
Antioksidan veya yükseltgeme önleyici, yağların oksidasyonunu yavaşlatan madde. Canlılarda, kimyasal süreçler, özellikle oksitlenme, erkin radikallerin oluşmasına neden olur. Yüksek derecede ayıraç olan serbest radikaller farklı moleküller ile kolayca tepkimeye girebilir ve böylece hücrelere, canlıya zarar verebilir. Antioksidanlar serbest radikallerle tepkimeye girerek hücrelere zarar vermelerini önler. Bu özellikleriyle hücrelerin anormalleşme ve sonuç olarak tümör oluşturma risklerini azalttıkları gibi, hücre yıkımını da azalttıkları için, daha sağlıklı ve yaşlılık etkilerinin en az olduğu bir yaşam yaşama şansını yükseltir.

Limon, yıl boyunca büyümeyi sürdüren, küçük bir ağaç türü ve bu ağacın meyvesidir. Halk dilinde suluzırtlak, cıcık ve zıvrak da denilmektedir.

Aşçılık, besinlerin çeşitli yöntemlerle yemeye hazır duruma getirilmesine denir. Ahçılık olarak da bilinir. Ev ekonomisi'nin temel bileşenlerinden biridir. Şef, aşçı, yardımcı şef, pasta şefi, mutfak şefi, fırıncı, gastronomcu, çikolatacı gibi mesleklerle sıkı ilgilidir. Birçok ülkelerde aşçılık mesleği öğrenmek için aşçılık okulu, aşçılık fakültesi, aşçılık akademileri bulunmaktadır. Aşçılığın en temel yöntemi pişirmedir. Ama "aşçılık" terimi, pişirmenin yanı sıra kurutma, isleme, dondurma ya da salamura gibi başka yöntemleri de kapsar. Besinler birkaç nedenden dolayı pişirilir. Bazı besinleri çiğ yeme düşüncesinden hoşlanmayız. Belirli besinleri pişirerek yemeye alışık olduğumuzdan, pişirmenin besinlere iyi bir tat kazandırdığına inanırız. Öte yandan pişirildiklerinde besinlerde değişiklikler oluşur ve bu da bazı besinlerin yenmesini ve sindirilmesini kolaylaştırır. Moleküler gastronomi, fizik ve kimya perspektifinden beslenmenin bilimsel yaklaşımıdır.
Crohn hastalığı, kronik ve iltihabi bir bağırsak hastalığıdır. Ağızdan anüse kadar sindirim sisteminin herhangi bir bölümünde ya da aynı anda birkaç farklı bölümünde aralıklı iltihaplar ile kendini gösterir. Bulaşıcı olduğu kanıtlanamamıştır. Bir diğer kronik iltihabi bağırsak hastalığı olan ülseratif kolit ile beraber bu grubun ana öğelerini oluştururlar. Her yıl 100.000 kişiden 5-7'si bu hastalığa yakalanır. Sıklığı kuzeye gidildikçe artar. Onlu, yirmili yaşlarda ve 45 ile 65 yaşları arasında daha çok görülmektedir. Ancak her yaş grubundan insan bu hastalığa yakalanabilir. Hastalığın 3 belirgin tipi vardir. Bunlar inflamatuar crohn, fistülize crohn ve fibrostenoze crohn'dur. Ülseratif kolit ile benzer özellikler taşıması nedeniyle adı geçen hastalık ile Crohn arasında karar vermeyi güçleştiren vakalarda entermediyer bağırsak rahatsızlığı ifadesiyle adlandırılan bir ara kategori de yaygındır.

Badem, gülgiller (Rosaceae) familyasının Prunoideae alt familyasından meyvesi yenebilen küçük bir ağaç türüdür. Badem bu ağacın meyvesidir. Şeftali ile birlikte Prunus'un alt cinsi Amygdalusun içinde yer alır.

Mücver bir pişirme tekniğinin adıdır.Yaklaşık 20 değişik mücver yemeğinden kayıtlara dayanarak bahsedebiliriz.
Zayıflama, hastalık, besin eksikliği veya rejimle şişmanlığın yavaş yavaş azalması.

Orta Çağ Avrupa mutfağı, 5. yüzyıldan 16. yüzyıla kadar Avrupa kültürlerinin besinlerine, yeme alışkanlıklarına ve yemek pişirme yöntemlerine verilen genel addır. Bu dönem boyunca beslenme düzeni ve pişirme yöntemleri Avrupa genelinde değişimlere uğramış ve tüm bu değişiklikler Avrupa'nın modern mutfak kültürünün temelini oluşturmuştur.
Diyetisyen, sağlık bilimleri beslenme ve diyetetik eğitim ve öğretim programını en az dört yılda tamamlayarak Beslenme ve Diyetetik Lisans Diploması alarak diyetisyen unvanını kazanıp; diyetisyenlik mesleğini yapmaya ve uygulamaya hak kazanan profesyonel sağlık personelidir. Lisans eğitimi ardından lisanüstü eğitimini tamamlayan diyetisyenler, uzman diyetisyen ünvanına sahip olmaktadırlar.

Yiyecek, canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için yemek suretiyle tüketmeleri gereken maddelerdir. Belirli bir öğünde tüketilen yiyeceklere yemek denir. Yiyecekler organik veya inorganik maddelerden üretilmiş olabilirler. Yiyeceklerde bulunan ve canlıların yaşamını devam ettirmesi, büyümesi için gerekli olan protein, vitamin, mineral gibi maddelere ise besin veya gıda denir. Ancak gıda sözcüğü "ilaçlar hariç, yaşamı devam ettirmek için tüketilen tüm yiyecek ve içecekler" anlamında da kullanılır. Ultra işlenmiş gıda, kolay yiyecek, organik gıda, abur cubur, fast food, çerez, genetiği değiştirilmiş gıdalar çok tüketilen türlerdir.

Endonezya mutfağı 17.000'den fazla adadan oluşan Endonezya üzerinde yaşayan binlerce kültürün çeşitliliğinden meydana gelir. Bu nedenle tek bir çeşit Endonezya mutfağı yoktur fakat bölgesel yemek çeşitleri vardır. Endonezya mutfağı Endonezya kültürünün bir yansımasıdır. Yemek pişirme tarzı ve stili bölgeden bölgeye farklılıklar gösterir.

Gıda işleme, tarımsal veya hayvani besin hammaddelerinin gıdaya ya da daha evvel tüketilebilir gıda haline getirilmiş maddelerin başka bir gıda maddesine dönüştürülmesidir. Gıda işleme; tahılın öğütülmesinden un yapımına, evde yemek pişirmekten hazır yemek yapmak için kullanılan karmaşık sanayi yöntemlerine kadar gıda işlemesinin pek çok şeklini kapsar. Gıda işlemesiyle hasat edilmiş ekinler ya da kesilmiş hayvansal ürünlerden pazarlanabilir ve görece uzun raf ömrüne sahip yiyecekler yapılır. Hayvan yemi üretiminde de benzer yöntemler uygulanır. Birincil gıda işleme çoğu gıdaları yenilebilir yapmak için gereklidir. İkincil işleme malzemeleri ekmek gibi bilinen gıdalara dönüştürür. Üçüncül gıda işleme, çok şeker ve tuz içerdiği, çok az lifli olduğu, beslenme ihtiyaçları açısından sağlıksız olduğu, beslenmeyi ve obeziteyi artırdığı için eleştirilir.

Paleolitik diyet, modern yiyecekler dahilinde olmak üzere Paleolitik çağında yaşayan insanların yediği yabani bitkiler ve hayvanlar ile beslenmekten oluşur. Diyetin en önemli unsurlardan bir tanesi Paleolitik zamanında bulunmayan yiyeceklerden uzak durmaktır. Örneğin, işlenmiş hayvansal gıdalar, buğday ürünleri, baklagiller, rafine yağlar ve rafine şeker bunlardan bazılarıdır. Paleolitik diyeti 2010 yılından sonra, 21. yüzyılın moda diyeti haline gelmiştir. Ancak, her yeni çıkan diyet gibi Paleolitik diyeti de eleştiren diyetisyenler ve doktorlar var.

Diyet, temelde bir insan ya da başka bir organizma tarafından tüketilen veya tüketilmeyen yiyeceklerin toplamıdır. Diyet çevreleri bir toplumsal tavır olarak bazı yiyecekleri yiyip yememeyi seçmekle oluşan gruplaşmalardır.

Kazak mutfağı, Kazakistan'ın mutfağıdır ve geleneksel olarak koyun eti ve at eti ile çeşitli süt ürünleri üzerine yoğunlaşmıştır. Yüzlerce yıldır Kazaklar, koyun, deve ve at yetiştiren çobanlardı ve bu hayvanları ulaşım, kıyafet ve yemek amaçlı kullanmaktaydılar. Pişirme teknikleri ve başlıca içerik ülkenin göçebe yaşam biçiminden büyük ölçüde etkilenmiştir. Örneğin, çoğu pişirme tekniği, yiyeceklerin uzun süreli korunmasını amaçlar.Etin uzun süre dayanması için tuzlama ve kurutma teknikleri yaygındır. Göçebe yaşam tarzında saklayabilmesi daha kolay olduğu için ekşi süt tercih edilir.

Ketojenik diyet veya düşük karbonhidrat, yeterli protein, yüksek yağ diyeti ya da kısaca düşük karbonhidratlı diyet, daha Türkçe ve basitleştirilmiş haliyle şekersiz, nişastasız diyet, vücudun glukoz yerine keton üretip yakmasını sağlamak için günlük kalori ihtiyacının mümkün olduğu kadar azını şeker ve karbonhidratlardan, büyük çoğunluğunun ise yağlarla karşılanmasını hedefleyen diyet. Diyette protein tüketimi, proteinler de karbonhidratlar gibi glukoza dönüştürülebildiğinden ötürü yeterli varsayılan bir miktarla sınırlandırılır.

Rus mutfağı, Rusya'nın farklı pişirme geleneklerinin bir toplamıdır. Rus mutfağı, Kuzey ve Doğu Avrupa, Kafkasya, Orta Asya, Sibirya ve Uzak Doğu etkileri ile çeşitli olup temelleri, bol miktarda balık, domuz eti, kümes hayvanları, havyar, mantarlar, meyveler ve balın birleşimiyle, genellikle sert bir iklimde kırsal nüfusun köylü yiyecekleriyle atıldı. Çavdar, buğday, arpa ve darı mahsulleri, bol miktarda ekmek, krep, turta, tahıl, bira ve votka için gerekli malzemeleri sağlıyordu. Çorba ve güveçler, mevsimlik veya depolanabilir ürünler, balıklar ve etlere odaklanır. Bu tür yiyecekler, 20. yüzyıla kadar Rusların büyük çoğunluğunun temel malzemesi olarak kaldı. Sovyet mutfağının ise ayrı bir karakteri bulunmaktaydı.

Aztek mutfağı, 1519'da Avrupa ile etkileşime girmeden önce Meksika Vadisi'ndeki eski Aztek İmparatorluğu ve Nahua halklarının mutfağıdır.

Afrika mutfağı, Afrika kıtasına özgü yemek pişirme tarzıdır. Geleneksel olarak, Afrika'nın çeşitli mutfakları, yerel olarak temin edilebilen meyveler, tahıllar ve sebzelerin yanı sıra süt ve et ürünlerinin bir kombinasyonunu kullanır ve genellikle ithal edilen yiyeceklere sahip değildir. Kıtanın bazı bölgelerinde geleneksel diyette bol miktarda süt, lor ve peynir altı suyu ürünleri bulunur.

Kırgız mutfağı, Kırgızistan'a özgü yemek pişirme tarzıdır. Kırgız mutfağı birçok yönden komşularının mutfağına benzer.