İçeriğe atla

Doğan Avcıoğlu

Doğan Avcıoğlu
Doğan Avcıoğlu
Doğum13 Mart 1926[1]
Bursa, Türkiye
Ölüm4 Kasım 1983 (57 yaşında)
İstanbul, Türkiye
Defin yeriBüyükada Mezarlığı, İstanbul
MeslekGazeteci, yazar, ekonomist
MilliyetTürk Türkiye
EğitimBursa Erkek Lisesi

Paris Siyasi Bilimler Akademisi

Londra Ekonomi Okulu
Dönem1968-1980
KonuSiyaset
Önemli ödülleriYunus Nadi Armağanı (1969)

Doğan Avcıoğlu (Nüfus kaydındaki ismiyle, Mehmet Erdoğan Avcıoğlu)[3] (13 Mart 1926, Bursa, - 4 Kasım 1983, İstanbul) Türk gazeteci, yazar, düşünür, siyasetçi, ekonomist ve Kurucu Meclis üyesi.[2]:15

Yaşamı

1926'da Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde dünyaya geldi. Ortaöğrenimini Bursa Erkek Lisesi'nde tamamlayan Avcıoğlu, Fransa'da günümüzdeki adıyla Paris Siyasi Bilimler Akademisi'nde (Fr. Sciences Po) ekonomi ve siyasal bilimler öğrenimi gördü. Fransa’da olduğu dönemde Türkiye ile Batı arasındaki gelişmişlik düzeylerini incelemiş, Marksizm’le tanışmıştır. Ekonomi bilgisini artırmak ve İngilizcesini geliştirmek için İngiltere'ye giderek Londra Ekonomi Okulu (İng. LSE) kaydolmuştur.[2]:i

Türkiye için bir şeyler yapma zamanının geldiğini düşünerek 1955 yılında dönüş kararı aldı. Paris'ten ayrılırken Abidin Dino’ya “Merak etmeyin, Türkiye’de sosyalizmi kuracağız.” diyen Avcıoğlu, “Türkiye nasıl kalkınabilir?” sorusu etrafında düşüncelerini şekillendirdi. Batılı ülkeler hakkındaki düşüncelerini kendi sözleriyle “Bizi hor gören bu p…lerin seviyesine nasıl geliriz?… Türkiye’yi nasıl değiştiririz?” ile ifade etti.[2]:35

1956'da Türkiye'ye döndü ve Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü’nde yardımcı oldu. 1956'dan itibaren Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) araştırma bürosunda çalıştı ve partinin yayın organı Ulus gazetesinde yazılar yazdı. Ulus dışında haftalık Akis ve Kim dergilerinde de yazılar yazdı; muhalefet-iktidar ilişkilerinin iyice sertleştiği günlerde Akis dergisini yönetti. 27 Mayıs Darbesi'nden sonra CHP'den Temsilciler Meclisi'ne üye seçilen Avcıoğlu, 1961 Anayasası'nın hazırlanmasına da katkıda bulundu. 1960-61'de Vatan ve Ulus gazetelerinde yazarlık, Ankara Radyosu'nda dış haber yorumculuğu yaptı.

Avcıoğlu 1961'de Mümtaz Soysal ve Cemal Reşit Eyüboğlu'yla birlikte kurduğu ve yayımını 1967'ye değin sürdürdüğü Yön Dergisiyle, 1960 sonrası siyasal düşünce ortamında etkin bir rol oynadı.[2]:1

Doğan Avcıoğlu, 1968'de yayımladığı Türkiye'nin Düzeni adlı kitabında Türkiye'nin geri kalmışlığının nedenlerini araştırıyor, yukarıdaki öğeleri içeren "millî devrimci kalkınma modeli" adını verdiği bir tür devletçi-sosyalist bir ekonomi modeli öneriyordu. Topladığı ilgi kadar eleştiriye de uğrayan Türkiye'nin Düzeni adlı yapıt, siyasal etkisinin yanı sıra Türkiye'nin sosyoekonomik yapısı ve tarihi üzerine araştırmaların yaygınlaşmasında çığır açıcı bir rol oynamıştır.

1963-1965 arasında TÜRK-İŞ Araştırma Merkezi müdürlüğü, 1968-1969 yıllarında ise CHP Yüksek Danışma Kurulu üyeliği yaptı. Sosyalist Kültür Derneği'nin kurucuları arasında yer alan Avcıoğlu "kapitalizme" ve "emperyalizme" karşı ekonomik bağımsızlığı savundu.

Doğan Avcıoğlu'nun Büyükada Mezarlığı'ndaki mezarı, Büyükada, İstanbul.

1969'da, Yön'deki görüşlerini siyasal bakımdan daha açık bir biçimde dile getirdiği haftalık Devrim gazetesini çıkarmaya başladı. 12 Mart 1971 Muhtırası'na kadar çıkardığı haftalık Devrim gazetesinde yayımlanan yazılarında "devrim"in Kemalist aydınların yol göstericiliğinde ve Kemalist "genç subay"ların öncülüğünde geniş bir cephe tarafından Millî Demokratik Devrim olarak gerçekleştirilebileceğini öne sürdü. Türkiye'nin "orduya dayanarak ve ordunun desteğiyle gericiliği ve gericileri yenmesini bileceğini" söyledi.[2]:1

12 Mart 1971 muhtırasından sonra 9 Mart 1971 darbe teşebbüsünde "orduyu başkaldırmaya teşvik" savıyla Emekli Korgeneral Cemal Madanoğlu ile birlikte yargılanan ve aklanan Avcıoğlu, 1973'te siyasal yaşamdan çekildi.

4 Kasım 1983'te, mide kanseri tedavisi gördüğü İstanbul'da öldü. Cenazesine Uğur Mumcu, Cemal Madanoğlu, Yaşar Kemal, Mümtaz Soysal, Turgut Kazan, İlhami Soysal ve Lefter gibi isimler katıldı. Vasiyeti üzerine Büyükada'da toprağa verildi. İki kez evlenen Doğan Avcıoğlu, Sevil Yurdakul ile olan evliliğinden iki erkek çocuk babasıdır. Vali Şekip Yurdakul'un damadıdır.

Siyasi görüşleri

Yön'deki yazılarıyla özellikle ırkçılığa ve turancılığa karşı da mücadele verdi. "Gerici cephenin" sosyal adalet düşüncelerini sindirmeye çalıştığını söyledi.[2]:1 Milliyetçi olmanın önkoşulunun sosyalist olmak olduğunu söyleyerek yerleşik düşüncelere karşı çıkan radikal söylemleri oldu.[4]:258

Kemalizmle ilişkisi

Yön dergisinde yayımlanan yazılarında bir tür "Kemalist-Sosyalizm" anlayışını savundu. Orta sınıflar içindeki ‘reformcu’ kesimi Kemalist ideolojiden kaynaklanan sol bir çizgide birleştirmeye çalıştı. Kemalist Devrim'in kazanımlarını savunan ve bunu bir ileriye, sosyalizme taşımayı savunan görüşleri o dönemde pek çok yandaş topladı.[2]:1 1960 sonrasının sol düşünce ve eylemin biçimlenmesinde derin etkileri olan bu dergi, 1930'lardaki "Kemalist inkılapları oturtmak ve bir ideoloji meydana getirmek" amacıyla kurulmuş Kadro Dergisi etrafındaki Kadro Hareketinin görüşleriyle önemli benzerlikler taşıyordu.[2]:97

Avcıoğlu'na göre üstyapı alanında başarılı olan Kemalist devrim, altyapıda dışa bağımlı sermayeyle toprak ağalarının etkisini kıramamıştı. Dolayısıyla Kemalist devrimin altyapıda sürdürülmesi, köktenci bir toprak düzenlemesi, devletçi sanayileşmenin ve ekonomik alanda tam bağımsızlığın gerçekleştirilmesi, halen Türkiye'nin gündemindeydi.

Parlamentarizm karşıtlığı

Yön çevresi olarak Türkiye'nin toplumsal yapısı dolayısıyla ancak geleneksel sağ parti­lerin iktidara geleceğini düşündü. Jacques Lambert, Maurice Duverger, Mü­beccel Kıray, İbrahim Yasa gi­bi dönemin siyaset bilimcilerinin araştırmalarına dayanarak Türkiye'yle benzer sosyal yapıya sahip ülkelerde parlamenter sis­temin aşırı muhafazakarlığı koruduğunu iddia etti. Parlamenter demokrasinin geri kalmış ülkelerde değişimi başaramayacağını düşünen Avcıoğlu şu tespitte bulundu:[5]:72-73

"20 yıllık denemenin ortaya koyduğu sonuç şudur: Feodal kalıntılardan hala kurtulamamış ve az sayıdaki işçisi dahi bölgesel bağlılıklann etkisi altında bu­lunan bir toplumda parlamentoculuk, geri unsurların egemenliğini sağlamak­tadır. Halbuki azgelişmiş bir ülkede sistemin yaşaması ve istikrara kavuşması, parlamentonun zorunlu reformları gerçekleştirebilmesine bağlıdır. Aşırı sağcı çoğunluklar getiren sistem ise, reform yollarını tıkamakta ve toplumun azın­ lıktaki dinamik unsurları arasında hoşnutsuzluğu körüklemektedir."[5]:72-73

"Cici demokrasi" kavramsallaştırması

Türkiye'deki demokratik sistemi "cici demok­rasi" ve "Filipin demokrasisi" gibi kavramlarla açıklarken, demokrasinin as­lında sadece egemen sınıfların, "mutlu azınlıkların" çıkarlarını savunan bir sistem olduğu söyledi. Avcıoğlu, Şili'de 1970'te seçimle iktidara gelen Salvador Allende'nin zaferinin ardından gelişen süreci "cici demokrasilerde" milli iradeyi, emekçi sınıfları temsil eden bir sistemin lehine yapılacak devrimin oy sandığından çıkamayacağına dair somut örnek olduğunu yazdı.[5]:115-117

12 Mart 1971 muhtırasına giden süreçte Doğan Avcıoğlu'nun çıkardığı Devrim gazetesi çevresinde toplanan ve içlerinde 27 Mayıs Darbesi'ni yapan Millî Birlik Komitesi'nin gerçek lideri Emekli Korgeneral Cemal Madanoğlu'nun da bulunduğu "Millî Demokratik Devrimciler", o dönemin siyasal partilerinin demokrasi anlayışının bir oyalamaca olduğunu ileri sürerek "ulusçu-devrimci yöntem" denen ilkeler doğrultusunda meclis dışı muhalefeti savunuyorlardı. Bu dönemde Devrim gazetesi içinde, Türk Ordusunu kışkırtarak sol-sosyalist, bir çeşit Baasçı yönetim kurdurmak için Doğan Avcıoğlu ve İlhan Selçuk'un başını çektiği çok ciddi eylemler olduğu savlandı; Devrim gazetesinin genel yayın yönetmeni Hasan Cemal çok sonraları anılarını anlattığı Cumhuriyet'i Çok Sevmiştim (2005) adlı kitabında o zamanki amaçlarının "ulusalcı" subayları inandırarak onlarla birlikte bir "Millî Demokratik Devrim" yapmak olduğunu yazdı.[6]

Kürt sorunu

Siyasal alanda Cumhuriyet yılları boyunca "Kürt sorunu" yerine "Doğu meselesi" gibi isimlerle bahsedilen problemi ilk kez etnik kökene vurgu yaparak "Kürt sorunu" ile tarifledi.[4]:259 Türkiye'de bir Kürt devleti kurmanın hayalcilik olduğunu, halkların çıkarlarına aykırı olduğunu, milletlerarası çatışmalara yol açacağını söyledi. Türkiye'nin gerçekçi bir "Doğu politikasına" ihtiyacı olduğunu, geçmişte uygulanan politikaların iflas ettiğini belirterek problemin etnik özellikler göz önüne alarak feodalizmi tasfiye eden köklü bir toprak reformu, bölgesel kalkınma programları gibi yöntemleri gerektirdiğini söyledi. Batı ülkelerinin "devletsiz millet" şeklinde yaptığı incelemelere kuşkuyla yaklaşmıştır.[7]:719-721 Kürt sorununu sadece ekonomik ve sınıfsal olarak gören, ortaçağ kalıntısı ağalık ve şeyhlik kurumlarının tasfiyesiyle meselenin kendiliğinden çözüleceğini söyleyen sosyalistleri eleştirmiştir. Öte yandan geçmişte "mutlak entegrasyonu" hedef alan "kültürel değerlerin eritilmesi" politikalarının sosyalizmin temel felsefesine aykırı olduğunu belirtmiş, geçmiş politikalara referansla "40 yıldır uygulanan entegrasyonun" başarılı olmadığını söylemiştir. Türk vatandaşlığının din, mezhep, ümmet, ırk gibi tanımlara bağlı olmadığını Türk devletine olan bağlılık ile tanımlandığını belirtmiştir.[7]:518-521

Eserleri

  • Roger Garaudy, Sosyalizm ve İslamiyet, (Çev.) Doğan Avcıoğlu, E. Tüfekçi, Yön Yayınları, İstanbul, (1965)[2]:1
  • Türkiye'nin Düzeni (1968). 1969 Yunus Nadi Armağanı
  • 31 Mart'ta Yabancı Parmağı (1969)
  • Devrim Üzerine (1971)
  • Millî Kurtuluş Tarihi (4 cilt, 1974-1975)
  • Türklerin Tarihi (beş kitap, 1978-1982, 6. kitap (2013))
  • Devrim ve "Demokrasi" Üzerine (1980)
  • Osmanlı'nın Düzeni (2013)[8]

Türkiye'nin Düzeni (1968)

“Nasıl kalkınacağız?” sorusundan hareketle oluşmuş, hedef kitlesi olarak "zinde güçler" olarak tariflenen gruplara yazılmış eser, 1969 yılında Yunus Nadi Armağanı'nı kazanmış, sosyo-ekonomik bir tarihi yaklaşımın ilk ve en başarılı örnekleri arasındadır.[2]:158-168 Çıktığı yıl içinde dört baskı yapmış kitap, 2 bin küsür sayfalık hacimli bir eser olmasına rağmen askerler ve öğrenciler arasında popülerleşerek çok satanlar arasına girmiştir. Kara Kuvvetleri Komutanı General Faruk Gürler'in "Türkiye'nin Düzeni kitabını okumayan subayı ben eksik görü­rüm" dediği aktarılmaktadır.[5]:103-104

Eserde Selçuklulardan başlayan tarihsel süreç, Osmanlı bağlamında gelişen sömürge tipi bir kapitalizmin Cumhuriyet döneminde Demokrat Parti ile işbirlikçi bir kapitalizme dönüşme sürecini ayrıntılı tarihsel verilerle anlatmıştır. Türkiye’nin kalkınamamasında iç dinamiklerden daha çok dış dinamikler belirleyici kabul edilmiştir. Osmanlı’daki merkeziyetçi yönetim anlayışına yaptığı vurgu ile Türkiye’nin geri kalışını göçebe çobanlığa bağlayan Toynbee'nin, Müslümanlığa bağlayanların, “Asya tipi üretim tarzına bağlıdır” diyen Sencer Divitçioğlu'nun ve “Osmanlı İmparatorluğu bir çeşit feodalitedir” diyen Behice Boran'ın iddialarını reddetmektedir.[2]:158-168 Eserde demokrasi ve liberalizm gibi kavramlara üçüncü dünya açısından eleştirel yaklaşılmıştır.[2]:168-188

Türkiye’nin Düzeni çıktığı dönemde hem sol hem de sağ düşünce dünyası için ilgi gören bir eser olmasına rağmen 12 Mart 1971 Muhtırası sonrasında Avcıoğlu’nun etkisi kaybolmuş ve eser unutulmuştur. Eserin politikası, tarihçiliği ve tarih yazımı eleştirilerin ve övgülerin ana hattını oluşturdu. Azgelişmişlik açısından Türkiye’nin ele alınabileceği bir kuramsal temel oluşturma gayreti içinde olduğu söylenebilir.[2]:168-188

Bazı görüşlere göre Kemalizm’e ve Tek Parti Dönemi’ne yönelik olumlu bakış Avcıoğlu’nun Millî Demokratik Devrimcilerle (MDD) ortaklaştığı bir görüş olsa da tarihsel sürecin bilgi ve belgelerle yorumlanması MDD’cilerden ayrışmasını sağlamıştır. Bazı görüşler Avcıoğlu bir Marksist olmamasına rağmen bugüne ve geçmişe sınıf mücadeleleri açısından bakarak bol kaynaklı önemli bir eser olarak görmüştür.[2]:168-188

Avcıoğlu’nun kapitalizme geçmeye elverişli gelişmiş Anadolu toplumu yorumu, geri kalmışlığı dış faktör olarak emperyalizme dayandırmaktadır. Bazı görüşler burjuvazi eksikliğinin Avcıoğlu tarafından es geçildiğini belirterek eleştirmiştir.[2]:168-188

Esere göre emperyalizm, işbirlikçi burjuvazi ve feodal mütegallibe ittifakını tasfiye etmek için milliyetçi devrimci güçler (asker ve sivil küçük burjuva zümre) ittifak kurmalıdır. Yön dergisinde ilerici güçlerin arasında yer verdiği "milli burjuvazi” unsuru, eserde ilerici güçler arasında sayılmamıştır. Tutucu güçler koalisyonu ayrıntılı şekilde ele alınmış ancak proletarya küçümsenmiştir. Parlamentarizme mesafeli olması ve devrimde öncü güç olarak emekçi kitleyi görmemesi ve iktidarı kestirme yollardan milliyetçi devrimci güçlerle ele geçirecek muğlak bir stratejiye dayandırması bilimsel sosyalizme aykırı görülerek eleştirildi.[2]:168-188

Eserin geçmişe bakış tarzında bugün ve yarına yönelik ortaya konan devrim stratejisi, kalkınma stratejisini belirlemiştir. Avcıoğlu’na göre Türkiye, milli gelir düzeyi düşük ve fakir olduğu için değil, kaynaklarını kötü kullandığı için kalkınamamaktadır. "Reorganizasyon" yapılmadan yürütülen bir kalkınma denemesi ise yavaş, israflı, adaletsiz ve artan ölçüde borçlanmalarla sürdürülebilir. Avcıoğlu kalkınmada izlenebilecek üç yolu; komünist, Amerikan tipi, Oscar Lange'nin "Milli devrimci kalkınma yolu" şekliyle sıralamış ve üçüncüsünün etrafında düşüncelerini şekillendirmiştir.[2]:168-188

Türkiye’nin Düzeni’nden etkilenerek oluşmuş çalışmalar arasında Bülent Ecevit’in Bu Düzen Değişmelidir, İsmail Beşikçi’nin Doğu Anadolu’nun Düzeni ve İdris Küçükömer’in Düzenin Yabancılaşması gibi önemli eserler vardır. Halil İnalcık’a göre bu Marksist çalışmaların Türk tarihçiliğine olumlu katkıları olmuştur: “Köylü ve emekçi sınıfı, para ve ücretler, günlük yaşam, merkez ve taşra, şehir-köy ilişkileri, gibi araştırma alanları gündeme girmiş, sosyal-ekonomik tarihçinin ufku genişlemiş, Annales mektebinin anladığı biçimde bütüncü (total, holistic, global) bir tarih yazıcılığına yaklaşılmıştır.”[2]:168-188

Osmanlı'nın Düzeni (2013)

2012 yılında, ölümünden yaklaşık otuz yıl sonra Doğan Avcıoğlu'nun hiç bilinmeyen, yayımlanmamış bir eseri daha ortaya çıkarıldı. Aynı zamanda Avcıoğlu'nun eşi Sevil Yurdakul'un kardeşi olan yazar Doğan Yurdakul, kız kardeşinin ölümünden sonra miras yoluyla kendisine kalan belge arşivini incelerken, bulduğu bir el yazması eserin, yazarın beş ciltlik tanınmış eseri "Türklerin Tarihi"nin 6. cildi olduğunu anlamıştır.[9] Ekim 2013'te, Avcıoğlu’nun "Türklerin Tarihi" dizisinin 6'ncı kitabı "Osmanlı’nın Düzeni", Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayınlandı. Kitap, yazarın ölümünden sonra yayımlanmış ilk kitabı oldu ve külliyatını tamamladı.[10]

Popüler kültür

  • Eskişehir: Doğan Avcıoğlu Kütüphanesi.[11]
  • Eskişehir: Odunpazarı Belediyesi ve Tekin Yayınevi tarafından dağıtılan Doğan Avcıoğlu Ödülleri.[12]

Hakkında yazılan kitaplar

  • 2000: Özdemir, Hikmet. Doğan Avcıoğlu: bir Jön Türk'ün ardından. Bilgi Yayınevi.[13]
  • 2008: Atılgan, Gökhan. Yön-Devrim Hareketi: Kemalizm ile Marksizm arasında geleneksel aydınlar. Yordam Kitap.[14]

Kaynakça

  1. ^ Avcıoğlu, Doğan, Osmanlı'nın Düzeni Türklerin Tarihi 6. Kitap. 1. Baskı. İstanbul: Kırmızı Kedi Yayınevi, 2013. s. 257.
  2. ^ a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w Gencer, Tülay (2020). "Bir eylem ve düşünce adamı: Doğan Avcıoğlu". Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü. Erişim tarihi: 13 Ekim 2024. 
  3. ^ Avcıoğlu, Doğan, Osmanlı'nın Düzeni Türklerin Tarihi:6. Kitap. 1. Baskı. İstanbul: Kırmızı Kedi Yayınevi, 2013. s. 259.
  4. ^ a b Atılgan, Gökhan (15 Ocak 2018). Yön-Devrim Hareketi: Kemalizm ile Marksizm Arasında Geleneksel Aydınlar. Yordam Kitap. ISBN 978-9944-122-51-1. Erişim tarihi: 15 Ekim 2024. 
  5. ^ a b c d Ulus, Özgür Mutlu (2016). Türkiye'de sol ve ordu: 1960-1971. 1. baskı. İstanbul: İletişim. ISBN 978-975-05-2110-2. 
  6. ^ Cemal, Hasan (25 Mart 2008). "Darbecilikten, cuntacılıktan demokrasi kahramanlığına..." Milliyet. 4 Kasım 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Temmuz 2010. 
  7. ^ a b Avcıoğlu, Doğan (2006). Atatürkçülük, milliyetçilik, sosyalizm: (Yön ve Devrim yazıları). İleri Yayınları. ISBN 978-975-6288-75-2 |isbn= değerini kontrol edin: checksum (yardım). 
  8. ^ Avcıoğlu, Doğan (2013). Osmanlı'nın düzeni: Türklerin tarihi : altıncı kitap. Kırmızı Kedi Yayınevi. ISBN 978-605-4764-80-8. 
  9. ^ "Osmanlı'nın düzeni". hurriyet.com.tr. 20 Nisan 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Ağustos 2012. 
  10. ^ "Doğan Yurdakul o tarihi kitabı CNN TÜRK'te anlattı". odatv.com. 20 Nisan 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Kasım 2013. 
  11. ^ "Doğan Avcıoğlu Kütüphanesi Cuma günü açılıyor". Eskişehir Odunpazarı Belediyesi. 3 Kasım 2022. 9 Kasım 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Kasım 2023. 
  12. ^ "Doğan Avcıoğlu Ödülleri'nin kazananı belli oldu". Eskişehir Odunpazarı Belediyesi. 8 Kasım 2023. 9 Kasım 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  13. ^ Özdemir, Hikmet (2000). Doğan Avcıoğlu: bir Jön Türk'ün ardından--. Bilgi Yayınevi. ISBN 978-975-494-857-8. 
  14. ^ Atılgan, Gökhan (2008). Yön-Devrim Hareketi: Kemalizm ile Marksizm arasında geleneksel aydınlar. Yordam Kitap. ISBN 978-9944-122-51-1. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kemalizm</span> Türkiye Cumhuriyetinin kurucu ideolojisi

Kemalizm, 1935'ten 1937'ye kadar Kamâlizm veya Atatürk'ün ölümü sonrası yaygınlaşan bir diğer adıyla Atatürkçülük; Türkiye Cumhuriyeti'nin, Atatürk İlkeleri'ni esas alan kurucu ideolojisidir. Kemalizm, Mustafa Kemal Atatürk tarafından uygulandığı şekliyle laikliğe ve Batı demokrasisine dayanan ulusal ve üniter bir cumhuriyet rejiminin kurulması, ekonomik kalkınma ve sanayileşme, yüksek öğrenime ve bilimsel faaliyetlere devlet desteği, spora ve sanata teşvik, ücretsiz ve zorunlu eğitim gibi kapsamlı siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel ve dinî reformları içermektedir. Reformların amacı Atatürk'ün ifadesiyle "muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak", çağdaş bir hayat tarzını benimsemektir.

<span class="mw-page-title-main">12 Mart Muhtırası</span> 1971 yılında III. Demirel Hükûmetini istifaya zorlayan askerî uyarı

12 Mart Muhtırası, 12 Mart 1971 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri Komuta Kademesinin; Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Celal Eyiceoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhsin Batur imzasıyla Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'a bir muhtıra vererek 32. Türkiye Hükûmetini istifaya zorladığı askerî müdahaledir.

<span class="mw-page-title-main">Doğu Perinçek</span> Türk siyasetçi, hukukçu, yazar

Doğu Perinçek, Türk siyasetçi, Aydınlık Hareketi önderi, hukuk doktoru ve yazar. 15 Şubat 2015 tarihinden beri Vatan Partisi (VP) genel başkanlığı görevini sürdürmektedir. 1978-1980 yılları arasında Türkiye İşçi Köylü Partisi (TİKP), 1991-1992 yıllarında Sosyalist Parti (SP) ve 1992-2015 yılları arasında İşçi Partisi (İP) genel başkanlığı görevini üstlenmiştir. 2018 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde partisinin cumhurbaşkanı adayı olmuştur. 2023 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde de aday adayı olmuş lakin 100.000 imzayı toplayamadığı için aday olamamıştır.

<span class="mw-page-title-main">İdris Küçükömer</span> Türk akademisyen, ekonomist ve filozof

İdris Küçükömer, Türk iktisatçı ve düşünür. Kemalist ideolojiye, tek parti dönemine dair eleştiriler getirdi ve bununla beraber Türkiye'de sağ ve sol kavramlarının ters oturduğunu, CHP'nin aslında sağ bir parti olduğunu iddia etmesi ile ünlenmiştir.

Ulusalcılık, Kemalist ve milliyetçi bir ideolojidir. Ulusalcılık sözcüğü aynı zamanda Atatürk milliyetçiliğinin bir diğer ismi olarak da kullanılmıştır. Günümüz siyasetinde ortak bir tanımı olmayıp, çoğunlukla sol pozisyonda yer alan milliyetçi görüşe sahip Kemalistleri tanımlamakta kullanılmıştır. Türk Dil Kurumu tarafından ise "ulusalcılık" ve "milliyetçilik" sözcükleri eş anlamlı olarak tanımlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Ahmet Taner Kışlalı</span> Türk gazeteci ve akademisyen

Ahmet Taner Kışlalı, Türk siyaset bilimci, siyasetçi, eski Kültür Bakanı, yazar ve öğretim üyesi.

<i>Yön</i> (dergi)

Yön, Ankara'da 20 Aralık 1961'de yayına başlayan ve 27 Mayıs Darbesi sonrası sol muhalif hareketin sözcülüğünü yapan eski haftalık dergi. İmtiyaz sahibi ve yazı işleri müdürü Doğan Avcıoğlu'ydu (1926-1983); Kurucuları arasında Mümtaz Soysal, Cemal Reşit Eyüboğlu vardı. Dergi, 24 sayfa büyük boy halinde 222 sayı çıktı, 30 Haziran 1967'de son sayısı yayımlandı. Yön’ün ilk sayısı 20.000 nüsha basıldı ve tamamı ilk gün satıldı. İkinci sayısı 50.000 nüsha basıldı. Kapanmadan önceki tirajının 15.000 olduğu tahmin ediliyor.

<span class="mw-page-title-main">Atatürk İlkeleri</span> Atatürkün politikalarını belirleyen altı ilke

Atatürk İlkeleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün yürürlüğe koyduğu, döneminin pragmatik politikalarını belirlemiş altı ilkedir. "Altı Ok" denilen altı ilkeye ilk olarak 1931'de "Kemalizm" adı verildi ve Atatürk'ün Dil Devrimi sürecinde, 1935'te Arapça Kemal adını 1937'ye dek kullanacağı Eski Türkçe Kamâl adıyla değiştirmesini takiben 13 Mayıs 1935'te "Kamâlizm" adıyla ülkenin kurucu ve tek partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi'nin program ilkeleri olarak benimsendi. Daha sonra, 1937'de çıkarılan bir kanunla 1924 Anayasası'na eklenen ilkeler, anayasal olarak Türkiye'nin ulusal ideolojisi hâline geldi.

Emin Türk Eliçin,, Türk öğretmen ve solcu yazar.

<span class="mw-page-title-main">Atatürk milliyetçiliği</span> Atatürkün milliyetçilik anlayışı

Atatürk milliyetçiliği, Atatürk'ün millet tanımından yola çıkarak Kemalizm'in milliyetçilik ilkesini oluşturur. Atatürk'e göre millet, geçmişte bir arada yaşamış, bir arada yaşayan, gelecekte de bir arada yaşama inancında ve kararında olan, aynı vatana sahip, aralarında ortak dil, kültür, ahlak ve siyasi birlik olan insanlar topluluğudur. Atatürk'ün tanımladığı milliyetçilik; din ve ırk ayrımı gözetmeksizin, ulus tanımını vatandaşlık ve üst kimlik değerlerine dayandıran sivil milliyetçi bir vatanperverlik anlayışıdır.

Devrim, Ankara'da yayımlanan haftalık düşün ve sanat gazetesi.

<span class="mw-page-title-main">Faik Türün</span> Türk asker ve siyasetçi

Faik Türün Türk asker ve siyasetçi. Eski 1. Ordu Komutanı.

9 Mart 1971 darbe teşebbüsü, Türkiye tarihinde başarılı olamamış ve emir-komuta zinciri dışında gelişmiş bir askeri darbe teşebbüsüdür.

<i>İnkılap ve Kadro</i>

İnkılap ve Kadro, Şevket Süreyya Aydemir tarafından 15 Ocak 1931'de, Türk Ocakları Merkez Heyeti binasında verilen bir konferanstan yola çıkarak 1932'de yayınladığı kitap.

<span class="mw-page-title-main">Türk milliyetçiliği</span> Türk halkını ulusal veya etnik tanımlarla yücelten ve teşvik eden bir siyasi ideoloji

Türk milliyetçiliği, ulusal veya etnik tanımlarla Türk milletinin ilerlemesini, gelişmesini amaçlayan siyasi bir görüştür. Türkçülük ile aynı olmayıp, içinde Türkçülük dahil olmak üzere çeşitli Türk milliyetçisi ideolojileri barındırır.

Doğan Yurdakul,, Türk gazeteci ve yazar.

Taner Timur, Türk akademisyen, tarihçi ve yazar.

Kemalizm ve Marksizm veya Atatürkçülük ve Marksizm, Marksizm ve Kemalizm akımlarının karşılıklı ilişkileri, koşutlukları ve karşıtlıkları ile ilgilenir.

Liberal Kemalizm veya liberal Atatürkçülük, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu ideolojisi olan Kemalizm ile liberal sosyal tutumun bir arada savunulması görüşünü ifade eder. Ahmet Ağaoğlu'nun liberal perspektiften Kemalizm yorumu olarak tanımlanabilir. Liberal Kemalistler laiklik, cumhuriyetçilik, inkılapçılık gibi Altı Ok düşüncelerini benimsemeye devam eder.

Post-Kemalizm, özellikle Türk akademisinde ve siyasi tartışmasında; Türkiye'nin, başta demokratikleşme olmak üzere yaşadığı siyasi ve kültürel sorunların kaynağının askeri-bürokratik İttihatçı-Kemalist ideolojide yattığını savunan ve temelinde Türk resmi tarihçiliğini sorgulama olan bir akımdır. 12 Eylül sonrası ortaya çıkan post-Kemalist akım, 2000'li yıllarda Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iktidara gelmesi ile Türk tarihyazımının merkezine oturmuş, 2010'lu yıllardan sonra ise gerilemeye başlamıştır.