
Vidin, Bulgaristan'ın kuzeybatı ucunda Tuna nehri kıyısında yer alan bir şehirdir.

Karadağ, Avrupa'nın güneydoğusunda Balkanların Adriyatik kıyısında bir ülkedir. Kuzeyde Bosna-Hersek, kuzeydoğuda Sırbistan, doğuda Kosova, güneydoğuda Arnavutluk, batıda ise Hırvatistan ve Adriyatik Denizi ile çevrilidir. Başkenti ve en büyük şehri Podgorica ülke topraklarının %10,4'ünü ve nüfusun %29,9'unu kapsamaktadır, Çetine kenti eski krallık başkenti statüsündedir. Ülkenin büyük çoğunluğunu Karadağlılar oluşturur, Sırplar %28,7 ile en büyük azınlıktır. Ayrıca Boşnaklar, Arnavutlar ve Hırvatlar da bulunur.

Kosova, resmî adıyla Kosova Cumhuriyeti, Balkanlar'da bulunan ve dünyada sınırlı tanınırlığa sahip denize kıyısı olmayan bir ülkedir. Kuzeyde ve doğuda Sırbistan, güneyde Kuzey Makedonya ve Arnavutluk, batıda ise Karadağ ile komşudur. 1999'da Birleşmiş Milletler kontrolü altına alınan Kosova, 2008'de Sırbistan'dan tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etti. Mart 2020 itibarıyla 97 ülke tarafından tanınmaktadır. Kosova'nın bağımsızlığını tanımayan Sırbistan, bölgeyi kendisine bağlı Kosova ve Metohiya Özerk Bölgesi olarak kabul etmektedir.

Karadağ tarihi Karadağ'da günümüze kadar yer almış tarihsel olayları kapsar.

Arnavutluk Katolik Kilisesi, Papa'nın ruhanî önderliğindeki ve Vatikan merkezli ökumenik Dünya Katolik Kilisesi'nin alt bölümlerinden birisidir.

Nikola Pašić, 1891 ve 1918 yılları arası toplam 5 kez Sırbistan Başbakanlığı yapmış ve 1918-1926 yılları arasında da 3 defa Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı'nın başbakanı olarak görev yapmış Sırp siyasetçi.
Sırbistan tarihi, bugünkü Sırbistan topraklarının tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar uzanan tarihini kapsar.

Karadağ Krallığı, Balkanlar'da 1910-1918 yıllarında varlığını sürdürmüş olan bir krallıktı. Krallığın başkenti Çetine idi (Cetinje). Krallığın para birimi Karadağ Perperi idi. Ülke pratikte Mutlakiyetçi olmasına rağmen aslında bir Meşrutiyet olarak yönetilmiştir.

Bulgaristan Krallığı veya Bulgaristan Çarlığı, 1908-1946 yılları arasında var olmuş bir devlet. 1885'te Doğu Rumeli'yi Osmanlılardan alan Bulgaristan Prensliği'nin 5 Ekim 1908 tarihinde krallık olmasıyla kurulmuştur. Bulgaristan de jure olarak Osmanlı'ya karşı bağımsızlığını bildirmiştir.

Kaposvár veya Kapoşvar Macaristan’da Somogy eyaletinin başkentidir. Şehir Budapeşte’nin 186 km (116 mi) güneybatısında yer almakta olup, Kapos nehri’nin iki yakasında kurulmuştur.
Sırp İsyanları, 19. yüzyılın başlarında Sırpların Osmanlı Devleti'ne karşı başlattıkları ve 1878 yılında Sırbistan'ın bağımsızlığıyla sonuçlanmış isyanlardır.

Milan Nedić Sırp general ve siyasetçidir. II. Dünya Savaşı döneminde, Yugoslav Ordusu'nun Genelkurmay Başkanı, Yugoslav Kraliyet Hükümeti'nin Savaş Bakanı ve Nazi destekli bir Sırp kukla hükûmeti olan Ulusal Kurtuluş Hükümeti'nin Başbakanı'ydı.

Papa XIII. Benedictus,, asıl adı Pietro Francesco Orsini ve keşiş adı Vicenzo Maria Orsini, 29 Mayıs 1724 – 21 Şubat 1730 döneminde papa. Asıl Orsini-Gravina sülalesinden olup asıl babasının en büyük erkek çocuğu olduğu için, çocuğu olmayan amcası Bracciano Dükü'nün düklük (prens) unvanı ve düklük gayri-menkul ve menkullerinin varisi idi. Orsini sülalesinden papa olanlardan üçüncüsüdür.

Kladova veya Gladova, Sırbistan'ın Bor İlçesinde bulunan olan kasaba ve belediyedir.

Šabac, Sırbistan'ın Šumadija ve Batı Sırbistan İstatiksel bölgesine bağlı Mačva İlçesinin merkezi olan şehir.

Sırbistan Krallığı veya Sırp Krallığı, Nemanjić Hanedanı tarafından yönetilen 1217'den 1346'ya kadar uzanan Orta Çağ Sırp devleti. Sırbistan Büyük Prensliği Prensi Stefan Nemanja tarafından birleştirilen bütün topraklar çocukları Aziz Sava ve Stefan Nemanjić'e kaldı. Başpiskopos Aziz Sava tarafından Stefan Nemanjić'in kral olarak taçlandırılmasıyla prenslik krallığa yükseldi. Krallık 16 Nisan 1346'da Sırp İmparatorluğu'nu ilan etmiştir.

Obrenoviç Hanedanı, Sırbistan’ı 1815’ten 1842’ye ve yine 1858’den 1903’e kadar yöneten Sırp hanedan. 1815'te Sırbistan Prensliği'nin oluşmasına yol açan Osmanlı İmparatorluğu'na karşı gerçekleşen İkinci Sırp Ayaklanması'nda ataları Miloş Obrenoviç'in liderliği ile iktidara geldiler. Obrenoviç Hanedanı geleneksel olarak Avusturya-Macaristan ile ittifak yaptı ve Rus destekli Karacorceviç Hanedanı'na karşı çıktı.

Osmanlı-Sırp Savaşı veya Türk-Sırp Savaşı, Sırp Bağımsızlık Savaşları olarak da bilinir, Sırbistan Prensliği ile Osmanlı İmparatorluğu arasında gerçekleşen iki savaş. Karadağ Prensliği ile birlikte, Sırbistan 30 Haziran 1876'da Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etti. Diğer Avrupa devletlerinin müdahalesiyle sonbaharda ateşkes imzalandı ve Tersane Konferansı düzenlendi. Barış, 28 Şubat 1877'de statüko bellum bazında imzalandı. Resmi barıştan kısa bir süre sonra, Sırbistan 11 Aralık 1877'de Osmanlı İmparatorluğu'na tekrar savaş ilan etti. Bu savaş ise Şubat 1878'e kadar sürdü. Savaşların nihai sonucuna Berlin Kongresi (1878) karar verdi. Savaşın sonunda Sırbistan bağımsız bir devlet olarak uluslararası alanda tanındı ve toprakları genişletildi.

Güvercinlik Kuşatması, 1426-1428 Osmanlı-Macar Savaşı'nda bir evre. Macar Kralı Sigismund'un bir yıl önce Osmanlıların Sırbistan Prensliği'nden devraldıkları Güvercinlik (Golubac) kalesini ele geçirmek için 1428 ilkbaharında icra ettiği askerî harekât. Macarların kuşatması başarısız olduğu gibi, kaleyi kurtarmak için gelen Türk birlikleri de geri çekilen Macar ordusunu büyük bir yenilgiye uğrattı.

Hochstift terimi Kutsal Roma İmparatorluğu'nda, bir piskoposun hem dini hem de dünyevi lider olarak yönettiği daha geniş bir bölgeye karşılık olarak kullanılıyordu. Bu yapıda, piskopos aynı zamanda bir prens (prens-piskopos) statüsündeydi. Prens-piskoposluk ve dini prenslik terimleri Almanca: Hochstift ile eş anlamlıdır. Almanca: Erzstift ve Almanca: Kurerzstift kelimeleri sırasıyla bir prens-başpiskopos ve bir seçmen-başpiskopos tarafından yönetilen bölgeye (prens-başpiskoposluk) atıfta bulunurken, Almanca: Stift ise bir imparatorluk başrahibi veya başrahibesi ya da bir prens-başrahip veya başrahibe tarafından yönetilen bölgeye atıfta bulunur. Almanca: Stift aynı zamanda sıklıkla herhangi bir tür dini prensliğe atıfta bulunmak için de kullanılıyordu.