İçeriğe atla

Döviz kuru sistemleri

Döviz kuru sistemleri 19. yüzyıldan itibaren üç grupta tanımlanmaktadır.

Esnek döviz kuru

Döviz kuru sisteminin ne olduğundan kelime anlamını açıklamak gerekir. Döviz kuru sistemi; döviz kurlarının tanımlanması, ne tür bir değişiklik göstererek hangi esaslara ve nelere bakılarak yapılacağı, gerçekleşeceği ile ilgili esaslar bütünü olarak açıklanabilir.

Döviz kuru sistemleri genel olarak iki şekilde incelenmektedir. Özünde döviz kurları sabitte (fixed) ve esnek olarak ise (flexible) olarak iki grupta incelenmektedir. Fakat sahada yani uygulamada kurların piyasa durumlarına tabi olarak esnek bir şekilde değiştiği esnek döviz kuru sistemi ile kurların temel kolları olarak belirtildiği sabit döviz kuru sistemleri arasında farklı durumlar vardır. Döviz kurunda bazı değişiklikler olmaktadır. Bu değişiklikler ise makro ekonomik parametreleri ise etkilemektedir. 1960'tan beri sürdürülen Dünya Bankası üyesi uluslararası ülkelerden beri döviz kuru politikalardan gelen deneyim sabit kur sisteminin yetersiz az enflasyonu sağladığı, fakat ekonomik kalkınmanın ivmesini azalttığından yanadır. Uluslararası ülkelerde sabit değil de esnek kur sisteminin geçerli olduğu ülkelerde ekonomik açıdan büyümenin ivmesinin daha fazla olduğu ve sermaye hareketlerinin kontrolü, ekonominin dış pazarlara yayılması sanayileşme ivmesi, standart gelirli grupların yükselmesi vb. durumlara varmada daha iyi olduğu anlaşılmaktadır. Fakat, döviz kuru rejimleri ile ekonomik alanda bir bağ bulunmadığını savunan araştırmaların yanı sıra döviz kuru rejimlerinin, ülkenin gelişme ve kalkınmasındaki durumları bile etkileyeceğini savunan araştırmalarda bulunmaktadır. Bu anlayışa göre kur uygulayan ülkeler genellikle finansal ve ekonomi krizlerinin yükü daha fazla olmaktadır. Uluslararası ortamda ülkelerin ekonomilerine bakılarak sabit bir rejim kurunu önermek zor olmakla birlikte, dünyada anlaşılan genel durum ise, sabit kurdan esnek kur rejimine yatay ve hızlı bir geçişin olduğundan yanadır. Finansal politikaları etkileyen durumlar "modaya" bağlı olabileceği gibi döviz kuru politikaları da aynı şekilde "modaya" bağlı olabilmektedir. Sabit kur sisteminin uzun ve sürekli olmaması ve finansal veya ekonomik alanda eğilimli olması, esnek kur rejiminin üstünlüğü olarak anlaşılmaktadır. Finansal sistemlerin azaldığı gelişmekte olan bazı ülkelere bakılırsa eğer esnek kur sisteminin pek çok üstünlüğü olduğundan sebep neredeyse uluslararası bir numaralı kur rejimi olmaya başlamıştır. Esnek kur sistemi sahada yani piyasalarda rahatça değişiklik gösterebildiği ve arz-talep gibi faktörlerdeki birçok değişmenin cari kusura yansıyarak dengeyi sağlamayı başarabildiği bir sistemdir. Esnek kur rejiminde dış dengenin oluşturulması sorumluluğu harcama-kaydırıcı bir durum olan döviz kuru farklılıklarına verilmektedir. Esnek kur politikası rejimlerinin diğer kur politikası rejimlerine göre birçok avantajı vardır. Bunların temelinde ise dışsal şoklara ve gerçek sektörden kaynaklanan durumlara karşı güçlü olması; Uluslararası Ticarette kur değerlenmesiyle birlikte olarak ödemelerle ilgili herhangi bir sorunu ortaya çıkarmamasıdır. Belirli sabit bir kur rejimi alınmamasından sebep (IMF) güçlü bir para politikasına sahiptir. Bütün kur politikalarında olduğu gibi Esnek kur politikasının da dezavantajları bulunmaktadır. Bunlar ise, enflasyona yani ithal enflasyona açık olması risk olduğu algısından sebep risklerin artmasına bağlı olarak, finansal ve ekonomik işlem hacminin düşmesi, esnek kur politikasına geçilmeden önce olağan mevcut sorunlardır. Uluslararası ortamda devletler esnek kur rejimini ekonomi ve finansal politikaları açısından döviz kuru, faiz oranı ve sermaye hareketlerinin birden elinde tutamamakta ve kontrol edememektedir. Bu üçlemenin bir de sınıflandırılması mevcuttur. Bunlardan biri, piyasa dinamiklerine bırakılıp diğer ikisi ise politika aracı olarak seçilmektedir. Tabii ki bir de kuralları bulunmaktadır. Uluslararası ortamda döviz kuru politikasının uygulandığı birçok ülke bir döviz kurlarının faiz oranlarından sebep rahatça ve serbestçe uygulanmasına izin verilmediği de söylenmektedir.

Türkiye de genellikle 1980'li yıllara kadar sabit kur sistemi uygulanmıştır. Bunun sebebi ise Türkiye'nin dış pazara kapalı bir ekonomi içinde olmasıdır. 1980'den sonra ise Türkiye ekonomi ve finansal alanda köklü bir değişiklik yapıp hem iç pazarına hem de uluslararası ticaretine önem vererek daha çok ihracata dayalı dış pazara açık finansal ve ekonomik bir politika izlemiştir. Bu politikanın başlıca amacı ise ekonomide her türlü döviz sistemini üreten bir mekanizmaya sahip olmasıdır. Bundan sebep ise, bütün döviz kurlarının piyasa mekanizması tarafından benimsenmiş olmasıdır. Bu amaç politikasından sebep (IMF) döviz kurlarını 24 saatlik yani günlük belirlemeye başlamıştır. 1984 yılından itibaren uluslararası ticaret serbestleşmesine paralel olarak kambiyo rejimi de büyük ölçüde serbestleşmiştir. 1984-89 tarihlerinde ise köklü değişiklikler yapılarak Türk lirasının yani Türk parasının uluslararası alandaki yabancı paralar karşısındaki birim değerinin tespiti (IMF)'ye yani Merkez Bankasına tahsis ve transfer işlemleri verilmiştir; bu sayede bankaların döviz kullanımları serbest bırakılmıştır. 1989 yılından itibaren yapılan önemli değişikliklerle kambiyo sistemindeki değişiklik önemli ölçüde ivmesini artırarak devam etmiştir. Bundan sebep ise uluslararası ortamda Türkiye'nin mali durumu finansal ve ekonomik sistemle birleşmiştir.

Esnek kur politikası uygulanmaya başladığı andan beri döviz kurlarında belirlenen yüksek dalgalanma durumu dış pazardaki dengesizliğin giderilmesinde önemli rol oynamıştır. Türkiye'de esnek kur rejimine geçişinin, dış pazarın durumunun yani dengesinin sağlanmasında oldukça fazla bir katkı payı bulunmaktadır. Türkiye'de esnek kur sistemine geçildiğinde başlarda tahmin edildiği gibi döviz kurlarındaki sistemlerde köklü bir dalgalanma yaşanmış fakat finansal ve ekonomik birimlerin esnek kur rejimine ayak uydurmalarıyla zamanla kurlar daha sağlam bir durum içine girmişlerdir. Döviz kurlarındaki dalgalanma büyük oranda takip edilen para politikalarıyla bağlıdır.

Sabit kur sistemi

Sabit kur rejimi veya sabit kur sistemi yerli para birimi dış değerinin yabancı para değerlerine karşı eşitlenmesi durumudur. Sabit kur rejimi en iyi şekilde altın para standardı sistemine işlemektedir. Sabit kur rejimi uygulayan ülkeler ise Avrupa Birliği üye ülkeleri ve Çin, Hong Kong, Bulgaristan ve Bosna Hersek gibi ülkelerde sabit kur politikası rejimi uygulanmaktadır. Sabit kur politikası rejiminin birçok amacı vardır. Bunlar ise sabit kur rejiminin enflasyonunu kontrol altında tutmak kur değişmelerini azaltarak kurdaki belirsizlikleri bitirmek ve Uluslararası Ticareti daha da artırmak gibi birçok amaçları bulunmaktadır. Bundan sebep ise sabit kur rejimi finansal ve ekonomik otoritesinin araçlarını uygulamada birtakım zorluklar yaşaması ve paranın olağan piyasa değerini yansıtmaması gibi birçok durumlar bulunmaktadır. Sabit döviz kuru politikası rejimi (IMF)'nin yani Merkez Bankasının rezerv ve gücü ile yakından ilgilidir. Köklü ve güçlü rezervlere sahip bir (IMF) sabit kur rejimi politikasının daha etkin ve sağlam uygulanmasını sağlayabilir. Yerel paranın değeri finansal otoritesi Merkez Bankası tarafından sabitlendiği durumundan finansal paranın değeri, iç sahada yani piyasadaki arz ve talep durumlarını yansıtmamaktadır. Referans alınan para birimindeki değişikliklere göre, yerel para değeri biriminin, (IMF) tarafından tekrar belirlenmesi gerekmektedir. Sabit kur politikası rejimindeki seviye Merkez Bankası tarafından değiştirilinceye kadar aynı kalır. Aynı zamanda Merkez Bankası kur oranının aynı kalıp değişmeyeceğini bildirmiş olur.

Dalgalı kur sistemi

Dalgalı kur sistemi uluslararası ortamda herhangi bir ülke parası değerinin iç ve dış sahada yani piyasada arz-talep doğrultusunda belirlendiği sistemdir. Dalgalı döviz kuru rejimi, değişken kur rejimi olarak da bilinmektedir. Dalgalı kur sistemi sabit kur sistemiyle ayrı hatta tam tersidir. Döviz kuru sahasında (Forex) al-sat olan uluslararası ortamdaki bu para birimi değeri yabancı paralar karşısında sürekli değişim göstermektedir. Az da olsa istisnai durumlarda ulusal para biriminin değeri artabilmektedir. Aynı zamanda ise herhangi bir döviz kuru sisteminde değerlenip düşebilmektedir. Bundan sebep ise dalgalı döviz kuru sisteminde her ne kadar resmi bir müdahale beklenmese de faaliyette Merkez Bankaları piyasadan döviz al-sat yaparak ulusal para birimi değerini kontrol etmeye çalışmaktadırlar. Bu sisteme bağlı uygulanan kur sistemleri müdahale serbest kur rejimi olarak adlandırılır. Gelişmiş ülkelerde 1970'ler den beri uygulanan dalgalı kur rejimi gelişmekte olan ülkeler tarafından 90'lı yılların ortasında uygulanmıştır. Türkiye'de ise son 35 yıldır bu kur sistemlerinde birçok farklı durumlara yer verilmiştir. Sabit kur rejimi ise 1980'li yıllara kadar uygulanan bir döviz kuru sistemi olmuştur. Fakat bu durum sonrasında kademeli olarak değişmiş ve serbest yani dalgalı kur rejimine geçilmiştir. Özellikle 2001 Türkiye Ekonomi krizi sonrası dalgalı kur sistemine geçilmiştir.

Dalgalı kur sisteminin avantaj ve dezavantajları

Dalgalı kur sistemi, döviz kurunun serbest piyasada belirlenmesinden sebep uluslararası ortamda dengesizliklere karşı tekrar dengeye gelmesini sağlamaktır. Hem içeride hem de dışarıda yaşanan dengesizlikler döviz kuruna yansımaktadır. Döviz kuru politikalara Merkez Bankasının daha etkili ve istikrarlı politika uygulamalarını sağlamaktadır. Bu kur sisteminin yani dalgalı döviz kuru sisteminin avantajları olduğu gibi dezavantajları da bulunmaktadır. Döviz kuru belirsiz olduğundan sebep riskler artmaktadır. Bu durum ise açık pozisyon taşıyan işletmeler için önemli ölçüde risk ve zarar payı taşımaktadır.[1][2][3]

Döviz kuru bantları

Döviz kuru bantları; bu sistem genel olarak sabit döviz kuru sistemine daha yakın olarak tanımlanabilir. Çünkü sadece cari döviz kuru bant içinde kalır. Arz ve talep kanunlarına göre şekillenirken, bant dışındakiler sabit döviz kuruna göre değerlenir. Döviz kuru bandın dışına çıkarsa devlet müdahalesi gerekir. Ancak devlet müdahalesinin istenmediği durumlarda bant geniş tutulmaktadır. Bant geniş tutulursa döviz kurunun banttan çıkması zor olacaktır. Bunun için devlet müdahalesine gerek yoktur.[4]

Alternatif döviz kuru sistemleri

Serbest Dalgalanma Sistemi: Ülkenin para değerinin piyasa tarafından belirlendiği kur çeşididir. Piyasaya yapılan müdahaleler piyasanın istenilen hale gelmesi değil, piyasada bulunan gereksiz dalgalanmayı önlemek içindir. Bu sistemin avantajlarını sayacak olursak ülkenin elinde bulundurduğu rezervin para politikasının etkinleşmesi ile azalmasını sayabiliriz. Aynı zamanda dış etkilerin öncelikle nominal kurlar tarafından emilmesi sayesinde ülke içindeki istikrara katkıda bulunur. Sistemin kötü yanı ise ülkenin, dış ülkelerle arasındaki ekonomik ilişkilerde risk doğurması ve bu sebeple kaynağın dağılımını olumsuz etkilemesidir. Bu sistem henüz hiçbir ülkede uygulanamamıştır.

Gözetimli dalgalanma Sistemi: Bu sistemde otorite döviz kuruna müdahale edebilir. Müdahaleler belirlenmiş kurallara göre yapılır. Müdahaleler kurallara göre yapılmadığı için ülkeye ekonomide daha geniş hareket alanı sağlar. Bu sistemle "Serbest Dalgalanma Sistemi" etkileri ve riskleri azaltır. Fakat kuralsız bir müdahale sistemi olması zaman zaman kendisi ile çelişmesine yol açar. Bu sistemden diğer ülkelerin olumsuz etkilenmesi durumuna "kirli dalgalanma" denir. Bu sistem daha çok gelişmiş ülkelerde uygulanabilmiştir. Örneğin Kanada.

Aralık İçinde Dalgalanma Sistemi: Bu sistemde kurların koyulan sınır içinde serbestçe dalgalanmasına izin verilir. Sistemin esnekliği aralık ve merkez parite değerlerinin revize edilmesini sağlar. Aralığın dar belirlenmesi ile istikrarsızlık başlayacaktır. Bu nedenle aralığın belirlenmesi çok önemlidir. Aynı zamanda bu aralığın devamlı olması sistemin güvenilirliğine bağlıdır. Sürekli değişen aralık beklenen faydayı olumsuz etkileyebilir.

Kaygan Aralık Sistemi: Bu sistemde aralığın ortalama değeri sabit değildir. Ayarlandığı ortalama belirsizdir. Genelde enflasyonun yüksek olduğu ekonomilerde uygulanır. Ayarlanabilir olduğu için kurun aşırı değerlenmesi engellenebilir. Kötü yanı ise ayarlanma süresinin bilinmemesinin piyasaya getirdiği belirsizliktir. İsrail buna yakın bir sistem uygulanmıştır.

Yönlendirilmiş Sabit Aralık Sistemi: Bu sistemde ülke parasının değeri önceden belirlenmiştir ve sabit bir değer etrafında belirli sınırlandırmalarla dalgalanmaktadır. Esas alınan sabit değer ekonomik göstergeler ve ödemeler dengesindeki ilerlemelere bağlı olarak ayarlanır. Sabit kur üzerinde baskı oluştuğunda, gerekli ayarlamanın aralıklar şeklinde ve sık sık yapılması gerekir ve bu şekli diğer sabit kur sistemlerinden bu sistemi ayırır, farklı kılar. Yönlendirilmiş sabit aralık sisteminde anlattıklarımın dışında ayarlamalar arasında belirlenen limitler içinde de dalgalanabilir. Bu ayarlamalar ile diğer sabit kur sistemlerinde gördüğümüz, beklentiden oluşan spekülatif hareketler engellenebilir. Faiz politikasının kurları destekleme zorunluluğu vardır. Bu zorunluluk, faizin ekonominin gerektirdikleri doğrultusunda istenilen gibi uygulanamamasına neden olur ve bu olumsuz örneklerinden biridir. Şili ve İtalya bu sistemi kullanmıştır.

Yönlendirilmiş Sabit Parite Sistemi: Bu sistemde ülkenin parasının değeri sabittir. Değerdeki bu sabitlik ülkede seçilmiş ekonomik göstergeler ve ödemeler dengesinde oluşan değişmelere bağlı kalarak ayarlanabilir. Yönlendirilmiş sabit parite sistemi, yönlendirilmiş sabit aralık sistemine göre daha katı bir yapıya sahiptir. Bahsi geçen sistemlerden farklı olarak, sabit kur üzerinde baskı oluşunca, gerekli düzenlemeler ani değil belirli aralıkta ve sık sık yapılır. Bu da sabit aralık sisteminin avantajlarını da, dezavantajlarını da bu sisteme katar. Aralık olmadığı için belirsizlikler daha aza iner. Kolombiya ve Brezilya bu sistemi kullanmıştır.

Ayarlanabilir Sabit Kur Sistemi: Bu sistem Bretton Woods Sistemi olarak bilinir. Kur, uygulanan ekonomik politikalarla tutarsız bir şekilde ilerliyorsa, istenilen yönde değiştirilebilir. Bu kurun süresiz bir şekilde sürdürülmesi zorunlu değildir. Dış ticarette yaşanan kur belirsizliğini azaltır ve ekonomik istikrara katkıda bulunur. Fakat ayarlama beklentisi yoğun spekülasyonla yol açar ve bu da krizi tetikler. Bretton Woods sisteminin çökmesiyle beraber birçok gelişmiş ülke buna yakın bir sistem uygulamıştır.

Para Kurulu Sistemi: Bu sistem ülkenin parasının başka bir yabancı para ile sabit kurdan değişimini öngören ve bazı yasal düzenlemelere tabi olan bir sistemdir. Ülke bu sistemde parasını sadece yabacı para girişine karşılık olarak basmaktadır. Bu sistemin uygulanması kolaydır ve birçok avantajı vardır. Finansal derinliğin artması, döviz kurunun istikrar kazanması ve faiz oranlarının birleştirilmesi bu avantajlara örnek olabilir. Bu sistemin uygulanabilmesi için güçlü bir ekonomi ve yeterince döviz kaynağı bulunmalıdır çünkü maliyetli bir sistemdir. Arjantin, Estonya ve Hong Kong halen bu sistemi kullanmaktadır.

Tam Dolarizasyon Sistemi: Bu sistemi kullanan ülkelerin parasal bağımsızlığı yoktur. Başka bir ülkeye bağımlıdır ve o ülkenin para birimini kullanmaya başlamıştır. Para kurulu sisteminin en uç hali denilebilir. Bu sistemin güvenilirliği fazladır. İstikrarsız bir döviz kuru olsa da bunun yol açtığı olumsuzlukları ortadan kaldırır. Panama ve San Marino bu sisteme yakın bir sistem kullanmaktadır.[5][6]

Ayrıca bakınız

Döviz kuru

Döviz kuru riski

En çok kullanılan para birimleri listesi

Kaynakça

  1. ^ Dış Ticarete Giriş. 
  2. ^ "Döviz Kuru Sistemleri". 25 Haziran 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Nisan 2020. 
  3. ^ "Döviz Kuru Sistemleri" (PDF). []
  4. ^ "Döviz Kuru Bantları". 9 Eylül 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  5. ^ "Alternatif Döviz Kuru Sistemleri" (PDF). K. Azim Özdemir-Gülbin Şahinbeyoğlu. 7 Aralık 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). 
  6. ^ "Alternatif Döviz Kuru Sistemleri". Sedat Dinçer. 20 Nisan 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Para</span> devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit

Para, mal ve hizmetlerin değiş-tokuşu için kullanılan araçlardan en yaygın olanı. Para sözcüğü ile genellikle madenî para ve banknotlar kastedilmekle birlikte; ekonomide, vadesiz mevduatlar ve kredi kartları da parayı meydana getiren unsurlardan sayılır. Vadeli mevduat, devlet tahvili gibi değişim araçları ise para benzeri olarak değerlendirilir.

<span class="mw-page-title-main">Banka</span> finansal etkinlikte bulunan kurum

Banka, faizle para alınıp verilebilen, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve bunun dışındaki diğer ticari, finansal ve ekonomik etkinliklerde bulunan kuruluşlara denir. En yaygın üçüncül sektörlerden biridir. Banka sözcüğü İtalyanca banca sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Para bozma gişesi, para bozma yeri anlamına gelir. Kredilendirme faaliyetleri doğrudan banka tarafından veya sermaye piyasaları aracılığıyla dolaylı olarak da yapılabilir. Bankalar genellikle uluslararası bir dizi sermaye standardı olan Basel Anlaşmalarına dayanan asgari sermaye gereksinimine tabidir. Bankalar bir ülkenin finansal sistem ve ekonomisinde önemli bir rol oynadıklarından, yargı alanlarının çoğu bankalar üzerinde yüksek derecede düzenleme uygulamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Döviz kuru</span> bir birim ülke parasının diğer bir ülke parası cinsinden fiyatına, değerine denir

Döviz yabancı ülkeler tarafından kullanılan para birimidir. Döviz kuru ise bir birim ülke parasının diğer bir ülke parası cinsinden fiyatına, değerine denir. Bu kavram iki taraflı bir ilişkiyi içerir, bu yüzden iki taraflı (nominal) döviz kuru olarak da adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Hiperenflasyon</span> Hızla artan enflasyon

Hiperenflasyon, enflasyonun yılda yüzde 200 sınırını aştığı anlardaki halidir. Dörtnala enflasyon olarak da adlandırılır. Paranın değerini yitirdiği en şiddetli enflasyon biçimidir.

<span class="mw-page-title-main">Döviz</span> mal veya hizmetler için genel olarak kabul edilen takas aracı

Döviz, dar anlamda yabancı parayı temsil eden belgeler. Türkçede yabancı ülkelerin paralarına da döviz denmektedir. Herhangi bir ülkenin parasının, başka bir ülkenin parasına dönüştürülmesiyle ilgili işlemlere de döviz işlemi veya kambiyo işlemi denir. Döviz kelimesi Türkçeye Fransızcadaki deviseden geçmiştir. Genel olarak döviz dendiğinde milletlerarası ödemelerde kullanılan ödeme araçlarının tamamı ifade edilir.

<span class="mw-page-title-main">Devalüasyon</span> makroekonomide ve modern para politikasında bir terim

Devalüasyon ya da değer düşürümü, sabit kur sistemlerinde ödemeler dengesi açık veren ülkenin ulusal parasının dış satın alma gücünün, hükûmetçe alınan bir kararla düşürülmesidir. Başka bir deyişle devalüasyon, bir devletin resmi para biriminin diğer ülke dövizleri karşısında değer kaybettirilmesidir.

Bretton Woods sistemi, II. Dünya Savaşı sırasında Temmuz 1944'te ABD'nin küçük bir kasabası olan Bretton Woods'da toplanan Birleşmiş Milletler Para ve Finans konferansında ortaya çıkan iktisadi sistemdir. Bu konferansa 44 ülkenin temsilcileri katılmıştır ve bu konferansa gelen devletlerin yarısından fazlası az gelişmekte olan ülkelerdir. Ayrıca Romanya dışındaki sosyalist ülkeler fona üye olmamış ve sistemin dışında kalmışlardır. Aynı zamanda Bretton Woods sisteminin kurulma sebeplerinden biri olan 1929 yılında yaşanan ekonomik buhran ve hemen ardından gelen dünya savaşı ile ekonomisi dibe vuran ülkeler, uluslararası alanda yaşanan para değişiminin duraksama noktasına gelişi ve savaş sebebiyle ülkeler arası alım satım ticaretinin durması, uluslararası alanda tekrar parasal döngünün düzelmesi ve ekonomik istikrarın sağlanması için böyle bir sistemin kurulması amaçlandı.

<span class="mw-page-title-main">Bretton Woods</span>

Bretton Woods, Küçük bir ABD eyaleti olan New Hampshire'deki bir Carroll kasabasının bir bölgesi. 1944 yılında burada yapılan Birleşmiş Milletler Para ve Finans Konferansı ardından imzalanan Bretton Woods Anlaşması ve adı bu anlaşma ile ortaya çıkan Bretton Woods sistemi ile ünlenmiştir. Anlaşma buradaki, 1905 yılında kurulmuş olan Mount Washington Oteli'nde imzalanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Bretton Woods Anlaşması</span>

Bretton Woods Anlaşması, Temmuz 1944'te ABD'nin New Hampshire eyaletinin küçük bir beldesi olan Bretton Woods'da toplanan Birleşmiş Milletler para ve finans konferansında imzalanan "Uluslararası Para Anlaşması"nın bir diğer adıdır. II. Dünya Savaşı sonrasında kambiyo kurlarının dünya ticaretini geliştirici bir sisteme göre saptanması için yeni yöntemler aranmış ve bu çalışmalar sonucunda Bretton Woods Anlaşması ile uluslararası ödemelerde kullanılacak yeni bir sistem geliştirilmiştir. Doğu Bloku ülkeleri dışındaki 44 ülkeden 730 delegenin katıldığı bu anlaşma ile katılan ülke paraları için sabit kur esası benimsenmiş ve anlaşmaya katılan her ülkenin parasının değerinin, dolar esas alınarak saptanması kabul edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Sabit kur</span>

Sabit kur, sabit döviz kuru rejimi, kambiyo kontrolü bir ekonomideki yetkili para politikası otoritesi tarafından, ülkede kullanılmakta olan yerel para birimi değerinin, daha istikrarlı veya uluslararası alanda daha yaygın olarak kullanılan bir para birimi, çeşitli para birimleri sepeti veya altın gibi değerli metallerin değerlerine sabitlendiği bir kur rejimidir.

Altın standardı, standart ekonomik hesap biriminin sabit miktarda altına dayandığı bir para sistemidir. Altın standardı, 1870'lerden 1920'lerin başlarına, 1920'lerin sonlarından 1932'ye ve ayrıca 1944'ten ABD'nin ABD dolarının altına konvertibilitesini tek taraflı olarak sonlandırıp Bretton Woods sistemine kesin olarak son verdiği 1971 yılına kadar uluslararası para sisteminin temelini oluşturdu.

<span class="mw-page-title-main">Uluslararası Para Fonu</span> uluslararası finans kurumu

Uluslararası Para Fonu, küresel finansal düzeni takip etmek, borsa, döviz kurları, ödeme planları gibi konularda denetim ve organizasyon yapmak, aynı zamanda teknik ve finansal destek sağlamak gibi görevleri bulunan uluslararası bir organizasyondur.

<span class="mw-page-title-main">1997 Asya mali krizi</span> Temmuz 1997nin ikinci yarısından itibaren ortaya çıkan ve Taylandda başlayan bir domino etkisi ile tüm Asyayı sarmış ekonomik kriz

Doğu Asya Mali Krizi Temmuz 1997'nin ikinci yarısından itibaren ortaya çıkan ve Tayland'da başlayan bir domino etkisi ile tüm Asya'yı sarmış ve Güneydoğu Asya krizi adını almış finans krizidir. Asya Kaplanları olarak bilinen birçok Doğu Asya ülkesinin para birimleri, borsaları ve diğer kıymetleri ekonomik krizden etkilenmiştir. Yerel olarak IMF Krizi olarak da bilinir ama bu isim tartışmalıdır. Krizin varlığı ve sonuçları üzerinde görüş birliği olsa da nedenleri, kapsamı ve çözümleri tartışmalıdır. Uluslararası fon akımlarının yön değiştirmesine sebep olan ekonomik bir krizdir.

<span class="mw-page-title-main">Avrupa Merkez Bankası</span> euro bölgesi içindeki 19 ülkenin para politikasını yöneten merkez bankası

Avrupa Merkez Bankası, Euro bölgesi içinde bulunan 20 ülkenin para politikasını yönetmekle yükümlü olan dünyanın en önemli merkez bankalarından biridir. 1 Haziran 1998 tarihinde Almanya, Frankfurt genel merkez olmak üzere kurulmuştur. Banka'nın temel görevi, avronun alım gücünü korumak ve avro bölgesinde fiyat istikrarını sağlamaktır. 1 Kasım 2019 tarihinden itibaren başkanlığını Fransız politikacı Christine Lagarde yapmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Uluslararası döviz piyasası</span>

Yatırım, hedging, spekülasyon amacıyla yapılan hareketlerin gerçekleştiği döviz piyasaları 24 saat açıktır. Açılış Sidney ve Tokyo'da olur, Hong Kong ve Singapur, Bahreyn ile sürer Avrupa piyasalarına geçer. Frankfurt, Zürih, Londra'dan New York, Chicago piyasalarına ve Los Angeles ve San Fransisco'ya devam eder. İşlem hacmi, dünya ticaret hacminin 50 katından fazladır. İşlemlerde ağırlık Amerikan doları, Euro ve Japon yeni üzerindedir.

<span class="mw-page-title-main">Para politikası</span>

Para politikası, hükûmetin, merkez bankasının ya da para otoritesinin, ekonomiye, para arzı yönetimi ya da döviz piyasası işlemlerini kullanmak yoluyla yön vermesidir. Para teorisi, ekonomi için en uygun (optimal) para politikasının belirlenmesini sağlar.

2001 Türkiye ekonomik krizi, 21 Şubat 2001 tarihinde patlak veren, Türkiye'nin yıllardır karşılaştığı siyasi ve ekonomik sorunların bir sonucu olarak hem finansal piyasalar hem de Türk Lirası'nin değeri üzerinde yıkıcı etkilerle sonuçlanmış bir ekonomik krizdir.

<span class="mw-page-title-main">Esnek kur sistemi</span>

Esnek kur sistemine yüzen veya serbest değişken kur adları da verilir. En belirgin şeklinde bu sistemde, döviz piyasaları üzerinde hiçbir devlet müdahalesi yoktur. Döviz kurları tamamen piyasadaki döviz arz ve talebine göre oluşur. Bu sistemde, bir ülkenin dış ödemeler dengesi, döviz kurları aracılığıyla sağlanacağından, dış ödemeler dengesinin açık ya da fazla vermesi söz konusu olmayacaktır. Örneğin dış ödemeler dengesi açık veriyorsa, döviz talebi döviz arzından daha fazla olacağından, döviz kuru yükselecektir. Döviz kurunun yükselmesi bu defa ithalatın azalmasına ve ihracatın artmasına neden olacaktır. Döviz kurundaki yükselme, dış açık ortadan kalkana kadar devam edecektir.

Türkiye'de finansal krizler ya da ekonomik krizler makro ekonomik yapının bozulmasıyla ortaya çıkan buhran dönemleridir. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı sonrası yaşanan başlıca krizler; 1946, 1958, 1960, 1974, 1980, 1982, 1990, 1994, 2000-2001, 2008-2012 ve 2018-2023 krizleridir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de enflasyon</span> Türkiyenin kuruluşundan bugüne kadar olan enflasyon ve enflasyona etki eden olaylar

Türkiye'de enflasyon, Türkiye ekonomi tarihinde sürekli yapısal problemlerden birisidir. Yakın dönem Türkiye tarihinde yıllık enflasyonda 1971'den başlayarak 34 yıl süren çift haneli verilerin görüldüğü enflasyonist bir süreç yaşandı. 2000'li yıllarda tek haneli oranlara düşse de 2010'lu yılların sonunda döviz kuru ve pahalılık nedeniyle enflasyon yeniden ciddi problemlerden biri halinde geldi.