin Killis olarak bilinir, İhşîdîlerin yüksek rütbeli memurluğunu yaptıktan sonra 979'dan öldüğü 991 yılına kadar vezirlik yaptığı Fâtımîler hizmetine girdi.

Toğç bin Cuff bin İltekin bin Furan bin Furı bin Hakan Abbasi Halifeliğine ve özerk Tulunid hanedanına hizmet eden bir Türk askeri subaydı. İhşîd hanedanlığının kurucusu Muhammed bin Toğaç'in babasıydır.

İoannis Mistikos I. Romanos'un erken döneminde imparatorluğun baş bakanı (paradynasteuon) olarak görev yapan Bizanslı bir memurdur. Tahttaki komplosundan şüphelenildikten sonra makamından indirildi ve bir manastıra sürgüne gönderildi. Sonunda sarayda bir yer buldu ve 930'larda yurtdışında üç yıllık bir misyona liderlik etti ve 945'te VII. Konstantinos'un tek başına iktidara gelmesiyle eski yüksek pozisyonunu geri kazandı. En son 946'da Muhammed bin Toğaç'a büyükelçiliğe başkanlık ettiğinde kaydedilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Kaim (Fâtımî halifesi)</span> İfrikiyede ki ikinci Fatimi halifesi (On ikinci İsmaili imamı)

Ebu'l-Kasım Muhammed ibn Abdullah veya daha çok bilinen saltanat ismiyle el-Ka'im bi-Emrillah veya bi-Emri'llah, Fatımi hanedanının Ifrıkiyye'deki ikinci halifesiydi ve 934'ten 946'ya kadar hüküm sürdü.İsmaili mezhebine göre 12. İmamdı.

<span class="mw-page-title-main">Nasırü'd Devle</span> Hamdânî emiri

Ebu Muhammed el-Hasan ibn Ebu'l-Hayja Abdallah ibn Hamdan al-Taghlibi, daha yaygın olarak basitçe Nasırü'd Devle'nin, Cezire'nin çoğunu kapsayan Musul Emirliği'nin ikinci Hamdânî hükümdarıydı.

Ebü'l-Fazl Muhammed ibn Ebi Abdullah el-Hüseyin ibn Muhammed el-Katib, genellikle babasından sonra İbnü'l-Amîd olarak bilinir, Büveyhî hükümdarı Rüknüddevle'nin veziri olarak görev yapan bir İranlı devlet adamıydı. Rüknüddevle, 940'tan 970'teki ölümüne kadar otuz yıldır. İbnü'l-Amîd olarak da bilinen oğlu Ebü’l-Feth İbnü'l-Amîd, makamında onun yerini aldı.

<span class="mw-page-title-main">Hilal (kabile)</span> Arap kabilesi

Hilal, Necid kökenli bir Arap kabilesidir.

<span class="mw-page-title-main">Ebü’l-Kâsım Ûnûcûr</span> İhşîdî hanedanının ikinci hükümdarı, 946-960

Ebü'l-Kâsım Ûnûcûr, Abbâsîlerin egemenliği altında, ancak fiilen özerk bir şekilde Mısır, Suriye ve Hicaz'ı yöneten İhşidî hanedanının ikinci hükümdarıdrı. Ûnûcûr, 946'dan 960'a kadar hüküm sürdü, ancak gerçek gücün çoğu siyah hadım Ebü’l-Misk Kâfûr'un elindeydi.

<span class="mw-page-title-main">Ebü’l-Hasan Ali el-İhşîd</span> İhşîdî hanedanının ikinci hükümdarı, 960-966

Ebü'l-Hasan Ali el-İhşîd Abbasiler adına Mısır, Suriye ve Hicaz'ı yöneten özerk İhşîdî hanedanının üçüncü hükümdarıdır. 960-966 yılları arasında altı yıl hüküm sürmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Ebü’l-Fevâris Ahmed</span> İhşîdî hanedanının hükümdarı

Ebü'l-Fevâris Ahmed bin Ali el-İhşîd, 968-969 yılları arasında Mısır, Suriye ve Hicaz'ı yöneten İhşidî hanedanının özerk hükümdarlarının sonuncusudur. Ancak çocuktu ve fiilen hükümdarlık yapmamış, önce vezir Cafer bin Furat'ın, sonra da amcası Ebü'l-Hasan bin Ubeydullah bin Toğaç'ın himayesi altında bulunmuştur. Saltanatı, 969 yazında Fatımiler'in Mısır'ı fethetmesiyle son bulmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Humâreveyh bin Ahmed bin Tolun</span> Mısırlı emir (884-896)

Ebü'l-Ceyş Humâreveyh bin Ahmed bin Tolun Tolunoğulları hanedanının kurucusu Ahmed bin Tolun'un oğluydu. Mısır ve Suriye'nin özerk hükümdarı olan babası onu halefi olarak atadı. İbn Tolun Mayıs 884'te öldüğünde, Humâreveyh onun yerine geçti. Kendisini tahttan indirme girişimini bozguna uğrattıktan sonra, 886'da Abbasi Halifeliği'nden miras kalan bir vali olarak Mısır ve Suriye üzerindeki yönetiminin tanınmasını başardı. 893'te anlaşma yeni Abbasi Halifesi Mutazıd ile yenilendi ve kızı Katr en-Nada'nın halifeyle evlenmesiyle mühürlendi.