İçeriğe atla

Dikkat restorasyonu kuramı

Dikkat Restorasyonu Kuramı (Attention Restoration Theory - ART), doğanın sağladığı bilişsel faydaları incelemek amacıyla ortaya çıkan bir teoridir ve doğada vakit geçirmenin hatta bir doğa manzarasına bakmanın kişinin konsantrasyon kalitesini arttırdığını iddia eder. Kurama göre; doğal ortamlar, gökyüzünde hareket eden bulutlar, bir esintide hışırdayan yapraklar veya bir derede kayaların üzerinde köpüren su gibi doğal ortamlar kişinin dikkat seviyesinin zahmetsiz bir şekilde artmasını sağlar. Geçmiş zamanlardan beri doğa felsefi anlamda barış ve enerji kaynağı olarak görülüyordu, ancak bilimsel temelli yaklaşımlar 1990'larda[1] görülmeye başlandı. Gerçekleştirilen araştırmalar doğanın onarıcı bir özelliği olup olmadığı konusunda bilimsel ve doğru yorumların yapılmasına olanak sağladı.

1980'lerde Rachel ve Stephen Kaplan tarafından geliştirilen Dikkat Restorasyonu Kuramı, ilk olarak The Experience of Nature: A Psychological Perspective[2][3][4] isimli kitapta yer aldı ve sonraki yıllarda farklı araştırmacılar tarafından da bilimsel ve tıbbi olarak geçerli kabul edildi. Araştırmalara göre dikkat iki bileşenden oluşmaktadır: önemli uyaranlar ile ortaya çıkan istemsiz dikkat ve bilişsel kontrol süreçleri tarafından yönlendirilen istemli dikkat. Berman ve arkadaşları Dikkat Restorasyonu Kuramı’nın temelinin bu araştırmalara dayandığını belirtmektedir.[5]

Onarıcı ortamlar

Çevre psikolojisi alanında restorasyon veya psikolojik restorasyon, psikolojik (dikkat ve duygular), fizyolojik (stres) ve/veya sosyal olabilen tükenmiş kaynakların geri kazanılmasıdır. Bu, olumsuz durumları olumlu olanlara dönüştürmek için onarıcı bir ortamla etkileşimden kaynaklanır.[6][7] Psikolojik restorasyon, bir gözlemcinin bir kişinin zihinsel yorgunluğunu ve stresini gideren bir ortamın özelliklerini algılayabilmesi gibi, restorasyonu algılama yeteneği olarak tanımlanabilir.[8]

Kaplanlar, bir ortamın onarıcı olması gereken bir dizi özelliği tanımlar. Büyülenme: bir ortamın insanlarda huşu yaratma yeteneği; istemsiz dikkat onun yerinde göründüğü için, korku miktarı yönlendirilen dikkati dinlendirebilir. Uzakta olmak: objektif veya sübjektif formda olabilen bir duygu, örneğin bir kişi bir yerden uzakta olabilir veya zihnini günlük yaşamdan ve endişelerden uzaklaştırabilir. Uzantı: bir ortamda bulunan her öğe arasındaki bağlantı; sağladığı bilgiyi aramak için çevreyi dolaşabilme hissi. Uyumluluk: Bir ortamda bulunan, kişinin tercihlerini ve hedeflerini karşılayan özellikler.[2]

Mental yorgunluk

İnsanlar sürekli bilgiyi arıyor ve değerlendiriyorlar. Genelde çevresel uyaranlardan gelen bilgileri değerlendirme ve ayırt etme konusunda oldukça yetenekliyiz. Yönlendirilmiş dikkatin işlevi, çevreden gelen uyaranlara öncelik vermek ve alakasız bilgileri etkili bir şekilde görmezden gelmektir. Dikkatin etkinliği sürekli kullanımla birlikte zamanla azalacaktır.[9] Bu, dünya çapında gündelik fenomen, çevresel uyaranları ayırt etme ve uygun bilgilere öncelik verme zorluğunu arttıran zihinsel yorgunluk olarak bilinir. Yönlendirilmiş dikkatin zayıflaması, giderek daha fazla dikkatin dağılmasına yol açar. Zihinsel yorgunluk süresince etkilenen altı temel alan vardır: girdi, düşünme, davranış, yürütme işlevi, duygular ve sosyal etkileşimler.[9]

Zihinsel yorgunluktan hedefe yönelik dikkat en çok etkilenirken; uyarıcı odaklı dikkat, zihinsel yorgunluktan çok az etkilenir veya hiç etkilenmez. Bu tipik olarak dikkatin daha kolay dağılmasına ve daha az esnek olmasına neden olarak, dikkat çekici veya önemli uyaranları daha da güçlü hale getirir. İnsan davranışı giderek artan bir şekilde çevresel uyaranlarla bağlantılı hale geliyor. Zihinsel yorgunluk, aynı zamanda hedefe yönelik dikkat kapasitemiz azaldığı için bilişsel olarak kendimizi uzaklaştırdığımız veya işimizden uzaklaştığımız tükenmişlik sendromunun bir parçasıdır.[9][10][11]

Henüz önemsiz veya ikincil olan estetik uyaranlar, zihinsel yorgunlukla mücadelede etkili olabilir. Dikkat restorasyonu kuramı; plajlar, orman veya dağ manzaraları gibi doğal manzaralara bakmanın, zihninizin varsayılan durum şebekesinde oturmasına, özgürce dolaşmasına ve böylece günlük yaşamın katı odağını gevşetmesini imkân vereceğini iddia eder.[11] Varsayılan durum ağında sağlanan zihin gezintisi, zihnin yönlendirilmiş dikkat kapasitelerini geri yüklemesine izin verecektir.

Yönlendirilmiş dikkat

Dikkat restorasyonu teorisi, çeşitli olası insan dikkat durumlarını tanımlar:

  • Yönlendirilmiş dikkat
  • Yönlendirilmiş dikkat yorgunluğu
  • Eforsuz dikkat
  • Yenilenmiş dikkat

Zihinsel çaba gerektiren görevler "yönlendirilmiş dikkat" üzerine kuruludur.[12] İnsanlar odaklanmayı sağlamak, uygunsuz duygu ve eylemlerin dışavurumunu geciktirmek ve dikkat dağınıklığını engellemek için çaba sarf etmelidir. Bu demek oluyor ki, dikkat dağıtıcı şeylerden kaçınarak daha yüksek göreve konsantre olmaları gerekir. Asıl görevi yerine getirmek, başka bilgi ve becerileri de gerektirir. Dikkat, çoğu kişinin “yorgun” veya “stresli” olarak tanımladığı bir duygudan dolayı azalmaya başlamadan önce uzun süre korunabilir.[10]

Ofis işleri üzerine bir kitap olan Peopleware'de Tom DeMarco ve Tim Lister[13] bir ofis ortamında çalışanların konsantrasyonlarında bu akış durumuna ulaşmalarının 15 dakika sürebileceğini ve bunun bir anda telefon çağrısı gibi kesintilerle yok edilebileceğini bildirmektedir.

Görev, "eforsuz dikkat" sağlayacak şekilde büyüleyici olabilir veya sıkılmadan etkileşimi sürdürmek için yeterli kapsama sahip olabilir veya ondan da öte, basitçe bir kişinin ilgi alanlarıyla daha uyumlu olabilir. Ancak, belirli bir süre sonra dikkati belirli bir noktaya yönlendirdikten sonra insanlar "yönlendirilmiş dikkat yorgunluğu" yaşamaya başlarlar. Dikkatleri dağılmış, sinirli ve sabırsız hale gelirler. Görevlerini yerine getirirken daha az etkili olurlar.

‘’Değişiklikte fayda vardır’’ deyiminde olduğu gibi dikkat beynin farklı bir kısmını kullanan farklı bir işe geçildiğinde eski güçlü haline dönebilir.[3][14] Alternatif olarak, doğal ortamlara ve vahşi doğaya maruz kalmanın, dikkat restorasyonu dahil olmak üzere psikolojik faydaları vardır.

Doğada bolca büyüleyici nesneler bulunur. Gökyüzündeki bulutlar veya esintiyle hışırdayan yapraklar gibi istek ve ihtiyaçlarımıza hitap eden doğanın sıradan büyüleyici nesneleri yarattığı korkuyla kolayca dikkatimizi çeken yılan ve örümceklere kıyasla eforsuzca dikkatimizi çeker.[15]Biyofili hipotezine göre insanlar iç güdüsel olarak doğaya karşı heveslidirler. Fuller ve arkadaşları[16] ile Irvine ve arkadaşlarına[17] göre insanların gördükleri manzaradaki biyoçeşitlilik arttıkça insanlar üzerinde pozitif psikolojik etkiler de artmaktadır.

Doğanın sıradan büyüleyici özelliklerine çaba sarf etmeden dikkat vererek geçirdiğimiz süreden sonra insanların düşünmek için şansı olabilir. Bu, daha fazla dikkati mümkün kılan "onarıcı" bir fayda sağlar.

Stres azaltma

Ameliyattan sonra ağaçlara bakan odalarda dinlenen hastalar, sadece tuğla duvar manzaralı odalarda kalanlara göre daha iyi iyileşti.[18] Ameliyattan daha az komplikasyon yaşadılar, daha hızlı iyileştiler ve daha zayıf ağrı kesici ilaçlar istediler. Benzer şekilde, doğal sahneler bir olaydan önceki stresi azaltabilir.[19]

Parkta yürüyen, kuşları izleyen ve çiçeklere bakan meme kanseri olan kadınlar, ameliyattan sonra daha iyi dikkate ulaştı.[14] Sadece doğal güzellikleri göz önünde bulundurmak, şehir merkezindeki kızlarda öz disiplini geliştirir.[20] New York eyaletindeki çocuklar, kırsal alanda yaşadıklarında zorluklar karşısında daha az stresliydiler.[21] Üniversite sınavlarındaki stres, doğal manzaraları izleyerek benzer şekilde azaldı.[22] Endüstriyel kazalarla ilgili bir film izleyen işçiler üzerinde yapılan benzer bir çalışmada, kent sokaklarının ve doğal olmayan eserlerin görüntülerinin izlenmesi herhangi bir stres azaltma sağlamadı.

Bir dereceye kadar doğa içeren dışarıdaki ortamlarda mola vermenin stresi azalttığı, hemşirelerin işe döndüklerinde tazelenmiş, rahatlamış ve enerjik hissetmelerini sağladığı ile gösterilmiştir.[23]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Hartig, Terry; Mang, Marlis; Evans, Gary W. (1 Ocak 1991). "Restorative Effects of Natural Environment Experiences". Environment and Behavior (İngilizce). 23 (1): 3-26. doi:10.1177/0013916591231001. ISSN 0013-9165. 
  2. ^ a b Kaplan, R.; Kaplan, S. (1989). The Experience of Nature: A Psychological Perspective. Cambridge University Press. ISBN 978-0-521-34139-4.
  3. ^ a b The restorative benefits of nature: Toward an integrative framework. By Kaplan S. in Journal of Environmental Psychology 1995, v.15, pp169-182.
  4. ^ Bell, P.A.; Greene, T.C.; Fisher, J.D. (2001). Environmental Psychology, Fifth Edition. Harcourt College Publishers. ISBN 978-0-8058-6088-7.
  5. ^ Berman, Mare G et al. "The Cognitive Benefits of Interacting with Nature", Psychological Science, Vol 19. Num 12. Michigan, 28 May 2008. Retrieved on 2012-09-16.
  6. ^ Hartig, T. (2004). Restorative environments. In C. Spielberger (Ed.), Encyclopedia of applied psychology (pp. 273–279). San Diego: Academic.
  7. ^ Hartig, T. (2011). Issues in restorative environments research: Matters of measurement. In B. Fernández, C. Hidalgo, C. Salvador & M. J. Martos (Eds.), Psicología Ambiental 2011: Entre los estudios urbanos y el análisis de la sostenibilidad (pp. 41-66). Almería, Spain: University of Almeria & the Spanish Association of Environmental Psychology.
  8. ^ Coles, R., & Keshavarz, N. (2006). The restorative potential of local urban environments-The impact of green infrastructure on the health and well being of local residents. In K. Nilsson & B. Nielsen (Eds.), Urban forestry for human health and wellbeing. Documento presentado en la reunión COST-E39 Research Conference y ASEM Second Symposium on Urban Forestry, Copenhagen, Dinamarca.
  9. ^ a b c Kaplan, Stephen; Berman, Marc G. (January 2010). "Directed Attention as a Common Resource for Executive Functioning and Self-Regulation". Perspectives on Psychological Science. 5 (1): 43–57. doi:10.1177/1745691609356784. ISSN 1745-6916. PMID 26162062. S2CID 4992335.
  10. ^ a b Kaplan, Rachel; Kaplan, Stephen (2008). "Bringing Out the Best in People: a Psychological Perspective". Conservation Biology (İngilizce). 22 (4): 826-829. doi:10.1111/j.1523-1739.2008.01010.x. ISSN 1523-1739. 11 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Temmuz 2021. 
  11. ^ a b "Effects of mental fatigue on attention: An ERP study". Cognitive Brain Research (İngilizce). 25 (1): 107-116. 1 Eylül 2005. doi:10.1016/j.cogbrainres.2005.04.011. ISSN 0926-6410. 11 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Temmuz 2021. 
  12. ^ Neurobiology of attention. Itti, Laurent., Rees, Geraint., Tsotsos, John K. Amsterdam: Elsevier Academic Press. 2005. ISBN 978-0-12-375731-9. OCLC 58724292.
  13. ^ DeMarco, Tom; Lister, Tim (1988). Peopleware: Productive Projects and Teams. John Wiley and Sons. ISBN 978-0-396-08808-0.
  14. ^ a b Attention Restoration Theory: Empirical Work and Practical Applications, by Cimprich B. (2007)
  15. ^ Ulrich, R.S.; Simons, R.F.; Losito, B.D.; Fiorito, E.; Miles, M.A.; Zelson, M. Stress recovery during exposure to natural and urban environments. J. Environ. Psychol. 1991, 11, 201-230.
  16. ^ Fuller, R. A., Irvine, K. N., Devine-Wright, P., Warren, P. H., & Gaston, K. J. Psychological benefits of greenspace increase with biodiversity. Archived 2016-09-15 at the Wayback Machine, Biology letters, 3(4), 390-394.
  17. ^ Irvine, K. N., Warber, S. L., Devine-Wright, P., & Gaston, K. J. (2013) Understanding urban green space as a health resource: A qualitative comparison of visit motivation and derived effects among park users in Sheffield International Journal of Environmental Research and Public Health, 10(1), 417-442.
  18. ^ Ulrich R. 1984
  19. ^ Ulrich R. 1986
  20. ^ Taylor A.F., Kuo F.E., Sullivan W.C. (2001). Views of Nature and Self Discipline: Evidence from Inner City Children Archived2008-11-20 at the Wayback Machine in Journal of Environmental Psychology (2001), vol. 21.
  21. ^ Wells, Nancy M.; Evans, Gary W. (1 Mayıs 2003). "Nearby Nature: A Buffer of Life Stress among Rural Children". Environment and Behavior (İngilizce). 35 (3): 311-330. doi:10.1177/0013916503035003001. ISSN 0013-9165. 
  22. ^ Ulrich R. 1979
  23. ^ Irvine, K.N. Work breaks & well-being: The effect of nature on hospital nurses, Conference proceedings of the 131st Annual Meeting (November 15–19, 2003) of APHA

İlgili Araştırma Makaleleri

Psikoloji veya Ruh bilimi, içgüdüsel davranışları ve zihni inceleyen bilimdir. Bilinçli ve bilinçsiz olayların yanı sıra daha çok duygu ve düşüncenin incelemesini içeren Psikoloji, çok kapsamlı bir bilimsel alandır. Bu alanda uzman olan ve aynı zamanda bilgi araştırması yapanlara psikolog denir. Psikologlar, beyinin ortaya çıkan özelliklerini ve ortaya çıkan özelliklerle bağlantılı tüm fenomenleri anlamaya çalışırlar ve bu şekilde daha geniş nöro-bilimsel araştırmacı grubuna katılırlar. Psikoloji bilimi, bir sosyal bilim olmasına rağmen aynı zamanda doğa bilimleri olarak da kategorize edilebilir. Özellikle beyin biyolojisi bilgisini oldukça kullanır ve geliştirir.

Sosyal biliş sosyal etkileşimde rol oynayan bilgiyi işleme, kodlama, depolama ve hatırlama gibi bilişsel süreçlerdir. İnsanların kendilerini kuşatan fiziksel, sosyal çevrelerini ve çevreleriyle olan ilişkilerini, diğer insanlar ve kendileri hakkında nasıl izlenim oluşturduklarını, nasıl hissettiklerini ve düşündüklerini ve bu türden bir düşünce biçiminin yargıları ve davranışları nasıl etkilediğini incelemektedir. Toplumsal bağlamdan etkilenen ve toplumsal bağlamı etkileyen bilişsel süreç ve yapıları incelemektedir Ancak sosyal biliş terimi diğer psikoloji ve bilişsel sinirbilim alanlarında yaygın şekilde kullanılmaktadır. Bu alanlarda sosyal biliş terimi çoğunlukla otizm ve diğer bozukluklar nedeniyle kesintiye uğrayan çeşitli sosyal becerilere karşılık gelmektedir. Bilişsel sinirbilim alanında ise sosyal bilişin biyolojik temelleri araştırılmaktadır. Benzer şekilde Gelişim psikolojisi alanında da sosyal biliş becerileri gelişimsel perspektifle incelenmektedir.

Kısa süreli bellek, kısa bir süre için aktif, hazır bir durumda az miktarda bilgiyi işlemeden akılda tutma yetisidir. Örneğin, kısa süreli bellek, kısa bir süre önce söylenen bir telefon numarasını hatırlamak için kullanılabilir. Kısa süreli hafızanın süresinin saniyeler düzeyinde olduğuna inanılmaktadır. En çok bahsedilen kapasite, Miller'ın kendisinin figürün "bir şakadan biraz daha fazlası" olarak tasarlandığını belirtmesine rağmen, Büyülü Sayı Yedi, Artı veya Eksi İki' dir ve Cowan'ın (2001) daha gerçekçi bir figürün 4 ± 1 birim olduğuna dair kanıt sağlamıştır. Buna karşılık, uzun süreli bellek bilgileri süresiz olarak tutabilir.

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) veya posttravmatik stres bozukluğu (PTSD), travma yaratan bir olayın yaşanmasından sonra, o olayın günlük yaşamda veya rüyada tekrar yaşanması, o olayı hatırlatan durumlardan kaçınmaya yol açan bir aşırı uyarılmışlık, kaygı ve kolayca irkilmeyi içeren bir kaygı bozukluğudur.

Derin ekoloji, ekolojik felsefe içinde, insanın doğaya üstünlüğünü radikal bir tavırla reddeden hareket. Doğaya özel değer veren ve ideolojik bir akım olan derin ekoloji, bireylerin ve toplumların bu doğaya saygı duymalarını ister. Dolayısıyla insanı evrenin merkezine yerleştiren insanmerkezli paradigmaya karşıdır.

<span class="mw-page-title-main">Dikkat süresi</span>

Dikkat süresi bir insanın dikkati dağılmadan bir iş üzerinde odaklandığı sürenin toplamıdır. çoğu eğitimci ve ruhbilimciler, kişinin dikkatini bir iş üzerine odaklama becerisinin kişinin hedeflerine ulaşması açısından çok önemli olduğunda hemfikirdir.

Psikolojik gerilim, karakterlerin dengesiz duygusal durumlarının gizem ile birlikte sürekli olarak değiştiği bir gerilim türüdür. Gerilim türünün özelliklerini göstermekle birlikte, gizem ve drama türlerini de içinde barındırır. Drama ve gizeme ek olarak, pek çok psikolojik gerilim türü, çoğunlukla psikolojik korku türlerinin en üst sıralarında yer alır.

Ahlâki psikoloji ya da ahlâk psikolojisi hem felsefe hem de psikoloji alanlarını ortak bir zeminde inceleyen çalışma alanıdır. Tarihsel olarak, ahlaki psikoloji terimi, ahlaki gelişim çalışmasını ifade etmek için nispeten daha dar bir şekilde kullanılmıştır. Ahlaki psikoloji sonuç olarak etik, psikoloji ve zihin felsefesinin kesişimindeki çeşitli konulara daha geniş olarak değinmeye başlamıştır. Alanın bazı ana konuları ahlaki yargı, ahlaki akıl yürütme, ahlaki duyarlılık, ahlaki sorumluluk, ahlaki motivasyon, ahlaki kimlik, ahlaki eylem, ahlaki gelişim, ahlaki çeşitlilik, ahlaki temeller, ahlaki karakter, fedakarlık, psikolojik egoizm, ahlaki şans, ahlaki tahmin, ahlaki duygu, duygusal tahmin ve ahlaki anlaşmazlık olarak verilebilir.

Anormal psikoloji, zihinsel bir bozukluğu tetikleyen veya anlaşılmayabilecek alışılmadık davranış, duygu ve düşünce kalıplarını inceleyen psikolojinin bir dalıdır. Birçok davranışın anormal olduğu düşünülse de, psikolojinin bu dalı tipik olarak klinik bağlamdaki davranışlarla ilgilenir. Anormal veya aykırı kabul edilen davranışları anlama ve kontrol etme konusunda uzun bir geçmiş tarihi vardır ve alınan yaklaşımda genellikle kültürel farklılıklar vardır. Anormal psikoloji alanı, farklı koşullar için birden fazla nedeni tanımlar, genel psikoloji alanından ve başka yerlerden çeşitli teoriler kullanır ve hala çok sayıda “anormal” ile kastedilene bağlıdır. Geleneksel olarak psikolojik ve biyolojik açıklamalar arasında, zihin-beden sorununa ilişkin felsefi bir düalizmi yansıtan bir ayrım vardır. Zihinsel bozuklukları sınıflandırmaya çalışırken farklı yaklaşımlar da vardır. Anormal üç farklı kategori içerir; subnormal, olağanüstü ve paranormaldirler.

Psikoloji temel bilimi, psikoloji alanında yapılan araştırmaların bazıları, uygulanan psikolojik disiplinlerde yapılan araştırmalardan daha "temel" dir ve doğrudan bir uygulaması yoktur. Psikoloji içerisindeki temel bilim yönelimini yansıttığı düşünülen alt disiplinler arasında biyolojik psikoloji, bilişsel psikoloji, nöropsikoloji vb. alt dallar sayılabilmektedir. Bu alt disiplinlerdeki araştırmalar, metodolojik titizlik ile karakterizedir. Psikolojinin temel bilim olarak kaygı, davranış, biliş ve duyguların altında yatan yasaları ve süreçleri anlamaktır. Temel bilim olarak psikoloji, uygulamalı psikoloji için bir temel sağlar. Uygulamalı psikoloji, aksine, temel psikolojik bilimlerin ortaya koyduğu psikolojik ilkelerin ve teorilerin uygulanmasını içerir; bu uygulamalar zihinsel ve fiziksel sağlık ayrıca eğitim gibi alanlarda sorunların üstesinden gelmeyi veya refahı artırmayı amaçlamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Dikkat kontrolü</span>

Dikkat kontrolü, bir bireyin neye dikkat edeceğini ve neyi göz ardı edeceğini seçtiği kapasitesidir. İç kaynaklı dikkat veya yönetici dikkat olarak da bilinir. Daha genel bir tabirle, dikkat kontrolü, bir bireyin konsantre olma becerisi olarak tarif edilebilir. Öncelikli olarak ön singulat korteksi de içeren frontal alanlar tarafından aracılık edilen dikkat kontrolünün, çalışma belleği gibi diğer yönetici işlevler ile yakından ilgili olduğu düşünülmektedir.

Broadbent'in filtre modeli, dikkatle ilgili bir erken seçme teorisi.

<span class="mw-page-title-main">Zihinsel rotasyon</span>

Zihinsel rotasyon, iki boyutlu ve üç boyutlu nesnelerin zihinsel temsillerini döndürme yeteneğidir, çünkü insan zihnindeki bu dönüş görsel temsiliyle ilişkilidir. Beynin algılama ve zihinsel rotasyon ile ilişkili alanları arasında bir ilişki vardır. Ayrıca, mekansal işlemenin bilişsel oranı, genel zeka ve zihinsel rotasyon arasında bir ilişki olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Hayvan bilişi</span> insan olmayan hayvanların zekası

Hayvan bilişi, insan-olmayan hayvanların zihinsel kapasitelerini kapsayan bir alandır. Bu alanda kullanılan hayvan koşullandırma ve öğrenim çalışmaları, karşılaştırmalı psikolojiden geliştirilmiştir. Aynı zamanda etoloji, davranışsal ekoloji ve evrimsel psikolojinin etkisinde kalmıştır; bazen bu alandan bilişsel etoloji adıyla da bahsedilir. Hayvan zekası terimiyle ilişkilendirilen pek çok davranış aynı zamanda hayvan bilişinin de kapsamındadır.

<span class="mw-page-title-main">Kokteyl partisi etkisi</span>

Kokteyl partisi etkisi; beynin, kişinin işitsel dikkatini belirli bir uyarıcıya odaklayıp, diğer bir dizi uyaranı filtreleyerek dışarıda bırakma becerisini ifade eden kavramdır. Tıpkı gürültülü bir partiye katılan bir kişinin ortam gürültüsünü yok sayarak tek bir sohbete odaklanabilmesi gibi. Dinleyiciler, hem farklı uyaranları farklı akışlara ayırma hem de daha sonra hangi akışların kendileri için en uygun olduğuna karar verme yeteneğine sahiptir. Bu nedenle, kişinin duyusal belleğinin kişi farkında olmadan tüm uyaranları ayrıştırdığı ve ayrı bilgi parçalarını dikkat çekmelerine göre sınıflandırdığı öne sürülmüştür. Bu etki çoğu insanın tek bir sesi izleyip, diğerlerini görmezden gelmelerine izin veren mekanizmadır. Bir başka ifadeyle, dikkat yöneltilmeyen uyaranda geçen önemli kelimelerin hemen tespit edilebilmesine, örneğin birinin bir gürültü içinde kendi adı geçtiği zaman bunu fark etmesine, dair fenomenini tanımlar.

Geçmişe dönüş ya da istemsiz tekrar eden bellek, bireylerin eski deneyimleri ya da eski deneyimlerin ögelerini ani ve genellikle güçlü bir şekilde yeniden deneyimlediği psikolojik fenomendir. Bu deneyimler sevindirici, üzgün, heyecan verici veya herhangi başka bir duygu olabilir. Geçmişe dönüş terimi, özellikle, anı istemsiz hatırlandığında ve/veya bu anı insanın tekrar yaşayabileceği kadar yoğun olduğunda, bunun gerçek zamanda yaşanmadığını, sadece bir anı olduğunu fark edemeyeceği durumlarda kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Hafıza ve yaşlanma</span>

Bazen "normal yaşlanma" olarak tanımlanan yaşa bağlı hafıza kaybı, Alzheimer hastalığı gibi demans türleriyle ilişkili hafıza kaybından niteliksel olarak farklıdır ve farklı bir beyin mekanizmasına sahip olduğuna inanılır.

Algısal yük teorisi, dikkat ile ilgili psikolojik bir teoridir. Nilli Lavie tarafından doksanların ortalarında erken/geç seçim tartışmasına potansiyel bir çözüm olarak sunulmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Anne Treisman</span> İngiliz psikolog (1935 – 2018)

Anne Marie Treisman, bilişsel psikoloji alanında uzmanlaşmış bir psikolog.

Onarıcı adalet, cezalandırıcı olmaktan ve zarar vermekten çok onarıcı, eğitici, affedici, sorumluluk yükleyici, toplumsal katılımı ve müzakereyi teşvik eden, mağdurun uğramış olduğu zararın giderilmesini, toplumun ise suç teşkil eden fiilden doğan anlaşmazlığın çözümü sürecine katılımını öngören; bu suretle suç oluşturan fiilin temeline inerek zararlı etkilerini ortadan kaldırmayı amaçlayan bir yaklaşımı ifade eder.