İçeriğe atla

Dünya'ya yakın süpernova

Yengeç Bulutsusu, enerjisinin büyük bir kısmını Pulsarlardan alan bir Bulutsudur.1054 supernovanın arta kalanları ile oluşmuştur... Dünya'dan 6,500 ışık yılı uzaklıktadır.[1]

Dünya'ya yakın süpernova, Dünya'ya yakın (kabaca 100 ışık yılı uzaklıkta) bir yıldızın patlaması ile oluşan süpernovalardır. Biyosferde fark edilebilir etkiler yaratır.

Dünya'ya Etkileri

Ortalama her 240 milyon yılda bir Dünya'nın 10 Parsek (~33 ışık yılı) civarında bir süpernova patlaması meydana gelir. Bu patlamaların büyük çoğunluğundan Gama ışınlarıları sorumludur. Dünya'daki duruma bakıldığında, Gama Işınları atmosfer yükseklerinde kimyasal tepkimeler başlattığı görülür ve bu tepkimeler; moleküler haldeki azotu Azot Oksit'e dönüştürür. Bu durum ozon tabakası'nın tükenmesine yol açabilir. Bunun sonucunda gezegenin atmosferine kozmik radyasyon geçebilir. Fitoplankton ve resif komuniteleri de bundan etkilendiği görülebilen bir olaydır. Bu da aşamalı bir şekilde besin zincirini etkiler.[2][3]

Süpernova Tipine göre Değişen Etkiler

Dünya'ya zararı olacağı düşünülen yüksek etkili Tip II süpernova gibi süpernovalar, risk adaylarıdır . Birkaç yüz ışık yılı civardaki bazı önemli yıldızların gelecek milyon yıl içinde Süpernova'ya dönüşme olasılığı çok yüksektir. Bu tür yıldızlara verilebilecek bir örnek Dünya'dan 640 milyon ışık yılı uzaklıktaki Betelgeuse adındaki [[kırmızı süperdev]]'dir.[4] Bu tip "olası" süpernovaların Dünya'ya ve canlılığa görülen büyük bir etkisi olmayacaktır.

En son tahminler gösteriyor ki, Dünya'nın 8 Parsek civarında Tip II bir Süpernova patlaması yaşanırsa bu Dünya'nın Ozon tabakasının yarısını anında yok eder ve canlılık zaman içinde yok olur.[5] Bu tür tahminler atmosferik modelleme yöntemleri ve Büyük Macellan Bulutu'nda bulunan SN 1987A adındaki Tip II bir Süpernova'dan alınan radyasyon verilerine dayalı olarak yapılıyor.

Dünya'nın 10 Parsek civarında bir süpernova oluşum oranı yılda 0.005-0.05 arasıdnadır.[6] to 10 per Ga.[7] Birçok farklı araştırmacının yaptığı tahminlerden çıkan ortak sonuçlar, Süpernovaların çoğunun Galaksinin uç bölgelerinde yerleştiğini ve Güneş'in her 10 Milyon yılda bir bu bölgelerden birine girdiğini göstermiştir. Gehrels tarafından çıkarılan bir araştırma, her 10 Ga(Giga yıl)da Dünya 10 parsek çevresinde 2 süpernovanın oluştuğunu göstermekte.

Tip Ia Süpernovalar oluşması potansiyel olarak en tehlikeli Süpernvalar olarak görülmüştür. Çünkü bu tip süpernovalar çok sönük yıldızların patlaması ile oluşur ve en tehlikeli olan süpernovalar tahmin edilemeyenlerdir. Buna örnek olarak beyaz cüce yıldızlar verilebilir. Üzerine çalışılamayan ve bir anda ortaya çıkan süpernovaların en fazla tehlike vereceği düşünülmektedir. Bu duruma en yakın olasılık IK Pegasi çift yıldız kümesidir.[8] Ancak bu durum yalnızca şu an için geçerli. IK Pegasi ve Güneş farklı yönlere hareket etmekte ve bir zaman sonra bu tehlikeli etki kaybolacak.[5]

Önceki Olaylar

Çok kısa ömürlü radyoaktif izotoplara bakıldığında yakınlardaki süpernova patlamaları Güneş Sistemi'nin içindeki bileşenlerin oluşmasına yardımcı olmuş. Dünya'nın şu andaki bileşenlerine 4.5 yıl önce yol açan etkenerden birinin de bir süpernova patlaması olduğuna inanılıyor.[9]

1996'da Illinois Üniversitesi'ndeki astronomlar, geçmişte yaşanmış süpernova patlamalarının kalıntılarının Dünya'da metal izotoplarının kaya tabakalarına bıraktıkları izler aracılığıyla tespit edilebileceğini kuramlaştırdılar. Sonraları, Münih Teknik Üniversitesi araştırmacıları tarafından Pasifik Okyanusu'nun derinliklerinde bulunan deniz kayalarında demir-60 zenginleştirilmesi tespit edildi.[10][11][12] Bu demir izotopunun 23 atomu kabuğun 2 cm altında bulundu ve bunlar son 13 milyon yıllık döneme aitti. Süpernova son 5 milyon yılda gerçekleşmişti ya da Güneş Sistemine yakın bir yerde gerçekleşmeliydi ki buda hala bu kadar fazla demir-60 izotopunun burada olmasını açıklıyor. Bu kadar yakında gerçekleşen bir süpernova büyük yokoluşa neden olmuş olmalıydı ki böyle bir olay o zaman aralığında yaşanmadı.[13] Demirin kalitesi süpernovanın 30 parsekten daha yakın bir yerde meydana geldiğini gösteriyor. Demir miktarından yapılan tahminlere göre süpernova, Dünya'dan 30 parsek uzaklıkta olmalıydı. Ancak bununla birlikte yapılan hesaplara göre 5 milyon yılda 30 parsek civarında bir Süpernova patlaması olasılığı %5'dir. Araştırmacılar bu olasılığın Güneş sistemimizin, Samanyolu'nun Süpernova tarafından zengin Orion Kolu'na girmesinin bir sonucu olarak daha yüksek olabileceğini belirtiyorlar.

Adrian L. Melott yaptığı hesaplamalar sonucunda tehlikeli sayılacak bir gama ışını patlamasının bir milyar yıl içinde iki ya da üç defa olduğunu tahmin etmiştir. Eğer bu tarih tahmini tutarlıysa, bilim insanlarına göre, her seferinde Dünya'daki canlılığın en az %60'ını yok eden Ordovician–Silurian Soy Tükenme olaylarına, bu tip süpernovaların sebep olduğunu öne sürmüşlerdir.[14]

1998 yılında bir süpernova kalıntısı olan RX J0852.0-4622, çok büyük bir kalıntı olan Vela Süpernova Kalıntısı'nın tam önünde bulundu.[15] RX J0852.0-4622, Titanyum-44(60 yıl kadar bir yarı ömür) iztopların gama ışını ile bozunmasınndan yapılan tahminler sonucunda tahmin edilerek bulundu.[16] Bu hesaplamalar ayrıca gösterdi ki bu süpernova patlaması oldukça yakın bir zamanda yaşandı (Milattan sonra 1200 civarı), ancak bu konu hakkında hiçbir tarihsel kanıt bulunamadı. Süpernovadan gelen akı ile yapılan tahminlere göre bu süpernova bize 200 parsek (660 ışık yılı) yakınlıkta olmalıydı. Bu kayda değer bir durum çünkü normal şartlarda 20 parsek civarında her 200 yılda bir patlama olması beklenmektedir.[12]

2009 yılınca araştırmacılar Antarktika'nın buz katmanlarından alınan örneklerde Nitrata rastlandı. Bu yoğunlukta bir Nitratın bölgeye düşmesinin 1006 ve 1054 yıllarında oluşan süpernova patlamalarıyla ilişkili olması en güçlü açıklama. Bu oranda bir nitrat yoğunluğu ancak bir süpernova patlaması sırasında oluşacak Gama Işınları altında Nitrojen Oksit'ten oluşabilir. Bu teknik sayesinde birkaç bin yıl içinde Dünya civarında yaşanan süpernova patlamaları tespit edilmekte.[17]

Kaynakça

  1. ^ Kaplan, D. L.; Chatterjee, S.; Gaensler, B. M.; Anderson, J. (2008). "A Precise Proper Motion for the Crab Pulsar, and the Difficulty of Testing Spin-Kick Alignment for Young Neutron Stars". Astrophysical Journal. 677 (2). s. 1201. arXiv:0801.1142 $2. Bibcode:2008ApJ...677.1201K. doi:10.1086/529026. 
  2. ^ Ellis, John; Schramm, David N. (Mart 1993). "Could a nearby supernova explosion have caused a mass extinction?". ARXIV. arXiv:hep-ph/9303206 $2. Bibcode:1993hep.ph....3206E. 
  3. ^ Whitten, R. C.; Borucki, W. J.; Wolfe, J. H.; Cuzzi, J. (30 Eylül 1976). "Effect of nearby supernova explosions on atmospheric ozone". Nature. 263 (5576). ss. 398–400. Bibcode:1976Natur.263..398W. doi:10.1038/263398a0. 
  4. ^ "Supernova Remnants and Neutron Stars". Harvard-Smithsonian Center for Astrophysics. 2 Ağustos 2005. 12 Haziran 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Haziran 2006. 
  5. ^ a b Gehrels, Neil; Laird, Claude M.; ve diğerleri. (10 Mart 2003). "Ozone Depletion from Nearby Supernovae". Astrophysical Journal. 585 (2). ss. 1169-1176. arXiv:astro-ph/0211361 $2. Bibcode:2003ApJ...585.1169G. doi:10.1086/346127. 
  6. ^ Whitten, R. C.; Cuzzi, J.; Borucki W. J.; Wolfe, J. H. (1976). "Effect of nearby supernova explosions on atmospheric ozone". Nature. 263 (5576). s. 263. Bibcode:1976Natur.263..398W. doi:10.1038/263398a0. 14 Şubat 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Şubat 2007. 
  7. ^ Clark, D. H.; McCrea, W. H.; Stephenson, F. R. (1977). "Frequency of nearby supernovae and climactic and biological catastrophes". Nature. 265 (5592). ss. 318-319. Bibcode:1977Natur.265..318C. doi:10.1038/265318a0. 14 Şubat 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Şubat 2007. 
  8. ^ Garlick, Mark (Mart 2007). "The Supernova Menace". Sky & Telescope. 7 Kasım 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Aralık 2014. 
  9. ^ Taylor, G. Jeffrey (21 Mayıs 2003). "Triggering the Formation of the Solar System". Planetary Science Research. 9 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Ekim 2006. 
  10. ^ "Researchers Detect 'Near Miss' Supernova Explosion". University of Illinois College of Liberal Arts and Sciences. Güz-Kış 2005. s. 17. 1 Eylül 2006 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Şubat 2007. 
  11. ^ Knie, K.; ve diğerleri. (2004). "60Fe Anomaly in a Deep-Sea Manganese Crust and Implications for a Nearby Supernova Source". Physical Review Letters. 93 (17). ss. 171103-171106. Bibcode:2004PhRvL..93q1103K. doi:10.1103/PhysRevLett.93.171103. 
  12. ^ a b Fields, B. D.; Ellis, J. (1999). "On Deep-Ocean Fe-60 as a Fossil of a Near-Earth Supernova". New Astronomy. 4 (6). ss. 419-430. arXiv:astro-ph/9811457 $2. Bibcode:1999NewA....4..419F. doi:10.1016/S1384-1076(99)00034-2. 
  13. ^ Fields & Ellis, p. 10
  14. ^ Melott, A.; ve diğerleri. (2004). "Did a gamma-ray burst initiate the late Ordovician mass extinction?". International Journal of Astrobiology. 3 (2). ss. 55-61. arXiv:astro-ph/0309415 $2. Bibcode:2004IJAsB...3...55M. doi:10.1017/S1473550404001910. 
  15. ^ Aschenbach, Bernd (12 Kasım 1998). "Discovery of a young nearby supernova remnant". Letters to Nature. 396 (6707). ss. 141–142. Bibcode:1998Natur.396..141A. doi:10.1038/24103. 
  16. ^ Iyudin, A. F.; ve diğerleri. (Kasım 1998). "Emission from 44Ti associated with a previously unknown Galactic supernova". Nature. 396 (6707). ss. 142–144. Bibcode:1998Natur.396..142I. doi:10.1038/24106. 
  17. ^ "Ancient supernovae found written into the Antarctic ice". New Scientist (2698). 4 Mart 2009. 11 Mart 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Mart 2009.  Refers to [1] 18 Ocak 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Süpernova</span> Büyük Yıldızların Ölümü

Süpernova, enerjisi biten büyük yıldızların şiddetle patlaması durumuna verilen addır. Bir süpernovanın parlaklığı Güneş'in parlaklığının yüz milyon katına varabilir.

<span class="mw-page-title-main">NGC 628</span> galaksi

Messier 74, Balıklar takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 30 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunan büyük bir sarmal gökadadır. Pierre Méchain tarafından Eylül 1780 tarihinde keşfedilmiştir. Daha sonra keşfini gökadayı kataloğunda listeleyecek olan Charles Messier'e iletti. Gökada açıkça tanımlanmış iki sarmal kol içerir ve bu nedenle büyük tasarım sarmal gökadaların prototip bir örneği olarak kullanılır. Düşük yüzey parlaklığından dolayı amatör gök bilimcilerin gözlemlemesi açısından en zor Messier nesnelerinden birisidir. Nispeten büyük açısal boyutu ve gökadanın karşıdan görünmesi, sarmal kol yapısını ve sarmal yoğunluk dalgalarını incelemek isteyen profesyonel gök bilimciler için ideal bir nesne haline getirir. M74'ün yaklaşık olarak 100 milyar yıldıza ev sahipliği yaptığı tahmin edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">NGC 1569</span> galaksi

NGC 1569, Zürafa takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 10,95 MIy (3,36 Mpc)uzaklıkta bulunan bir cüce düzensiz gökadadır. William Herschel tarafından 4 Kasım 1788 tarihinde keşfedildi. Halton Arp tarafından görüntülenmiş ve Arp 210 olarak "Düzensizliklere, emilime ve çözülüme sahip gökadalar" kategorisi altında Tuhaf Gökadalar Atlası'na dahil edilmiştir. Her ne kadar amatör gök bilimcilerin pek ilgisini çekmese de, uzmanlar tarafından yıldızların oluşumları ile ilgili olarak yoğun bir biçimde incelenmektedir. Gökadanın uzaklığı önceleri 7,82 MIy (2,4 Mpc) olarak tahmin edilmekteydi. Ancak 2008 yılında Hubble'ın görüntülerini inceleyen bilim insanları, gökadanın uzaklığını yaklaşık 11 milyon ışık yılı olarak hesapladılar. Böylece gökadanın, IC 342/Maffei 1 Kümesi'nin bir üyesi olduğu gösterildi.

<span class="mw-page-title-main">SN 1572</span>

SN 1572, "B Cassiopeiae" ya da 3C 10 bir Type Ia supernovaydı. Kraliçe takımyıldızı bölgesinde bulunan SN 1572, tarihsel kayıtlara göre insan gözüyle tespit edilmiş en eski sekiz süpernovadan biridir. Bu kayıtlara göre süpernova, 1572 Kasım'ının başlarında patlamış ve o dönemde pek çok farklı kaynak tarafından bağımsız olarak tespit edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Süpernova kalıntısı</span> patlamadan arta kalanlar

Süpernova kalıntısı (SNR) süpernova yıldızının dev patlamasıyla oluşmuş bir yapıdır. Süpernova kalıntısı, genişleyen bir şok dalgasıyla sınırlanır ve patlama sonucu ortaya çıkan, genişleyen malzemeden oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Gama ışını patlaması</span>

Gama ışını patlamaları (GIP), önceden öngörülemeyen zamanlarda ve uzay konumlarında, oldukça kısa süreler içinde meydana gelen, çoğunlukla yüksek enerjili (≥100KeV) fotonların atımlarıyla oluşan patlama olaylarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Messier 44</span> Açık yıldız kümesi

Messier 44, Yengeç takımyıldızı yönünde bulunan bir açık yıldız kümesi. Güneş Sistemi'ne en yakın açık yıldız kümesidir ve diğer pek çok yakın kümeden daha fazla yıldız içerir. Arıkovanı yıldız kümesi, karanlık bir gökyüzünde çıplak gözle belli belirsiz şekilde gözlemlenebilir, dolayısıyla antik çağlardan beri bilinmektedir. Antik dönem gök bilimcisi Batlamyus bu kümeyi "Cancer'in göğsündeki bulutsu bir kütle" olarak nitelendirmiştir ve Galileo'nun teleskopuyla incelediği ilk gök cisimlerinden birisidir.

<span class="mw-page-title-main">Erboğa A</span> galaksi

Erboğa A veya Centaurus A, Erboğa takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 35,87 MIy (11 Mpc)uzaklıkta bulunan bir merceksi veya dev eliptik gökadadır. James Dunlop tarafından 29 Nisan 1826 tarihinde keşfedildi. Halton Arp tarafından görüntülenmiş ve Arp 153 olarak "İç emilim ile bozulmuş gökadalar" kategorisi altında Tuhaf Gökadalar Atlası'na dahil edilmiştir. NGC 5128, Dünya'ya en yakın radyo gökadalardan birisidir, bu nedenle etkin gökada çekirdeği, profesyonel gök bilimciler tarafından yoğun olarak incelenmiştir. Ayrıca gökyüzündeki en parlak beşinci gökadadır ve bu da onu sadece düşük kuzey enlemlerinden ve güney yarımküreden görülebilmesine rağmen ideal bir amatör gökbilim hedefi haline getirir.

<span class="mw-page-title-main">GRB 970508</span> 1997de tespit edilen gama ışını patlaması

GRB 970508, 8 Mayıs 1997 günü, saat 21.42'de (UTC) tespit edilmiş bir gama-ışın patlamasıdır. Bir gama-ışın patlaması, uzak galaksilerde meydana gelen ve gama ışını üreten patlamalar ve bunların yol açtığı çok parlak parıltıdır. Genelde uzun süren bir "artık parıltı" tarafından izlenirler.

<span class="mw-page-title-main">SN 185</span>

SN 185 Erboğa ve Pergel takımyıldızları arasında Alfa Erboğa yönü yakınlarında 185 yılında ortaya çıkan bir süpernova. Bu "misafir yıldız" Hou Hanshu'da da belirtildiği üzere Çinli gök bilimciler tarafından gözlenmiş ve Roma literatürüne de geçmiştir. Sekiz ay boyunca gökyüzünde görünen süpernovanın insanoğlu tarafından kaydedilen ilk süpernova olduğu düşünülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">109 Piscium b</span>

109 Piscium b, 109 Piscium etrafındaki yörüngede keşfedilen uzun-dönemli bir güneşdışı gezegendir. Jüpiter'den en az 6,38 kat daha fazla kütleye sahiptir ve bir gaz devi olması ihtimali yüksektir. Keşfedilen diğer uzun-dönemli gezegenler gibi Jüpiter'den daha büyük bir dış merkezliğe sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Alfa Caeli</span>

Alfa Caeli, Çelikkalem takımyıldızı yönünde bulunan çift yıldız sistemidir.

Epsilon Reticuli b, HD 27442 olarak da bilinen Epsilon Reticuli'nin, birincil bileşeni olan yıldızın yörüngesindeki bir güneş dışı gezegendir. 16 Aralık 2000 tarihinde Anglo-Australian Gezegen Arama (Anglo-Australian Planet Search) ekibi tarafından son derece başarılı dikeyhız yöntemiyle keşfedilmiştir. Gezegenin kütlesi jüpiter kütlesinden %56 daha fazladır.

<span class="mw-page-title-main">58 Eridani</span> yıldız

58 Eridani, Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 43 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı G1.5V olan sarı ana kol yıldızının görünen parlaklığı +5,50 kadirdir. Bir solar analog olarak kabul edilir ve bu da Güneş ile benzer özelliklere sahip olduğu anlamına gelir. Nispeten yüksek bir özdevinime sahiptir. Büyük olasılıkla IC 2391 hareketli grubunun üyesidir ve uzayda ortak bir hareketi paylaşmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Tip Ib ve Ic süpernova</span>

Ib ve Ic tipi süpernovalar, çok büyük kütleli yıldızların çekirdeklerinin çökmesi sonucu oluşan patlamaların kategorilerinden ikisidir. Bu tür yıldızlar yüzeylerindeki Hidrojenin tamamını tüketirler. Ia tipi bir Süpernova'nın spektrumu ile kıyaslandığında, silikona ait emilim çizgilerinin eksik olduğu görülür. Bu Ib ve Ic tipi Süpernovaların çekirdeklerindeki helyumun da büyük çoğunluğunun tükendiği Hipotezi yapılmıştır. Bundan dolayı bu iki tip süpernovaya tükenmiş çekirdeği çöken süpernova denir.

<span class="mw-page-title-main">Tip II süpernova</span>

Tip II süpernova, büyük bir yıldızın şiddetli bir şekilde patlaması ve hızla çökmesi sonucu oluşan süpernovadır. Bu tür bir patlamanın gerçekleşebilmesi için bir yıldızın kütlesinin Güneş'in kütlesinin sekiz ila 40-50 kat daha fazla olması gerekmektedir. Diğer süpernova türlerinden spektrumundaki hidrojenin varlığı ile ayırt edilir. Tip II süpernovalar ağırlıklı olarak galaksilerin ve H II bölgelerin sarmal kollarında emilir.

<span class="mw-page-title-main">Sahte süpernova</span>

Sahte süpernova, ilk bakışta görünen süpernova olarak görünen ancak progenitör yıldızı yok etmeyen yıldız patlamasıdır. Bu nedenle sahte süpernovalar ekstra güçlü nova sınıfında yer alırlar. Ayrıca Tip V süpernovalar, Eta Carinae benzerleri ve dev parlak mavi değişen patlamaları olarak da bilinirler.

<span class="mw-page-title-main">SN 2006gy</span>

SN 2006gy, NGC 1260 galaksisinde keşfedilen hipernova. Astronomların ölçümlerine göre süpernovanın patladığındaki mutlak parlaklığı -22 kadire ulaşmıştır. Bu parlaklık şu ana kadar gözlemleyebildiğimiz en parlak ve en büyük süpernova olarak kabul ediliyor. Bu parlaklık seviyesine ulaşabilecek bir yıldızın en az 150 Güneş kütlesine sahip olması gerekiyor. Bu büyüklükteki bir yıldız evrenin ilk zamanlarındaki yıldızların boyutuna yakın olduğu için bu süpernovadan öğreneceğimiz bilgiler ile evrenin ilk zamanlarındaki yıldızlar hakkındaki bilgimizi büyük ölçüde genişletebiliriz. California Üniversitesi'nden Nathan Smith bu süpernova hakkında şu sözleri söylemiştir:

Bu gerçekten çok büyük bir patlamaydı, tipik bir süpernovadan 100 kat daha fazla enerji salınımı oluştu.

<span class="mw-page-title-main">Kilonova</span>

Bir kilonova, iki nötron yıldızı veya bir nötron yıldızı ve bir kara delik birleştiğinde kompakt bir ikili sistemde meydana gelen geçici bir astronomik olaydır. Bu birleşmelerin, birleşme işlemi sırasında oldukça izotropik olarak üretilen ve fırlatılan ağır r-işlem çekirdeklerinin radyoaktif bozunması nedeniyle gama ışını patlamaları ürettiği ve "kilonova" adı verilen parlak elektromanyetik radyasyon yaydığı düşünülüyor. Kilonova AT2017gfo'nun erken dönemlerde ölçülen yüksek küreselliği, spektrumunun kara cisim doğasından çıkarılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Akrep-Erboğa birliği</span> OB yıldız topluluğu

Akrep-Erboğa birliği, Güneş'e en yakın OB birliğidir. Bu yıldız topluluğu üç alt gruptan oluşur ve uzaklığı yaklaşık olarak 420 ışık yılıdır. Gelişmiş Hipparcos verilerinin kullanıldığı analizler bilinen üye sayısını 436'ya çıkarmıştır. Küme, yıldızların sürekli bir dağılımını gösterir ve herhangi bir alt sınıflandırmaya ihtiyaç duymaz.