
Kulak (auris), işitme işlevini gören ve denge organını içinde bulunduran anatomik yapıdır. Vestibüler sistemi kullanarak işitmeyi ve vücut dengesini sağlar. Kulak; dış kulak, orta kulak ve iç kulak olacak şekilde üç kısımda incelenir.

Balıklar poikloterm olan, neredeyse sadece suda yaşayan ve solungaçları ile solunum yapan, soğuk kanlı, yürekleri çift gözlü, çoğunun vücudu pullu, genellikle yumurta ile üreyen omurgalı hayvanlardır. Bazı türler canlı doğurarak ürer. Mesela tatlı su balıklarından Lepistes'in yumurtaları anne karnında çatlar ve canlı doğum gerçekleşir. Çiklitgillerde ise kuluçka süresi dişinin ağzında gerçekleşir. Ağzında yumurtaları çeviren, mantarlaşmasını engelleyen dişi yumurtalar çatlayana hatta yavrular serbestçe yüzmeye başlayana kadar onları ağzındaki kesesinde korur. Balıklar su yaşamındaki en önemli varlıklardan bir tanesidir. Nehir, göl, akarsu, okyanus ve denizlerde bulunmaktadır.
Östaki borusu burnun arka kısmında bulunan ve geniz adı verilen bölge ile orta kulak arasında geçiş sağlayan bir kanaldır. Bu kanal orta kulağın hava almasını sağladığı gibi bu bölgedeki salgıların genze akması için de bir yol oluşturur.

Boğaz, kafatası alt kısmından başlayıp alt gırtlak kıkırdağı hizasında yemek borusu ile birleşen, duvarlarını kasların teşkil ettiği sindirim sisteminin ağızdan sonraki ikinci ünitesi.
Ménière hastalığı, iç kulak sıvılarının mikrobiyotik oluşumlar ile aşırı miktarda artması veya aşırı miktarda azalması durumunda hastaya denge kaybı ve işitme güçlüğü yaşattıran bir hastalıktır.
İşitme veya duyma, canlıların etraflarında oluşan sesleri işitme organları vasıtasıyla algılamasıdır.

İnsan kas-iskelet sistemi, insanlara kas ve iskelet sistemlerini kullanarak hareket etme yeteneği veren bir Organ sistemidir. Kas-iskelet sistemi vücuda şekil, destek, denge ve hareket sağlar.

Kıkırdak esnek ve pürüzsüz bir bağ dokusu türüdür. Yarı şeffaf ve gözeneksiz bir doku türüdür. Genellikle perikondriyum adı verilen sert ve lifli bir zarla kaplıdır. Tetrapodlarda, eklemlerdeki uzun kemiklerin uçlarını eklem kıkırdağı olarak kaplar ve korur ve göğüs kafesi, kulak, burun, boğaz, boyun, bronşiyal tüpler ve omurlar arası diskler de dahil olmak üzere birçok vücut parçasının yapısal bileşenidir. Kıkırdaklılar gibi diğer taksonlarda ve aynı zamanda cephalaspidomorphide iskeletin çok daha büyük bir kısmını oluşturabilir. Kemik kadar sert ve katı değildir ancak kastan çok daha sert ve çok daha az esnektir. Kıkırdak matrisi glikozaminoglikanlardan, proteoglikanlardan, kollajen liflerinden ve bazen elastinden oluşur. Genellikle kemikten daha hızlı büyür.
İşitme kaybı veya işitme yetersizliği, sesleri algılama yetisindeki tam ya da kısmî bir azalmayı ifade eder. Birçok biyolojik ve çevresel etmene bağlı olarak gelişen duyma kaybı, ses algılama yetisine sahip bütün canlılarda ortaya çıkabilir.

Elektronik işitme cihazları veya sistemleri, sağırlık hastalığı gibi duyma engellilere özellikle işitme alanında yardımcı olabilen tıbbi cihazlardır.

Kulak kanalı ya da dış kulak yolu dış kulaktan orta kulağa ya da timpan membrana kadar uzanan kanal şeklinde bir yoldur. Erişkin bir insanda kulak kanalı kulak kepçesinden kulak zarına kadar uzanır ve boyu yaklaşık 2,5 cm, çapı ise 0,7 cm'dir.
Orta kulak, kulağın kulak zarı ile kokleanın oval penceresi arasında kalan kısmıdır. Memelilerin orta kulağı, iç kulak sıvısı ve zarlarına kulak zarının titreşimini dalgalar hâlinde ileten üç kemikçik içerir. Bu kemikçikler çekiç, örs ve üzengi kemikçikleridir. Orta kulağın içindeki boşluğa timpan boşluğu ya da cavum tympani adı verilir. Östaki borusu timpan boşluğu ile burun boşluğunu (nazofarenks) birbirine bağlayarak orta kulak ile boğaz arasında basınç eşleşmesini sağlar.

Kulak zarı, insan ve çeşitli diğer dört üyelilerin anatomisinde ince, koni şeklinde bir yapıya sahip, dış kulağı orta kulaktan ayıran bir zar. Ayrıca Timpanik membran veya myringa denilen zar, sesi havadan orta kulak içindeki kulak kemiklerine ve daha sonra sıvı dolu kokleada bulunan oval pencereye iletme görevini üstlenir. Sonuç olarak havadaki titreşimin sıvıya aktarılmasını sağlar ve titreşimi yükseltir. Malleus kemiği, kulak zarı ve kulak kemikleri arasındaki boşluğu doldurur.

İç kulak omurgalı kulağının en iç kısmıdır. Omurgalılarda, iç kulak temel olarak ses algılama ve dengeden sorumludur. Memelilerde iç kulak, kemik labirent denilen, kafatasındaki temporal kemikte (şakak) bulunan içi boş bir oyukta konumlanmış bir kanal sisteminden oluşur ve iki ana işlevsel görevi vardır:
- Koklea, duymayadan sorumludur; dış kulaktan gelen ses basıncı düzenlerini işitme siniri vasıtasıyla beyne iletilen elektrokimyasal uyartılara dönüştürür.
- Vestibüler sistem, dengeden sorumludur.

Kulak kemikleri veya kulak kemikçikleri orta kulaktaki üç kemikten oluşur ve insan vücudundaki en küçük kemikler arasında yer alır. Havadan gelen sesleri sıvı dolu kemik labirente (koklea) aktarmaya yararlar. İşitsel kemiklerin yokluğu, orta ila şiddetli bir işitme kaybı oluşturur. "Ossicula" terimi, "minik kemik" veya "kemikçik" anlamına gelir. Terim vücuttaki herhangi bir küçük kemiğe atıfta bulunsa da, tipik olarak orta kulaktaki malleus, incus ve stapes kemikleri anlamında kullanılır.

Örs, orta kulakta bulunan bir kemiktir. Örs şeklindeki küçük kemik üç kulak kemiğinden biridir. Örs yanal olarak bağlı olduğu çekiç kemiğinden (malleus) gelen titreşimleri üzengi kemiğine (stapes) iletir. Örs ile benzerliği nedeniyle Latincede de bu manaya gelen "incus" ismini almıştır.

Üzengi insanların ve diğer memelilerin orta kulağında, ses titreşimlerinin iç kulağa iletilmesinde rol oynayan bir kemiktir. Üzengi şeklindeki küçük kemik sesi oval pencereye iletir. Üzengi, insan vücudundaki en küçük ve en hafif kemiktir ve üzengi ile benzerliğinden dolayı Latincede de üzengi manasına gelen "stapes" ismi kullanılmaktadır. Üzengi kemiğinin sesle beraber hareket edip etmemesi incelenerek, işitme kaybı ve çeşitli hastalıklar tespit edilebilir.
İşitme testi, bir kişinin işitme duyusunun duyarlılığının değerlendirilmesini sağlar ve çoğunlukla bir odyometre kullanan bir odyolog tarafından gerçekleştirilir. Bir kişinin farklı frekanslarda işitme hassasiyetini belirlemek için bir odyometre kullanılır. Başka işitme testleri de vardır, örneğin Weber testi ve Rinne testi.

Vestibülokohlear sinir sekizinci kranial sinir olarak bilinir ve iç kulaktan aldığı işitme ve denge ile ilgili bilgileri beyine aktarır.

Glossofaringeal sinir 9. kranial sinirdir. Afferent duyu ve efferent motor nöronlar içeren karma bir sinirdir. üst medulla oblangatadan, vagus sinirinin hemen önünden çıkar. Glossofaringeal sinirin motor dalları embriyonik dönemdeki medulla oblangatanın tabanından, duyu dalları ise kranial nöral katlantıdan köken alır.