İçeriğe atla

Dışavurumculuk

Dışa vurumcu resim örneği: Eduard Kosmack'ın portresi, Egon Schiele

Dışa vurumculuk (ekspresyonizm), doğanın olduğu gibi temsili yerine duyguların ve iç dünyanın ön plana çıkarıldığı 20. yüzyıl sanat akımı. Politik istikrarsızlık ve ekonomik çöküntü ortamında Almanya'da pozitivizm, naturalizm ve empresyonizm akımlarına karşı olarak ortaya çıkmıştır. 19. yüzyıl gerçekçilik ve idealizmine karşıt anti-natüralist öznelliğe sahip bir bakış açısı içerir. Ayrıca kuzeyli, Cermen halk sanatı biçimleri ve kabile sanatları da etkilendiği diğer kaynaklardır. Dışa vurumcu sanatın amacı, sanatçının duyguları ve iç dünyasını renk, çizgi, düzlem ve kütle aracılığıyla dışa vurmasıdır. Bu duyguları daha iyi yansıtabilmek için sanatçı geleneksel kuralların dışına çıkarak gerçeğin biçimini bozma yöntemini kullanır ve sanatçının öznel duygularına dayanmaktadır.

Dışa vurumculuk, bu terim kullanılmadan da sanatta ifade edilmekteydi. Örneğin; İspanya'da ressam El Greco (d. 1541 – o. 1614) ve Alman rönesans ressamı Matthias Grünewald (d. 1470 – ö. 1528) içerikleri dışa vurumculuk ögelerinden oluşmuş sanat eserleri vermekle beraber dışa vurumculuk sıfatı sadece XX. yüzyıl sanat eserlerine verilmektedir. Dışa vurumculuk birçok sanat formlarını kapsamaktadır: edebiyat, film, heykeltıraşlık, mimarî, müzik, resim, tiyatro.

Dışa vurumcu resim

Edvard Munch'un Çığlık tablosu

Bozulmuş çizgiler, şekiller ve abartılı renklerle sanatçının duygusal dünyasını aktarmayı hedefler. 19. yüzyıl gerçekçilik ve idealizmine karşıt anti-natüralist öznelliğe sahip bir bakış açısı içerir.

Edvard Munch'un Çığlık adlı tablosu, bunun belirgin bir örneğidir.

Ekspresyonist bir sanat eserini yorumlarken çizgilerin, renklerin kullanımına dikkat edilmelidir. Sivri keskin çizgiler, kırmızı ve tonları öfkeyi ön plana çıkarırken, dairesel oluşumlar, mavi ve tonları daha çok sakinliği vurgular.

Die Brücke (Köprü) 1905-1912 Dresden - Kirchner, E. Nolde, Mueller, Rottluf, E. Heckel Der Blaue Reiter (Mavi süvari) Münih - F. Marc, Mache, Kandinsky, Jawlensky, P. Klee

Önemli dışa vurumcu ressamlar arasında Edvard Munch, Vincent Van Gogh, Ernst Ludwig Kirchner, James Ensor ve Oscar Kokoschka sayılabilir. Edward Munch, Ensor ve Kokoschka, kaynaklarda ekspresyonist öncüler olarak geçmektedir.

Dışa vurumcu mimarî

Potsdam, Almanya'da "Einsteinturm"

1910 ve 1930 yılları arasında özellikle Almanya'da etkisini gösteren ekspresyonist mimarî, bu anlamda da Bauhaus okuluyla paralellikler taşır.

Bunun yanında kendine özgü dinamiklerini de belirler. 90 derecelik açıyı ortadan kaldırmak temel teknik olarak düşünülürken, işlevselliği formla bütünleştirme amacı, alışılmamış formların ve yeni malzemelerin kullanılmasıyla ifadeci mimarlık anlayışının kendine özgü dinamiklerini oluşturur. Bireysel ve dolayısıyla duygusal tasarım anlayışı, ekspresyonist mimarlığın felsefesidir.

Bruno Taut'un 1914'te Köln'deki "Werkbund Sergisi" için hazırladığı "Cam Pavyon" ve Erich Mendelsohn'un 1921'de bitirilmiş olan Potsdam'da bulunan "Einstein Kulesi" ve Hans Poelzig'in tiyatro direktörü Max Reinhardt için hazırladığı Berlin'deki "Große Schauspielhaus" tiyatrosu iç dekorasyonu ekspresyonist mimarlığın önemli örnekleri olarak bildirilir. Bauhaus okulunun kurucusu Gropius, ekspresyonist mimarlığın erken döneminin temsilcisi konumundadır.

1933 yılında nazi yönetiminin Almanya'da başa geçmesinden beş yıl sonra ekspresyonist sanat yok olmuştur. II. Dünya Savaşı'ndan sonra ise brütal bir anlayışla etkinliğini yeniden göstermiştir. Çoğu ekspresyonist sanatçının kaybedilen savaşta yer almasıyla oluşan stres yüklü duygulanımları da dışa vurumculuğu doğuran bir faktör olmuştur.

1960'larda yapılan Sydney Opera Binası ise, postmodern ifadeciliğin en önemli yapıtları arasında gösterilir. Dışa vurumculuk, kübist, minimalist ya da fütürist anlayışlarla da özdeşleşerek temel bir sanatsal ifade olarak canlılığını sürdürür.

Dışa vurumcu heykelcilik

Aralarında Ernst Barlach'ın da bulunduğu bazı heykeltıraşlar dışa vurumculuğu benimsemişlerdir. Erich Heckel gibi bazı ressamların da dışa vurumcu heykel çalışmaları bulunmaktadır.

Dışa vurumcu tiyatro

İlk dışa vurumcu tiyatro eserinin 1909'da Oskar Kokoschka'nin yazdığı "Cinayet, Kadınlar için Umut (Mörder, Hoffnung der Frauen)" adlı küçük bir oyun olduğu kabul edilir.[1] Sonra 20. yüzyıl başlarında Alman tiyatrosunda odaklanan ekpresyonist tiyatro akımı ortaya çıkmıştır. Bunlardan en çok tanınmışları Georg Kaiser, Ernst Toller, Reinhard Sorge, Walter Hasenclever, Hans Henny Jahnn ve Arnolt Bronnen'dir. Bunlara drama denemelerinin başlangıcını Alman oyun yazarı ve aktörü Frank Wedekind ve İsveçli oyun yazarı August Strindberg olarak görmüşlerdir.

Dışa vurumcu edebiyat

Franz Kafka tarafından Almanca yazılmış romanlar çok kere dışa vurumcu olarak isimlendirilmektedir.

Genel olarak konuşulan lisanı Almanca olan ülkelerde dışa vurumcu şiir de büyük gelişme göstermiştir. Bunlar arasında en çok etkili olanlar Georg Trakl, Georg Heym, Ernst Stadler, Gottfried Benn ve August Stramm'dır.

Dışa vurumcu müzik

Dışa vurumcu müzik bir müzik türü olarak 20. yüzyılın en önemli müzik akımlarından biri olmakla beraber bu akımı tam olarak tanımlamanın çok zor olduğu ifade edilmektedir.

"İkinci Viyana Ekolü" adı altında müzik bestecileri Arnold Schönberg ile öğrencileri Anton Webern ve Alban Berg, ekpresyonist adını verdikleri müziksel parçalar bestelemişlerdir.

Bunları aynı zamanda eserler veren bestecilerden (mesela Maurice Ravel ve İgor Stravinsky) ayıran özellik eserlerinde geleneksel tonalite prensiplerinden ayrılıp açıkça "atonalite" prensibini içeriklemeleridir. Ayrıca çok "ahenksiz (dissonant)" müzikleri ile şuuraltı, "içsel gereklilik" ve "acı çekme" duygularını ifade etmeye çalışmalarıdır.

Schönberg'in "Orkestra için beş parça, op. 10 (1911-13)" eseri, "Erwartung (Bekleyiş) (1909)" monodraması ve Die Glückliche Hand (Mesut el) dramatik eseri; Alban Berg'in Wozzeck operası ekpresiyonist yapıtlara iyi örneklerdir.

Dışa vurumcu film

Film sanatı alanında da çoğu zaman Alman Dışa Vurumculuğu adı ile anılan bir ekpresiyonist film sanatı akımı bulunmaktadır. Bu filmlerin ana özellikleri gerçek-dışı ve çoğunlukla absürt dekorlar, çarpıtılmış perspektifler, ışığın ve gölgelerin abartılı kullanımıdır.

Bunlar arasında başta gelen sanatkâr-yönetimciler ve eserleri: Robert Weine'nin Dr. Caligari'nin Muayenehanesi (Das Cabinet des Dr. Caligari) filmi; Paul Wegener ve Carl Boese'nin "Golem: Dünya'ya nasıl geldi (Der Golem, wie er in die Welt kam)" filmi; F. W. Murnau'nun Nosferatu, Bir Dehşet Senfonisi filmi sayılabilir.

Kaynakça

  1. ^ On yıl sonra besteci Paul Hindemith aynı adlı müzik şahsında büyük yankılar yapacak eserini hazırlamıştır.

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Roman</span> bir kişi ya da bir grup insanın başından geçenleri, onların iç ve dış yaşantılarını belli bir kronolojik, mantıksal, duygusal ya da sanatsal ilişkiyi gözeterek öyküleyen uzun kurgusal anlatı

Roman, genellikle düzyazı biçiminde yazılan, kurgusal, görece uzun, insanın (ya da insan özellikleri atfedilen varlıkların) deneyimlerini bir olay örgüsü içinde aktaran ve genellikle kitap halinde basılan bir edebî tür. Uluslararası ve akademik platformlarda beşinci sanat olarak kabul gören edebiyatın bir alt türüdür.

<span class="mw-page-title-main">Klasisizm</span>

Klasisizm, Antik Yunan ve Roma sanatını temel alan tarihselci yaklaşım ve estetik tutumdur. "1660 ekolü" olarak da bilinir.

<span class="mw-page-title-main">Sanat</span> duygusal veya estetik çekicilik yoluyla dışsal değerler yaratma sürecine denir

Sanat, en genel anlamıyla yaratıcılığın ve hayal gücünün ifadesi olarak anlaşılır. Tarih boyunca neyin sanat olarak adlandırılacağına dair fikirler sürekli değişmiş, bu geniş anlama zaman içinde değişik kısıtlamalar getirilip yeni tanımlar yaratılmıştır. Bu tanımlardan en yaygın kabul göreni sanatın edebiyat, resim, müzik, tiyatro, sinema, mimari ve heykel alt türlerinden oluştuğu görüşüdür. Bugün sanat terimi birçok kişi tarafından çok basit ve net gözüken bir kavram gibi kullanılabildiği gibi akademik çevrelerde sanatın ne şekilde tanımlanabileceği, hatta tanımlanabilir olup olmadığı bile hararetli bir tartışma konusudur.

<span class="mw-page-title-main">Pop sanatı</span> sanat akımı

Pop art, 1950'lerde, özellikle ABD ve İngiltere'de soyut dışavurumculuğa tepki gösteren genç sanatçıların 1960'larda bir akım haline getirdikleri sanat türüdür. İngiltere ve ABD'de değişik koşullarda ve birbirinden bağımsız olarak ortaya çıkmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Alban Berg</span> Avusturyalı besteci (1885-1935)

Alban Berg, 20. yüzyılın II. Viyana Okulu üyesi Avusturyalı bestecidir.

<span class="mw-page-title-main">Modern mimarlık</span>

Modern mimarlık, 19. yüzyıl'ın Eklektisist mimarlığına karşı çıkan özgün yaratma yanlısı tüm mimari akımların genel adıdır. Eklektisizmin geçmişten biçim aktarmaları yapan tutumuna karşıt olarak, tüm modern akımlar mimari biçimlerin çağa ve güncel koşullara göre oluştuğu görüşü doğrultusunda çalışmışlardır. Kabaca, Art Nouveau'nun ortadan kalkışından, 1910'dan sonra, 1970'lere dek gelişen tüm akımlar modern mimarlık kapsamı içinde değerlendirilebiler. Bunlar tasarım anlayışları açısından birbirlerinden çok farklı kutuplarda yer alsalar da temelde tarihten yararlanmayı yadsıyışlarıyla ortaklaşırlar. 1970'lerden bu yana modern mimarlık Postmodernizm karşısında sürekli gerileyerek, yerini tarihselci bir akıma terk etmektedir.

Güzel sanatlar, güzellik ve zevkle ilgilenen sanatlar için kullanılan bir ifadedir.

<span class="mw-page-title-main">Aksiyon resmi</span>

Aksiyon resmi, eylem resmi veya jestle soyutlama resim yüzeyine anında, herhangi bir ön planlama yapılmadan ve dikkatsizce dökülen, püskürtülen, damlatılan veya sürülen boya yoluyla üretilen ve bu özelliği ile resmin planlanmasından daha ziyade sanatçının fiziksel hareketini vurgulayan bir resim üslubudur. Bu çeşit resimler sanatçının spontane eylemlerinin dolaysız bir sonucudur.

<span class="mw-page-title-main">Edvard Munch</span> Norveçli ressam ve matbaacı

Edvard Munch,, , özellikle Çığlık başlıklı tablosuyla tanınan Norveçli dışavurumcu ressamdır.

<span class="mw-page-title-main">Oskar Kokoschka</span>

Oskar Kokoschka,, Avusturyalı ressam, şair ve oyun yazarı. Bir ressam olarak yapıtları ekspresyonizm ve modernizmin güzel örnekleridir. 1904'te Viyana'da sanat öğrenimi görmeye başladı. 1910-1911 yıllarında Berlin'de Der Sturm gazetesi için çizdi. 1914'te Avusturya ordusuna girdi. II. Dünya Savaşı'ndan sonra İsviçre'ye yerleşti ve Salzburg'taki School of Seeing'i yönetti.

Avrupa Avantgarde Sineması, özellikle iki dünya savaşı arasındaki dönemde, Avrupa sinemasında etkili olan bir dizi akıma verilen toplu isimdir.

<span class="mw-page-title-main">Karel Appel</span> Hollandalı ressam ve heykeltıraş (1921-2006)

Karel Appel, çok renkli ve yarı soyut kompozisyonlarıyla tanınan Hollandalı ressam ve heykelci.

Taşizm, resim sanatında düzensiz biçimli renk lekeleri ve damlalarının kullanılmasını temel alan sanat biçimidir. Terim, Fransızca "tache" (leke) sözcüğünden türetilmiştir. Bu anlayış önceden bir resmetme eylemini yadsıyarak, sanatsal yaratmada rastlantısalcılığın ön plana alınmasını öngörmektedir. Amerika'da ortaya çıkan soyut dışavurumculuk akımının Avrupa sanatındaki eşleniği olarak değerlendirilebilir. Bu akıma verilen diğer adlar l'art informel ve abstraction lyrique idir.

<span class="mw-page-title-main">Ernst Ludwig Kirchner</span>

Ernst Ludwig Kirchner, Alman dışavurumcu ressam ve grafiker. Kirchner, dışavurumculuğun ortaya çıkmasında büyük etkisi olmuş Die Brücke (Köprü) isimli ressamlar grubunun kurucularından biriydi. I. Dünya Savaşı'na gönüllü olarak katılan sanatçı sağlığının bozulması sebebiyle terhis edildi.

<span class="mw-page-title-main">Gemeentemuseum Den Haag</span>

Gemeentemuseum Den Haag, Hollanda'nın Lahey kentinde bulunan sanat müzesi.

<span class="mw-page-title-main">Mimarlık tarihi</span>

Mimarlık tarihi farklı uygarlıklar, ülkeler ve zamanlardaki mimarlık tarihininin gelişimini inceler.

<span class="mw-page-title-main">Realizm (sanat)</span>

Realizm veya Gerçekçilik, 19. yüzyılda ortaya çıkan bir sanat akımıdır. Bu yüzyılda gerçekleşen endüstriyel gelişmeler, toplumsal sınıfların belirginleşmesi, insanları duygular dünyasından gerçekler dünyasına itmiştir. Sanatçılar da bu gelişmelere tepki olarak Realist (gerçekçi) çalışmalar gerçekleştirmeye başladılar. Realizm, konuların idealist bir tarzda ele alındığı Romantizm’e bir tepki olarak başladı. Realistler sıradan veya gerçekçi temaları ortaya koyabilmek için teatral dramadan ve sanatın klasik formlarından uzaklaşma eğiliminde oldular.

Biçimcilik yahut şekilcilik, biçim ve şekil dışında bir sanat eserinden geriye kalan bütün unsurların arka plana itildiği bir tutumu ifade eden sanat tarihsel bir kavramdır.

<span class="mw-page-title-main">Hamburger Kunsthalle</span>

Hamburger Kunsthalle, Almanya'nın Hamburg şehrinde bulunan bir sanat müzesidir. Ülkenin en büyük sanat müzelerinden biri olan müze, Hamburg Garı ile iki Alster gölü arasındaki Altstadt bölgesinde bulunan 1869, 1921 (Kuppelsaal) ve 1997'den kalma üç bağlantılı binadan oluşmaktadır.

Constant Permeke ; Belçikalı ressam ve heykeltıraştır. Flaman dışavurumculuğunun kurucularından biri olarak kabul edilen sanatçı; eserlerinde sıklıkla Kuzey Denizi'ne, Flandre manzaralarına, balıkçılara ve çiftçilere yer vermesiyle ünlenmiştir.