İçeriğe atla

Domuztepe Höyüğü (Kahramanmaraş)

Koordinatlar: 37°19′15.53″K 37°2′8.45″D / 37.3209806°K 37.0356806°D / 37.3209806; 37.0356806
Arkeolojik Höyük
Adı:Domuztepe Höyüğü (Kahramanmaraş)
il:Kahramanmaraş
İlçe:Pazarcık
Köy:Emiroğlu
Türü:Höyük
Tahribat:Tarım[1]
Tescil durumu:Tescilli[1]
Tescil No ve derece:3934 / 1
Tescil tarihi:10.10.2000
Araştırma yöntemi:Kazı
Höyüğün görünümü (2009 öncesi)

Domuztepe Höyüğü, Kahramanmaraş il merkezinin 32 km. güney – güneydoğusunda, Emiroğlu Köyü'nde yer alan bir höyüktür. Aksu Nehri'nin doğu kıyısında, Maraş Ovası'nda bulunan tepe, 18 hektarlık bir alanı kaplayıp 12 metre yükseklikteki bir tepedir. Kazı başkanlarından Elizabeth Carter tarafından KM 97 olarak adlandırılmıştır. K ve M harfleri Kahramanmaraş'ın kısaltması olarak kullanılmıştır.[2]

Kazılar

Höyük ilk olarak 1993 yılında Kahramanmaraş Arkeolojik Yüzey Araştırmaları sırasında Elizabeth Carter tarafından saptanmıştır. Ardından 1995 yılında sistematik olarak yüzey toplaması yapılmıştır. Kazılar ise bir sonraki yıl 1996'da Kahramanmaraş Müzesi ile Kaliforniya Los Angeles Üniversitesi'nden E. Carter ve Stuart Campbell başkanlığında Manchester Üniversitesi'nden bir grup ile başlatılmıştır.[2] Kazı çalışmaları Ankara'daki British Institute maddi desteğiyle yürütülmektedir.[3][4]

Tabakalanma

Yüzey toplamalarında höyüğün Roma Dönemi'nden Osmanlı Dönemi'ne kadar yerleşme gördüğüne işaret eden buluntular ele geçmiştir. Bu yerleşmelerinin höyüğün üçte birini kapladığı belirtilmektedir. Kazı çalışmalarında ise yaygın bir Halaf ve sınırlı bir Obeyd yerleşmesi belirlenmiştir. Bu Obeyd sakinlerinin de höyüğü MÖ 5. binyıl sonlarında terk ettiği anlaşılmaktadır.[2] Ana kültürel evreler olarak tanımlanan tabakalar Halaf yerleşmesi olarak A – 1 ve Halaf çanak çömlek geleneğini sürdürmekle birlikte Obeyd etkileri de gösteren daha geç evreler A -2 ile A – 3'dür.[4]

Buluntular

Roma ve Roma sonrası döneme ilişkin mimari buluntular, MS 2. – 10. yüzyıllara tarihlenen büyük bir yapı, kilise olduğu düşünülen bir yapı ve MS 9. – 10. yüzyıl mezarlığı gibi, burada büyük bir yerleşmenin bulunduğunu göstermektedir.[4]

Geç Halaf tabakaların taş temel ve dar dörtgen planlı bir mimari saptanmıştır. Duvar kalınlıkları 1,20 metre kadardır. Belirli birimler oluşturacak şekilde gruplaşmış yapılardır. Yuvarlak planlı yapılar da görülür. Geleneksel Halaf tipi iki "tolos" kazılmıştır.[2]

A – 2 evresinde, doğu batı yönünde uzanan kırmızı kilden yapılmış bir teras ortaya çıkarılmıştır.[4] "Kızıl teras" olarak adlandırılan bu terasın 75 metre uzunlukta olduğu düşünülmektedir.[2] Kuzey ve güney sıraları taş sıralarıyla çizilmiş ve 4 metre genişlikte inşa edilmiştir. En az iki kez yenilendiği anlaşılmaktadır. İkinci döneminde teras boyunca uzun bir hendek açılmıştır. Bu hendek esasen 25 metre boyunca açılmış bir dizi sığ çukurdan oluşmaktadır. Çanak çömlek, hayvan kemikleri ve diğer molozlarla doludur.[4] Buradan alınan örneklerin radyokarbon tarihleme yöntemi sonucu MÖ 5800 tarihini vermektedir.[4] Terasa bitişik büyük bir gömü çukuru vardır. "Ölüm çukuru" olarak adlandırılan çukur 3 metre çapında ve yaklaşık olarak 1,5 metre derinliktedir. Çukurda eklemlerinden kopmuş insan ve hayvan kemikleri, çok sayıda çanak çömlek parçası ve en az 40 insan kafatası bulunmuştur.[4] Yaklaşık 3 bin insan kemiği buluntusu vardır. Hayvan kemiklerinde olduğu gibi insan kemiklerinde de etlerin ayıklanmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum yerleşmede yamyamlık geleneğine işaret ettiği şeklinde yorumlanmaktadır.[4]

Yüzeyden toplanan el yapımı ve iyi pişirilmiş Halaf mallarının çok düzgün olduğu belirtilmektedir. Ele geçen pek çok parça kahverengi, siyah, portakal rengi ve kırmızı – kahverengi boya bezemelidir. Biçim olarak tipik Halaf biçimleri görülmektedir.[2]

Halaf sonrası yerleşmenin çanak çömlek buluntuları da teknik olarak Halaf çanak çömleği özellikleri göstermektedir. Bununla birlikte Obeyd özellikleri de gösterir. Diğer yandan Halaf çanak çömleği dışında farklı bir gelenekte açkılı çanak çömlekler, kaba yapım kazı bezekli mallar da bulunmuştur. Domuztepe'ye özgü dokuma bezekler, kabartmalar, farklı renk ve teknikte boya bezekliler vardır. Ele geçen bir kap üzerindeki motifte direkten yukarı kıvrık olarak el ele tutuşmuş kadınların dansı tasvir edilmektedir. Uzun eteklikli, saçları yapılı ve uzun bu kadınların sağa doğru hareket ediyor gözüktüğü belirtilmektedir.[2]

Yerleşmenin yontmataş endüstrisinde kullanılmış olan hammadde çakmak taşı ve obsidiyendir. Obsidiyen çoğunlukla okucu, kesme ve kazıma aletlerinde kullanılmıştır. Ama obsidiyenden yapılmış boncuk, uç, kap ve plakalar da bulunmaktadır. Endüstrinin temeli dilgi üretimidir.[2]

Bir sembol olarak yaşam ağacı dair bilinen en eski örnek, Domuztepe kazılarında bulunan ve MÖ 7000 yıllarına tarihlenen bir buluntudur.[5]

Değerlendirme ve tarihlendirme

Gerek radyokarbon tarihleme yöntemi, gerek ele geçen çanak çömleğin değerlendirilmesiyle yerleşmenin MÖ 6500 – 5500 yıllarına tarihlendirilmesi öngörülmektedir.[3] Çanak çömlek buluntularının Kuzey Suriye'nin Tell Sabi Abyad yerleşmesinin 1.-3. tabakaları buluntularına paralel nitelikte olduğu belirtilmektedir.[2]

Yerleşmenin tarım ve hayvancılığa dayandığı, bunun yanında avcılık da yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca çok sayıda domuz kemiği bulunmuştur.[2]

Kaynakça

  1. ^ a b "TAY – Yerleşme Ayrıntıları". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Ekim 2012. 
  2. ^ a b c d e f g h i j "TAY –- Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 28 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Ekim 2012. 
  3. ^ a b "domuztepe.org". 27 Mayıs 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Ekim 2012. 
  4. ^ a b c d e f g h "Currnet Archaeology In Turkey". 1 Eylül 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Ekim 2012. 
  5. ^ "Signification de l'Arbre de Vie". Passion Attrape Reve (Fransızca). 28 Eylül 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Ekim 2021. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

Değirmentepe Höyüğü, Malatya ilinin 24 km. kuzeydoğusunda Karakaya Barajı Gölü suları altında kalmış olan bir höyüktür.

<span class="mw-page-title-main">Köşk Höyük</span> Niğde il merkezine 17 km mesafedeki bir höyük

Köşk Höyüğü, Niğde il merkezine 17 km mesafede bulunan bir höyüktür. Höyük 80 metre çapında 15 metre yüksekliktedir. Kazılarda ulaşılan buluntular Niğde Müzesinde sergilenmektedir. Müze'de diğer buluntular yanında MÖ 4883 yılına tarihlenen bir Kalkolitik ev modeli, birebir ölçülerde sergilenmektedir.

Türbe Höyük, Siirt il merkezinin 27 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Botan Çayı'nın Dicle'ye katıldığı bölgenin yaklaşık 6 km. kuzeyinde, Botan Vadisi'nde, dere kıyısındadır. Boyutları yaklaşık 100 x 40 metredir.

<span class="mw-page-title-main">Halaf kültürü</span>

Halaf Kültürü, Kuzey Mezopotamya'nın Çanak Çömlekli Neolitik Çağ'ında, Tell Halaf'da kesintisiz olarak gelişen bir tarihöncesi kültürdür. Tell Halaf yerleşimi, MÖ 6.000 civarı ile MÖ 5.400 arasında Halaf Dönemi olarak adlandırılan bir dönem boyunca gelişmiştir. Halaf Kültürü'nü yine aynı bölgede Obeyd Kültürü izlemiştir. Halaf Kültürü adını, günümüzde Türkiye – Suriye sınırının hemen güneyinde yer alan ve Erken Kalkolitik Çağ'a tarihlenen Tell Halaf yerleşiminden almaktadır. Halaf Kültürü'nün Samarra ve Hassuna kültürlerinden kaynaklanmadığı ama onlardan etkilendiği görüşü hakimdir.

Çavi Tarlası, Şanlıurfa ili Siverek ilçesine bağlı Nusaybin yerleşmesinin 500 metre kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Bölgedeki en yakın höyük olan Hassek Höyük'ün 4,5 km. doğusundadır. Höyük çevresinde çok sayıda su kaynağı olmasına bağlı olarak "su kaynağı tarlası" gibi bir anlama gelen Çavi Tarlası olarak adlandırılmış olan yükselti 140 x 120 metre boyutlarındadır.

Kenan Tepe Höyüğü, Diyarbakır ili Bismil ilçesinin 15 km. doğusunda, Dicle Nehri'nin batı tarafında yer alan bir höyüktür. Tarımsal faaliyetler nedeniyle kısmen tahrip olmuş olan höyük 225 x 350 metre boyutlarındadır. Yerleşmenin 4,5 hektarlık bir alana yayılmış olduğu belirtilmektedir. Yayılma alanı, yukarı yerleşme olarak tanımlanan asıl höyük ve aşağı yerleşme denen, bunun kuzeydoğusu yönündeki geniş alandır.

Tilkitepe Höyüğü ya da eski kaynaklarda Şamramaltı Van il merkezinin 7 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Günümüzde Van Havaalanı sınırları içinde olup kısmen havaalanı olarak kullanılmaktadır. Höyük 55 metre çapında, 6-7 metre yüksekliğindedir.

Akarçay Tepe Höyük ya da Akarçay Höyük, Şanlıurfa il merkezinin batısında, Birecik ilçesinin 15 km. güneyinde bulunan bir höyüktür. Yaklaşık 350 x 150 metre büyüklüğündeki höyük 6 metre yüksekliktedir. Çanak çömlek yayılımına göre yerleşmenin 2,9 hektarlık bir alana yayıldığı belirtilmektedir.

Tülintepe Höyüğü, Keban Baraj Gölü suları altında kalmadan önce Elazığ il merkezinin 21 km. doğusunda yer almış olan bir höyüktür. Höyük 250 x 200 metre boyutlarında ve 20 metre yüksekliğindeydi.

Fikirtepe Höyüğü, İstanbul İli'nin Anadolu yakasında, Kadıköy İlçe merkezinin birkaç kilometre doğusunda, Fikirtepe Tepesi'nin doğu kenarında yer alan bir düz yerleşmedir. Denizden 26 metre yükseklikteki yayvan bir tepenin güney-güneydoğu kesiminde, Kalamış Koyu'nda Marmara Denizi'ne dökülen Kurbağalıdere'ye doğru uzanan yamaçta bulunmaktaydı. Günümüz yerleşiminin altında kalmış ve tümüyle tahrip olmuştur. Yerleşmenin Kalamış Koyu'na mesafesi 1.300 metre, Kadıköy Koyuna ise 2 km.dir. eski çağlarda çevrenin ormanlık olduğu, bu yüzden balıkçılık, avcılık ve sınırlı ölçüde de olsa tarım olanaklarına sahip olduğu düşünülmektedir.

Kurban Höyük, Atatürk Baraj Gölü suları altında kalmadan önce, Şanlıurfa İl merkezinin 60 km kuzey-kuzeybatısında, Bozova İlçesi'nin Cümcüme Köyü'nün 2 km batısında, Fırat Nehri kıyısında yer alan bir höyüktü. Höyük, nehrin güney kıyısındaki 1,5 km genişlikteki alçak bir teras üzerine kurulmuştu. İlk yerleşmenin üst teraslardan kesen vadilerden birinin alüvyal deltasında kurulmuştu. Oldukça alçak, semer biçimindeki iki tepeden oluşur. Güney taraftaki daha yüksek olup, 250 x 180 metre boyutlarında ve ovadan 10 metre yüksekliktedir. Kuzeydeki höyük ise 170 x 120 metre boyutlarında ve 4 metre yüksekliktedir. Toplam olarak 6 hektarlık bir alana yayılmış olan yerleşimin 3 hektarlık bölümü kazılmıştır.

Gülağaçlı Höyüğü, Aksaray İl merkezinin doğusunda, Melendiz Çayı üzerindeki Mamasın Barajı Gölü kıyısında bulunan bir höyüktür. Tepenin diğer adı Porsuklu Tepedir. Günümüzde baraj gölü üzerine uzanan bir yarımada şeklinde olup suların yüksek olduğu yıllarda ada haline gelmektedir. Barajdan önce Melendiz Çayı ve Karasu Çayı, tepenin güneydoğu yamaç açığında birleşmekteydi.

Yenice Yanı Höyüğü, Diyarbakır İli'nin 50 km. doğusunda, Bismil İlçesi'nin 10 km. güneydoğusunda, Dicle'nin kollarından Seyhan Çayı vadisinde, çayın doğu kıyısında yer alan bir höyüktür. Yenice Köyü'nün Eski Mezarlık Mevkiindedir. Tepe, 150 x 80 metrelik boyutlarıyla küçük sayılabilecek bir höyüktür ve yaklaşık olarak 1,2 hektarlık bir alana yayılmaktadır.

Salat Cami Yanı, Diyarbakır İli, Bismil İlçesi'nin yaklaşık 20 km. doğusunda, Dicle'nin bir kolu olan Salat Çayı kıyısında yer alan bir höyüktür. Höyükteki Neolitik yerleşim alanı 220 x 130 metrelik bir alana yayılmıştır. Kazı çalışmaları başlamadan önce höyükten sürekli olarak toprak alınması ve yapılaşma sonucunda tepenin büyük bir kısmı ortadan silinmişti.

Çayboyu Höyüğü, Keban Barajı yapılmadan önce Elazığ İli, Muratcık Köyü'nün 750 metre doğusunda yer alan bir höyüktü. Tepe, 100 x 80 metre boyutlarında olup 3 metre yüksekliktedir. Ancak erozyon, sulama kanalları ve tepenin doğusundan akan derenin yol açtığı tahribat nedeniyle gerçek büyüklüğü vermemektedir.

Fatmalı Kalecik Höyüğü, Keban Baraj Gölü altında kalmadan önce, Elazığ İl merkezinin yaklaşık 32 km. kuzeybatısında Fatmalı Köyü'nün 4 km. güney-güneydoğusunda bulunan bir höyüktür. Tepenin 60 metre çapında ve 2 metre yükseklikte olduğu belirtilmektedir.

Karavelyan Höyüğü, Diyarbakır'ın doğusunda, Bismil İlçesi'nin 13 km. doğusunda, Bismil'in Tepe Beldesi, Merdan Köyü'nün yaklaşık 2 km. batısında, Karavelyan Düzünün kuzeydoğu ucunda yer alan bir höyüktür. Arkeoloji yazınında Karavelyan Tarlası 2 olarak da geçmektedir. Höyüğün çok yakınında Çeltikdüzü olarak bilinen bataklık bir alan vardır. Birbirine yakın iki hafif yüksek iki düzlük, yöre halkı tarafından Karavelyan ve Hınçıka olarak adlandırılır. Bu iki düzlükten batıdaki Karavenyan, devlet haritalarında Karaveyan Düzü olarak geçer. Tepe, 75 metre çapında olup 1-2 metre yüksekliktedir. Dicle'nin güney, Savur Çayı'nın batı kıyısındadır. Çevre, birikinti sekileri, yaz kış akan akarsularla verimli topraklara sahip olduğu gibi hayvancılık için uygun otlak alanları vermektedir. Yerleşme yeri olarak seçilmesinde bu çevresel özelliklerin belirleyici olduğu düşünülmektedir. Çok küçük bir höyük olup bir Halaf yerleşmesidir. Hınçıka Höyük yüzey araştırmalarında ulaşılan buluntulardan, Höyük'ün Orta Asur ve Geç Asur Dönemleri'nde iskan edildiği anlaşılmaktadır. Karavelyan Höyük'te iskanın MÖ 5700 yıllarında başladığı ileri sürülmektedir. Yerleşimin Halaf Dönemi'nden sonra terk edildiği, Orta Asur Dönemi'nde ise Karavelyan'ın değil 100 metre doğudaki Hınçıka Höyük'e yerleşildiği belirtilmektedir.

Boztepe Höyüğü, Diyarbakır ili Bismil İlçesi'nin 8 km. doğusunda yer alan bir höyüktür.

Musular, Aksaray İli, Aksaray İlçesi, Kızılkaya Köyü'nün yaklaşık 1 km. güneyinde, Musular Mekii'nde yer alan bir düz yerleşmedir. Hasan Dağı ve Melendiz Dağı'nın kuzeyine düşen volkanik bir arazide Ihlara Vadisi'nin verimli ovasında, Melendiz Çayı'nın batı kıyısındadır. Aşıklı Höyük'ün 300-400 metre batısında yer almaktadır.

Erbaba Höyüğü, Konya İl merkezinin batısında, Beyşehir İlçesi'nin 10 km. kuzey-kuzeybatısında, Gölkaşı Köyü'nün 2,5 km. kuzeydoğusuna yer alan günümüzden yaklaşık 7500 yıl öncesine tarihlenen Neolitik Çağ höyüğüdür. Beyşehir Gölü'nün 1,5 km. doğusunda deniz seviyesinden 1105 m yüksekliğindeki doğal bir doğal bir tepe üzerindeki höyük 80 metre çapındadır. Höyüğün, köylülerce değişik kesimlerinden toprak çekilerek kısmen tahrip olduğu belirtilmektedir.