İçeriğe atla

Ebü’l-Feth İbnü'l-Amîd

Ebü'l-Feth İbnü'l-Amîd, Büveyhî veziri.

Hayatı

10. yüzyılın ortalarında İran

948/949 Rey'de doğdu; ünlü vezir Ebü’l-Fazl İbnü'l-Amîd'in oğludur. Genç yaşta sarayın önde gelen kişileri arasına girdi ve zaman zaman vezirliğe vekâlet etti. 970'de mahallî emîrlerden Haseneveyh b. Hüseyin'e karşı düzenlenen sefere katıldı. Babasının Hemedan’a vardıklarında ölmesi üzerine ordunun başına geçti ve boşalan vezirlik makamını başkasına kaptırmamak için Haseneveyh’le anlaşma yaparak aceleyle Rey’e döndü, bir süre sonra da vezirliğe getirildi; iyice yaşlanmış olan Rüknüddevle devletin idaresini ve ordunun kumandanlığını ona teslim etti. Fakat İbnü’l-Amîd, parlak zekâsına rağmen gençliği ve tecrübesizliği sebebiyle babasının takip ettiği dengeli siyaseti sürdürmeyi başaramadı. Deylemli kumandan ve askerlere bol bol ihsanlarda bulunarak ve sık sık davetler, av partileri düzenleyip katılanlara çeşitli hediyeler dağıtarak kendini çevresine sevdirmeye çalıştı. Onun debdebe ve gösterişi ön planda tutan bu gibi halleri ve özellikle vezirden çok bir emîr gibi davranması, Rüknüddevle’nin oğulları Adudüddevle ile Muayyadüddevle’nin tepkilerine yol açtı.[1]

İbnü’l-Amîd, 973/74 Rüknüddevle’nin emri üzerine, büyük bir askerî isyan sebebiyle zor durumda kalan Irak Büveyhî Emîri İzzüddevle’ye yardım etmek için Fars’tan Irak’a doğru yola çıkan Adudüddevle’ye katıldı. İsyanın bastırılmasından sonra Adudüddevle, İzzüddevle’yi tahtından uzaklaştırıp Irak’ı kendi topraklarına katmak istedi ve bu durumu babasına onaylatmak için İbnü’l-Amîd’i Rey’e gönderdi. Fakat İbnü’l-Amîd, hânedan üyelerinin karşılıklı sadakatine büyük önem veren Rüknüddevle’yi bu konuda ikna edemedi ve Bağdat’a eli boş döndü. Bunun üzerine Adudüddevle mecburen Irak’tan ayrıldı. İbnü’l-Amîd ise Adudüddevle’nin ardından Bağdat’ta bir müddet daha kaldı ve burada ileride hayatına mal olacak bazı adımlar attı. İzzüddevle’nin veziri İbn Bakıyye ile yakın münasebetler kurdu; ayrıca İzzüddevle’nin yönelttiği vezirlik teklifini Rüknüddevle’nin ölümünden sonra olması şartıyla kabul etti. Bu arada Abbâsî halifesi de ona kalemde ve kılıçta yetkinliğini anlatan “Zü’l-kifâyeteyn” unvanını verdi.[1]

975/976 Adudüddevle, babası Rüknüddevle ile bozulan ilişkilerini düzeltmek ve kendisinin veliaht olarak tayinini sağlamak için İbnü'l-Amîd'den aracılık yapmasını istedi. Adudüddevle'ye güvenmemekle beraber onunla dost kalmak isteyen İbnü'l-Amîd'in Rüknüddevle nezdinde gösterdiği çabalar sonucu İsfahan'da bütün hânedan mensuplarının katıldığı bir toplantı düzenlendi. Bu toplantıda Rüknüddevle, Adudüddevle'yi veliaht ilân etti ve diğer iki oğlundan Muayyadüddevle'ye Rey ile İsfahan'ı, Fahrüddevle'ye de Hemedan ile Dînever'i verdi. İbnü'l-Amîd, Rüknüddevle'nin ölümünden sonra Rey'e gelen Muayyadüddevle tarafından vezirlik görevinde tutuldu. Ancak çok geçmeden İbnü'l-Amîd ile kâtip Sâhib b. Abbâd arasında düşmanlık baş gösterdi ve İbnü'l-Amîd, Muayyadüddevle'nin yanında büyük bir saygınlığı bulunan Sâhib b. Abbâd'ı ileride makamına göz dikeceği endişesiyle İsfahan'a yollamak ve hatta öldürtmek istedi. Muayyadüddevle de onun nüfuzundan çekindiği için Sâhib b. Abbâd'ı geri göndermek zorunda kaldı. Fakat Rüknüddevle'den sonra hânedanın başına geçmiş bulunan Adudüddevle, Muayyadüddevle'den, ordu üzerindeki hâkimiyetinden dolayı tehlikeli gördüğü ve Bağdat'taki faaliyetleri sebebiyle kızgın olduğu İbnü'l-Amîd'in öldürülmesini istedi. Bunun üzerine İbnü'l-Amîd, mallarına el konulduktan ve çeşitli işkencelere mâruz bırakıldıktan sonra 13 Kasım 976'da idam edildi. Babasından ve nahiv âlimi İbn Fâris'ten ders alan İbnü'l-Amîd devrin önemli edip ve şairlerindendir.[1]

Kaynakça

  1. ^ a b c Güner, Ahmet (1999). "İBNÜ'l-AMÎD, Ebü'l-Feth". TDV İslâm Ansiklopedisi. 20. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı. ss. 486-487. 11 Aralık 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Aralık 2022. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">I. Mahmud (Büyük Selçuklu sultanı)</span> Büyük Selçuklu Sultanı

I. Mahmud, beş yaşında iken 1092-1093 döneminde Büyük Selçuklu Devleti hükümdarı ve 1093-1094'te İsfahan ve Fars bölgesi tâbî hükümdarı ilân edildi.

Kutalmış, , Türk hükümdar. Babası Arslan Yabgu'dur. Selçuklu sultanı Tuğrul Bey'in amcaoğludur. Kendisi sonradan Tuğrul Bey'e isyan etmiştir. Oğlu Kutalmışoğlu Süleyman Şah Anadolu Selçuklu Devleti'ni kurmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Büveyhîler</span> İranda eski bir hanedan

Büveyhîler, İran ve Irak'ta hakimiyet sağlayan Deylemi kökenli İrani ve Şii karakterli bir hanedandır. Deylemlilerin kurduğu en güçlü hanedan olarak sayılır. İlk önce Kuzey İran'a sahip olmuş daha sonra güneye çekilmişlerdir. Sasanilerin yıkılışından sonra İran'ın çoğunu ele geçiren ilk bağımsız İrani devlettir.

Kâim Bi-Emrillah, yirmi altıncı Abbasi halifesi.

<span class="mw-page-title-main">Müsâfirîler</span>

Müsafiriler. 930-1200 yılları arasında bugünkü Azerbaycan ve Ermenistan topraklarında hüküm süren ve Salariler ya da Sellariler adıyla da anılan hanedan. Deylemi hânedanlardan biri olan Müsâfirîler'in ortaya çıkışıyla ilgili bilgiler her ne kadar kesin değilse de Yâkūt el-Hamevî'nin kaydettiği bir mektuptan bu hânedanın tarihinin, mensubu bulundukları Âl-i Kenger'in Kazvin'e bağlı Târum (Tarım) vilâyetindeki Şemîrân (Semîrân) Kalesi'ni ele geçirmesine kadar gittiği anlaşılmaktadır.

Tâcülmülk veya tam adıyla Ebü’l-Ganâim Tâcülmülk İbn Dârüst Merzübân b. Hüsrev Fîrûz-ı Şirâzî,, Büyük Selçuklu İmparatorluğu veziri.

Altuncan Hatun, Büyük Selçuklu İmparatorluğu Sultanı Tuğrul Bey'in eşi. Daha önce Yengi-kent ve Cend Oğuzları'nın yabgusu; Harezm'in valisi (1038-1041) ve daha sonra da Harezm-Şah (1041-1042) olan Şah Melik'in ilk eşi idi. Kocasının 1042'de Çağrı Bey tarafından öldürülmesinden sonra 1043'te Tuğrul Bey ile evlendi.

Fahrülmülk veya tam adıyla Ebül Feth Ali bin Nizâmülmülk et-Tûsî,, Büyük Selçuklu İmparatorluğu veziri, Nizâmülmülk'ün oğlu.

<span class="mw-page-title-main">Kadı Abdülcebbar</span>

Kadı Abdülcebbar, Mutezile kelamcısı ve Şafiî mezhebi fakihi.

Diyaülmülk Ahmed bin Nizâmülmülk, Büyük Selçuklu İmparatorluğu ve daha sonra Abbasiler'in İranlı veziri. Selçuklu Devleti'nin ünlü veziri Nizâmülmülk'ün oğludur.

Alptekin, Büveyhîlerin emrinde Türk asıllı bir subaydır, 973'ten 975'e kadar Aşağı Mezopotamya'da Büveyhîlere karşı süren ve başarısızlıkla sonuçlanan isyanın içinde isyanın liderliğene kadar yükselmiştir. 300 takipçisi ile batıya kaçarak, Suriye'deki iktidar boşluğunu kullanarak Şam dahil birçok şehri ele geçirdi. Alptekin, ertesi üç yıl boyunca, Fâtımîlerin Şam'ı ele geçirme girişimlerine Halife Azîz tarafından yenilip esir alınana kadar direndi. Mısır'a götürüldü ve Fâtımî ordusuna dahil edildi ve bundan kısa bir süre sonra vezir Yâkup bin Killis tarafından zehirlendi.

I. Tuğrul, 1109 yılında doğmuştur. Babası Büyük Selçuklu Sultanı Muhammed Tapar'dır. Babası Muhammet Tapar kendisine Irak-ı Acem'i vermişti. 1118 yılında babası Muhammet Tapar'ın ölümü üzerine abisi Mahmut Selçuklu tahtına çıksa da amcası Sencer'e yenilmişti. Sencer Mahmut'u affetti ve babasının topraklarını verdi. Ama Sencer Mahmut'a babası Muhammet Tapar'ın tamamen topraklarını vermemiş, Azerbaycan'ı Mahmut'un kardeşi Meusud'a, İsfahan'ın yarısını ve Fars eyaletini Mahmut'un bir diğer kardeşi Selçuk Şah'a verirken Tuğrul'u Irak-ı Acem'de bırakmış ve Sencer bazı toprakları devlete bağlamıştır.

Ebu'l-Hasan Ali ibn el-Hasan, daha çok Fahrüddevle lakabıyla bilinir Cibal, Hemedan (984–997) ve Gürgan ve Taberistan'ın (984–997) Büveyhî emiriydi. Rüknüddevle'nın ikinci oğluydu.

<span class="mw-page-title-main">Mecdüddevle</span>

Ebu Talib Rüstem, genellikle Mecdüddevle lakabıile bilinir, 997'den 1029'a kadar Rey Büveyhî emirliğinin son emiriydi. Fahrüddevle'nin en büyük oğluydu. Zayıf bir hükümdar olarak, saltanatının büyük bir bölümünde bir kuklaydı, annesi Seyyide Şirin ise emirliğin gerçek hükümdarıydı.

<span class="mw-page-title-main">İmâdüddevle</span> İranda Büveyhî handanının kurcusu (892-949)

Ali ibn Buya, genellikle Arapça isim İmâdüddevle, 934'ten 949'a kadar emir olarak hüküm süren Fars Bölgesinde Kurulan Büveyhî emirliğinin kurucusudur. İki küçük erkek kardeşi Rüknüddevle ve Müizzüddevle ile birlikte Rey, Şiraz ve Bağdat merkezli bir üçlü hükümdarlık kurmuştur.

<span class="mw-page-title-main">İzzüddevle</span> Irak Büveyhî Emiri

Bahtiyar, daha çok İzzüddevle lakabıyla bilinir, Irak'ın Büveyhî emiriydi (967–978).

<span class="mw-page-title-main">Muayyadüddevle</span>

Abu Mansur Buya, daha çok Muayyadüddevle lakabıyla bilinir. Hemedan (976–983), Cibal (977–983), Taberistan (980–983) ve Gürgan'in (981–983) Büveyhî emiriydi. Rüknüddevle'nin üçüncü oğluydu.

Ebü'l-Fazl Muhammed ibn Ebi Abdullah el-Hüseyin ibn Muhammed el-Katib, genellikle babasından sonra İbnü'l-Amîd olarak bilinir, Büveyhî hükümdarı Rüknüddevle'nin veziri olarak görev yapan bir İranlı devlet adamıydı. Rüknüddevle, 940'tan 970'teki ölümüne kadar otuz yıldır. İbnü'l-Amîd olarak da bilinen oğlu Ebü’l-Feth İbnü'l-Amîd, makamında onun yerini aldı.

Uddat al-Dawla Abu Taghlib Fadl Allah al-Ghadanfar al-Hamdani, daha yaygın olarak basitçe Ebu Tağlib olarak bilinir, Cezire'nin çoğunu kapsayan Musul Emirliği'nin üçüncü Hamdânî hükümdarıydı.

Emîrü’l Ümerâ, ; 10. yüzyılda Abbâsî Halifeliği'nde, sahipleri 936'dan sonraki on yılda vezir yönetimindeki sivil bürokrasinin yerini alarak etkili birer naip haline geldiler ve Abbasi halifelerini salt törensel bir role indirgediler. Bu makam daha sonra Büveyhîlerin 11. yüzyılın ortalarına kadar Abbasi halifeleri ve Irak üzerindeki denetiminin temelini oluşturmuştur.