İçeriğe atla

Ebu Hureyre

Koordinatlar: 24°28′02″N 39°36′58″E / 24.4672°K 39.616°D / 24.4672; 39.616

Ebu Hureyre
أبو هريرة
DoğumAbdurrahman bin Sahr
Yemen
Ölüm678
Zülhuleyfe, Emevi Devleti
Defin yeriBâki Mezarlığı
MilliyetArap

Ebu Hureyre (Arapça: أبو هريرة‎ ‎; (ö. 678, Medine), (Ebû Hüreyre Abdurrahmân bin Sahr ed-Devsî) Yemen asıllı sahabe. Gerçek adı bilinmemekle birlikte Müslüman olmadan önceki adının Abdüamr, Sükeyn, Abdüşşems olduğu yönünde farklı rivayetler vardır. Sahipsiz kedi yavrularını besleyip büyütmesinden dolayı Kedicik babası anlamına gelen Ebu Hureyre ismiyle anılırdı.[1]

Yemen'de doğan Ebu Hureyre'nin doğum tarihi bilinmemekte olup, Ezd kabilesinin Devs koluna mensuptur. 628 yılında Muhammed'in Hayber'de bulunduğu sırada yanına gelerek Müslüman oldu. Kuşatmadaki Hayber fethine ve daha sonra yapılan savaşların hepsine katıldı.[2]

Hadis Rivayetleri

Bu tarihten ölümüne kadar üç yıl boyunca Muhammed'in yanından ayrılmadı.[3] Bu sebeple en çok hadis nakleden sahabe olduğu söylenmektedir.[4] 5.375 adet hadis aktardığı tahmin edilmektedir.[5] Ebû Hureyre, diğer sahabilere nisbetle çok hadis rivayet etmekle beraber, onun, işitmiş olduğu bu hadisleri yazıp yazmadığı bilinmemektedir. Kendisinden nakledilen bir habere göre "Ebû Hurayra yazmaz ve gizlemez" denilmektedir.[6] Buna mukabil bazı haberlerde de Ebu Hureyre, "biz hadis yazarken Hazreti Peygamber yanımıza geldi" demekte,[7] bir diğerinde ise, kendisine bir hadis soran şahsa "eğer bu hadisi ben rivayet etti isem yanımda yazılıdır" deyip o şahsı evine götürdüğü, orada, birçok kitaplar içerisinden istenilen hadisi bulup çıkardığı belirtilmektedir.[8]

Ebu Hureyre'ye ait 140 kadar hadis rivayeti ihtiva eden ve talebesi Hemmam İbn Munebbih tarafından yazılan es-Sahîfe es-Sahîha adlı kitabın zamanımıza kadar muhafaza edilmiş olduğu belirtilse de[9] 1953 senesinde Prof. M. Hamidullah tarafından bulunarak neşredilen Şam ve Berlin nüshalarından eski olanı Şam nüshası hicrî 6. yy.'dan (miladî 12. yy'dan) kalmadır.[10]

Bişr b. Sa'îd'in: "Allah'a yemin olsun ki biz Ebû Hureyre'nin meclisinde bulunurduk, O bize Rasûlullah’tan ve Ka'b el-Ahbâr'dan rivayet ederdi. Ebû Hureyre kalkıp gittikten sonra bizimle birlikte oturan bazı insanların, Rasûlullah’ın hadisini Ka'b'ın sözü, Ka’b’ın sözünü de Rasûlullah’ın hadisi diye naklettiğini işitirdim. Allah'tan korkun ve hadis konusunda korunun!" dediği belirtilir.[11] İmam Buhârî'nin, Kâb'ın görüşü dediği bir rivayetin İmam Müslim tarafından İslam Peygamberine ait olarak nakledildiğinden de bahsedilmektedir.[12]

Kaynaklarda Halife Ömer'in Ebû Hureyre'ye çok hadis rivayet etmemesi konusunda uyarıda bulunmasının yanı sıra, hadis rivayetinden vazgeçmemesi halinde kendisini Devs denilen bir yere süreceği tehdidinde bulunması[13] ve naklettiği rivayetlerin doğruluğunu kontrol ettiği de yer alan bilgilerdendir. Ebû Hureyre'nin kendisi hadis rivayetiyle ilgili Halife Ömer'le arasında geçen bir diyaloğu şöyle nakleder: "Hadis rivayet ettiğim, Ömer'e ulaşınca, beni çağırdı ve şöyle dedi: ‘Falanca gün, filancanın evinde sen bizimle beraber miydin?’ Ben: ‘Evet, o gün Rasûlullah: 'Her kim bana yalan isnad ederse cehennemdeki yerini hazırlasın’ dedi, dedim. Bunun üzerine Ömer: ‘O halde git, hadis rivayet et.’ dedi."[14]

Ebû Hüreyre’nin çok hadis rivayet etmesine karşı çıkanlardan biri olan Âişe onu yanına çağırarak görmediği ve duymadığı bazı rivayetlerin hesabını sormak istemiş, Ebû Hüreyre de, “Anacığım! Ayna, sürme ve güzel koku gibi şeyler beni oyalayıp da bu rivayetleri Resûlullah’tan duymama engel olmadı” deyince Âişe, “Belki de öyledir”[15] diyerek kendisine hak verdiğini ifade etmiştir.

İslam Peygamberi Muhammed'in eşi Aişe'ye Ebû Hüreyre'nin: “Şu’m üç şeyde; evde, kadında ve attadır” haberini naklediyor denince, O; “Ebû Hüreyre iyi ezberleyememiş. Zira o girdiğinde Resûlullah: “Allah, Yahudileri kahretsin, zira onlar; ‘Şu’m üç şeyde; evde, kadında ve attadır’ derler” buyurmuştu. Ebû Hüreyre hadisin başını işitmemiş, sadece sonunu duymuştur” dediği de belirtilir.[16]

Tâbiîn fakihlerinden İbrâhim en-Nehaî (ö. 96/714), kendi zamanında bazı âlimlerin fakih olmadığı gerekçesiyle Ebû Hüreyre'nin ahkâma dair bir kısım rivayetlerini kabul etmediklerini ileri sürmüş, Nehaî'nin rivayetlerine ve görüşlerine büyük önem veren Ebû Hanîfe gibi âlimler de Ebû Hüreyre aleyhinde herhangi bir şey söylememekle beraber onun sahih kıyasa aykırı rivayetlerini kabul etmek istememişlerdir.[17]

Devlet Adamlığı

Halife Ömer tarafından görev yaptığı Bahreyn'e iki defa vali olarak tayin edildi. Ebu Hüreyre valilikten ayrılarak Medine'ye döndüğü zaman Halife tarafından hakkında tahkikat yapılmıştır. Bazı rivayetlere göre Ömer tarafından hakkında ithamlarda bulunulduğu ve bunun sonucunda onun malının yarısına veya tamamına el koyduğu ileri sürülmektedir. Ancak daha sonra Ebu Hüreyre'nin dürüstlüğü ortaya çıkmasıyla Halife Ömer onu tekrar vali tayin etmek istemiş, ancak Ebu Hüreyre bir daha görev kabul etmemiştir. Osman'ın hilafetini destekleyen Ebu Hüreyre, Halife Ali ile Muaviye arasında çıkan mücadele de hiçbir tarafı desteklemedi. Ebu Hüreyre'nin Muaviye döneminde zaman zaman Medine valiliği ya da vali Mervân'ın bulunmadığı dönemlerde vekil olarak Medine valiliği yaptığı ifade edilmektedir.[18]

Kaynakça

  1. ^ Ez-Zehebî (1956). Tezkiretü'l-Huffâz. I. Haydarâbâd. s. 32. 
  2. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, sayfa: 160-167
  3. ^ İbn Kesîr (1966). el-Bidâye ve'n Nihâye. VIII. Beyrut. ss. 108, 113. 
  4. ^ "Portre: Ebu Hüreyre (r.a.) (?-678)". 12 Ağustos 2000. 2 Ağustos 2011 tarihinde kaynağından (HTML) arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Mayıs 2013. 
  5. ^ Shorter Urdu Encyclopedia of Islam, University of the Punjab, Lahore, 1997, pg. 65.
  6. ^ el-Hatîb el-Bağdâdî (d. H. 392/M.S. 1071), Taqyîdu'l-ilm, s. 42; Dr. Talât Koçyiğit, Hadîs Usûlü, 1967
  7. ^ el-Hatîb el-Bağdâdî, a.g.e.
  8. ^ İbn Abdi'l-Barr (ö. H. 463/M.S. 1071), Câmi' beyâni'l-dm I. 74.; Dr. Talât Koçyiğit, Hadîs Usûlü, 1967, s.30
  9. ^ Dr. Talât Koçyiğit, Hadîs Usûlü, 1967, s.31
  10. ^ Dr. Talât Koçyiğit, Halen elde mevcut en eski Hadis eseri HEMMÂM İBN MUNEBBİH'İN SAHİFESİ (Prof. Muhammed Hamidullah), 1967, s. 66
  11. ^ İbn Kesîr, Ebu'l-Fidâ İmâduddîn İsmail b. Ömer (774/1372), el-Bidâye ve'n-nihâye, thk. Ahmed Abdülvehhâb Fetih, (Kahire: Dâru'l-Hadîs, 1414/1993), VIII: 112.; Sema Tombul, Bir Devlet Politikası Olarak Hz. Ömer'in Hadis Rivayetleriyle İlgili Tutumu (Bişr b. Sa'îd isminin yanında parantez içinde soru işareti bulunmaktadır.)
  12. ^ Kemal Özcan, Buhârî ve Müslim'in Sahîhleri Hakkında Farklı Görüşler, Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi2014/2, Sayı 40, ss. 215-244.
  13. ^ İbn Asâkir (d. H. 499/M.S. 1105), Târîhu Dimaşk, L: 172, LXVII: 343; Zehebî (d. H.673/M.S. 1274), Siyeru A'lâmi'n-nübelâ, II: 600-601; İbn Kesîr (d. H. 701/M.S. 1301-1302), el-Bidâye ve'n-nihâye, VIII: 110.; Sema Tombul, Bir Devlet Politikası Olarak Hz. Ömer'in Hadis Rivayetleriyle İlgili Tutumu
  14. ^ İbn Hacer (d. H. 773/M.S. 1372), el-İsâbe fî temyîzi's-sahâbe, thk. Ali Muhammed el-Becâvî (Beyrut: Dâru'l-Cîl, 1412/1992), IV: 209; Sıbai, Sünnet, 73.
  15. ^ Zehebî (d. H. 673/M.S. 1274), Aʿlâmü’n-nübelâʾ, II, 604-605
  16. ^ Ebu Dâvûd (ö. 204/819), et-Tayâlisî, Müsned,Haydarâbâd-1321, 215, H. No:1537; et-Taberânî (ö.360/971), Süleyman b. Ahmed, Müsnedu’ş-Şamiyyîn, thk. Hamdî b. Abdülmecid es-Selefî, Müessesetü’r-Risâle, Beyrut, 1405, IV/342, H. No:3505; ez-Zerkeşî, el-İcâbe, s.207-211.; İbrahim Sağlam, ‘Uğursuzluk Üç Şeydedir...’ Rivayetinin İsnad ve Metin Yönünden Tahlili
  17. ^ TDV İslam Ansikyopedisi, Ebû Hüreyre maddesi.
  18. ^ "İslam Ansiklopedisi, M. Yaşar Kandemir". 24 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Haziran 2015. 


İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Hadis</span> İslam peygamberi Muhammede isnat edilen sözler ve fiiller

Hadis, Muhammed'e atfedilen ve onun sözleri, fiilleri, onaylamaları ve sıfatlarını içeren bilgilerdir. Hadis âlimleri buna sahabe ve tabiînin söz ve fiillerini de eklemişlerdir. Ancak bunlar kaynak olma bakımından Muhammed'in fiil ve sözleri ile aynı seviyede değildirler ve hadis ilmi içerisinde farklı şekilde isimlendirilirler.

<span class="mw-page-title-main">Ali</span> İslam Devletinin dördüncü halifesi ve Şiilerin birinci imamı

Ali bin Ebu Talib, İslam Devleti'nin 656-661 yılları arasındaki halifesi. İslam peygamberi Muhammed'in damadı ve amcası Ebu Talib'in oğlu olan Ali, Muhammed'in İslam'a davetini kabul eden ilk erkek kişidir. Sünni İslam'a göre Ali, dört halifenin sonuncusu, Şii İslam'a göre ise imamların ilki ve Muhammed'in hak vârisidir. Şii ve Sünni İslam arasındaki farklılaşmanın ana nedeni Muhammed'in gerçek vârisinin kim olduğu konusundaki görüş farklılığından ileri gelmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Abdülmuttalib bin Haşim</span> İslam peygamberi Muhammedin dedesi

Şeybe bin Haşim veya daha çok bilinen adıyla Abdülmuttalib, İslam peygamberi Muhammed'in dedesidir. Altı yaşındayken annesi ölen Muhammed'e sekiz yaşına kadar bakmış ve ölmeden önce emaneti, oğlu Ebu Talib'e devretmiştir. Künyesi Ebü'l-Haris Abdülmuttalib bin Haşim bin Abdülmenaf bin Kuseyy şeklindedir. Abdülmuttalib'in diğer isimlerinden biri de Âmir'dir.

<span class="mw-page-title-main">I. Muâviye</span> İslam Devletinin Aliden sonraki halifesi ve Emevi Hanedanının kurucusu

Muaviye bin Ebu Süfyan, İslam Devleti'nin Hasan'dan sonraki halifesi ve Emevi Hanedanı'nın kurucusudur.

<span class="mw-page-title-main">İbn Kesir</span> Hadis ve tefsir bilgini, tarihçi

İbn Kesîr, Suriyeli muhaddis, müfessir ve tarihçi. Memlüklüler devrinde yaşamış tarih, tefsir ve fıkıh konusunda uzmanlaşmış tanınmış bir alimdir. İslam dünyasında kaynak bir tarih kitabı olan El Bidaye ve'n Nihayeyi yazmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Mâlik bin Enes</span> Mâlikî mezhebinin kurucusu ve imamı olan din bilgini

Mâlik bin Enes, Mâliki mezhebinin kurucusu, müctehid ve muhaddis.

<span class="mw-page-title-main">Aişe</span> Muhammedin eşi, Ebu Bekirin kızı

Aişe bint Ebu Bekir, İslam peygamberi Muhammed'in üçüncü ve en genç karısı ve birinci İslam halifesi Ebû Bekir'in kızıdır.

<span class="mw-page-title-main">Talha bin Ubeydullah</span> sahabe

Talhâ bin Ubeydullah, cennetle müjdelenen on sahabiden biri.

<span class="mw-page-title-main">Sa'd bin Ebû Vakkas</span> sahabe

Sa'd bin Ebû Vakkās (Arapça: سعد بن أبي وقاص ;, Cennet'le müjdelenen on sahabeden ve İslam'ı ilk kabul edenlerdendir. Ebu Bekir vasıtasıyla Müslüman oldu. Yeteneği sayesinde Raşidin kuvvetlerinde komutanlık ve elçilik gibi görevlerde bulundu. Halîfe Ömer zamanında ileri bir karakol şehri olarak Kufe'yi kurdu ve valisi oldu. Ayrıca 657'de Sasani başkenti Medain'i alan ordunun komutanıydı.

<span class="mw-page-title-main">Abdullah bin Abbas</span>

Abdullah bin Abbas, Tefsir ve fıkıh alanlarında otorite kabul edilen ve çok sayıda hadis rivayet eden İslam peygamberi Muhammed'in amcasının oğlu olan sahabe.

<span class="mw-page-title-main">Gadîr-i Hum</span> Muhammedin 632 yılında damadı Ali lehine bir beyan içeren vaazı.

Gadîr-i Hum İslam peygamberi Muhammed'in 16 Mart 632 tarihinde vereceği vaaz için Müslümanların toplanmış olduğu tarihsel etkinliktir. Şiilerin ve Arap Alevilerinin inancına göre İslam peygamberi bu vaazinde, Ali bin Ebu Talib'i kendisinden sonra gelecek halef tayin etmiştir. Bu günün hicri yıldönümü Şiiler ve Arap Alevileri tarafından her yıl Gadir-i Hum Bayramı olarak kutlanır.

Mesrûk el-Kûfî, Mesrûk bin el-Ecdâ veya tam adıyla Mesrûk bin el-Ecdâ bin Mâlik el-Hemedânî el-Vedâî' el-Kûfî, tabiun dönemi hadis ve fıkıh bilgini.

<span class="mw-page-title-main">Abdullah bin Ömer</span> Halife Ömerin oğlu, sahabe

Abdullah bin Ömer, ikinci İslâm Halifesi Ömer'in oğludur. Hadis ve hukukta önde gelen yetkili sahabedendi. Müslüman toplumunda çıkan İlk Fitne'de hiziplere karşı tarafsız tutumu ile bilinmiştir. Ebu Hureyre'den sonra ikinci en çok hadis rivayet eden sahabidir.

İbn Şihab Zuhrî, ilk Siyer toplayıcılar arasında merkezi bir figürdür. Sahabeleri görmüş Tabiindendir. Hadis üzerine en büyük Sünni otoritelerden sayılır. Önde gelen hadis tenkitcileri arasında İbn el-Medini, İbn Hibban, Abu Hatim, El-Dahabi ve İbn Hacar el-Askalani dahil, hepsi İbn Şihab Zuhri'nin tartışılmaz otoritesi hakkında mutabık kalmışlardır. Birçok Sahabeden hadis almıştır. Sahabe'den sonraki birinci ve ikinci kuşak çok sayıda alim ondan rivayet etmişlerdir. Emevi Halife Abdülmelik zamanında Medine'den Şam'a taşınmıştır.

Fedek, Hayber Muharebesi'nden sonra yarısı Muhammed'e verilen, Medine'ye yaklaşık 150 km. uzaklıkta Medine ile Hayber arasında Yahudilerin yaşadığı köy.

<span class="mw-page-title-main">Hucr bin Adiy</span> Ali taraftarlığından dolayı Muaviye tarafından öldürtülen kişi

Hucr bin Adiy veya tam adıyla Ebu Abdurrahman Hucr b. Adiy b. Muaviye b. Cebele el-Kindî el-Kufî, Ali taraftarlığından dolayı Muaviye tarafından öldürtülen kişi.

Ka'b el-Ahbâr veya tam adıyla Ebû İshâk Ka'b b. Mâti' b. Heynû' el-Himyerî el-Yemânî kaynaklara göre Yemenli bir yahudi iken Müslüman olmuş Benî İsrâil'e dair rivayetleriyle tanınan tâbiî. İslam peygamberi Muhammed zamanında Yemen'e giden Ali ile görüşerek İslamiyet'i kabul ettiği, Halife Ebû Bekir devrinde müslüman olduğu, veya Halife Ömer döneminde Medine'ye geldiği, halifenin Kudüs'te bulunduğunu öğrenince oraya giderek kendisiyle görüştüğü ve onun huzurunda müslüman olduğu kaydedilmektedir. Ka'b'ın müslüman oluşuyla ilgili olarak bazı garip hikâyeler de uydurulmuştur.

Vehb bin Münebbih, Tabiinden olan tarihçi ve din alimi.

Kays b. Sa'd b. Ubade el-Ensari el-Hazrecî, Mısır valisi.

<span class="mw-page-title-main">Sa'd bin Ubade</span> Muhammedin ardından halife adayı olmuş sahabe

Ebû Kays Sa‘d b. Ubâde b. Düleym b. Hârise el-Ensârî, İslam peygamberi Muhammed'in sahabesi.