
Latin alfabesi, antik Roma tarafından Eski Latince yazmak için kullanılan Latin harfleri tabanlı alfabedir. 23 harften oluşan Latin alfabesi, Latin harflerini kullanan ilk alfabedir.

Arap harfleri, 7. yüzyılın üçüncü çeyreğinden itibaren Emevi ve Abbasi imparatorlukları aracılığıyla Orta Doğu merkezli geniş bir alana yayılma olanağı bulmuş İslam dininin benimsendiği coğrafyalarda kabul gören, kökeni Arap alfabesine dayalı, ünsüz alfabesi türünde bir yazı sistemidir. Dünyada Latin alfabesinden sonra en çok kullanılan yazı sistemidir.

Uygurca veya Yeni Uygurca, Uygurlar tarafından konuşulan, Türk dillerinin Uygur grubunda yer alan bir dil.

Hangıl ya da Hangul, Kore alfabesidir. Hangıl, Korecede "h-a-n-g-ı-l" [한글] harflerine tekabül eden Kore harfleriyle yazılır. 1443 yılında Çosôn Hanedanlığı'ndan (*) Kral Sejong tarafından oluşturulmuştur.
Yunan alfabesi, tarihî dönemden çağdaş döneme kadar çeşitli değişikliklerle aslen Yunancanın yazımında kullanılan alfabedir. Aslen Fenike alfabesinden türetilmiş ve ilk olarak MÖ 9. yüzyıl sonlarında ya da MÖ 8. yüzyıl başlarında kullanılmaya başlanmıştır. Latin ve Kiril alfabelerinin atasıdır. Günümüzde Yunanca yazmak dışında matematikte, temel bilim ve mühendislik bilimlerinde bilimsel gösterimler olarak kullanılır. Alfabe, yedisi ünlü, on dördü ünsüz, üçü ise birleşik yirmi dört harften oluşur:

Kürt dilleri veya Kürtçe, Hint-Avrupa dil ailesine bağlı Hint-İran dillerinin Kuzeybatı İran koluna giren ve Türkiye'nin doğu ve güneydoğusu, Suriye'nin kuzeyi, Irak'ın kuzeyi ve kuzeydoğusu ile İran'ın batısında yaşayan Kürtler tarafından konuşulan bir dil koludur. Kürtçe Irak'ta, Irak'a bağlı Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde ve de facto özerk olan Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nde resmî dil statüsüne sahiptir. Kürt dillerinin yukarıda belirtilenler haricinde Ermenistan, Gürcistan, Türkmenistan, Lübnan, Afganistan, Rusya gibi ülkelerde az sayıda konuşanı bulunmaktadır.

Ayırıcı im, fonetik işaret veya diyakritik; telaffuz, ton ve diğer ayırıcı unsurları belirtmek için gliflere eklenen imdir. Örneğin Latin harflerine geçiş döneminde Türkçedeki ötümsüz artdişyuvasıl sürtünmeli ünsüz sesini karşılamak için yeni arayışlara gidilmiş ve mevcut S harfine sedil eklenerek Ş harfi elde edilmiştir. O > Ö veya A > Â ya da Y > Ý gibi harflerde ayırıcı imlere örnekler görülebilir.
Sarı Uygurca ya da Batı Yugurca Çin'de Yugurlar 'ın yoğun olarak yaşadığı Gansu eyaletinde 4.600 kişi tarafından anadili olarak konuşulan, Türk dillerinin Sibirya öbeğine ait bir dil.

Salarca, çoğunlukla Çin'in Çinghay ve Kansu eyaletlerinde yaşayan Salar halkı tarafından konuşulan bir Türk dilidir. Türk dillerinin Oğuz kolunun doğu parçasıdır, diğer Oğuz dilleri çoğunlukla Batı ve Orta Asya'da konuşulmaktadır. Salarlar yaklaşık 105.000 kişidir, yaklaşık 70.000'i (2002) Salar dilini ana dil olarak konuşmaktadır.

Dongxianglar, Çin Halk Cumhuriyeti'nin 56 resmî etnik grubundan biri olan Müslüman Moğol azınlık halkıdır. Dongxiang ismi doğudaki köy halkı anlamındadır. 2000 yılında yapılan nüfus sayımında sayıları 513.805 bulan Dongxianglar 13. yüzyılda İslâm dinini benimsemişlerdir. Dongxianglar Gansu Eyaletinde Sincan Uygur Özerk Bölgesinde, Qinghai Eyaletinde ve Ningxia Özerk bölgesinde yaşarlar. Dongxiang dili Moğol-Altay dilleri dalına aittir.

Bonanlar veya Bao'anlar, Çin'de Moğol asıllı Müslüman bir azınlık halkıdır. Donşianlar gibi Bao'anlar da Kuzeybatı Çin'de yaşayan azınlık bir halk grubudur. Bao'anlar bir Moğol dili olan Bao'anca dilini konuşurlar ve çoğunluğu Müslümandır. Qinghai Eyaletinde yaşayan Bao'anlar Gansu Eyaletindeki Bao'anlardan oldukça farklı bir diyalektle konuşurlar. Gansu'da yaşayanlar Çincenin, Qinghai'de yaşayanlar da Tibetçenin etkisi altında kalmışlardır.
Latinizasyon (Romanizasyon) tabiri genel olarak Latin alfabesi dışındaki ses sistemlerinin Latin alfabesine çevrilmesini ifade eder. Arapçanın Latin alfabesine çevirisi yapılırken bu uygulamaların hiçbirinde (fonetik alfabeler hariç) ortak bir uygulama geliştirilememiştir. Çünkü her ülke kendi harflerini esas alan bir çeviri sistemi benimsemiştir. Fakat yine de ana hatlarıyla genel kabul görmüş bazı sesler ve simgeler tercih edilmeye başlanmıştır. Ortak Türkçe alfabesi esas alınarak yapılan bir işaret sistemi büyük oranda geliştirilmiş durumdadır. Fakat yine de çeşitli ülkelerin, sesleri simgelerken kullandıkları harflerin değişik olması nedeniyle farklılıklar ortaya çıkmaktadır.
Yunancanın romanizasyonu, genelde Yunan alfabesi ile yazılan Yunanca metinlerin, Latin alfabesi ile temsili veya bunu yapmayı sağlayan bir sistemdir. Yunancanın romanizasyonu için çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemler, kaynak metnin Eski Yunanca mı Modern Yunanca mı olduğuna ve arzu edilen dönüştürmenin transkripsiyon mu transliterasyon mu olduğuna bağlı olarak değişiklik göstermektedir.
Kutsal İbranice veya klasik İbranice, İbranicenin arkaik bir formu olup, Akdeniz ile Şeria Nehri arasında kalan Kenan toprakları denen bölgede Semitik Kenan dillerinden biriydi. Ahit İbranicesi MÖ yaklaşık 10. yüzyıldan, İkinci Tapınak döneminin sonu olan MS 70 yılına kadar kullanılmıştır. Ahit İbranicesi en nihayetinde gelişip Mişna İbranicesine dönüştü ve bu dil MS 2. yüzyıla kadar devam etti. Tanah, sessiz harf iskeletinin ve Orta Çağ'da kullanılmaya başlanan sesli harf sisteminin geçirdiği evrelerin belgesel kanıtıdır. Ayrıca, kuzeydeki İsrail Krallığı ile güneydeki Yehuda Krallığı'ndaki lehçe farklılıkları da göze çarpmaktadır.

Nijer-Kongo dilleri, Afrika'nın konuşur, coğrafî yayılım ve dil sayısı bakımından en büyük dil ailesidir. Ethnologue'a göre yaklaşık 1500 dili barındıran ve 700 milyon konuşuru olan aile; dünyada dil sayısı bakımından en büyük, konuşur sayısı bakımından ise 3. en büyük aile olarak sınıflandırılır.

Ethnologue verilerine göre Çin'de toplam 298 yaşayan dil konuşulmaktadır. Bu dillerin birçoğu, Çin'deki tanınmış etnik gruplar tarafından konuşulur. Çin'deki en yaygın dil yedi ana lehçe grubuna bölünür ve Hanyu olarak bilinir. Çin'de bu dille ilgili çalışmalar, kendine özgü bir akademik disiplin olarak düşünülmektedir. Hanyu kapsamına giren lehçe grupları, birbirinden hem morfolojik hem de fonetik açıdan o kadar çok farklılık gösterir ki farklı bölgelerde konuşulan lehçeler karşılıklı olarak anlaşılmaz. Çince, Moğolca, Tibetçe, Uygurca ve Zhuangca, Çin'de en çok öğrenilen ve hükûmetten en çok destek gören dillerdir.

Çin'de İslam, Çin toplumuyla sürekli etkileşimle vardır. Halihazırda Müslümanlar Çin'de büyük bir azınlık grubu oluşturmaktadır. Çin'deki Müslümanların çoğunu Huiler oluşturur, ancak Müslümanların en yoğun olduğu bölge, büyük bir Uygur nüfusuna sahip Sincan Uygur Özerk Bölgesi'dir. Ningksia, Gansu ve Çinghay bölgelerinde daha az yoğunlukta olsa da yine büyük Müslüman nüfusları vardır. Çeşitli kaynakların ileri sürdüğü tahminlerce Çin nüfusunun %1,5-4'ü arası İslam dinine mensuptur. Çin'in resmi olarak tanıdığı 56 halk arasında çoğunlukla Müslümanlardan oluşan 10 tane azınlık grubu var: Hui, Uygur, Kazak, Donşian, Kırgız, Özbek, Salar, Tacik, Bonan ve Tatar.

Çin'deki havalimanları listesi, de facto Çin yönetimi altındaki topraklarda kurulu havalimanlarını içermektedir. Bunlar; Çin'in idari bölümlerine ve havalimanının hizmet verdiği şehirlere göre gösterilir. İnşa halindeki havalimanlarını dahil etmekle beraber, feshedilmiş havalimanları veya askeri hava üslerini içermemektedir.
Fula İngilizce telaffuz: [ˈfuːlə], Fulani İngilizce telaffuz: [fʊˈlɑːniː] veya Fulah, Batı ve Orta Afrika'da 20 ülkeye yayılan bir süreklilik içinde çeşitli lehçeler olarak konuşulan bir dildir.

Moğol halkları, Moğolca ve ilgili dilleri konuşan Kuzey Asya ve Doğu Asya'da yaşayan etnik gruplardır. Moğol halkları, Moğolistan, Çin'in İç Moğolistan bölgesi, Rusya'nın Buryatya ve Kalmukya bölgeleri gibi çeşitli coğrafyalarda bulunur. Ayrıca, diğer bazı Moğol halkları da Afganistan ve Pakistan'da yaşamaktadır.