İçeriğe atla

Dinden çıkma

Dinden çıkma, dinden dönme ya da irtidad, bir insanın dininden ayrılmasıdır.

Yasal durum

Dinden çıkma, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu tarafından bir insan hakkı olarak değerlendirilmektedir.[1] Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi, hiç kimsenin kendi tercihi olan bir dini kabul etme veya inanca sahip olma özgürlüğünü zayıflatacak bir zorlamaya tabi tutulamayacağını ifade etmektedir.

Günümüzde dinden çıkmayı suç sayan ülkelerin tamamı Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkelerdir. Hristiyan, Musevi, Budist, Hindu ya da ateist çoğunluklu hiçbir ülkede dinden çıkmayı ya da bir dinden diğerine geçmeyi cezalandıran yasalar bulunmamaktadır.

2020'de İslam ülkelerinde dinden çıkmaya verilen (uygulanan veya önerilen) cezalar.
  İdam cezası
  Hapis
  Bir Müslümanı dinden çıkarmak suç
  Evliliğin düşmesi veya çocuğun vekaletini kaybetme

Dinden çıkmayı suç sayan ülkelerden bazıları şunlardır:[2][3]

Sudan 2020 yılında dinden çıkma yasasını kaldırmıştır. 2020'ye kadar idam cezası uygulanıyordu.[14]

Bunun dışında bazı Müslüman ülkeler, vatandaşlıktan çıkarma, evliliğin düşmesi, çocuğun vesayetinin kaybı gibi cezalar vermektedir. Bazı Müslüman çoğunluklu ülkelerde, dinden çıkma suç olmasa da, bir Müslümanı dinden çıkmaya teşvik etmek suçtur.

Dini görüşler

Hristiyanlık

İspanya'da Katolik Kilisesini terk etme çağrısı yapan "Toplu Dinden Çıkma Kampanyası"nın logosu

Dinden dönme anlamına gelen kelimeler Yunanca sapma ya da isyan anlamına gelen apostasia'dan ("ἀποστασία") türemiştir.

İslam

Dini terminolojide "küfre girer" şeklinde ifade edilen eylemleri yapmaya irtidat, eylemi yapan kişiye mürted denir. Fıkıhta farz veya sünnet olarak tanımlanan dini emirleri reddeden, hafife alan, alay veya saygısızlık eden veya "elfaz-ı küfür" denilen sözleri konuşan kişilere mürted denilir. Şeriat hükümlerine göre cezası ölümdür.[15][16]

Geleneksel İslam fıkıhçıları dini emirleri terk eden kişilerin mürted kabul edilip edilmeyeceğini de tartışmışlar ve bu konuda belirli eğilimler ortaya koymuşlardır. Yaşanan tartışmalar yoğunlukla şeriata göre namaz, oruç veya zekatın terki veya reddedilmesi gibi eylemlerin cezalandırılıp cezalandırılmayacağı ile ilgili değil, cezalandırılma veya öldürülmeleri sonrasında bu kişilerin cenazelerine yapılacak işlemlerle ilgilidir. Bu kişiler mürted kabul edildiklerinde cenaze namazları kılınmaz, Müslüman mezarlığına gömülemez, miras bıraktıkları devlet hazinesine kalır.[17][18][19]

Hanefiler ameli imanın bir parçası kabul etmedikleri için namaz, oruç gibi İslam'ın uygulanmasına dair ihmal veya ret içeren eylemlerde kişinin kanatılıncaya kadar dövülmesi veya ölünceye kadar hapsedilmesini de içeren tazir cezaları ile cezalandırılmasını öngörürler, öldüklerinde cenazelerine Müslüman cenazesi muamelesi yapılır.[20][21][22]

Şafii, Maliki mezheplerine göre namazı terk etmek ceza miktarı ve şekli Kur'an ve sünnetle belirlenen suçlardandır ve terk eden “had” uygulanarak öldürülür. Ancak cenazelerine Müslüman cenazesi muamelesi yapılır, miras bıraktıysa mirasçılarına paylaştırılır.[20][21]

Hanbeli mezhebinde ise namazı terk eden ve bunda ısrarcı olan kişiler mürted kabul edilerek mürtedlere kılıçla öldürme şeklinde uygulanan “had cezası” tatbik edilir, cenaze namazı kılınmaz ve ceset Müslüman mezarlığına gömülmez.[21][23]

Yahudilik

Tevrat'ta şöyle demektedir:

Öz kardeşin, oğlun, kızın, sevdiğin karın ya da en yakın dostun seni gizlice ayartmaya çalışır, senin ve atalarının önceden bilmediğiniz, dünyanın bir ucundan öbür ucuna dek uzakta, yakında, çevrenizde yaşayan halkların ilahları için, 'Haydi gidelim, bu ilahlara tapalım' derse, ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın. Onu kesinlikle öldüreceksin. Onu önce sen, sonra bütün halk taşa tutsun. Taşlayarak öldürün onu. Çünkü Mısır'dan, köle olduğunuz ülkeden sizi çıkaran Tanrınız RAB'den sizi saptırmaya çalıştı.
Tesniye 13:6–10

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ "University of Minnesota Human Rights Library | CCPR/C/21/Rev.1/Add.4, General Comment No. 22., 1993". www1.umn.edu. 18 Haziran 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2015. 
  2. ^ a b c d Laws Criminalizing Apostasy 25 Ocak 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (PDF). Library of Congress (May 2014).
  3. ^ Which countries still outlaw apostasy and blasphemy? 25 Temmuz 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Pew Research Center, United States (May 2014)
  4. ^ "Crimes punishable by death in the UAE include…apostasy | Freedom Center Students". freedomcenterstudents.org. 15 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ekim 2014. 
  5. ^ a b c d e "Laws Penalizing Blasphemy, Apostasy and Defamation of Religion are Widespread". Pew Research Center's Religion & Public Life Project. 21 Kasım 2012. 8 Mayıs 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Mart 2015. 
  6. ^ a b Ali Eteraz (17 Eylül 2007). "Supporting Islam's apostates". the Guardian. Londra. 5 Ekim 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Mart 2015. 
  7. ^ "Hanged for being a Christian in Iran - Telegraph". telegraph.co.uk. 9 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2015. 
  8. ^ "Iran hangs man convicted of apostasy". 17 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Mart 2015. 
  9. ^ "Malaysia's shackles on religious freedom". The Sydney Morning Herald. 22 Haziran 2007. 24 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2015. 
  10. ^ "http://www.malaysianbar.org.my/index2.php?option=com_content&do_pdf=1&id=11916". malaysianbar.org.my. 19 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ekim 2014.  |başlık= dış bağlantı (yardım)
  11. ^ "MAURITANIA" (PDF). 14 Haziran 2012. 27 Mart 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 10 Ekim 2014. 
  12. ^ "Somali executed for 'apostasy'". BBC News. 16 Ocak 2009. 18 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Mart 2015. 
  13. ^ a b Robert Evans (9 Aralık 2013). "Atheists face death in 13 countries, global discrimination: study". Reuters. 13 Haziran 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2015. 
  14. ^ "Sudan'da yeni anayasa". 10 Mayıs 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Mayıs 2021. 
  15. ^ "Büyük Şafi Fıkhı" (islamiyontem.net)[]
  16. ^ "Kur'ân'â ve Geleneğe Göre Dinden Dönmenin Cezası". Süleymaniye Vakfı. 3 Mayıs 2017. 3 Nisan 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ekim 2020. 
  17. ^ "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 7 Şubat 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 7 Şubat 2020. 
  18. ^ "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 15 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Şubat 2020. 
  19. ^ "Arşivlenmiş kopya". 7 Şubat 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Şubat 2020. 
  20. ^ a b ""Büyük felaket: Namazı terk etmek" (ismailaga.org.tr)". 7 Şubat 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Şubat 2020. 
  21. ^ a b c ""Namazı terk etmenin hükmü" (namazzamani.net)". 7 Şubat 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Şubat 2020. 
  22. ^ ""Who does not pray?" (islamhouse.com)" (PDF). 15 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Şubat 2020. 
  23. ^ ""Namazı terk etmenin cezası" (halisece.com)". 7 Şubat 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Şubat 2020. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Oruç, belli bir zaman dilimi içerisinde; yiyecek, içecek veya her ikisinden de kaçınma eylemidir. Mutlak oruç ise, tüm yiyecek ve sıvılardan; genellikle önceden belirlenmiş bir veya birkaç gün kaçınma olarak tanımlanır. Diğer oruçlar, belli yiyecekler veya maddeleri sınırlayarak kısmen kısıtlayıcı olabilir. Oruç eylemi, yiyeceğin dışında cinsel ilişki ve diğer aktiviteleri de engelleyicidir.

<span class="mw-page-title-main">İslam</span> tek tanrılı İbrahimî bir din

İslam (Arapça: اَلْإِسْلَامُ, romanize:

<span class="mw-page-title-main">Namaz</span> İslamda farz olan günlük ibadet

Namaz, İslâm'ın şartlarından biri olarak kabul edilen bir ibadettir. Kur'an'da günün belli vakitlerinde abdestle birlikte duaya kalkılması ifadesi bulunur. Kur'an'a göre namaz Allah'ı anarak teslimiyetin gösterildiği bir arınma biçimi ve İbrâhim peygambere öğretilen bir ibadet şeklidir.

Zekât, İslâm'ın beş şartından biridir. Terim olarak şeriatta "asli ihtiyaçlar" dışında nisab miktarı mala sahip olan ve bu sebeple zengin sayılan Müslüman'ın, bu zenginliği üzerinden bir tam yıl geçtiğinde dinî yükümlülük gereği zekât olarak vermesi gereken miktarın adıdır.

<span class="mw-page-title-main">Cinayet</span> bir bireyin kötü bir niyetle hukuka aykırı olarak başka bir bireyi öldürülmesi

Cinayet, bir kimsenin başka bir kimseyi bilerek öldürmesi eylemidir. Çoğu ülkede müebbet hapis ya da idam cezasıyla sonuçlanmaktadır. Hukuken öldürme veya kasten öldürme olarak nitelenir. Öldüren kişiye katil denir.

<span class="mw-page-title-main">Şeriat</span> İslamî hukuk

Şeriat, Kur'an âyetleri ile Muhammed'in söz ve fiillerinden oluşan naslardan alimler sınıfının (Fukaha) çıkarımları (istinbat) ile oluşturulan dinî kanunlar toplamıdır. İslam'da ibadetler, muameleler ve cezalarla ilgili tüm kavram ve kuralları kapsar. Tarihsel seyir içerisinde kanun ve kuralların teorik (usul) ve pratik uygulama (füru/fetva) çalışmaları ile ilgilenen ve isimleri öne çıkan kişiler adına belirli toplum ve devlet yönetimlerinin de tercihlerini yansıtan fıkıh mezhepleri ortaya çıkmış, ancak şeriat hiçbir zaman tek başına geçerli bir hukuk sistemi olmamış, Ömer veya Emevilerden itibaren "örfi hukuk" ile birlikte kullanılmıştır. Şeriat’ın "insanlar arası ilişkiler bölümü” 1850’lerden itibaren “İslam hukuku” olarak yeni bir isimle sunulmaya başlanır. İslam hukukunda yer yer modern hukukla benzer argümanlar kullanılmasına rağmen aralarında bir takım temel farklar vardır. İslam'da hukuki argümantasyon olarak -insanların birbirlerinin maddi ve manevi alanlarına girmelerini yasaklayan- hak ve -üst makamın alt grup insanlara dengeli davranmasını içeren- adalet kavramları ön plana çıkarılır. Buna göre amirler emirleri altında bulunan insanların gözetimi ve onlara karşı adaletli olmakla, yönetilenler ise onlara itaatle yükümlüdürler. Adaletten sapan amire itaat edilip edilmeyeceği tartışmalıdır. Ayrıca bu anlayışta insanlar Allah'ın kulları (İbadullah) olmakta, şeriat onlara karşı adaletli davranmayı gerektirse bile eşit davranmayı gerektirmemektedir. Şeriat ile modern hukuk arasındaki farklardan belki de en önemlisi, insanların eşit ve özgür bireyler oldukları temelinde geliştirilen modern hukuktaki insan hakları kavramına karşılık, şeriat anlayışında bireysel özgürlük kavramı bulunmamasıdır. Dinî edebiyat ve söylemlerde sıkça kullanılan özgür irade kavramı günlük yaşam tarzını seçebilmesinde değil, kader karşısında insanın uhrevi sorumluluğu bağlamındaki felsefi tartışmalarda görülür. Kur'an'da 30 ayette tekrarlanan ve İslamcılığın temel motivasyonlarından birisi olan “şeriatta kötü olarak tanımlanan durumlar için güç kullanımı kişilerin ev, elbise, beden ve ibadet–inanç gibi özel alanlarına girmeyi gerektirse bile bu kişilerin (kul) hakkına tecavüz olarak değerlendirilmez.

Ölüm cezası olarak da bilinen ve daha önce adli cinayet olarak adlandırılan idam cezası, bir suçun cezası olarak bir kişinin öldürülmesinin devlet tarafından onaylanmış uygulamasıdır ve genellikle kişinin söz konusu cezayı gerektiren normları ihlal etmekten sorumlu olduğu sonucuna varmak için yetkili, kurallarla yönetilen bir süreci takip eder. Bir suçlunun bu şekilde cezalandırılmasını emreden hüküm, ölüm cezası olarak bilinir ve cezanın yerine getirilmesi eylemi infaz olarak adlandırılır. Ölüm cezasına çarptırılan veya infaz edilmeyi bekleyen mahkumlara "idam mahkumu" denir. Etimolojik olarak idam terimi, kafa kesme yoluyla infaz anlamına gelir, ancak infazlar asma, vurma, zehirli iğne, taşlama, elektrik verme ve gaz verme gibi birçok yöntemle gerçekleştirilir.

Selefîlik veya Selefizm, temelleri çoğunlukla İbn-i Teymiye ve öğrencisi İbn Kayyim el-Cevziyye tarafından atılan bir İslâm inanç hareketidir. Günümüz Selefileri çoğunlukla, Vehhabîlik fikir akımının kurucusu Muhammed bin Abdülvehhâb'ın yazılarını ve görüşlerini rehber olarak kabul eder.

<span class="mw-page-title-main">Radovan Karadžić</span> Sırp cumhuriyetinin ilk cumhurbaşkanı ve savaş suçlusu Bosnalı sırp siyasetçi

Radovan Karadžić, Bosnalı Sırp siyasetçi, psikiyatrist ve şairdir. Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından mahkûm edildi. Bosna Savaşı sırasında Sırp Cumhuriyeti'nin başkanıydı.

Efâl-i mükellefin, mükellefiyet çağı olarak tanımlanan buluğ'a eren her akıllı Müslümanın yapabileceği fiillerle ilgili dini etiketleme veya sınıflama ifade eden bir terimdir. Etiketler 8'e ayrılır. Bu 8 sınıftan ilk 5'i yapılması; son 3'ü ise yapılmaması istenen eylemlerdir.

İftira, Türk Ceza Kanunu'nun "Adliyeye Karşı Suçlar" bölümü, 267. maddede "yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmek" olarak tanımlanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">İslamcı terörizm</span> Radikal dinci motivasyon ve hedeflere sahip grupların veya kişilerin yaptıkları eylemler

İslamcı terörizm, İslami köktendinciler tarafından cihat olarak gerçekleştirilen çeşitli siyasi veya dinî amaçlara ulaşma amaçlı bir çeşit dinî terörizm.

Suudi Arabistan'da insan hakları, Suudi kraliyet ailesinin egemenliği altında İslam dini hukukuna dayalı olması amaçlanan haklardır. Suudi Arabistan hükûmeti ve Suudi hukuk sistemi, dini ve siyasi azınlıklara, eşcinsellere, mürtedlere ve kadınlara yönelik muamelelerinden ötürü eleştirilmektedir. Suudi Arabistan Krallığı, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'ne göre Ekim 1997'de Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmesini onayladı. Suudi Arabistan'da insan hakları Suudi Arabistan Temel Kanununun 26. maddesinde belirtilmektedir.

İnsan hakları ferdin insan olarak var olması ile kazanılan asli haklar olarak kabul edilir. Bu haklar insanın yaşadığı coğrafyaya ve fiziki gücüne göre kazanılmaz. Aksine bu haklar şahsın doğuştan kazanmış olduğu haklardır.

<span class="mw-page-title-main">Ramazan</span> Hicrî takvimin 9. ayı, Müslümanların oruç tuttuğu ay

Ramazan, hicrî takvime göre 9. ay ve İslam inancına göre Muhammed'e Kur'an ayetlerinin inmeye başladığı, aynı zamanda Müslümanlarca oruç tutulmaya ve terâvih namazının kılınmaya başlandığı aydır. Bu ayda oruç tutmak, İslam'ın beş temel şartından biridir. Ramazan, Ay'ın hilâl görünümünün ilk görülüşünden itibaren 29 veya 30 gün boyunca sürmektedir.

Halis Bayancuk ya da bilinen takma adıyla Ebu Hanzala, Zaza asıllı Türk İslâmî köktendinci.

İslam'dan çıkış genellikle bir Müslüman tarafından düşünce, söz veya fiil yoluyla İslam'ın terkidir. İslam'dan dönene mürted denir. Tanıma sadece başka bir dine dönen veya dini tamamen terk edenler değil küfür, sapkınlık veya inançsızlığı ima eden herhangi bir eylem veya söz yoluyla, İslam'ın "temel bir inanç veya akidesini" inkâr edenler de dahildir.

İslam eleştirisi, İslam dinine yönelik çeşitli eleştirilerdir. İslam'a yönelik eleştiriler ilk dönemlerinden beri var olmuştur. Erken yazılı kayıtlarda, Hristiyanlar ve Yahudilerin yanı sıra İbnü'r Râvendî gibi eski Müslümanlardan gelmekteydi. Daha sonra İslam dünyasının kendisi eleştirildi. İslam'a yönelik Batılı eleştiriler, 21. yüzyılda özellikle 11 Eylül saldırıları ve diğer terör olaylarından sonra büyüdü. 2014 yılı itibarıyla, dünya ülkelerinin ve bölgelerinin yaklaşık dörtte birinde (%26) dine hakaret ve dinden çıkmaya yönelik cezalandırıcı yasalar olup, bunlardan çoğunluğu Müslüman olan 13 ülkede dinden çıkma için ölüm cezası bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Suudi Arabistan'da COVID-19 pandemisi</span> COVID-19 pandemi maddesi

Devam eden COVID-19 pandemisinin Suudi Arabistan'a sıçradığı 2 Mart 2020'de onaylandı. 8 Nisan'a kadar Suudi kraliyet ailesinin 150 kadar üyesinin testi pozitif çıktı. Kralın yeğeni Faysal bin Bandar Al Saud, yoğun bakım ünitesine koronavirüs komplikasyonları nedeniyle kaldırıldı. 14 Mayıs itibarıyla 46.869 doğrulanmış vaka var.

Hudud "sınırlar, hudutlar, sınırlar" anlamına gelen Arapça bir kelimedir.