İçeriğe atla

Dünyalaştırma

Olası bir uygulamada Mars'ın dünyalaşma evreleri.

Terraforming, dünyalaştırma ya da yeryüzü şekillendirme, bir gezegenin ya da uydusunun koşullarını Dünya'ya benzetme, yani insanların yaşayabilmesi için uygun hâle getirme sürecidir.

Henüz uygulamada bir örneği olmasa da birçok bilim insanı tarafından olası senaryolar üretilmekte, Science gibi bilimsel dergilerde yayınlanmaktadır. Tasarılardaki aday gezegenler ise Mars, Venüs, Jüpiter'in uyduları, Ay ve hatta bazı büyük göktaşlarıdır. Mars başta olmak üzere Ganymede, Callisto, Europa gibi Jüpiter'in dev uyduları, Satürn'ün Titan ve Enceladus adlı uyduları ve cüce gezegen Ceres düşünülmektedir. Uzaya çıkanlarda baş dönmesi, mide bulantısı, kusma gibi ani semtomlar gözlenebilmektedir. Uzay tutması denen bu olayın uçak ya da deniz tutmasından pek de bir farkı yoktur. Asıl sorun uzayda uzun süre kalındığı zaman ortaya çıkmaktadır. Kas zayıflığı ve denge duyusu kaybının yanı sıra, omurgada %5-6, leğen kemiğinde %10-12, kalçada %7-9'a varan kemik erimeleri olabilmektedir. Bu da Mars'a yapılacak olası bir insanlı uçuşta yol esnasında ciddi kemik kırılmaları olabileceğini düşündürmektedir. Bu yüzden astronotlara aynı yerçekim gücünü uygulayacak giysiler hazırlanmaktadır. Ayrıca kemik erimesinin önüne geçecek egzersizler ve ilaçlarla ilgili çalışmalar sürmektedir. Uzun süre ailesinden, arkadaşlarından çok uzakta kalan ve kapalı mekanlarda gözlenmesi kaçınılmaz olan psikolojik sorunlara karşılık astronotlar ciddi psikolojik eğitim almaktadır. Mars'ta insanların yaşadığı bir ortam kurulduktan sonra Mars'ın kutupları hidrojen bombaları ile patlatılacak, on yıl içinde sera etkisiyle sıcaklıklarda yükselme ve su kaynağında artış sağlanacaktır.

Aday gezegenler

Mars

Birçok bakımdan Mars Güneş Sistemi'ndeki diğer gezegenlerden Dünya'ya en çok benzer olanıdır.Mars'ın bir zamanlar ortam olarak Dünya'ya benzediği düşünülmekteydi. Bu etmenler göze alındığında Mars en etkili dünyalaştıma hedeflerinden biri olacaktır. Modern teorisyenlere göre, Mars yaşanabilir bölgenin dış kenarında bulunmaktadır, Güneş Sistemi'nin bir bölgesinde hayat var olabilir. Mars konsantre sera gazlarının yeterli atmosfer basıncında yüzeyindeki sıvı suyu destekleyecek genişletilmiş yaşanabilir bölge olarak bilinen bir bölge sınırındadır. Mars atmosferi ve toprağı sülfür, nitrojen, hidrojen, oksijen, fosfor ve karbon dahil çok önemli temel unsurlardan birçoğunu içerir. Mars'ta Yerçekimi Dünya'nın %38 i kadar. Bu nedenle belli sağlık sorunları ortaya çıkarabilir. Ayrıca yerçekiminin düşük olması düşük Kurtulma hızı beraberinde getirir.Mars Manyetosfer tabakasından yoksundur bu da güneş sistemi radyosyondan ve atmosferi korumak ile ilgili zorunlulukları beraberinde getirir. Karbon Dioksit Süblimleştirme, Amonyak göndermek, Yörüngede ayna kullanımı, Flor bileşiklerinin kullanılması, Asteroid etkisi, Yansıtabilirlik azaltma gibi yöntemler önerilmektedir.

Venüs

Venüs her 243 günde bir güneşin etrafında tam tur atar. Bununla birlikte, Venüs'ün son derece yavaş dönme hızı bitkiler ve hayvanların uyumu için zor olabilecektir. Yavaş dönüşü muhtemelen, belirgin manyetik alanın olmamasını sağlar. Venüs'ü dünyalaştırmak için üç büyük değişim gerekecektir:

  • Venüs 450 °C yüzey sıcaklığının azaltılması
  • Gezegenin yoğun 9.2 çoğu giderilmesi MPa (~ 91 atm ) karbon dioksit ve kükürt dioksit atmosferden, kaldırılması veya dönüştürülmesi
  • Atmosfere oksijen ilavesi

Europa (uydu)

Europa'yı dünyalaştırma Europa uydusu iklimini insanların yaşaması için uygun hale getirmek için olan varsayımsal süreçtir. Jüpiter'in etrafında çok büyük bir radyasyon kemeri var ancak uzay teknolojisi ile bunun üstesinden gelinebileceği öne sürülüyor. Europa'yı Dünyalaştırma için büyük değişimler gerekecektir:

Bir ozon tabakası ultraviyole radyasyon emer ve yüzeye ulaşan zararlı radyasyon miktarını azaltır. Manyetik alan kurulması gerekir. Oksijenin yüzdesinin uygun olması gerekir (Dünya'da atmosferin yaklaşık %21 dir). Atmosferik basınçın artması gerekir. Fazla yüzey suyunun veya buzun çıkarılması gerekir.

Diğer

Dünyalaştırma için olası diğer adaylar (muhtemelen yalnızca kısmi veya paraterraform) Titan, Callisto, Ganymede, Ay ve hatta Merkür, Satürn'ün uydusu Enceladus ve cüce gezegen Ceres.

Etik açıdan eleştirisi

Acı odaklı etik açısında eleştirisi

Bazı hayvan refahı savunucuları, dünya merkezli hayatı başka gezegenlere de yaymanın doğuracağı yaban hayvanı ıstırabına dikkat çeker:[1][2]

Sezgilerimiz, doğanın huzurlu bir yer olduğunu söyler. Bu, aslan gibi büyük hayvanların K-seçimli üreme stratejilerinden dolayıdır. Bu tür hayvanlar nispeten az sayıda genç birey dünyaya getirir ve onlarla ilgilenmek için uzun zaman harcarlar. R-seçimli hayvanlarsa aşırı yüksek sayılarda yavruyu dünyaya getirir ve onlarla pek ilgilenmezler. Bunun sonucunda, çoğu henüz çok küçükken, acı verici biçimlerde can verir. Bu tür hayvanlar (örneğin balık, böcek ve diğer omurgasızlar) sayı olarak doğada çok daha fazladır. Henüz daha yavru iken ölmeyen bireyler bile hayatlarının kalanını yırtıcılardan kaçınmaya çalışarak, devamlı açlık ve susuzluk, hastalık, yaralanma riski ve yüksek stres altında yaşar. Eğer vahşi hayvanların çoğunun (buna böcekler de dahil) hayatlarında acının ağır bastığı sonucuna varıyorsak; yaban hayvanlarının sayısını artırmanın toplam ıstırabı da artıracağından bunun kötü bir şey olacağını da düşünmeliyiz. Eğer insanlık yaban hayvanlarını diğer gezegenlere yayarsa bu astronomik oranda daha kötü olacaktır.[2]

Çevre etiği açısından eleştirisi

Uygulamalı etik alanında araştırmalar yapan Robert Sparrow, başka bir gezegenin peyzajını 'bozup' kendi amaçlarımıza hizmet etmesi için dünyaya benzetmeye çalışmanın büyük bir kibir ve vandallık örneği olacağını savunmuştur.[3]

Kaynakça

  1. ^ Brian Tomasik (2 Kasım 2015). "The Importance of Wild-Animal Suffering". Relations. Beyond Anthropocentrism. 16 Şubat 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  2. ^ a b Michael Dello-Iacovo. Ethics of terraforming."On terraforming, wild-animal suffering and the far future" (PDF). s. 5. 16 Şubat 2017 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  3. ^ Robert Sparrow. "The Ethics of Terraforming", Volume 21, Issue 3, Fall 1999. ss. 227-245. 19 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Temmuz 2021. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Güneş Sistemi</span> Güneş ve Güneş merkezli astronomik cisimler

Güneş Sistemi, Güneş'in kütleçekim kuvvetiyle yörüngede tutulan ve çeşitli gök cisimlerinden oluşmuş bir sistemdir. Güneş ve 8 gezegen ile onların doğruluğu onaylanmış 150 uydusu, 5 cüce gezegen ile onların bilinen toplam 8 uydusu ve milyarlarca küçük gök cisminden oluşur. Küçük cisimler kategorisine asteroitler, Kuiper Kuşağı cisimleri, kuyruklu yıldızlar, gök taşları ve gezegenler arası toz girer.

<span class="mw-page-title-main">Jüpiter</span> Güneş Sisteminde yer alan en büyük gezegen

Jüpiter, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegenidir. Güneş'ten uzaklığa göre beşinci sırada yer alır. Adını Roma mitolojisindeki tanrıların en büyüğü olan Jüpiter'den alır. Büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşmakta ve gaz devi sınıfına girmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Jüpiter'in doğal uyduları</span> Vikimedya liste maddesi

Jüpiter'in bilinen 95 doğal uydusu vardır. Bu uydular yörüngeleri, boyut ve fiziksel özellikleri ve bu verilere göre tahmin edilebilecek oluşum mekanizmaları ile çok büyük çeşitlilik göstermektedir. Jüpiter'in, halkaları, manyetik alanı ve uyduları ile birlikte oluşturduğu ve küçük bir güneş sistemini andıran bu karmaşık yapı, Güneş Sistemi'nin evrimini aydınlatabilecek çok sayıda ipuçları barındırmaktadır. İç uyduları olan İo, Europa, Ganymede ve Callisto büyük ve aydın iken diğerleri soluk ve küçüktür.

<span class="mw-page-title-main">Güneş Sistemi'ndeki cisimlerin listesi</span> Vikimedya liste maddesi

Aşağıda Güneş Sistemi'ndeki cisimlerin Güneş'ten uzaklıklarına göre sıralanmış bir listesi bulunmaktadır. Çapı 500 km'den küçük cisimler listeye alınmamıştır.

<span class="mw-page-title-main">İç gezegen</span> Güneş Sistemi`nin en içteki yörüngelerde bulunan dört gezegendir. Bunlar Merkür, Venüs, Yer, ve Mars`tır.

Yoğun, kayalık bileşimli, az ya da hiç uydusu olmayan, halkası bulunmayan ve Güneş Sistemi'nin iç yörüngelerinde yer alan dört gezegene iç gezegenler veya karasal gezegenler denir.

<span class="mw-page-title-main">Gezegen</span> bir yıldız veya yıldız kalıntısının yörüngesinde dolanan gök cismi

Gezegen, genellikle bir yıldızın, yıldız kalıntısının veya kahverengi cücenin yörüngesinde bulunan, yuvarlak hâle gelmiş bir astronomik cisimdir. Uluslararası Astronomi Birliğinin (IAU) tanımına göre Güneş Sistemi'nde sekiz gezegen bulunur. Bunlar, karasal gezegenler Merkür, Venüs, Dünya ve Mars; dev gezegenler Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'dür. Gezegen oluşumu için bilimsel açıdan mevcut en iyi teori, bir bulutsunun kendi içine çökmesi sonucu bir yıldızlararası bulut meydana getirdiğini ve yıldızlararası bulutun da bir önyıldız ve bunun yörüngesinde dönen bir öngezegen diski oluşturduğunu öne süren bulutsu hipotezidir. Gezegenler bu disk içinde, kütleçekiminin etkisiyle maddelerin kademeli olarak birikmesi sonucu, yığılma (akresyon) olarak adlandırılan süreçte büyürler.

<span class="mw-page-title-main">Europa (uydu)</span> Jüpiterin Uydusu

Europa, Jüpiter'in yörüngesinde bulunan dört Galilei uydusunun en küçüğüdür. Galileo Galilei tarafından keşfedilen dört büyük uydudan gezegene yakınlık açısından ikinci sırada bulunur, bu nedenle Jüpiter'in "II" numaralı uydusu olarak adlandırılmıştır. Jüpiter'in bilinen 80 uydusu arasında gezegene en yakın altıncı uydudur ve ayrıca Ay'dan biraz küçük olan 3.100 kilometrelik çapı ile Güneş Sistemi'ndeki altıncı en büyük uydudur. 1610 yılında Galileo Galilei tarafından keşfedildi ve adını Girit Kralı Minos'un Fenikeli annesi ve Zeus'un sevgilisi olan Europa'dan aldı.

<span class="mw-page-title-main">Astrobiyoloji</span> Dünyadaki ve uzaydaki yaşamın incelenmesi ile ilgilenen dirim bilimi dalı

Astrobiyoloji ya da eksobiyoloji, disiplinlerarası bir bilim olup, özellikle evrende yaşamın ortaya çıkmasını ve evrimini sağlayan jeokimyasal ve biyokimyasal etken ve süreçleri konu alır; bir başka deyişle, evrende biyolojik kökenin, evrimin, dağılımın ve canlıların geleceğinin incelenmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Galilei uyduları</span> Jüpiterin en büyük 4 uydusu İo, Europa, Ganymede, ve Callistonun ortak adı

Galilei uyduları, Jüpiter'in en büyük dört uydusu olan Io, Europa, Ganymede ve Callisto'dur. Klasik gezegenlerin en sönüğü olan Satürn'den sonra çıplak gözle en kolay görülebilen Güneş Sistemi cisimleridir. Parlak Jüpiter'e olan yakınlıkları çıplak gözle gözlemi çok zorlaştırsa da, yüksek ışık kirliliği olan gece gökyüzü koşullarında bile sıradan dürbünlerle kolayca görülebilirler. Teleskobun icadı, uyduların 1610 yılında keşfedilmesini sağladı. Bu sayede, insanlar klasik gezegenleri takip etmeye başladığından beri keşfedilen ilk Güneş Sistemi cisimleri ve Dünya'nın ötesindeki herhangi bir gezegenin yörüngesinde bulunan ilk cisimler oldular.

<span class="mw-page-title-main">Doğal uydu</span> bir gezegenin yörüngesinde dönen gök cismi

Doğal uydu, en yaygın kullanımıyla, bir gezegenin, cüce gezegenin veya küçük bir Güneş Sistemi cisminin yörüngesinde dönen astronomik bir cisimdir.

<span class="mw-page-title-main">Mars'ı Dünyalaştırma</span> Mars gezegenini yaşanabilir hale getirme işlemi

Mars'ı Dünyalaştırma, Mars iklimi üzerindeki varsayımsal süreçtir. Mars iklimindeki bilinen ve yüzeysel özellikleri kısıtlayarak insan kolonileşmesi için çok daha güvenli ve daha sürdürülebilir olacaktır.

<span class="mw-page-title-main">Venüs'ü Dünyalaştırma</span>

Venüs'ü Dünyalaştırma Venüs iklimini insanların yaşaması için uygun hale getirmek için olan varsayımsal süreçtir.

<span class="mw-page-title-main">Europa'yı dünyalaştırma</span>

Europa'yı dünyalaştırma Europa uydusunun iklimini insanların yaşaması için uygun hale getirmek için olan varsayımsal süreçtir. Jüpiter'in etrafında çok büyük bir radyasyon kemeri var ancak uzay teknolojisi ile bunun üstesinden gelinebileceği öne sürülüyor. Europa'yı dünyalaştırmak için büyük değişimler gerekecektir:

<span class="mw-page-title-main">Yaşanabilir bölge</span> bir gezegenin, yıldızına olan uzaklığının, gezegenin yüzeyinde sıvı su bulundurabilmesine olanak tanıdığı alan

Yaşanabilir bölge, astronomi ve astrobiyolojide, bir gezegenin, yıldızına olan uzaklığının, gezegenin yüzeyinde sıvı su bulundurabilmesine olanak tanıdığı alandır. Yaşanabilir bölgenin sınırları, Dünya'nın biyosferi, Güneş Sistemi'ndeki yeri ve Güneş'ten aldığı ışınımsal enerjin gibi miktarını bildiğimiz nicelikler kullanılarak bulunur. Gezegenin yüzeyinde sıvı su bulunması hayat için çok büyük bir önem teşkil eder. Bu nedenle yaşamsal bölgede bulunan doğal özelliklerin ve objelerin Dünya benzeri akıllı yaşam formlarının yerlerinin belirlenmesinde çok önemli bir yol oynadığına inanılır.

<span class="mw-page-title-main">Nadir Dünya hipotezi</span>

Nadir Dünya hipotezi, gezegen bilimi, astronomi ve astrobiyolojide, hayatın kaynağının ve dünyadaki gibi üremenin, çok çekirdekli organizmaların evriminin biyolojik bir kompleksliğe ulaşmasında, astrofiziksel ve jeolojik durumların ve olayların umulmadık bir birleşimi ile mümkün olabileceğini söyler. Aynı hipotez, dünya dışı akıllı yaşam formlarının varlığının da oldukça az olması gerektiğini ileri sürer. "Nadir Dünya" teriminin özü, Nadir Dünya: Evrende Karmaşık Yaşam Neden Yaygın Değil? (2000) isimli, Peter Ward tarafından yazılan kitaba ve bir astronot ve astrobiyolog olan Donal E. Brownlee'nin yazılarına dayanır.

<span class="mw-page-title-main">Karbon gezegeni</span>

Bir Karbon gezegeni, oksijenden daha fazla karbon içeren teorik bir gezegendir. Karbon, evrende hidrojen, helyum ve oksijenden sonra kitlesel olarak dördüncü en bol elementtir.

Dünya dışı sıvı su, doğal haliyle Dünya dışında meydana gelen sıvı haldeki sudur. Geniş ilgi gören bir konudur, çünkü bildiğimiz gibi su yaşamın temel ön koşullarından biri olarak kabul edilir ve bu nedenle dünya dışı yaşam için gerekli olduğu düşünülür.

<span class="mw-page-title-main">Buz gezegeni</span> gezegen türü

Buz gezegeni veya buzlu gezegen, donmuş uçucu bileşiklerle kaplı buzlu bir yüzeye sahip olan gezegen türüdür. Buz gezegenleri, küresel bir kriyosferden oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Gezegen kütleli uydu</span>

Gezegen kütleli uydular, gezegen kütlesine sahip olan ancak aynı zamanda birincil başka bir gezegenin doğal bir uydusu olan gök cisimleridir. Şekilsel olarak oldukça büyük,elipsoit ya da küreseldirler. Uydular, kimi durumlarda bir yüzey altı okyanus oluşumu meydana getirebilecek gelgit veya radyojenik ısıma sebebiyle hidrostatik denge noktasında olabilirler. Güneş sisteminde yer alan iki doğal uydu olan Ganymede ve Titan, Merkür gezegeninden daha az kütleli olmakla birlikte daha büyüktür. Aynı zamanda cüce gezegenler Plüton ve Eris'ten daha büyük ve kütleli olan yedi adet doğal uydu bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Güneş Sistemi'nin ana hatları</span> genel bakış ve başlık listesi

Aşağıda yer alan ana hat, Güneş Sistemi'ne genel bir bakış ve güncel bir rehber olarak hazırlanmıştır: