İçeriğe atla

Doğaya dönüş

Doğaya dönüş

Doğaya dönüş, yapay olan ve medeniyettense doğaya yakın olmayı tercih eden bir felsefe veya yaşam biçimidir. Kırsal yaşamın gelenekleri ve pastoralizm kent yaşamı ve modadan daha iyi olarak görülür. En ünlü savunucusu basit yaşam için iki yılını ahşap kulübede geçiren Henry David Thoreau'dur.

Kayda değer savunucuları

Ayrıca bakınız

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Henry David Thoreau</span>

Henry David Thoreau, Amerikalı harita mühendisi, yazar, filozof, şair, tarihçi, kölelik karşıtı, vergi direnişçisi, kalkınma eleştirmeni ve natüralist.

Panteizm ya da tüm tanrıcılık, her şeyi kapsayan içkin bir Tanrı'nın, Evren'in ya da doğanın Tanrı ile aynı olduğu görüşüdür. Panteistler kişileştirilmiş ya da antropomorfik bir Tanrıya inanmazlar.

Deneme, yazarın belli bir konuya ilişkin kişisel duygu ve düşüncelerini anlattığı metinlere denir. Bu türde ilk yazıları 16. yüzyılda Fransız yazar Michel de Montaigne yazdı ve Essais (Denemeler) adıyla yayımladı. Bugün birçok ülkede ilgiyle okunan edebiyat türünün de adını koymuş oldu. Son biçimine ulaşmamış taslaklar olarak da tanımlanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Anarko-ilkelcilik</span>

Anarko-ilkelcilik ya da anarko-primitivizm uygarlığın kökeni ve gelişimini anarşist bakış açısı ile inceleyen düşünce biçimleridir. Tarım devriminin insanlığa getirmiş olduğu yerleşik düzeni ve bu düzenin sistemli şekilde yürütülmesini sağladığını iddia eden yönetim erklerinin karşısında yer almaktadır. Tarım öncesi dünyada ekoloji ile barışık bir şekilde yaşamlarını devam ettirmiş olan avcı-toplayıcı bireyleri, toplulukları, sürüleri ve kabileleri incelemekte ve insanlığın nihai çıkışını burada görmektedir.

Bireyci anarşizm, farklı geleneklerden oluşan bireyci anarşizm bireysel bilincin ve bireysel çıkarın, herhangi bir kolektif organ ya da kamu otoritesi tarafından engellenmemesi gerektiğine inanır.

<span class="mw-page-title-main">Ralph Waldo Emerson</span> Amerikalı filozof (1803 – 1882)

Ralph Waldo Emerson, Amerikan düşünür ve yazardır. Amerikan transandantalizminin en önemli temsilcisidir.

Transandantalizm (Deneyüstücülük), on dokuzuncu yüzyıl başlarından itibaren Amerika Birleşik Devletleri'nin New England bölgesinde edebiyat, din, kültür ve felsefe alanında ortaya çıkan yeni fikirler toplamıdır. Bazen transandantal kelimesinin diğer kullanımlarından farkını ortaya koymak için "Amerikan Transandantalizmi" olarak da adlandırılır. Amerikan Transandantalizmi döneminin kültür ve toplumunun genel durumuna özellikle de Harvard'daki entelektüalizme karşı bir protesto olarak ortaya çıkmıştır. Temel inançları arasında, aşkın ideal spiritüel durumun; fiziksel ve empirik olduğu ve kurumlaşmış dinlerin doktrinleriyle değil yalnızca bireyin bağımsızca kendi içine dönmesi yoluyla idrak edilebileceği bulunmaktadır. Transandantalistler var olan toplumsal kurumların bireyin kendi içindeki iyiliği fark etmesi ve ona dönmesine mâni olduğuna inanmışlar, bu yüzden bireyin kendini keşfine önem vermişlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Henry Fonda</span> Amerikalı sinema oyuncusu (1905 – 1982)

Henry Jaynes Fonda Oscar ödüllü Amerikalı sinema ve tiyatro oyuncusudur.

<span class="mw-page-title-main">Stereo</span>

Stereo ses ya da kısaca stereo, insan işitme duyusunun doğasına uygun, hoş bir izlenim vermek amacıyla sesin, farklı yönlerde ve simetrik olarak yerleştirilerek iki veya daha fazla bağımsız ses kanalına bağlanmış hoparlörler yardımıyla tekrar üretilmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Tarımcılık</span> daha bütün ve mutlu bir hayat için toprağın ekimiyle veya tarım ile uğraşmanın gerekli olduğuna vurgu yapan bir toplum ve siyaset felsefesi

Tarımcılık, daha bütün ve mutlu bir hayat için toprağın ekimiyle veya tarım ile uğraşmanın gerekli olduğuna vurgu yapan bir toplum ve siyaset felsefesidir.

Christopher McCandless, ya da takma adıyla Alexander Supertramp, Amerikalı gezgin.

<span class="mw-page-title-main">Louisa May Alcott</span> Amerikalı romancı (1832 – 1888)

Louisa May Alcott, Amerikalı yazar.

<span class="mw-page-title-main">Sivil itaatsizlik</span> sivil yönetim tarafından uygulanan yasaların özüne uyarak yasalara riayet etmeme, karşı koyma

Sivil itaatsizlik, sivil yönetim tarafından uygulanan yasaların özüne uyarak yasalara riayet etmeme, karşı koyma anlamına gelmektedir. Yasaların ya da hükûmet politikasının değiştirilmesini hedefleyen, kamuoyu önünde icra edilen (aleni), şiddete dayanmayan, vicdani ancak yasal olmayan politik bir eylemdir. Bireysel bir tutum şeklinde olabileceği gibi zamanla toplumsal karakter de gösterebilir.

<span class="mw-page-title-main">Sivil İtaatsizlik (Thoreau)</span> Henry David Thoreau tarafından yazılan kitap

Sivil İtaatsizlik, Henry David Thoreau'nun 1848 yılında kaleme alınıp ilk baskısı 1849 yılında yapılan deneme türündeki kitabıdır. Sivil İtaatsizlik kitabının etkileri 20. yüzyıl başında Gandi'ye, ortalarındaysa Martin Luther King'e ve onları izleyen binlerce adalet yanlısına dek uzanır.

<span class="mw-page-title-main">Panteistler listesi</span> Vikimedya liste maddesi

Aşağıda panteist olduğu bilinen kişilerin listesi verilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Anarko-pasifizm</span> anarşist akım

Anarko-pasifizm, toplumsal değişim mücadelesi için şiddet kullanımını reddeden anarşist hareket içerisindeki bir eğilimdir. Henry David Thoreau, Leo Tolstoy ve Mohandas Gandi'nin fikirleri bu akıma önem kazandırmıştır.

Ada göre Yazar listesi

<span class="mw-page-title-main">Gandizm</span>

Gandizm, adını Mahatma Gandi'den alan, onun dünya görüşlerini tanımlamak için kullanılan ve olaylar karşısında pasifizm, pasif direniş ve sivil itaatsizlik yöntemlerinin kullanılması esasına dayanan politik akım. Büyük ölçüde Satyagraha felsefesini içerir.

Anarşizm ve şiddet, eylemli propaganda nedeniyle popüler düşüncede birbirlerine yakın kavramlar. Anarşist düşünce şiddet sorusuna oldukça çeşitli cevaplar vermiştir. Bakunin, anarşizm “burjuvaziyi oluşturan bireylerin ölümü demek değildir, siyasi ve toplumsal varlık olarak ekonomik açıdan işçi sınıfından ayrı farklı [bağımsız] olan burjuvazinin ölümü demektir.” diyerek; Kropotkin “yüzlerce yıllık bir tarihe dayanan bir yapıyı birkaç kilo patlayıcıyla tahrip edemezsiniz.” diyerek toplumsal ilişkilerin havaya uçurulamayacağını ve anarşizmin bireye karşı olamayacağını belirtmişlerdir. Rus Devrimi tarihi, Kropotkin'in “eğer yalnızca terörle kazanılırsa gelecek devrim çok üzücü olacaktır” öngörüsünü onaylar. Emma Goldmann ise “Anarşist hareketle aşina olan hemen hemen herkesçe bilinen bir gerçektir ki; Anarşistlerin cezasını çektiği terörist eylemlerin büyük bir kısmı ya kapitalist medya tarafından uydurulmuştur veyahut –eğer doğrudan [kendileri tarafından] yapılmadıysa– polis tarafından kışkırtılmıştır.” demektedir. Tüm bunlar anarşistlerin şiddet eylemleri yapmadıkları anlamına gelmez.

Ekonomik demokrasi, karar alma gücünü kurumsal yöneticilerden ve kurumsal hissedarlardan çalışanlara, müşterilere, tedarikçilere ve daha geniş halk kitlesini içeren bir kamu paydaşları grubuna kaydırmayı öneren sosyoekonomik bir felsefedir. Savunucuların çoğu, modern mülkiyet ilişkilerinin maliyetleri dışsalladığını, genel refahı özel kâra tabi kıldığını ve yönetimin ekonomik politika kararlarında demokratik yaklaşımı reddettiğini iddia ediyor. Bu ahlaki endişelere ek olarak, ekonomik demokrasi, kapitalizmin doğasında var olan efektif talep boşluğunu telafi edebileceği gibi pratik iddialarda bulunur.