
Diğer anlam için Ekonomi sayfasına bakınız

II. Dünya Savaşı, 1939'dan 1945'e kadar süren küresel savaştır. Savaşa dönemin büyük güçleri ve dünya ülkelerinin büyük çoğunluğu katıldı, Müttefikler ve Mihver olmak üzere iki karşıt askerî ittifak kuruldu. 30'dan fazla ülkeden gelen 100 milyondan fazla personelin doğrudan katıldığı bu topyekûn savaşta, savaşın büyük tarafları tüm ekonomik, endüstriyel ve bilimsel kapasitelerini savaş için seferber ettiler. 70 ila 85 milyon ölümle sonuçlanan II. Dünya Savaşı, insanlık tarihindeki en ölümcül savaştı ve savaş boyunca askerî personelden daha çok sivil kayıp verildi. Milyonlarca insan soykırımdan, planlanmış açlık ölümlerinden, katliamlardan ve hastalıklardan öldü. Tanklar, zırhlı araçlar, savaş uçakları, stratejik bombardımanlar, uçak gemileri, radar ve sonar, nükleer silahların geliştirilmesi ve roketler gibi birçok savaş teknolojisi savaşta önemli rol oynadı.

Sovyetler Birliği, resmî adıyla Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (Rusça:
Sosyalizm, sosyal ve ekonomik olarak toplumsal refahın, katılımcı bir demokrasiyle gerçekleşeceğini ve üretim araçlarının hakimiyetinin topluma ait olduğunu savunan, işçi sınıfının yönetime katılmalarına ağırlık veren, özel üretim yerine kamu bazlı üretimi destekleyen, telkin ve propagandalarını eğitim, tarım ve vergi reformları üzerinde yoğunlaştıran ekonomik ve siyasi bir teoridir. Siyasi yelpazede ve dünyanın çoğu ülkesinde sosyalizm, standart sol ideoloji olarak kabul edilir. Sosyalizm türleri, kaynak tahsisinde piyasaların ve planlamanın rolüne ve kuruluşlardaki yönetim yapısına göre değişir.

Doğu Almanya veya resmî adıyla Demokratik Alman Cumhuriyeti, günümüzdeki Almanya'nın doğu kısmında bulunmuş, 1949 ile 1990 yılları arasında var olmuş sosyalist cumhuriyet. ADC; 1945'te II. Dünya Savaşı'nın Nazilerin yenilgisiyle son bulması ve Almanya'nın işgal bölgelerine ayrılmasının ardından 1949'da Almanya Sosyalist Birlik Partisi'nin Sovyet işgal bölgesindeki topraklarda sosyalist bir devlet kurmasıyla ortaya çıkmış ve 1989 sonbaharında gerçekleşen Barışçıl Devrim ile Batı Almanya'yla yeniden birleşmesine kadar varlığını sürdürmüştür. Devletin resmî ideolojisi, Marksizm-Leninizm idi. Hükûmetin anlatısı ise Doğu Almanya'yı "işçi ve köylülerin sosyalist devleti" ve "barış Almanyası" olarak tanımlıyor, ülkenin savaşın ve faşizmin kökünü kazıdığını öne sürüyordu; öyle ki, antifaşizm ülkede bir devlet doktriniydi. Diğer sosyalist Doğu Bloku ülkeleri gibi, Doğu Almanya ve hükûmeti de 40 yıl kadar süren varlığı boyunca Sovyetler Birliği ile yakın ilişkiler ve karşılıklı etki içerisindeydi ve Varşova Paktı'nın bir parçasıydı.

Devlet Güvenlik Bakanlığı veya kısaca Stasi, Alman Demokratik Cumhuriyeti'nin güvenlik ve istihbarat teşkilatıydı. Stasi Doğu Berlin'den yönetilmekteydi. Lichtenberg şehrinde geniş kapsamlı bir komplekse sahipti, bunun dışında şehrin muhtelif yerlerinde değişik komplekslere de sahipti. Stasi dünya çapında etkin istihbarat örgütlerinden biri olarak kabul ediliyordu. Organizasyonun şiarı "Schild und Schwert der Partei". Daha önceki dönemlerde Stasi için kullanılan bir başka ifade ise Staatssicherheitsdienst, yani Devlet Güvenlik Servisi idi. Bu organizasyon, Doğu Almanya'da aşağı yukarı 250.000 kişinin tutuklanmasına katkı sağlamıştır.

1989 Devrimleri, Doğu Bloku ve dünyanın diğer bölgelerindeki Marksist-Leninist hükümetlerin çoğunun çökmesiyle sonuçlanan liberal demokrasi hareketlerinin devrimci bir dalgasıydı. Bazen bu devrimci dalgaya Milletlerin Düşüşü veya Milletlerin Sonbaharı da denir. Bu dalga dünyanın en büyük Marksist-Leninist devleti olan Sovyetler Birliği'nin nihai olarak dağılmasına ve dünyanın birçok yerinde bazıları şiddet yoluyla devrilen komünist rejimlerin terk edilmesine katkıda bulundu. Olaylar, özellikle de Sovyetler Birliği'nin çöküşü, dünyanın güç dengesini büyük ölçüde değiştirerek Soğuk Savaş'ın sona ermesine ve Soğuk Savaş sonrası dönemin başlangıcına işaret etti.
Neo-faşizm, II. Dünya Savaşı sonrasında bazı Avrupa ülkelerinde görülmüş "yeni faşist" akımdır. Faşizmin bu türü belli bir zümrenin değil bütün milletin kendini diğer milletlerden üstün görerek öne çıkma çabası olarak da tanımlanabilir. Neonazizm ile beraber Avrupa'da ve ABD'de neo-faşist oluşumlar bulunmaktadır.

Finlandiya tarihi günümüzde Finlandiya Cumhuriyeti'nin sınırları içinde kalan bölgelerin tarih öncesi zamanlardan günümüze kadar süregelen tarihidir.

Aleksey Nikolayeviç Kosigin -(21 Şubat 1904, Sankt-Peterburg, Rusya Çarlığı - 18 Aralık 1980, Moskova, SSCB) - Rus siyasetçi. Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Halk Komiserleri Konseyi Başkanı (1943-1946). Sovyetler Birliği Bakanlar Kurulu Başkanı (1964-1980). Sovyetler Birliği Komünist Partisi üyesi. Komünist Parti Merkez Komitesi üyesi (1939-80). Politbüro üyesi (1960-1980). Yüksek Sovyet meclisi üyesi(1946-1980). Soğuk Savaş sırasında uluslararası devlet adamı.
Merkez sağ, siyasi spektrumun sağında yer alırken merkeze daha yakındır. Merkez sağ partiler genellikle liberal demokrasiyi, kapitalizmi, piyasa ekonomisini, özel mülkiyet haklarını ve az ölçekte bir refah devletini destekler. Merkez sağ oluşumlar muhafazakârlığı ve ekonomik liberalizmi desteklerken sosyalizm ve komünizme karşı çıkarlar.

Almanya ekonomisi son derece gelişmiş bir sosyal piyasa ekonomisidir. Almanya, dolar kuru üzerinden yapılan hesaplamalara göre dünyanın üçüncü büyük ekonomisine sahiptir. Avrupa'daki en büyük ulusal ekonomiye sahip olan ülke, dünyadaki nominal GSYİH'ya göre dördüncü ve SAGP GSYİH açısından beşinci büyüklüğe sahiptir. 2017 yılında, ülke IMF'ye göre Euro bölgesi ekonomisinin %28'ini oluşturmaktaydı. Almanya ayrıca, Avrupa Birliği ve Euro Bölgesi'nin kurucu üyesidir.

Almanya Sosyalist Birlik Partisi, Alman Demokratik Cumhuriyeti'nin kurulduğu 7 Ekim 1949 tarihinden Mart 1990 seçimlerine kadar iktidarda bulunan partidir. SED, geleneksel Marksist-Leninist ideolojiyi benimseyen bir komünist partiydi. 1980'lerde SED, Sovyetler Birliği'nde gerçekleşmekte olan perestroyka ve glasnost açılımlarına cephe almıştır. Sovyetler Birliği ve ABD arasında Alman Demokratik Cumhuriyeti yönetiminin dahil edilmediği Moskova görüşmeleri sonucu Almanya Federal Cumhuriyeti ile Alman Demokratik Cumhuriyeti fiilen birleşince parti iktidardan düşmüştür.
Karma ekonomi, kamu hizmetleri, güvenlik, askeriye, refah ve eğitim gibi hem özel işletmeleri hem de kamulaştırılmış devlet hizmetlerini kabul eden bir ekonomik sistemdir. Karma ekonomi aynı zamanda halkı, çevreyi veya devletin çıkarlarını korumaya yönelik bir tür düzenlemeyi de teşvik eder.

İki Savaş Arası Dönem ya da Dünya Savaşları Arası Dönem (1918-1939), Batı kültüründe I. Dünya Savaşı'nın sonu ile II. Dünya Savaşı'nın başlangıcı arasındaki zaman dilimi.
Doğu Bloku ekonomileri, II. Dünya Savaşı'nın ardından Doğu Avrupa’da bulunan Kızıl Ordu birlikleri denetimindeki topraklarda Sovyetler Birliği iktidarının ve yerel komünist örgütlerin ekonomik ve toplumsal tercihleri doğrultusunda kurulan ve Doğu Bloku olarak adlandırılan ülkelerin ekonomik durumlarını anlatır.

Doğu Blok'undan göç ve iltica Soğuk Savaş döneminin en çok tartışma yaratan konularından birisiydi. II. Dünya Savaşı'ndan sonra Doğu Bloku'na bağlı ülkelerde göç ve göçmenlik konusunda kısıtlamalar getirildi. Bu kısıtlamalar Sovyetler Birliği ile onun Orta ve Doğu Avrupa'daki tüm uydu devletlerinde uygulamaya konuldu. Oysa yasal yollardan yapılmakta olan göçler ve yer değiştirmeler, savaş sebebiyle parçalanan aileleri birleştirmenin ya da terk etmek zorunda kaldıkları topraklarına dönme arzusunda olan etnik azınlıkların yegane umuduydu.

1941 öncesi Almanya-SSCB ilişkileri, 1941 yılında karşı saflarda savaşa girmeden önceki Alman Weimar Cumhuriyeti ile Sovyetler Birliği arasındaki diplomatik ilişkilerdir. İki devlet arasındaki ilişkiler, I. Dünya Savaşı'ndan sonra, Almanya tarafından dikte edilen ve Sovyetler ile Almanya arasındaki düşmanlıkları sona erdiren, 3 Mart 1918 tarihinde imzalanan Brest Litovsk Barış Antlaşması ile başladı.
Leonid Brejnev'in etkisi, 1964-1982 yılları arasında Sovyetler Birliği Komünist Partisi genel sekreteri görevi yapan ve iki kere Yüksek Sovyet Prezidyumu Başkanı olan Leonid Brejnev'in Sovyetler Birliği ve Rusya Federasyonu'ndaki etkileridir. 1964-1982 yılları arasında yüksek politik mevkilerde görev yapan Brejnev uluslararası ilişkilerdeki rolü ve savunma politikalarındaki yöntemleri ile Sovyetler Birliği'ni bir süper güç olarak dünya siyasetinde güçlü bir aktör hâline getirdi.

Diğer birçok Batılı ülke gibi Almanya da 1929 Wall Street Çöküşü etrafında yükselen işsizlikle birlikte Büyük Buhran'ın ekonomik etkilerinden acı çekti. Adolf Hitler 1933'te Almanya Şansölyesi olduğunda, ekonomiyi iyileştirmeye yönelik politikalar getirdi. Değişiklikler, devlet endüstrilerinin özelleştirilmesini, otarşiyi ve ithalat tarifelerini içeriyordu. Haftalık kazançlar 1933'ten 1939'a kadar reel olarak %19 arttı, ancak bu büyük ölçüde çalışanların daha uzun saatler çalışmasından kaynaklanıyordu, saatlik ücret oranları ise Büyük Buhran sırasında ulaşılan en düşük seviyelere yakın kaldı. Ek olarak, azalan dış ticaret, birçok Alman için kümes hayvanları, meyve ve giyim gibi tüketim mallarının karneye bağlanması anlamına geliyordu. Naziler, Büyük Buhran'ın ortasında iktidara geldi. O dönemde işsizlik oranı %30'a yakındı. 1938'de Almanya'da işsizlik ortadan kalktı. 1933 yılında 56 olan sanayi üretimi, 1938 yılında 144'e çıktı. Hitler liderliğindeki Nazilerin iktidara geldiği 1933 yılından itibaren Almanya ekonomisi üzerindeki gelişmeler ve Hitler'in izlediği ekonomi politikaları günümüzde dahi olağanüstü başarı olarak değerlendirilmektedir.