İçeriğe atla

Domuztepe Höyüğü (Osmaniye)

Koordinatlar: 37°17′24″N 36°15′18″E / 37.2901°K 36.2551°D / 37.2901; 36.2551
Arkeolojik Höyük
Adı:Domuztepe Höyüğü
il:Osmaniye
İlçe:Düziçi
Köy:Çerçioğlu
Türü:Höyük
Tahribat:
Tescil durumu:
Tescil No ve derece:
Tescil tarihi:
Araştırma yöntemi:Kazı

Domuztepe Höyüğü, Osmaniye il merkezinin 35 km. güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Günümüzde Aslantaş Barajı kıyısında yer alan höyüğü tarihöncesi yerleşim katları su altında kalmıştır.[1]

Kazılar

Tepenin kuzeydoğudan görünümü

Bugün Osmaniye iline bağlı Düziçi ilçesi yakınlarındaki Karatepe-Aslantap bölgesinde 1947 yılından itibaren yapılan çalışmalarda, Ceyhan Nehri'nin diğer kıyısındaki sarp yamaçlardan oluşan yarımada da incelenmiştir. O günkü çalışmalarda tepenin üst kısmında bir yerleşme olduğu kararına varılmıştı.[2] Daha sonra Prof. Dr. Uluğ Bahadır Alkım tarafından 1949-52 yılları arasında başkanlığındaki kazılarda bilim dünyasına tanıtılmıştı. Ancak hemen yakınındaki Karatepe Höyüğü'nde ortaya çıkan "olağanüstü" buluntular yüzünden ihmal edilmiştir.[1] Bununla birlikte yapılması kararlaştırılmış olan Aslantaş Barajı'nın havzasının araştırılması gerekmiş, bu çalışmalara 1976 senesinde başlanmıştı.[3] Bu çalışmalar sırasında Domuztepe ile ilgili olarak yapılacaklar, yamaçtaki iki aslan heykelinin[not 1] çekilerek güven altına alınması ve kırık parçaların civarda araştırılarak bulunmasıydı. Geç Hitit Dönemi'ne tarihlenen[1] söz konusu kapı aslanı heykelleri, her biri yaklaşık 3,5 ton ağırlığında bazalt heykeller olup 20 metre aralıklıydı. Altmış derece eğimli, yoğun meşelik ve çalılık arazide bir rampa açılarak aslanlar zirveye çekildi. Bu rampanın açılması sırasında, bitki örtüsü kaldırılırken, üzerinde bir tanrı kabartması bulunan bir stel bulunmuştur. Bunun üzerine tepede daha geniş çaplı araştırma yapılmasına karar verilmiştir.[4]

Bu çalışma 1983 yılına ertelenmiştir. Ancak 1983 yılındaki bu, nispeten sınırlı bir zaman alacağı düşünülen bu çalışmalar, beklenmedik buluntulara ulaşılmasıyla sonuçlandı. Yapılan araştırmalarda MÖ 7. binyıla kadar uzanan, neolitik çağ'dan MÖ 2. binyıla tarihlenen anıtsal yapılar, surlar, Geç Hitit Dönemi'nde de iskan edilmeye devam edilen bir kentin varlığını su yüzüne çıkarmıştır.[5]

Kazılara başlanılmadan önce 45 bin metrekarelik bir alanda ağaçların ve diplerindeki çalıların kesilmesi, yer yer yarım metre kalınlığa ulaşan kuru yığının süpürülmesi gerekmiştir.[6][not 2]

Tabakalanma

Kazı çalışmalarında üç ana kültür evresi ortaya çıkarılmıştır.

  • Neolitik Çağ (MÖ 7. binyıl sonu – 6. binyıl başı)
  • Geç Kalkolitik Çağ – Erken Tunç Çağ geçişi (MÖ 4. binyıl sonu – 3. binyıl başı)
  • Orta Tunç Çağı – Erken Demir Çağı (MÖ 2. binyıl başı MÖ 6. yüzyıl)[7]
  • Geç Hitit Dönemi (üç yapı evresi. En üstten itibaren MÖ 8. yüzyıl, MÖ 9. yüzyıl başı ve MÖ 9. yüzyıl başı)
  • Helenistik Dönem
  • Roma Dönemi[1]

Buluntular

Neolitik Çağ kültür evresi, genel olarak Halaf Öncesi Çanak Çömlekli Neolitik Çağ olarak görülmektedir. Önasya'da çok az bilinen bu döneme ilişkin bu buluntular göz önüne alındığında, burası gibi engebeli bir arazide bu döneme ait başka bir yerleşmenin bugüne kadar saptanmamış olduğu belirtilmektedir.[7] Neolitik Çağ yerleşiminin MÖ 6.200 – 5.800 yılları arasında olduğu öne sürülmektedir.[1] Kazı raporlarında bir kültür evresi olarak verilmemekle birlikte araştırmalarda Paleolitik Çağ buluntuları da ele geçmiştir.[8]

Geç Kalkolitik Çağ – Erken Tunç Çağı kültür evresinde Obeyd - Uruk Dönemi geçiş evresine ait ve muhtemelen Uruk Dönemi'ne ait buluntular vardır.[7]

Orta Tunç Çağı – Erken Demir Çağı kültür evresinde en az sekiz yapı katı saptanmıştır. Orta Tunç Çağı başlarında yerleşmenin bir surla çevrili olduğu anlaşılmaktadır.[7] Orta Tunç Çağı sonlarında yerleşmenin daha yükseğe çekildiği ve yeni bir sur inşa edildiği görülmektedir.[9]

Erken Demir Çağı yerleşimin daha da yukarı kaymıştır. MÖ 10. 8. yüzyıllara tarihlenmesi gerekir.[9]

Notlar

  1. ^ Aslan heykelleri 1952 yılında Prof. Dr. Bahadır Alkım tarafından tespit edilmiştir.Bahadır Alkım, Geç Tunç Çağı buluntularına dikkat çekmişse de o dönemde dikkate alınmamıştı.(6. Kazı Sonuçları Toplantısı Sh.: 260 dipnot
  2. ^ Bu çalışmaların zorluğu, 6. Kazı Sonuçları Toplantısı'na sunulan çalışma raporunda anlatılmaktadır.[1] 15 Ağustos 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

Kaynakça

  1. ^ a b c d e TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları
  2. ^ Prof. Dr. Halet Çambel, Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, 1983 Yılı Domuztepe Çalışmaları – 6. Kazı Sonuçları Toplantısı (1984) Sh.: 259
  3. ^ Prof. Dr. Halet Çambel, Karatepe-Aslantaş, Aslantaş Baraj Göl Alanı ve 1982 Dönemi Çalışmaları 5. Kazı Sonuçları Toplantısı (1983) Sh.: 155
  4. ^ 5. Kazı Sonuçları Toplantısı Sh.: 160
  5. ^ 6. Kazı Sonuçları Toplantısı Sh.: 260
  6. ^ 6. Kazı Sonuçları Toplantısı Sh.: 262
  7. ^ a b c d 6. Kazı Sonuçları Toplantısı Sh.: 265
  8. ^ Halet Çambel, Karatepe – Aslantaş ve Domuztepe 1984 Yılı Çalışmaları – 7. Kazı Sonuçları Toplantısı (1985) Sh.: 272
  9. ^ a b 6. Kazı Sonuçları Toplantısı Sh.: 266

Kaynakça

İlgili Araştırma Makaleleri

Hayaz Höyük, Adıyaman ilinin Samsat ilçesine bağlı Hayaz köyü yakınında bulunan arkeolojik bir yerleşmedir. Samsat ilçesinin 17 km. güneyinde bulunan köy ve höyük daha sonra Atatürk Baraj Gölü suları altında kalmıştır. Göl oluşmadan önce Fırat ile onun bir kolu olan Kalburcu Çayı'nın birleştiği noktada bulunmakta idi.

Oylum Höyük, Kilis ilinin 7 km. doğu güneydoğusunda Oylum köyü yakınlarında yer alan bir höyüktür. Oylum Höyük doğu - batı yaklaşımlarında Fırat Vadisi - Amik Ovası, kuzey – güney yaklaşımlarında ise Anadolu Platosu ile Kuzey Suriye ulaşım hatları üzerinde bulunmaktadır. Öte yandan Holosen devirde Kilis Ovası'nın ılıman, dolayısıyla flora ve fauna yönünden zengin doğasında bölgenin insan yerleşimi açısından elverişliliği yüksekti.

İkiztepe Höyüğü, Samsun ili Bafra ilçesinin 7 km. kuzeybatısında yer alan bir höyük'tür. Günümüzde Kızılırmak'ın denize döküldüğü yerin hemen batısında yer alan höyük adını, uzaktan bakıldığında iki tepe olarak görülmesinden almaktadır. Fakat gerçekte dört tepedir. Bu tepeler kazı başkanları tarafından romen rakamlarıyla tanımlanmıştır. Güneydeki en büyük tepe, günümüzde ovadan 29 metre yükseklikte olup Tepe I olarak adlandırılır. Tepe II, bunun kuzeyindedir ve 22,5 metre yüksekliktedir. En kuzeydeki Tepe III, 12,3 metredir. Tepe II'nin batısına düşen Tepe IV ise 16 metredir. Bugün denizden 7 km. içeride olan İkiztepe Höyüğü MÖ 5-3 binlerde denize oldukça yakın konumdaydı.

Değirmentepe Höyüğü, Malatya ilinin 24 km. kuzeydoğusunda Karakaya Barajı Gölü suları altında kalmış olan bir höyüktür.

Kuruçay Höyüğü, Burdur'un 15 km. batısında, Kuruçay köyünün 1,5 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Höyük, Burdur Gölü'ne bakan bir tepe üzerinde yer alıp üç yanı derin dere yataklarıyla çevrilidir. Buradaki arkeolojik yerleşim 90 x 60 metre boyutlarında ve 8 metre yüksekliktedir. Höyüğün en üst noktası Burdur Gölü'nden 110 metre yüksekliktedir.

<span class="mw-page-title-main">Tilmen Höyük</span>

Tilmen Höyük, Gaziantep ilinin İslahiye ilçesinin 10 km. doğusunda yer alan bir höyüktür. Karasu Irmağı kollarıyla çevrili bir arazide 225 metre çapında 21 metre yüksekliktedir. Sakçagözü Ovası'nın batı kenarında bulunmakta olup bu ovada ellinin üzerinde höyük yer almakta olup en büyüklerinden biridir.

Samsat Höyük, Adıyaman ili, Samsat ilçesi hemen kuzeydoğusunda, günümüzde Atatürk Baraj Gölü altında kalmış olan bir höyüktür. Baraj gölü suları altında kalmasından önce Fırat kıyısından 700 metre içeride olmasına karşın iskan edildiği dönemde hemen nehrin kıyısındaydı. Yüksek bir höyük sayılabilecek olan Samsat Höyük, ova seviyesinden 37-40 metre yükseklikte olup taban alanı 500 x 350 metre kadardır. En dik yamacı doğu yamacı, en düşük eğimli yamacı ise güneybatıya bakan yamacıdır. Adı, Klasik Çağ kaynaklarında Samosate, Samosatum, İslami Dönem kaynaklarında ise Semisat, Sumaisat olarak geçmektedir. Yer olarak, Fırat'ın oldukça geniş, dolayısıyla sığ olduğu bir kesimdedir. Yerleşim olarak ise höyük, teras ve alt şehirden oluşmaktadır. Samsat Höyük, taşıdığı öneme karşın yeterince kazı çalışmaları yapılamadan baraj gölü altında kalıp yok olmuş bir arkeolojik yerleşimdir.

Mezraa - Teleilat Höyüğü, Şanlıurfa il merkezinin kuzeybatısında, Birecik ilçesinin 5 km güneyinde, Mezraa Köyü'nün hemen batısında ve kısmen altına yayılmış olan bir höyüktür. Yayıldığı alan 7 hektar olan höyük 450 x 160 metre boyutlarında olup 4 metre yüksekliktedir.

Akarçay Tepe Höyük ya da Akarçay Höyük, Şanlıurfa il merkezinin batısında, Birecik ilçesinin 15 km. güneyinde bulunan bir höyüktür. Yaklaşık 350 x 150 metre büyüklüğündeki höyük 6 metre yüksekliktedir. Çanak çömlek yayılımına göre yerleşmenin 2,9 hektarlık bir alana yayıldığı belirtilmektedir.

Şaraga Höyük, Şanlıurfa ili Birecik ilçesi yakınlarında ve Fırat'ın batı kıyısında yer alan bir höyüktür. Önemli bir tarihi merkez olan Karkamış'ın 10 km kuzeyindedir. Höyük, 200 x 150 metre boyutlarında ve 25 metre yüksekliktedir.

Girnavaz Höyüğü, Mardin il merkezinin güneydoğusunda, Nusaybin ilçesinin 4 km. kuzeyinde, Suriye sınırından 5 km içeride yer alan bir höyüktür. Höyüğün yer aldığı Girnavaz adlı tepe, Çağ Çağ Deresi'nin oluşturduğu kayalık bir çıkıntının üstünde yer almakta olup, 350 metre çapında, 24-25 metre yüksekliktedir. Çağ Çağ Deresi Vadisi'nin hemen girişinde bulunan yerleşme, Savur Nehri üzerinden Batman bölgesine ulaşan doğal geçiş üzerindedir.

Çine Tepecik Höyük, Aydın İl merkezinin güneyinde, Çine İlçesinin 5 km. batısında, Karakollar Köyü'nün 3 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Çine Çayı'nın 1 km. doğusunda bulunan höyük 120 x 40 metre boyutlarında olup 9 metre yüksekliktedir.

Aşağı Pınar Höyüğü, Kırklareli İl merkezinin 3 km. güneyinde yer alan bir höyüktür. Haydardere, bir kıvrım yaparak tepenin kuzeyinden ve batısından geçmektedir. Höyüğün üzerine Geç Antik Çağ'da yapılan bir tümülüs tahribata neden olmuştur. Tümülüs, 38 metre çapında bir çevre duvarı üstüne kurulmuş olup, höyüğün eteklerinden alınan toprakla doldurulmuştur. Oluşan tepenin 19. yüzyıl sonlarında bölgeyi bir süreliğine işgal eden Rus kuvvetleri tarafından hazine aramak için düzleştirilmiş olduğu düşünülmektedir.

Ilıpınar Höyüğü, Bursa İl merkezinin kuzeydoğusunda, Orhangazi İlçesi'nin yaklaşık 2 km. güneyinde, İznik Gölü'nün 2 km. batısında yer alan bir höyüktür. Yerleşim alanı 2,5 hektar olup tepenin çağı 250 metredir. Yüksekliği 3 metreden 10 metreye değişmektedir. Höyükte ilk yerleşmenin günümüzden 8 bin yıl önce gerçekleştiği ileri sürülmektedir. İlk yerleşimcilerin Orta Anadolu'dan 10-15 aile olarak gelip yerleştikleri düşünülmektedir. Höyüğün ilk yerleşmede dahi eksiksiz bir tarım ekonomisine sahip olduğu anlaşılmaktadır. Şimdilik, bölgede tarıma başlanılan ilk yerleşim olarak görülmektedir.

İmikuşağı Höyüğü, Elazığ İli, Baskil İlçesi, İmikuşağı Köyü'nün kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Fırat'ın doğu kıyısındadır. Tohma Çayı'nın Fırat'a döküldüğü bölgenin karşısındadır. Nehir yatağından 38 metre yüksekteki höyük 200 x 150 metre boyutlarındadır. Ovadan yüksekliği ise 20 metredir.

Karatepe-Arslantaş Höyüğü, Osmaniye ili, Kadirli İlçesi'nin 20 km. güney-güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Ceyhan Nehri'nin batı kıyısında bulunan tepe 22 metre yüksekliktedir. Tepe, bir yandan Ceyhan Vadisine, kuzeyden ise Andırın Ovası'na hakimdir. Diğer yandan Çukurova'dan gelip Toroslar'ı aşan, bugün de köylüler ve yörükler tarafından kullanılmaya devam edilen "Akyol" denilen eski kervan yoluna hakim durumdadır.

Zank Höyük, Nevşehir İl merkezinin kuzeydoğusunda, Avanos İlçesi'nin Sarılar kasabasının yaklaşık 4 km. kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Tepe yaklaşık 300 metre çapında ve 30 metre yüksekliktedir. Höyüğün 20 dönüm kadar bir alana yayılmış olduğu tahmin edilmektedir.

Yassıhöyük, Denizli İl merkezinin güneydoğusunda, Acıpayam İlçe'sinin 8 km. kuzeyinde, günümüzde belde olan Yassıhöyük Köyü'nün hemen kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Höyüğü oluşturan iki tepeden büyük olanı 350 x 200 metre boyutlarında, 14 metre yükseklikte, diğer ise 190 x 150 metre boyutlarında ve 5 metre yüksekliktedir. Kültür toprağı ova tabanından en az 4 metre daha derine uzanmaktadır. Denizli İli, Acıpayam ilçesinin Yassıhöyük Köyü yakınlarındaki aynı adla bilinen höyük, arkeoloji yazınında Yassıhöyük 1 olarak geçmektedir.

Mezraa Höyük, Şanlıurfa ili'nin güneybatısında, Birecik İlçesi'nin kuş uçuşu 7 km güneyinde, Mezraa Belde'sinin 1,5 km güneydoğusunda, Fırat'ın doğu kıyısında yer alan bir höyüktür. Tepe, 180 x 140 metre boyutlarında olup ova seviyesinden 13 metre yüksekliktedir.

Araptepe Höyüğü, İzmir İl merkezinin kuzeyinde, Menemen İlçesi'nin yaklaşık olarak 13 km. kuzeybatısında, Eski Foça'ya giden yol üzerinde yer alan bir höyüktür. Helvacı Höyücek Höyüğü'nün 2 km. kadar batısında, Bekirler Düz Yerleşmesi'nin 500-600 metre kuzeyindedir. Helvacı Köyü'nün batısındadır. Helvacı Ovası'ndaki yerleşme, daha çok dağlara yakındır.