İçeriğe atla

Diktatör romanı

Head and shoulders of curly haired young man with sideburns and moustache, dressed in 19th century clothes.
Diktatör Juan Facundo Quiroga

Diktatör romanı (İspanyolcanovela del dictador), Latin Amerika toplumunda diktatörün rolüne meydan okuyan  Latin Amerika edebiyatının bir türüdür. Caudillismo teması, iktidar, diktatörlük ve yazım arasındaki ilişkileri inceleyerek ele alınmaktadır. Üstelik bir diktatör romanı genellikle Latin Amerika toplumunda yazarın rolü için bir alegoridir. Çoğunlukla 1960'lar ve 1970'lerin Latin Amerika Boom'uyla ilişkili olmasına rağmen diktatör romanı türü, Domingo Faustino Sarmiento tarafından yazılan on dokuzuncu yüzyıl romanı Facundo (1845) ile kök salmıştır. Juan Manuel de Rosas'ın Arjantin'deki diktatör rejiminin dolaylı bir eleştirisi olan Facundo, diktatör romanı türünün öncüsüdür ve sonraki tüm diktatör romanları onu dikkate almıştır. Sarmiento tarafından yaratılan türün amacı belirli diktatörlerin kurallarını analiz etmek ya da tarihsel doğruluğu vurgulamak değil, genel olarak otorite figürleri ve otoritenin soyut niteliğini incelemektir.[1]

Bir eserin diktatör romanı olarak değerlendirilmesi için hikâyenin tarihten gelen güçlü siyasi temaları olmalı,  diktatörün -caudillo'nun- sahip olduğu gücü eleştirel bir şekilde incelemeli ve otoriterciliğin doğası üzerine bazı genel düşünceleri ele almalıdır. Bazı diktatör romanları her ne kadar tarihî bir diktatöre odaklansa da (kurguda geçmesine rağmen) tarih kitabında olduğu gibi ekonominin, siyasetin ve yönetimin rejimini analiz etmez. Diktatör romanları arasında Augusto Roa Bastos tarafından Paraguay'lı Dr. Francia hakkında yazılmış olan Yo el Supremo (Ben, Yüce; 1974) ve Mario Vargas Llosa tarafından Dominik'li Rafael Trujillo hakkından yazılmış olan La fiesta del Chivo (Chivo partisi; 2000) yer almaktadır. Alternatif olarak romancı aynı olayın sonu için kurgusal bir diktatör yaratabilir. Tarihi diktatörlerin birleşimiyle karma bir diktatör, Alejo Carpentier'in El recurso del método (1974) romanında yer aldı. Romancıların birçoğunun geleneksel, doğrusal hikâye anlatma tekniklerini reddetmesi ve okur, anlatıcı, olay örgüsü, karakterler ve öykü arasındaki ayrımları bulanıklaştıran anlatı stillerinin gelişmesiyle diktatör romanı türü, Latin Amerika edebiyat geleneğinin gelişmesinde çok etkili olmuştur. Liderlik yetkisini inceleyen romancılar, kendi toplumsal rollerini -diktatör romanlarında caudillo rejimine meydan okumalarında olduğu gibi- babacan akıl verici olarak değerlendirmişlerdir.

Edebi bağlam

Edebiyat eleştirmeni Roberto González Echevarría, diktatör romanının Latin Amerika edebiyatındaki en açık tema geleneği olduğunu ve "Bernal Díaz del Castillo'nun ve Francisco López de Gómara'nın Cortés'in Meksika'yı fethi hakkındaki açıklamaları" bu temanın gelişimini izlediğini savunmaktadır.[2] On dokuzuncu yüzyıl, siyasi iktidar üzerine önemli edebi yansımaları yaşadı fakat diktatör romanı, 1960 ve 1970'lerin edebi bir hareketi olan Latin Amerika Boom'uyla ilişkiliydi.[3] Eleştirmen Gerald Martin için, diktatör romanı Boom'un bitişine işaret etmektedir.[4] 1970'lerde, pek çok diktatör romanı, "yaşlanan diktatörün kaybetme eşiğinde olduğu sınırsız bir gücün sıkıntısına kapılması"na odaklandı.

Tanım

Eleştirmen Gerald Martin'in görüşüne göre Miguel Angel Asturias'ın Sayın başkan (1933'te yazılmış ancak 1946'ya kadar yayınlanmamıştır) romanı "ilk gerçek diktatör romanı"dır. Diktatör figürünün diğer edebî işleyişleri arasında Jorge Zalamea'nın El Gran Burundún Burundá ha muerto eseri yer almaktadır ancak tür, soğuk savaşın siyasi ikliminde, Latin Amerika Boom aracılığıyla yeniden icat edilene kadar bir ivme kazanamadı.[5]

Diktatör romanı, 1970'lerde Boom'un sonuna doğru yeniden moda oldu. Sharon Keefe Ugalde konu hakkında şu sözleri dile getirmiştir: "1970'ler, Latin Amerika diktatör romanın evriminde, en az iki gelişme ile karakterize edilmektedir: diktatörün göründüğü perspektifte bir değişiklik ve dilin doğasına yeni bir odaklanma."[6] Bununla, 1970'lerin diktatör romanlarında Başkan Babamızın Sonbaharı veya I, the Supreme eserlerinde olduğu gibi "diktatör, protagonist hâline gelir" konusunda okuyucuya daha samimi bir bakış açısı sunduğunu söylemek istemektedir ve dünya, diktatörün bakış açısıyla sık sık ele alınmaktadır.

Raymond L. Williams'a göre yeterli Latin Amerikalı yazarın askeri rejimlerle uğraşan romanlarını yayımladığı 1970'lere kadar, "diktatör romanı" ortak terminolojiye dönüşmemiştir.[7] Bu dönemin en ünlü romanları arasında Alejo Carpentier'in Reasons of State (1974), Augusto Roa Bastos'un I, the Supreme (1974) ve Gabriel García Marquez'in Başkan Babamızın Sonbaharı (1975)'nı göstermektedir. Diktatör romanını, diktatörlerin kurgusal biçimlerini yaratmak için tarihsel kayıttan yararlanan roman olarak tanımlamaktadır.[8]

Tarihsel bağlam

Latin Amerika tarihindeki diktatörler

Bağımsızlıktan bu yana, Latin Amerika ülkeleri, bir grubun diğerine egemen olduğu sömürgecilik tarihinden kaynaklı hem sağ hem de sol kanat otoriter rejimlere tabi tutuldu.[9] Bu uzun tarih göz önüne alındığında "bireysel diktatörlükler ya da caudillismo, caciquismo, militarizm gibi diktatörlük sorunları hakkında" birçok roman olması şaşırtıcı değil. Sömürgecilik mirası olarak bir ırkın çatışması bazen mutlak bir otoriteyi bünyesinde barındırmak için ortaya çıkmaya zorlamasıyla despot kişisi ortaya çıkmaktadır. Sınırsız güç arayan diktatörler, çoğunlukla anayasaları değiştirir, yeniden seçilmeyi engelleyen yasaları yürürlükten kaldırır. Örneğin Licenciado Manuel Estrada Cabrera, 1899'da Guatemala Anayasasını değiştirerek iktidara geri dönmenin önünü açtı.[10] Diktatör romanın odağı haline gelen diktatörler, onların yönetiş şekli bakımından birbirinden çok farklı değildir. Yazar González Echevarría diktatörlerin "erkek, militarist ve neredeyse  tamamen kişisel güç kullanan"  kişiler olduğunu dile getirmiştir.[11] Güç kullanmaları arasında muhalefeti sürgün etme veya hapsetme, basın özgürlüğüne saldırma, güçlü bir askerî güç tarafından desteklenen merkezi bir hükûmet oluşturma ve özgür düşünce üzerinde tam kontrol sahibi olma yer almaktadır.[12][13]

Yirminci yüzyılda tanınmış Latin Amerika diktatörleri arasında Nikaragua'daki Somoza hanedanı, Paraguay'daki Alfredo Stroessner ve Şili'deki Augusto Pinochet ve diğerleri yer almaktadır. Dış etki olarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Latin Amerika politikasına müdahalesi tartışmalıdır ve sıklıkla eleştirilmektedir.[14] Diktatör romanında bir tema olarak, ABD emperyalizmiyle tiran gücü arasındaki bağlantı çok önemlidir. Latin Amerika'daki diktatörler, Amerika Birleşik Devletleri'nin uygun askeri ve mali desteğini kabul etmişlerdir ancak halkın takdirini kazanmak için anti-Amerikan kampanyası yürüterek ABD'ye sırtını dönmüşlerdir.

21. yüzyılın ilk on yılında bölgedeki sivil özgürlükleri kısıtlayan ve popüler diktatörlüklerin dağınık versiyonunu "rekabetçi otoriterlik" adı verilen bir süreçle kuran bölgedeki bir dizi "sol kanat" hükûmeti ortaya çıktı.[15] Bunların en tanınmışları Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez'di ve diğer ülkeleri Amerika'daki (Küba, Nikaragua, Bolivya, Ekvator, Honduras ve bazı bakımlardan Arjantin, ancak resmi bir üye değildi) Bolivarcı İttifakı'na dahil etmeye çalıştı.[16]

Los Padres de la Patria

Meksikalı yazar Carlos Fuentes, 1967'de Alejo Carpentier, Julio Cortázar ve Miguel Otero Silva ile yaptığı görüşmede Latin Amerika diktatörlerini tasvir eden bir dizi biyografiden oluşan ve Los Padres de la Patria (Anavatanın Babaları) olarak adlandırılan bir proje başlattı. Edmund Wilson'un Patriotic Gore'daki Amerikan İç Savaşı portrelerini okuduktan sonra Latin Amerika diktatörleri hakkında bir kitabın iyi fikir olacağını düşündü.[17] José Manuel Balmaceda hakkında Jorge Edwards; Mariano Melgarejo hakkında José Donoso; Eva Perón hakkında Julio Cortázar ve Manuel A. Odría hakkında Vargas Llosa yazacaktı.[18] M. Mar Langa Pizarro'nun gözlemlediği gibi, proje hiçbir zaman tamamlanmadı ancak Alejo Carpentier, Augusto Roa Bastos, Gabriel Garcia Márquez ve Mario Vargas Llosa gibi Latin Amerika Boom'unun önemli yazarlar tarafından yazılan bir dizi romana ilham verdi.[19]

Türün gelişimi

Öncüleri

Painting of the head and shoulders of a man in 19th century military garb with ornate epaulettes and sash. He is looking at the viewer.
Arjantinli caudillo Juan Manuel de Rosas; çizen: Cayetano Descalzi (1809-1886)

On dokuzuncu yüzyılda yayımlanan Domingo Faustino Sarmiento'nun Facundo'suyla José Mármol'un Amalia'sı yirminci yüzyıl diktatör romanının öncülerindendir bununla birlikte, "Latin Amerikalı 'güçlü adam'ın kurgusal tasvirlerinin tümü, Domingo Faustino Sarmiento'nun Facundo'sunda, sosyolojik bir tez olarak yazılmış önemli bir önceliğe sahiptir."[20] Facundo, Juan Manuel de Rosas'ın diktatörlüğünün dolaylı bir eleştirisi olup gerçek tarihsel figür Juan Facundo Quiroga'ya yönlendirilmiştir aynı zamanda Arjantin tarihi ve kültürü hakkında daha kapsamlı bir incelemedir. Sarmiento'nun Facundo'su Latin Amerika çevresinin edebi araştırmalarının genişliği yüzünden esas demirbaş olarak kalmıştır.[21] Facundo'da, Sarmiento, ileri fikirlere karşı olan Rosas (1829'dan 1853'e kadar Arjantin'in diktatörü) gibi davranan tarihi figür olan il caudillo'su Facundo Quiroga'yı eleştirmektedir. Sürgünden döndükten sonra Sarmiento, Arjantin'e yeniden şekil vermeye çalıştı ve sonunda 1868'den 1874'e kadar cumhurbaşkanı oldu.[22] Sarmiento'nun Facundo Quiroga'yı analiz etmesi, bir yazarın ilk defa Facundo ve Rosas gibi figürlerin böyle bir mutlak güce sahip olabileceğini sorgulamış olmasıydı.

Sömürge sonrası Buenos Aires'te geçen Amalia, iki bölümden oluşmakta ve José Mármol'un yarı otobiyografisidir. Mármol'un romanı, insanlık bilincinin, bir şehir ya da bir ülke gibi çok daha korkunç bir hapishane haline gelebileceğini gösterdiği için önemlidir.[23]

Notlar

  1. ^ González Echevarría 1985, s. 64
  2. ^ González Echevarría 1985, s. 65
  3. ^ Swanson 1995, s. 1
  4. ^ Martin 1989, s. 237
  5. ^ Martin 1984, s. 53
  6. ^ Keefe Ugalde, p. 369
  7. ^ Williams 2003, s. 166
  8. ^ Martin 1989, s. 266
  9. ^ Calderon 1925, s. 475
  10. ^ Calderon 1925, s. 470
  11. ^ González Echevarría 1985, s. 1
  12. ^ Calderon 1925, ss. 468, 470
  13. ^ Arévalo Martínez 1945
  14. ^ Calderon 1925, s. 469
  15. ^ "Elections Without Democracy: The Rise of Competitive Authoritarianism". Harvard University Journal of Democracy. Cilt Volume 13, Number 2. 
  16. ^ Hirst, Joel (2012). The ALBA: Inside Venezuela's Bolivarian Alliance. Miami, USA: Inter-American Institute for Democracy. ISBN 1477497625. 
  17. ^ Fuentes 1986, s. 1
  18. ^ Donoso 1972, s. 58
  19. ^ Langa Pizarro 2001, s. 160
  20. ^ Kristal 2005, s. 10
  21. ^ Brotherston 1977, ss. 6–7
  22. ^ Brotherston 1977, s. 7
  23. ^ Martin 1989, s. 109,151

Kaynakça

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">II. Dünya Savaşı</span> 1939-1945 yılları arasındaki küresel savaş

II. Dünya Savaşı, 1939'dan 1945'e kadar süren küresel savaştır. Savaşa dönemin büyük güçleri ve dünya ülkelerinin büyük çoğunluğu katıldı, Müttefikler ve Mihver olmak üzere iki karşıt askerî ittifak kuruldu. 30'dan fazla ülkeden gelen 100 milyondan fazla personelin doğrudan katıldığı bu topyekûn savaşta, savaşın büyük tarafları tüm ekonomik, endüstriyel ve bilimsel kapasitelerini savaş için seferber ettiler. 70 ila 85 milyon ölümle sonuçlanan II. Dünya Savaşı, insanlık tarihindeki en ölümcül savaştı ve savaş boyunca askerî personelden daha çok sivil kayıp verildi. Milyonlarca insan soykırımdan, planlanmış açlık ölümlerinden, katliamlardan ve hastalıklardan öldü. Tanklar, zırhlı araçlar, savaş uçakları, stratejik bombardımanlar, uçak gemileri, radar ve sonar, nükleer silahların geliştirilmesi ve roketler gibi birçok savaş teknolojisi savaşta önemli rol oynadı.

<span class="mw-page-title-main">Hunlar</span> MS 4-6. yüzyıllar arasında Avrasyada yaşamış göçebe halk

Hunlar, MS 4-6. yüzyıllar arasında Orta Asya, Kafkaslar ve Doğu Avrupa'da yaşayan göçebe bir halktır. İlk olarak Volga'nın doğusunda, o zamanlar İskitya'nın bir parçası olan bir bölgede yaşadıkları tahmin edilmektedir. MS 370 yılına gelindiğinde Hunlar Volga bölgesine varmış ve 430 yılına gelindiğinde ise Avrupa'da kısa ömürlü de olsa geniş bir hakimiyet kurmuşlardır. Gotları ve Roma sınırları dışında yaşayan diğer birçok Cermen halkını fethetmiş ve diğerlerinin Roma topraklarına kaçmasına neden olmuştu. Hunlar, özellikle Attila döneminde Doğu Roma İmparatorluğu'na sık ve yıkıcı baskınlar yaptılar. 451'de Hunlar, Batı Roma eyaleti Galya'yı işgal ettiler ve burada Katalonya Tarlaları Savaşı'nda Romalılar ve Vizigotlardan oluşan birleşik bir orduyla savaştılar ve 452'de İtalya'yı işgal ettiler. 453'te Attila'nın ölümünden sonra Hunlar Roma için büyük bir tehdit olmaktan çıkmış ve Nedao Savaşı'ndan sonra imparatorluklarının çoğunu kaybetmişlerdir (454?). Hun isminin varyantları Kafkasya'da 8. yüzyılın başlarına kadar kaydedilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Bizans İmparatorluğu</span> Geç Antik Çağ ve Orta Çağ boyunca Roma İmparatorluğunun devamı şeklinde var olmuş devlet (395–1453)

Doğu Roma İmparatorluğu veya Bizans İmparatorluğu ya da kısaca Bizans, Geç Antik Çağ ve Orta Çağ boyunca Roma İmparatorluğu'nun devamı şeklinde var olan ve başkenti Konstantinopolis olan ülke. 5. yüzyılda Batı Roma İmparatorluğu'nun dağılışı ve çöküşü sürecinden sonra ayakta kalan imparatorluk, 1453'te Osmanlı'ya yenik düşünceye kadar yaklaşık bin yıl boyunca var olmaya devam etmiştir. Var olduğu sürenin başı ve ortalarını kapsayan çoğunda, Avrupa'da ekonomik, kültürel ve askerî bakımdan en güçlü ülkeydi. "Bizans İmparatorluğu" ve "Doğu Roma İmparatorluğu" terimleri ülkenin yıkılışından sonraki tarihçiler tarafından yaratılmış olup imparatorluk vatandaşları kendi ülkelerine Roma İmparatorluğu, veya Romania ; kendilerineyse "Romalılar" demekteydi.

<span class="mw-page-title-main">Enki</span>

Enki, su, bilgi (gestú), zanaatlar (gašam) ve yaratılışla (nudimmud) ilgili Sümer tanrısıdır. Anunnaki grubunun bir üyesidir. Daha sonra Akad (Asur-Babil) dininde Ea veya Ae olarak anılmıştır. Bazı bilim insanları tarafından Kenan dinindeki Ia ile özdeşleştirilir. İsmi Yunan kaynaklarında Aos olarak geçer.

<span class="mw-page-title-main">James Madison</span> 4. Amerika Birleşik Devletleri başkanı (1809–1817)

James Madison, Amerika Birleşik Devletleri'nin 4. başkanı, siyaset felsefecisi, devlet adamı ve ABD'nin kurucu babalarındandır.

<span class="mw-page-title-main">VII. Kleopatra</span> Antik Mısırın son Helenistik kraliçesi

VII. Kleopatra Filopator MÖ 51ʼden 30ʼa kadar Mısır Ptolemaios Krallığıʼnın kraliçesi ve son etkin hükümdarıydı. Batlamyus hanedanının mensubu olan Kleopatra, Makedonyalı Yunan generali ve Büyük İskenderʼin refakatçisi olan Soterʼin soyundan gelmekteydi. Kleopatraʼnın ölümünden sonra Mısır, Roma İmparatorluğuʼnun eyaleti haline gelmiştir; bu da Akdenizʼdeki son Helenistik devlet ve İskenderʼin hükümdarlığından bu yana süren çağın sonuna işaret etmektedir. Yerli dili Yunanca olmasına rağmen, Mısır dilini öğrenen ve kullanan tek Batlamyus hükümdarıydı.

<span class="mw-page-title-main">Diktatörlük</span> tek bir lider tarafından yönetilen otokratik hükümet biçimi

Diktatörlük, bir diktatör tarafından kontrol edilen bir hükümet biçimidir. Bir diktatörlükte siyaset, diktatör tarafından kontrol edilir ve danışmanlar, general ve diğer üst düzey yetkililerden oluşan bir iç çember aracılığıyla kolaylaştırılır. Diktatör, iç çevreyi etkileyerek ve onları memnun ederek kontrolünü sürdürürken, rakip siyasi partiler, silahlı direniş veya sadakatsiz parti üyeleri gibi herhangi bir olası muhalefeti baskı altına alır. Diktatörlükler, askeri darbeyle gücü ele geçiren önceki hükûmeti zorla deviren bir şekilde veya seçilmiş liderlerin yönetimlerini kalıcı hale getirdiği bir darbeyle oluşturulabilir. Diktatörlükler otoriter veya totaliter olup askeri diktatörlükler, tek parti diktatörlükleri veya mutlak monarşiler olarak sınıflandırılabilir.

Latin Amerika Edebiyatı, Latin Amerika'da İspanyolca ve Portekizce yazılmış edebiyat yapıtlarını kapsar. İlk yazılı metinler Yenidünya'nın İspanyol fatihlerinin İspanya'ya gönderdikleri raporlardı. İspanyollar'ın atılganlığı ve Amerika Yerlilerinin yiğitliği pek çok yazıya ve şiire esin kaynağı olmuştur. Bunların en ünlüsü İspanyol Alonso de Ercilay Zúñiga'nın (1533-1594), Şili Yerlilerinin soylu direnişini ve şairin bu dönemdeki acılarını dile getiren La Araucanadır. 20 binin üstünde koşuktan oluşan bu şiir yeni topraklardan fışkıran ilk gerçek edebiyat ürünüdür.

<span class="mw-page-title-main">Elia Kazan</span> Amerikalı film yönetmeni (1909 – 2003)

Elia Kazan doğum adıyla Elias Kazancıoğlu, Yunan asıllı Amerikalı yönetmen ve yazar. Özellikle Tennessee Williams ve Arthur Miller'ın oyunlarını sahneleyerek tiyatroda büyük başarı kazanmış, etkileyici filmleriyle sinema sanatının ustaları arasına girmiştir.

İki ruh, Kanada Kızılderilileri ile ABD Kızılderililerinde kabul edilen ama birçok Batı Kültüründe olmayan Kuzey Amerika topluluklarında görülen üçüncü cinsiyet modeline verilen addır. Two Spirit, iki ruhun bir bedende birleşmiş olması durumudur. 1990'lı yıllarda antropolojik literatürde kullanılan Berdache kelimesi ayrımcı algılandığı için daha sonra bu terim kullanılmaya başlandı.

<i>Manifest Destiny</i>

Açık Kader, 19. yüzyılda Amerika Birleşik Devletleri'nde Amerikalı yerleşimcilerce kıtanın doğu kıyısından batı kıyısına kadar genişlemenin mukadder olduğunu ifade eden ideolojidir. Eski Dünya'yı kurtarmak için yeni bir cennet inşa etmek üzere yeni toprak potansiyelleri tarafından oluşturulan misyon duygusudur. Deyimin kendisi birçoğuna göre farklı şeyler ifade eder ve birçok kişi bunu reddeder. Howe'a göre Amerikalıların fikirbirliğiyle Amerikan emperyalizmini temsil etmez ve bunu millî politika dahilinde acı muhalefet kışkırtmıştır. Manifest Destiny Demokratların çoğunun güçlü desteğini almıştır ve Whig Partisi ise şiddetle karşı çıkmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Rurik Hanedanı</span>

Rurik Hanedanı, rivayete göre 862 yılında Novgorod'a yerleşen Vareg prensi Rurik tarafından kurulmuştur. Rurikler, Kiev knezliği ve daha sonra Moskova knezliğini yöneten hanedan olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Domingo Faustino Sarmiento</span> Arjantinli siyasetçi (1811-1888)

Domingo Faustino Sarmiento, Arjantinli aktivist, entelektüel, yazar, devlet adamı ve Arjantin'in altıncı devlet başkanı. Yazıları, gazetecilikten otobiyografiye, siyaset felsefesine ve tarihçiliğe kadar çok çeşitli tür ve konuyu kapsamıştır. On dokuzuncu yüzyıl Arjantininde büyük etkisi olan 1837 Kuşağı olarak bilinen bir grup entelektüel grubunun üyesiydi. Eğitim konularıyla özellikle ilgilendi ve aynı zamanda bölgenin edebiyatı üzerinde önemli bir etkiye sahipti.

<span class="mw-page-title-main">McOndo</span>

McOndo, Latin Amerika edebiyatı hareketidir. Harekete adını veren terim, McDonald's, Macintosh ve Gabriel García Márquez'in Yüzyıllık Yalnızlık (1967) adlı romanında geçen hayalî ülke Macondo'nun karışımından meydana gelmektedir. Iowa Üniversitesi'nde düzenlenen uluslararası yazı atölyesine katılan Şili'li yazar Alberto Fuguet, burada yazdığı bir öyküyü bir editöre gösterir ve "gerçekliğin yeterli olmadığı, büyünün de yer almadığını" yanıtıyla reddedilir. Latin Amerika edebiyatı, Márquez'in büyülü gerçekliğinden ötürü Macondo edebiyatı olarak görülmeye başlandığından Fuguet ve Sergio Gómez, bu yargılara karşı saldırıya geçip Latin Amerika'nın imgesinin değiştirilmesi gerektiğini belirtirler ve Latin Amerika'yı McOndo olarak nitelerler ve "McOndo Ülkesinin Sunuluşu" başlığıyla bir manifesto yayımlarlar. Mart 1996'da yayımlanan manifesto, kısa bir öykü antolojisi olarak Barselona'daki bir yayınevinden Fuguet'in önsözüyle piyasaya sürüldü. Antolojide Latin Amerika ağırlıklı olmak üzere toplamda on ülkeden yirmi yedi yazar yer aldı. Akım, estetikten sosyo-kültürel alana bir tepkisellik içermekte ve politik ve felsefi noktalara değinmektedir. Yüksek sınıfa mensup ailelerin çocukları olan akımın yazarları, neoliberal dönemde yüksek sınıf kültürüyle yetişmişlerdir.

Latin Amerika Boom, 1960'lar ve 1970'lerde Latin Amerika'da edebiyat, şiir ve eleştirilerin gelişmesidir. Bu bölgeden yazarlar yeni fikirler araştırdığında ve daha önce olmayan bir şekilde uluslararası üne kavuştuğunda bu gelişim ortaya çıktı. Boom'un önemli figürleri arasında Julio Cortázar, Gabriel Garcia Márquez, Carlos Fuentes, Jorge Luis Borges ve Mario Vargas Llosa vardır.

<span class="mw-page-title-main">José Asunción Silva</span> Kolombiyalı yazar (1865-1896)

José Asunción Silva, Kolombiyalı şair.

<span class="mw-page-title-main">Arjantin edebiyatı</span>

Arjantin edebiyatı, Arjantin'deki yazarların ürettiği edebi eserler kümesidir. Jorge Luis Borges, Julio Cortázar, Leopoldo Lugones ve Ernesto Sabato gibi ünlü yazarlarla birlikte İspanyolca konuşulan dünyanın en üretken, ilgili ve etkili edebiyatından biridir.

Kenneth Meyer Setton, Amerikalı tarihçi ve akademisyendir. Orta Çağ üzerine çalışmalarda bulunmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Eugene V. Debs</span> Amerikalı sendikacı (1855 – 1926)

Eugene Victor "Gene" Debs Amerikalı bir sosyalist, politik aktivist, sendikacı, Dünya Endüstri İşçileri'nin (IWW) kurucu üyelerindendir. Amerika Birleşik Devletleri Başkanlığı için 5 kez Amerika Sosyalist Partisi adayı olmuştur. Başkanlık adaylıkları ve işçi hareketleriyle yaptığı çalışmalar sayesinde Debs sonunda Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayan en tanınmış sosyalistlerden biri oldu.

Albalucía Ángel Marulanda, Kolombiyalı yazar, halk ozanı ve Latin Amerika Boom romancısıdır. Romanlarıyla Latin Amerika Postmodernizminin öncülerinden biri olarak bilinir.