İçeriğe atla

Diplomatik dokunulmazlık

Diplomatik dokunulmazlık, başka ülkelerde görev yapan diplomatların adli süreçler dahilinde cezai işlemlerin dışında tutulmasını ifade eder. Diplomatların keyfi veya siyasi amaçlı olarak kovuşturma ve cezaya maruz kalmasını önlemeye yönelik uluslararası kabul görmüş bir düzenlemedir.

Kapsamı

Diplomatlar (özellikle de Büyükelçiler) görev yapmak için gittikleri ülkelerde her ne yaparlarsa yapsınlar, hatta suç dâhi işleseler, tutuklanamazlar, yargılanamazlar, sorgulanamazlar, hapse atılamazlar. İzinsiz girilemez, aranamaz. Binalar içeriden kendi ülkesinin askeri veya polisi tarafından korunur. Araçlar hiçbir gerekçeyle, durdurulamaz, içinden kimse indirilemez. Bunlar Dünya çapında kabul görmüş kurallardır. Aksini yapmak, örneğin bir Büyükelçiyi hapse atmak Savaş Sebebi olarak bile kabul edilebilir. Bu dokunulmazlık Mekan kısıtına sahiptir. Yani kendi ülkesine döndüğü anda sıradan bir vatandaş sayılır. (Milletvekili dokunulmazlığında ise Zaman kısıtı vardır, yani görev süresi bittiğinde dokunulmazlık ortadan kalkar.)Büyükelçi yardımcısı (Ateşe) ve Büyükelçilik binasını koruyan Askeri Komutan da yine diplomatik dokunulmazlığa sahiptir. Diplomatlar hakkında iki şey talep edilebilir:

1. Ülkesine geri çekilmesini (dolayısıyla başka birisinin onun yerine gönderilmesini) istemek [İstenmeyen Adam İlan Etme]. Bu talep yerine getirilmediğinde istenmeyen diplomatlar zorla sınırdışı edilebilirler (diplomatik dokunulmazlığın istisnasıdır). Bazen bu tür talepler sonrası, özellikle sınırdışı etme durumlarında yerine yenisi gönderilmeyip büyükelçilik kapatılabilmektedir.

2. Kendi ülkesinde yargılanmasını istemek. Bu durumun istisnası yoktur, görev yaptığı ülkede asla yargılanamaz. Sadece bu yönde bir talep kendi ülkesine yapılabilir.

Büyükelçiler ve Konsoloslar için diplomatik dokunulmazlıklarda bazı önemli farklar bulunur. En basit biçimiyle Büyükelçiler için dokunulmazlık son derece geniş kapsamlı ve özel yaşamını da kapsadığı halde Konsolosların dokunulmazlıkları daha sınırlı ve sadece görevleriyle ilgili konulara dairdir.

Tarihsel bağlam

Hükümetler arasında, diplomatların karşılıklı olarak serbestçe seyahatini ve görevli olduğu ülkenin yasalarına göre dava edilmemesini ve yargılanmamasını teminat altına alan bir anlaşmadır. Ancak, söz konusu diplomatlar sınırdışı edilebilirler. Diplomatik İlişkilerde Viyana Konvansiyonu ile 1961'de uluslararası bir kanun olarak kabul edilen bu konunun tarihçesi oldukça eskilere dayanır.

Diplomatik dokunulmazlık kurumu, hükûmetler arasındaki ilişkilerin zor zamanlarda, hatta savaş hallerinde dahi sürdürülebilmesine imkân sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. Yabancı bir ülkenin bir diplomatı, bir ülkeye atandığında, o ülkenin devlet başkanı tarafından, görevlerini etkin olarak yerine getirebilmesi için bazı ayrıcalık ve dokunulmazlıklarla donatılır. Bu durum, aynı yetkilerin karşılıklı olarak diğer ülke tarafından da yapılacağı kabulüne dayanarak gerçekleşir.

Ev sahibi ülkenin "dokunulmazlık"tan vazgeçmesi mümkündür, ki bu durum yalnızca o diplomatın, diplomatik göreviyle hiçbir ilişkisi olmayan ciddi bir suç işlemesi (casusluk vb. suçlamaların dışında) veya ciddi bir suça şahit olması durumunda gerçekleşir ve hatta ev sahibi ülke, söz konusu bireyi yargılayabilir.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Hukuk</span> genellikle devlet otoritesi tarafından desteklenen kurallar ve yönergeler sistemi

Hukuk ya da tüze birey, toplum ve devletin hareketlerini, birbirleriyle olan ilişkilerini; yetkili organlar tarafından usulüne uygun olarak çıkarılan, kamu gücüyle desteklenen, muhatabına genel olarak nasıl davranması yahut nasıl davranmaması gerektiğini gösteren ve bunun için ilgili bütün olasılıkları yürürlükte olan normlarla düzenleyen normatif bir bilimdir. Ayrıca, toplumu düzen altına alan ve kişiler arası ilişkileri düzenleyen, ortak yaşamın huzur ve güven içinde akışını sağlayan, gerektiğinde adaleti yerine getiren, kamu gücü ile desteklenen ve devlet tarafından yaptırımlarla güvence altına alınan kurallar bütünüdür. Hukuk, birey-toplum-devlet ilişkilerinde ortak iyilik ve ortak menfaati gözetir.

<span class="mw-page-title-main">Ceza</span>

Ceza ya da yaptırım, genel anlamıyla suç karşılığında insanlara veya kuruluşlara uygulanan bir yaptırımdır. Ceza Arapça kökenli bir kelimedir. Anlamı, yapılan kötü bir eylemin karşılığıdır.

<span class="mw-page-title-main">Diplomasi</span> yabancı bir ülkede ve uluslararası toplantılarda ülkesini temsil etme işi ve sanatı

Diplomasi, uluslararası siyasî ve hukukî iletişim demektir. Sorunların çözümü için karşılıklı anlaşma/antlaşma imzalanır. Devletlerin temsilcilerinin sözlü veya yazılı konuşma eylemlerini ifade eder. Diplomatlar dış temsilcilik ve diplomatik görevler yoluyla faaliyet gösterir.

<span class="mw-page-title-main">Konsolosluk</span> diplomatik temsilcilik

Konsolosluk, yabancı ülkelerde, kendi vatandaşlarının işlemlerine bakan, ülkesinin ticarî menfaatlerini koruyan ve diplomatik olmayan çeşitli resmî görevleri yerine getiren resmî dairelere verilen isim. Bu görevi yerine getiren kişiye Konsolos adı verilir. Konsolosluk idarecilerinin unvanları ülkeden ülkeye değişir.

<span class="mw-page-title-main">Diplomat</span> dış politikayla uğraşan ve ülkesini yurt dışında temsil etmekle görevlendirilen kimse

Diplomat, dış temsilcilik, dış politikayla uğraşan ve ülkesini yurt dışında temsil etmekle görevlendirilen kimsedir. Vatandaşlarının haklarına ve çıkarlarına uygun olarak yabancı devletler ve uluslararası kuruluşlarla ilişkileri yürütmek üzere Dışişleri Bakanlıklarına bağlı olarak atanan kişidir.

Ataşe, bir ülkenin başka bir ülkedeki diplomatik görevlerinde belirli bir uzmanlık alanı ile ilgili olarak temsil ve bilgi toplama vazifelerini icra eden elçilik görevlisidir.

<i>Persona non grata</i> "istenmeyen kişi" anlamında kullanılan Latince bir diplomatik terim

Persona non grata, devletler arası ilişkilerde bir ülkeye girmesi veya o ülkede kalması ülkenin merkezi hükûmeti tarafından yasaklanan yabancı kişi veya kişiler için kullanılan Latince diplomatik bir terim. Kendisine verilen diplomatik dokunulmazlık hakkı sayesinde tutuklama ve herhangi bir kovuşturmadan korunan yabancı bir diplomata herhangi bir ülkenin uygulayabileceği en ciddi kınama biçimi olarak kabul edilir. Eğer bir ülke; yabancı büyükelçileri istenmeyen kişi ilan ederse, o elçilerin bulundukları ülkeler de aynı şekilde mütekabiliyet gereği karşılık verebilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Uluslararası Ceza Mahkemesi</span> hükûmetlerarası örgüt ve uluslararası mahkeme

Uluslararası Ceza Mahkemesi, kuruluş belgesi Roma Statüsü olan, savaş suçları, insanlığa karşı işlenen suçlar, soykırım suçları ve saldırı suçlarına bakan uluslararası bir mahkemedir. 1 Temmuz 2002 tarihinde kurulmuş ve 11 Mart 2003 tarihinde çalışmaya başlamıştır. Mahkeme binası "Ev Sahipliği Anlaşması" yaptığı Hollanda'nın Lahey kentinde bulunmaktadır. Mahkemeye 124 ülke taraf olmuştur.

Suç, kanunlar tarafından yanlış veya zararlı olduğu için ceza tehdidiyle yasaklanan ve bazı durumlarda cezalandırılabilen davranıştır. Genel olarak suç, saptanan ve saptanamayan suçlar olarak ikiye ayrılır. Saptanamayan suçların gerçekleşip gerçekleşmedikleri belirsiz olduğu veya kanıtlanamadıkları için cezalandırılmaları söz konusu değildir. Ceza hukukunda suça göre para cezası, tutuklama, hapis, hatta ölüm cezası verilebilir.

Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi, diplomatların görevli bulundukları ülkelerdeki diplomatik ilişkilerini, ayrıcalıklarını ve dokunulmazlıklarını belirleyen uluslararası bir anlaşmadır. Viyana'da 2 Mart-14 Nisan 1961 tarihleri arasında düzenlenen "Birleşmiş Milletler Diplomatik İlişkiler ve Dokunulmazlıklar" konferansında alınan kararlarla çerçevesi belirlenmiştir. Konferansta ayrıca, milliyetin kazanımına ilişkin seçmeli protokol, anlaşmazlıkların zorunlu uzlaşımına ilişkin seçmeli protokol ve son kararla birleşik dört önerge de kabul edilmiştir. 24 Nisan 1964'te resmen yürürlüğe girmiştir.

Uluslararası ceza hukuku, uluslararası hukuk kapsamında bireylerin cezaî sorumluluğunu doğrudan düzenleyen normların bütününü tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Uluslararası hukuk suçları soykırım, savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve saldırı suçudur. Bu suçlar söz konusu olduğunda, etkilerinin tek bir devletin ötesine geçtiği ve dolayısıyla uluslararası toplumun bir bütün olarak sorumluların yargılanmasında çıkarı olduğu varsayılır.

Büyükelçi veya sefir, başka bir ülkede siyasî ve hukukî olarak ülkesini temsil eden kişidir. Büyükelçiler, görevli bulundukları ülkede, vatandaşı oldukları ülkenin devlet başkanını temsil eder.

Konsolos, bir ülkenin vatandaşlarının farklı ülkelerdeki nüfus, vatandaşlık ve ticari işlemlerine bakan ve bu yöndeki işlemleri yapacak olan memurlardan sorumlu olan kişidir. Bu görevin yerine getirildiği kuruma Konsolosluk adı verilir.

Yasama bağışıklığı, parlamento üyelerinin görevlerini daha iyi bir biçimde ve serbestçe yerine getirebilmeleri için tanınan ayrıcalıklardır. Yasama sorumsuzluğu ve yasama dokunulmazlığı olmak üzere ikiye ayrılır.

<span class="mw-page-title-main">Konstantin von Neurath</span>

Konstantin Freiherr von Neurath, Alman diplomat, SS-Obergruppenführer ve Weimar Cumhuriyeti ile Nazi Almanyası'nın Dışişleri Bakanı (1932–38).

Maslahatgüzar genellikle çeşitli sebeplerden büyükelçi atanmayan veya atanamayan bir ülkeyle diplomatik ilişkileri yürütmek üzere görevlendirilen veya misyon şefinin yokluğunda ona vekalet eden diplomattır. Bu son durumda, genellikle, misyondaki misyon şefinden sonra en yüksek rütbeli ikinci kişidir. Görev başında bulunamadığı zamanlarda büyükelçinin ya da diğer düzeydeki misyon şefinin makamına vekalet eder. Buna "geçici maslahatgüzar" denir. Bunun yanı sıra, iki ülke arasındaki ilişkilerin zayıf olduğu durumlarda bir "sürekli maslahatgüzar" misyon şefi olarak atanabilir. Sürekli maslahatgüzar, görevlendirme mektubunu görev yapacağı ülkenin dışişleri bakanına sunar.

Başkonsolos bir ülkede görev yapan başkonsolosluktaki en yetkili memura verilen ad.

Güngör Kaya Toperi, Türk diplomat ve siyasetçi. Turgut Özal döneminde Cumhurbaşkanlığı sözcülüğü ve danışmanlığı gibi görevler üstlenmiştir.

Hüseyin Ragıp Baydur, Türk diplomat.

<span class="mw-page-title-main">Evlilik içi tecavüz</span>

Evlilik içi tecavüz, eşin rızası alınmadan yapılan cinsel ilişki eylemidir. Rızanın yokluğu tecavüzün oluşması için temel etmendir; fiziksel bir zorlama olmasına gerek yoktur. Evlilik içi tecavüz, bir tür aile içi şiddet ve cinsel istismardır. Tarihe bakınca, cinsel ilişki eşlerin hakkı olsa da bugün dünyanın birçok yerinde eşin rızası alınmadan yapılan seks tecavüz olarak tanımlanıyor.