İçeriğe atla

Dolar diplomasisi

Bir ülkenin, başka ülkelerde yatırım yapmış olan özel girişimci vatandaşlarının çıkarlarını korumak ve geliştirmek amacıyla bu ülkelere karşı güç kullanmaya kadar varabilen baskı uygulamasıdır.[1] Amerika Birleşik Devletleri'nin dolar diplomasisi, özellikle William Howard Taft'ın başkanlığı döneminde (1909-1913), askerî güç kullanımını veya tehdidini en aza indirmek ve bunun yerine yabancı ülkelere verilen kredileri garanti ederek ekonomik gücünü kullanmak yoluyla Latin Amerika ve Doğu Asya'daki hedeflerini ilerletmek için bir Amerikan dış politikası biçimiydi.[2] Taft, 3 Aralık 1912'de Kongre'ye gönderdiği mesajda dolar diplomasisi politikasını özetledi:

Mevcut yönetimin diplomasisi, modern ticari ilişki fikirlerine yanıt vermeye çalışmıştır. Bu politika, mermilerin yerine dolarların ikame edilmesi olarak nitelendirilmiştir. Bu politika hem idealist insani duygulara, hem sağlam politika ve stratejinin emirlerine, hem de meşru ticari amaçlara hitap etmektedir. William Howard Taft[3]

Ticari çıkarları teşvik etmek için diplomasinin kullanılması Cumhuriyet'in ilk yıllarına dayandığı için dolar diplomasisi yeni değildi. Ancak Taft'ın başkanlığı döneminde Dışişleri Bakanlığı, Amerikalı bankacıları ve sanayicileri yurtdışında yeni fırsatlar elde etmeye teşvik etme ve destekleme konusunda her zamankinden daha aktifti.

Bu kavram hem 1913 yılında Amerikan kredilerinin verildiği Liberya hem de Latin Amerika için geçerlidir. Latin Amerikalılar, ABD hükûmetinin ve ABD şirketlerinin yabancı pazarlara açılmak için ekonomik, diplomatik ve askerî güç kullanma konusunda oynadıkları rolü onaylamadıklarını göstermek için "dolar diplomasisi" terimini aşağılayıcı bir şekilde kullanma eğilimindedirler. Woodrow Wilson Mart 1913'te başkan olduğunda, Dolar diplomasisine verilen tüm desteği derhal iptal etti. Tarihçiler Taft'ın Dolar diplomasisinin her yerde başarısız olduğu konusunda hemfikirdir. Uzak Doğu'da Japonya ve Rusya'yı, ABD kendisinden uzaklaştırdı ve Amerikan amaçlarına düşman olan diğer güçler arasında derin bir şüphe yarattı.[4][5]

Genel Bakış

1909'dan 1913'e kadar Başkan William Howard Taft ve Dışişleri Bakanı Philander C. Knox "dolar diplomasisi" olarak nitelendirilen bir dış politika izlediler. Bu, Amerikan etkisinin öncelikle Amerikan bankaları ve mali çıkarları tarafından uygulanacağı ve kısmen diplomatlar tarafından destekleneceği bir politikaydı. Taft, Knox'un (dev holding U.S. Steel'in kurulmasında etkili olan bir şirket avukatı) diplomasinin amacının yurtdışında istikrar yaratmak ve bu istikrar yoluyla Amerikan ticari çıkarlarını geliştirmek olması gerektiği görüşünü paylaşıyordu. Knox, diplomasinin amacının sadece finansal fırsatları geliştirmek değil, aynı zamanda özel sermayeyi ABD'nin denizaşırı çıkarlarını ilerletmek için kullanmak olduğunu düşünüyordu. "Dolar diplomasisi" Venezuela, Küba ve Orta Amerika'daki kapsamlı ABD müdahalelerinde, özellikle de Amerikan mali çıkarlarını ve bölgedeki ABD hükûmetini korumak için alınan önlemlerde kendini göstermiştir. Knox, Çin'de J.P. Morgan'ın başında bulunduğu bir Amerikan bankacılık holdinginin, Huguang'dan Guangzhou'ya bir demiryolu inşasını finanse eden ve Avrupa tarafından finanse edilen bir konsorsiyuma katılmasını sağladı. Başarılarına rağmen, "dolar diplomasisi" Meksika, Dominik Cumhuriyeti, Nikaragua ve Çin gibi yerlerdeki ekonomik istikrarsızlığı ve devrim dalgasını önleyemedi.[6]

ABD Hükûmeti, dolar diplomasisi yoluyla ekonomik ve siyasi istikrarı korumak zorunda olduğunu hissetti. Taft'ın dolar diplomasisi sadece ABD'nin ülkelerden mali kazanç elde etmesini sağlamakla kalmadı, aynı zamanda diğer yabancı ülkelerin herhangi bir mali kazanç elde etmesini de engelledi. Sonuç olarak, Birleşik Devletler diğer ülkelerden fayda sağladığında, diğer dünya güçleri aynı faydaları elde edemedi. Genel olarak "dolar diplomasisi" Latin Amerika ve Asya'daki ticareti teşvik etmek ve korumaktı. Taft dış politikada aktivist bir yaklaşım sergiledi. Bir yandan, ABD'nin askerî gücünü yurtdışındaki Amerikan ticari çıkarlarını desteklemek için kullandığı dolar diplomasisi olarak bilinen şeyin başlatıcısı oldu. Taft dolar diplomasisini Monroe Doktrini'nin bir uzantısı olarak savundu. Taft, uluslararası anlaşmazlıkların çözümünde en uygun yöntem olarak tahkimin önemli bir destekçisiydi. Hızla bir dünya gücü haline gelen Amerika, yurtdışındaki etkisini artırmaya çalıştı. Başkan Taft, dolar diplomasisini başlatarak diğer ülkelerin mali çıkarlarına zarar vereceğini ve böylece ABD'ye büyük fayda sağlayacağını fark etti.[7]

Stanford Üniversitesi'nde tarih profesörü olan Thomas A. Bailey, dolar diplomasisinin hem yabancı topraklardaki insanları hem de Amerikalı yatırımcıları refaha kavuşturmak için tasarlandığı iddiasındadır.[8]

Amerika Kıtasında Uygulaması

Giden Başkan Theodore Roosevelt 1904 yılında Monroe Doktrini'ne eklediği Roosevelt Corollary (Roosevelt ilavesi/doktrini) ile bu yaklaşımın temelini attı (bu doktrin kapsamında Birleşik Devletler Deniz Piyadeleri sık sık Orta Amerika'ya gönderiliyordu) ve Batı Yarımküre'deki herhangi bir ulusun Avrupa kontrolüne karşı savunmasız olacak kadar siyasi ve mali açıdan istikrarsız görünmesi halinde Birleşik Devletler'in müdahale etme hakkı ve yükümlülüğü olduğunu savundu. Taft bu politikayı, Panama Kanalı'nı korumak için bir araç olarak gerekçelendirdiği Orta Amerika'dan başlayarak sürdürdü ve genişletti. Mart 1909'da, İngiliz bankerlere olan borcunu satın alarak Honduras üzerinde kontrol kurma girişimi başarısızlıkla sonuçlandı.[9]

Bir başka tehlikeli yeni sorun noktası da, artık büyük ölçüde ABD çıkarlarının hakim olduğu, devrimle çalkalanan Karayipler'di. Sorunun önüne geçmeyi uman Washington, yabancı fonları dışarıda tutmak için ABD'li bankacıları Honduras ve Haiti'deki mali boşluğa dolar pompalamaya çağırdı. Amerika Birleşik Devletleri yabancı ülkelerin müdahalesine izin vermeyecekti ve sonuç olarak ekonomik ve siyasi istikrarsızlığı önlemek zorunda hissediyordu. Dışişleri Bakanlığı dört ABD bankasını Haiti'nin ulusal borcunu yeniden finanse etmeye ikna ederek gelecekte daha fazla müdahale için zemin hazırladı.[10]

Doğu Asya'da başarısızlık

15 Temmuz 1911'de çıkarılmış Hukuang Kredisi

Doğu Asya'da dolar diplomasisi, Taft yönetiminin Amerikan bankacılık gücünü kullanarak Çin'de diğer güçlerin kapsamını sınırlayacak, Amerikan ticaret ve yatırım fırsatlarını arttıracak ve tüm uluslara ticaret fırsatları sunan Açık kapı politikasının sürdürülmesine yardımcı olacak somut bir Amerikan çıkarı yaratma politikasıydı. Theodore Roosevelt Japonya'yı uzlaştırmak ve Rusya'yı etkisiz hale getirmesine yardımcı olmak isterken, Taft ve Dışişleri Bakanı Philander Knox, Roosevelt'in politikasını ve tavsiyelerini görmezden geldi. Dolar diplomasisi, Amerikan mali çıkarlarının potansiyel güçlerini harekete geçirebileceği ve bunu Doğu Asya'da yapmak istediği şeklindeki yanlış varsayıma dayanıyordu. Ancak Amerikan mali sistemi, krediler ve büyük yatırımlar gibi uluslararası finansmanla başa çıkmaya uygun değildi ve öncelikle Londra'ya bağımlı olmak zorundaydı. İngilizler de Çin'de açık bir kapı istiyordu ama Amerikan mali manevralarını desteklemeye hazır değillerdi. Son olarak, diğer güçler deniz üsleri ve Çin'de hakim oldukları belirlenmiş coğrafi alanlar da dahil olmak üzere bölgesel çıkarlara sahipken, Amerika Birleşik Devletleri bu tür bir şeyi reddetti. Bankacılar isteksizdi ama Taft ve Knox onları zorlamaya devam etti. Sonunda Birleşik Devletler, Hukuang uluslararası demiryolu kredisini zorla alana kadar çabaların çoğu başarısızlıkla sonuçlandı. Kredi nihayet 1911 yılında Çin Konsorsiyumu (China Consortium) tarafından verildi ve Çin hükûmetini deviren yabancı yatırımlara karşı yaygın bir "Demiryolu Koruma Hareketi" ("Railway Rights Protection Movement") isyanını ateşlemeye yardımcı oldu. Tahviller hayal kırıklığı ve sıkıntıların sonunu getirmedi. 1983 gibi geç bir tarihte 300'den fazla Amerikalı yatırımcı, Çin hükûmetini, değersiz Hukuang tahvillerini itfaya zorlamak için başarısız bir girişimde bulundu.[11]Woodrow Wilson Mart 1913'te başkan olduğunda, Dolar diplomasisine verilen tüm desteği derhal iptal etti. Tarihçiler, Taft'ın Dolar diplomasisinin her yerde başarısız olduğu, Uzak Doğu'da Japonya ve Rusya'yı kendinden uzaklaştırdığı ve Amerikan emellerine muhalif diğer güçler arasında derin bir güvensizlik yarattığı konusunda hemfikirdirler.[5][12]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ "İktisatsözlüğü.com". 6 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  2. ^ Paolo E. Coletta, The Presidency of William Howard Taft (U Press of Kansas 1973) pp 183–200.
  3. ^ Carl Cavanagh Hodge; Cathal J. Nolan (2007). U.S. Presidents and Foreign Policy: From 1789 to the Present. ABC-CLIO. s. 203. ISBN 9781851097906. 
  4. ^ Walter Vinton Scholes and Marie V. Scholes, The Foreign Policies of the Taft Administration (1970) pp 247–248.
  5. ^ a b John Martin Carroll; George C. Herring (1996). Modern American Diplomacy. Rowman & Littlefield. ss. 18-19. ISBN 9780842025553. 
  6. ^ Walter Vinton Scholes, and Marie V.Scholes, The Foreign Policies of the Taft Administration, (1970)
  7. ^ Cyrus Veeser, A World Safe For Capitalism. Dollar Diplomacy and America's Rise to Global Power (2002).
  8. ^ Thomas A. Bailey, A Diplomatic History of the American People (1955) p. 530
  9. ^ Serge Ricard, "The Roosevelt Corollary". Presidential Studies (2006) 36#1: 17–26.
  10. ^ Peter J Hudson, "The National City Bank of New York and Haiti, 1909–1922." Radical History Review 2013.115 (2013): 91–114.
  11. ^ Mary Thornton, "U.S. Backs China's Move to Reopen 1911 Railroad Bond Case" Washington Post August 19, 1983. 27 Mart 2023 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  12. ^ Walter Vinton Scholes and Marie V.Scholes, The Foreign Policies of the Taft Administration (1970) pp 247–248.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Woodrow Wilson</span> 28. Amerika Birleşik Devletleri başkanı (1913–1921)

Thomas Woodrow Wilson, Amerikalı akademisyen, tarihçi ve siyasetçidir. Amerika Birleşik Devletleri'nin 28. başkanıdır.

<span class="mw-page-title-main">Diplomasi</span> yabancı bir ülkede ve uluslararası toplantılarda ülkesini temsil etme işi ve sanatı

Diplomasi, uluslararası siyasî ve hukukî iletişim demektir. Sorunların çözümü için karşılıklı anlaşma/antlaşma imzalanır. Devletlerin temsilcilerinin sözlü veya yazılı konuşma eylemlerini ifade eder. Diplomatlar dış temsilcilik ve diplomatik görevler yoluyla faaliyet gösterir.

<span class="mw-page-title-main">Theodore Roosevelt</span> 26. Amerika Birleşik Devletleri başkanı (1901–1909)

Theodore "Teddy" Roosevelt, ABD'nin 26. Başkanı. 14 Eylül 1901 yılında henüz 42 yaşında iken başkanlığa geldi ve Amerikan tarihinin o döneme kadarki en genç devlet başkanı oldu. 1906'da Nobel Barış Ödülü'nü aldı. Cumhuriyetçi Parti'nin üyesi idi ve ikinci kez seçildiği bu görevden 1908 yılının sonunda kendi isteği ile ayrıldı. Sonrasında ise William H. Taft göreve geldi.

<span class="mw-page-title-main">Harry S. Truman</span> 33. Amerika Birleşik Devletleri başkanı (1945–1953)

Harry S. Truman, Amerika Birleşik Devletleri'nin 33. başkanıdır. Göreve 1945 yılında o zamanki başkan olan Franklin D. Roosevelt'in görev başında ölmesi sonucu başkan yardımcısı iken gelmiştir. Başkanlığa geldiğinde II. Dünya Savaşı'nın son ayları yaşanıyordu.

<span class="mw-page-title-main">Franklin D. Roosevelt</span> 32. Amerika Birleşik Devletleri başkanı (1933–1945)

Franklin Delano Roosevelt, adının ve soyadının baş harfleri FDR ile de anılır, 1933'ten 1945'teki ölümüne kadar 32. Amerika Birleşik Devletleri başkanı olarak görev yapan Amerikalı siyasetçi. En uzun süre görev yapan ABD başkanı olan FDR, iki dönemden fazla görev yapan tek başkandır. İlk iki dönemi Büyük Buhran'la mücadeleye odaklanırken, üçüncü ve dördüncü dönemlerinde odağını Amerika'nın İkinci Dünya Savaşı'na katılmasına çevirdi.

<span class="mw-page-title-main">James K. Polk</span> 11. Amerika Birleşik Devletleri başkanı (1845–1849)

James Knox Polk, 11. Amerika Birleşik Devletleri başkanı'dır. Bundan önce de 11. Tennessee Eyalet Valisi ve 17. Temsilciler Meclisi Başkanı idi.

<span class="mw-page-title-main">Monroe Doktrini</span> Askeri doktrin

Monroe Doktrini, ABD Başkanı James Monroe'nin, 2 Aralık 1823'te kongreye sunduğu doktrin.

<span class="mw-page-title-main">Truman Doktrini</span>

Truman Doktrini, 1947 yılında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Harry Truman tarafından Sovyet tehdidine karşı hazırlanmış plandır. Truman Doktrini, Amerika Birleşik Devletleri'nin uluslararası politikasının değiştiğini ve Sovyet karşıtlığının bu yeni politikada temel esas olduğunu ilan etmiştir. Bu doktrin ile Amerika Birleşik Devletleri "komünizm tehdidi" altındaki devletlere mali ve askeri yardım yapacağını açıklamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Eisenhower Doktrini</span>

Eisenhower Doktrini, 1953 yılından itibaren 8 sene ABD Başkanlığı yapan Dwight Eisenhower'ın 5 Ocak 1957'de Kongre'ye gönderdiği yetki talebi isteği.

İran Petrol Borsası, İran'ın Kiş adasında 17 Şubat 2008'de faaliyete başlayan petrol borsası.

<span class="mw-page-title-main">Ödünç Verme ve Kiralama Kanunu</span>

Lend-Lease ABD tarafından, Birleşik Krallık, SSCB, Çin, Fransa ve müttefik ülkelere 1941 ile 1945 yılları arasında savaş malzemesi destek programına verilen addır.

<span class="mw-page-title-main">Rockefeller Cumhuriyetçisi</span>

Rockefeller Cumhuriyetçisi ya da Liberal Cumhuriyetçi, Amerikan Cumhuriyetçi Partisi'nin liberal görüşlere ılımlı yaklaşan grubunu tanımlarken kullanılır. 41. ABD Başkan Yardımcısı Nelson Rockefeller bu grubun temsilcilerindendır. Yirminci yüzyılın son dönemlerinde ortaya çıkmış ve "Ilımlı Cumhuriyetçi" ile "Liberal Cumhuriyetçi" adlandırmalarının yerini almıştır. Modern Rockafeller Cumhuriyetçileri tipik merkez sağ maliye politikalarını destekleyen, aşırı sağ politikalara karşı olan bir tutumdadırlar ve kültürel olarak liberaldirler. Buna rağmen, çevrecilik, savunma sanayi, tarım ve yükseköğrenim gibi konularda özel yatırımları ve devleti ulusal devamlılık için Alexander Hamilton ve Theodore Roosevelt geleneği çerçevesinde gereklilik olarak benimserler. Toplumun iyiliğine uygun olacak ticari ve sosyal düzenlemeleri destekler, sosyalizme ve servetlerin paylaştırılmasına karşı çıkarlar. Dış politikada görüş farklılıklarını temsil etmekle birlikte, tarihsel açıdan komünizme sertçe karşı çıkmıslar ve Amerikan denizaşırı ticaretini desteklemişlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Amerikan emperyalizmi</span> Amerikan siyasi, ekonomik, medya ve kültürel etkisinin genişlemesi

Amerikan emperyalizmi terimi, Amerikan siyasi, ekonomik, kültürel, medya ve askeri etkisinin Amerika Birleşik Devletleri sınırlarının ötesine yayılmasıdır. Bu terim ilk kez Meksika-Amerika Savaşı sırasında, 1846 yılında kullanılmıştır. Yorumcuya bağlı olarak, doğrudan askeri fetih yoluyla emperyalizmi içerebilir; gambot diplomasisi; eşit olmayan antlaşmalar; tercih edilen grupların sübvansiyonu; Rejim değişikliği; veya özel şirketler yoluyla ekonomik nüfuz, ardından söz konusu çıkarlar tehdit edildiğinde potansiyel olarak diplomatik veya zorlayıcı müdahale olabilir.

Kovboy diplomasisi, uluslararası çatışmaların atılgan bir şekilde risk alarak, gözdağı vererek veya askerî konuşlandırma taktikleri uygulayarak çözümlenmesini tanımlamak için eleştirmenler tarafından kullanılan bir terimdir. Aşırı derecede basit ve dikotom bir dünya görüşünden kaynaklandığı nedeniyle eleştirilmektedir. George W. Bush'un dile getirdiği "Ya bizimlesiniz, ya da teröristlerle" gibi açıkça kışkırtıcı bir anlatım biçimi kullanılarak, iletilmesi istenen mesaj merkezîleştirilir.

<span class="mw-page-title-main">Carter Doktrini</span>

Carter Doktrini Amerika Birleşik Devletleri başkanı Jimmy Carter'ın, 23 Ocak 1980 tarihinde, Temsilciler Meclisi ve ABD Senatosu üyelerinin katıldığı ortak oturumda, geleneksel olarak her yıl yaptığı konuşmada açıkladığı ve ABD'nin ulusal çıkarlarını korumak için İran Körfezinde gerekirse askerî güç kullanmaktan kaçınmayacağı yolundaki politikaya verilen isimdir.

<span class="mw-page-title-main">1916 Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimleri</span> Seçim

1916 Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimleri, Avrupa'daki I. Dünya Savaşı'nın sürekli gündemde bulunduğu 7 Kasım 1916 tarihinde gerçekleşmiştir. Demokratik Parti'nin adayı önceki seçimi de kazanmış ve önceki görev süresinde özellikle savaş karşıtı duruşu ve emek dostu reformlarıyla sevilen Woodrow Wilson'dı. Cumhuriyetçi Parti'nin adayı 1910 yılından adaylığına kadar ABD Yüce Mahkemesi'nde yargıç olan Charles Evans Hughes'dı. Eski başkan Theodore Roosevelt ise Hughes'ın adaylığı için bu seçime aday olmamayı tercih etti.

<span class="mw-page-title-main">Kennedy Doktrini</span>

Kennedy Doktrini, 35. ABD Başkanı John Fitzgerald Kennedy'nin başkanlık görevinde bulunduğu 1961-1963 yılları arasında, ABD'nin özellikle Latin Amerika ülkelerine karşı, izlediği dış politikaları ve takındığı siyasi tutumu ifade eden siyasi bir tanımlamadır. Kennedy, kuşatma politikasıyla, Batı Yarımküre'de Komünizm'in yayılmasını engellenmesi gerektiği konusundaki fikirlerini yüksek sesle ve her fırsatta dile getirmekteydi.

<span class="mw-page-title-main">Amerika Birleşik Devletleri-Çin ilişkileri</span> Çin ile ABD arasındaki diplomatik ilişkiler

ABD-Çin ilişkileri, genelde Amerika-Çin ilişkileri, Çin-Amerika ilişkileri ya da Sino-Amerikan ilişkiler olarak da bilinir, Çin ile Amerika Birleşik Devletleri'nin sürdürdüğü uluslararası politikaları içerir.

Kamu diplomasisi, bir ülke hükûmetinin başka bir ülkenin vatandaşlarını ve aydınlarını kendi politik ve ideolojik düşünceleri doğrultusunda etkilemeye çalışmasını anlatan bir süreçtir. Bu anlayışta hükûmetler kendi ulusal hedeflerine, çıkarlarına ve amaçlarına ulaşabilmek için doğru bilgileri yayarak yabancı bir kamuoyu oluşturmayı hedefler. Gifford Malone hükûmetlerin kendi toplumlarını ve politikalarını anlatabilmeleri için öncelikli olarak karşı ülkenin kültürünü, tarihini, psikolojisini ve dilini öğrenmek gerektiğini söylemiştir. Kamu diplomasisi kavramını ilk kullanan kişi 1965 yılında Tufts Üniversitesi'nde Fletcher School of Law and Diplomacy'nin Dekanı olan Edmund Gullion olmuştur. Kavram uluslararası ilişkilerin geleneksel diplomasi dışında kalan kısımları kapsamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Büyük sopa diplomasisi</span> "Yumuşak konuş ve büyük bir sopa taşı; çok ileriye gidersin" özdeyişine atıfta bulunan terim

Aynı zamanda "büyük sopa ideolojisi", "büyük sopa siyaseti", "iri sopa diplomasisi", "büyük sopa politikası" gibi çok çeşitli adlarla da anılıp bilinen Büyük sopa diplomasisi ; Amerika Birleşik Devletleri'nin 26. Başkanı Theodore Roosevelt tarafından sık sık söylenen bir özdeyişe atıfta bulunur; "yumuşak konuş ve büyük bir sopa taşı; çok ileriye gidersin". Onun döneminde Amerikan basını ve günümüzde birçok modern tarihçi, onun yönetimi sırasındaki dış politikalarını tanımlamak için "büyük sopa" terimini kullanmıştır.