İçeriğe atla

Didgori Muharebesi

Didgori Muharebesi
Gürcü-Selçuklu savaşları

Didgori'deki savaş anıtı
Tarih12 Ağustos 1121
Bölge
Sonuç Kesin Gürcü zaferi.
Taraflar
Büyük Selçuklu DevletiGürcistan Krallığı
Komutanlar ve liderler
İlgazi Bey
II. Dubays
IV. Davit
Prens I. Demetre
Güçler

Modern tahminler:


  • Diğer kaynaklar:
    200.000-250.000 arası [11] veya yaklaşık 300.000[12]

  • Orta Çağ kaynakları:
    400.000-600.000 veya 800.000 [13][14][15]

Toplam: 55.600[14][15]


Kayıplar
Bilinmiyor, tahmini %60 kayıp, %25 esir hafif kayıp

Didgori Muharebesi (Gürcüce: დიდგორის ბრძოლა; okunuşu: "didgoris brdzola") Gürcistan Krallığı ile Büyük Selçuklu Devleti arasında Tiflis'in 40 km batısındaki Didgori'de 12 Ağustos 1121 tarihinde gerçekleşen muharebedir. Gürcü tarihinde Didi Turkoba olarak bilinen Selçuklu akınları bu muharebe son bulmuştur.

Didgori Muharebesi, Kral IV. Davit önderliğindeki Gürcü kuvvetlerinin İlgazi yönetimindeki Büyük Selçuklu güçlerine karşı kesin zaferiyle sonuçlanmıştır. Ertesi yıl Gürcüler, Müslümanların elindeki Tiflis'i de alıp başkenti Kutaisi'den buraya taşımıştır.[16] Her yıl 12 Ağustos'ta "Didgoroba" adıyla kutlanan Didgori zaferi, Gürcistan'ın bölgede tekrar etkin olmuştur

Arka plan

Gürcü Krallığı 1080'lerden beri Büyük Selçuklu Devleti'ne vergi ödemekteydi. 1090'lardan itibaren Kral IV. Davit yaptığı akıllı hamlelerle Haçlı Seferleri ile meşgul olan Büyük Selçuklu Devleti|Selçuklu]] Türklerine karşı Kıpçak, Alan ve paralı Frank askerlerinden oluşan bir ordu hazırladı. Güçlü bir monarşi tesis etti. Kaybettiği toprakları geri alarak Türk akıncıları ülkesinden çıkardı. IV. Davit, Türklerin mevsimlik göç edecekleri dönemde kaleleri güçlendirdi . 1110 yılında bir dizi sefer yaptı, amacı Tiflis başta olmak üzere dört eski Gürcü kenti üzerindeki Türk hakimiyetini kırmak buraları yeniden ele geçirmekti. Bu dönemde ülke dışında özellikle Aras havzası ve Güney Kafkasya'da ticaret kervanlarına terör saldırıları düzenledi. Haziran 1121'de Tiflis kuşatıldı ve zengin Müslümanlar ağır vergi ödemeye mecbur edildi.

Muharebe

İslam ve Gürcü kaynaklarının ortak iddiası, Gürcülerin yaptığı askeri faaliyetler Tiflis Müslümanlarınca Sultan Mahmud bin Muhammed'e (hd. 1118-1131) şikayet edildi. Sultan Mardin Artuklulardan İlgazi'yi, kardeşi Nahçivan atabeyi Tuğrul'u, Irak'ta bulunan Mezdi'yi Gürcistan üzerine gönderdi. Bu kalabalık ordu İlgazi yönetiminde Gürcistan'ın doğusunda Trialeti Vadisine girdi. Tarafların askerî güçlerinin sayısı tartışmalıdır ve farklı rakamlar verilmektedir. Batılı, İslam, Gürcü ve Ermeni tarihçiler Selçuklu ordusunun çok güçlü olduğu yaklaşık 100.000 - 400.000 arası bir rakam vermektedir. Örneğin Antakya kontu Galterius Büyük Selçuklu asker sayısını 400.000 olarak verirken, Ermeni tarihçi Edessalı Mateos 150.000 kadar askerden söz eder. Mateos'un aktardığı bilgi gerçeğe daha yakın görünmektedir.[17] Gürcü Krallığı ise 40,000 Gürcü, 15,000 Kıpçak, 500 Alan ve 100 paralı Frenk askerinden oluşmaktaydı. Muharebe üç saat sürdü ve Müslüman ittifakının yenilgisiyle sonuçlandı.

Kral Davit, İlgazi'nin Tiflis Emirliği güçleri ile birleşmesine izin veremezdi bu yüzden İlgazi'nin yolunu kesmeye karar verdi. Selçuklu birliklerini saşırtıp kandırarak adım adım pusuya çekme stratejisini kullandı. Saldırı için Manglisi ve Tiflis arasında bulunan Didgori Dağları yakınındaki ormanlık ve dağlık bir bölgeyi seçti. 11 Ağustos 1121'de Kral Davit, ordusunu eski başkent Mtsheta'dan Nichbisi Vadisi boyunca harekete geçirdi ve birliklerini biri kişisel komutası altında diğeri ise oğlu I. Demetre komutasına verdi ve Demetre'nin birliklerini işaretle kanatlara saldırmak için yakındaki tepelerde gizledi.[18]

Savaşın seyri çağdaş kaynaklarda farklı şekillerde anlatılmaktadır. Arap tarihçi İbnül Esir'e göre Davit, küçük bir Kıpçak müfrezesini müzakere yapma numarasıyla gönderdi. Müslüman ordusu küçük müfrezenin Gürcü ordusunu terk ettiği ve koruma aradıklarını düşündüler ve onları tehdit olarak görmediler. Bu arada Gürcüler, kuvvetlerinin büyük bir bölümünü bir kıskaç hareketiyle düşmanı neredeyse kuşatacakları bir yere konuşlandırmayı başarıyla gerçekleştirmişti. Müslüman ordusu bu faaliyetlerden habersiz kaldı. Selçuklu komutanlarına yaklaşan müfreze Müslümanların özgüvenini kendi lehlerine kullanarak onlara oklarla saldırdılar, gördükleri her Selçuklu komutanını ve toplantıya katılan diğerlerini öldürdüler.

Bunlar olmaktayken Davit, haçlı şövalyeleriyle Selçuklu öncü kuvvetlerine bir saldırı emri verdi; bu, yalnızca düşmanın ileri hatlarını mahvetmekle kalmadı, aynı zamanda Selçuklu okçularını yakın çatışmaya sokarak İlgazi'nin ordusunun gücünün çok önemli bir parçasını oluşturan okçu birliklerini etkili bir şekilde ortadan kaldırdı. Bu hile, Müslümanlar arasında kaosa ve paniğe neden oldu. Gürcüler daha sonra dağın batı tarafındaki kanatlarda tam bir düzen içinde hızla ilerlemeye başladılar. İlgazi ve damadı, öncü birliğin saldırısından sağ kurtuldu ancak savaş sırasında ağır şekilde yaralandı ve Selçuklu ordusunu neredeyse lidersiz bırakarak savaş alanından çekildi.

Didgori anıtının bir bölümü

Komutanlarının çoğu ya yaralandı ya da öldürüldü, bu da kafa karışıklığına neden oldu ve muhtemelen kaotik duruma yeterli tepkinin verilememesine yol açtı. Kral Davit tereddüt etmedi ve bizzat Gürcü sağ kanadına liderlik etti, ağır süvarilerine öncü kuvvetlerini güçlendirmeye çalışan düzensiz haldeki Selçuklu sol kanadına doğru hücum emri verdi. Yokuş aşağı ilerleme avantajına sahip olan Gürcü süvarilerinin saldırısı çok etkili oldu.

Neredeyse aynı anda, Davit'in oğlu Demetre komutasındaki sol kanat, yine ağır süvarilerle Selçuklu sağ kanadını vurdu. Gürcü piyadeleri savaşa katıldığında Selçuklu birlikleri paniğe kapıldı ve ordularının savaşa katılmayan artçı kuvvetlerindeki büyük boşluktan toplu halde geri çekilmeye başladılar. Bu, öncü kuvvetleri yok edilirken henüz savaşa dahil olmamış çok sayıda Selçuklu askerinin de kaçmasına neden oldu ve büyük bir bozgunla sonuçlandı. Gürcü bir vakanüvise göre, Kral Davit'in birlikleri üç gün boyunca onları takip etti ve Manglisi Vadisinde "hepsini kılıçtan geçirdi ve onları etobur hayvanlara ve dağların ve ovaların kuşlarına bıraktı."[18]

"Düşman birlikleri korkunç ve vahşice katledildi ve [düşmanın] cesetleri nehirleri doldurdu ve tüm vadileri ve kayalıkları kapladı."

Edessalı Mateos

Kıpçakların da katılmasıyla Selçuklu direnişinin son birlikleri de dağılarak bozguna uğradı. Selçuklu ordusunun çok sayıda ölü, yaralı, esir ve ganimet bırakmasıyla savaş üç saat içinde sona erdi. Kaçan birlikler yeniden toparlanmak veya başka bir harekete başlamak için zamanları veya fırsatları olmasın diye birkaç gün boyunca takip edildi.

Bu anlatımların yanı sıra, Davit'in büyük bir işgal gücünün öncüsüyle karşı karşıya kaldığında, birliklerinin hareketlerini gizlemek için arazinin sunduğu avantajlara güvenmek zorunda kaldığı da öne sürülmektedir. Selçuklu süvarileri, muhtemelen fazla manevra alanı olmayan nispeten dar bir geçide çekilerek tuzağa düşürüldü. Süvariler İlgazi ordusunun geri kalanından ayrı kaldığında Gürcüler ordunun geri kalanını mızrak, kargı ve hafif piyadelerle yay ve cirit kullanarak kolayca bozguna uğratabildiler. Müslüman koalisyon ordusunun geri kalanı, muhtemelen ağır süvariler tarafından kanatlardan sürekli olarak hücuma uğrarken Gürcü ordusunun ana gövdesine saldırmak için yokuş tırmanmaya zorlandı. Bu taktikler bir süre sonra Müslüman ordusunun savaşma iradesini kırdı ve kısa sürede yenilmeleriyle sonuçlandı. İlgazi'nin, yüzlerce haçlının Selçuklu komuta sancağına doğru koşarak hatlarını aşmayı başarması üzerine başından yaralandığı aktarılmaktadır.[19]

Muharebe sonrası durum

Sahadan kaçan Selçukluların sayısı o kadar fazlaydı ki, Gürcü süvarileri birkaç gün boyunca çok sayıda esir aldı. Sonuç olarak, Gürcüler tüm bölgeyi Müslüman etkisinden kurtarabildiler ve hatta o noktada neredeyse savunmasız kalan Büyük Selçuklu İmparatorluğu içindeki topraklarla rekabet edebildiler. Yakalanan esirler, Davit'in krallığını yeniden inşa etme emellerine hizmet edecekti.

IV. Davit'in hükümdarlığı altında Gürcistan Krallığı'nın yayılışı

Gürcistan'ın birleşmesi ve Müslüman otoritesinin ortadan kaldırılması, Didgori Muharebesi'ni takip eden yılda tamamlandı. Davit, "sonsuza dek oğulları için bir cephanelik ve başkent" olan Gürcistan'ın başkenti ve kraliyet şehri haline gelen Tiflis şehrini kuşattı ve ele geçirdi.

Orta Çağ kaynakları Davit'in Tiflis Müslümanlarından intikam alma eylemlerini vurgular. Ancak günümüze ulaşamayan bazı kaynaklardan yararlanan Arap tarihçi Bedreddin Ayni (1360-1451) şehrin yağmalandığını kabul etmekte ancak Gürcü kralının sonunda sabır gösterdiğini ve "Müslümanların duygularına saygı duyduğunu" söylemektedir. İyi eğitimli bir lider olarak, diğer dinlere hoşgörüyü vaaz etti, Müslümanlara ve Yahudilere vergi ve askerliği kaldırdı ve Sufileri ve Müslüman alimlerini korudu.

Güçleri tükenen ve kendisi de yaralanan İlgazi, perişan bir halde Mardin'e döndü. Didgori savaşı, İlgazi ordularının baskısı altında kalan Haçlı devletlerine yardımcı oldu. Latin prensliklerinin ana düşmanının zayıflaması, Kral II. Baudouin yönetimindeki Kudüs Krallığı için faydalı oldu.

Didgori zaferi, Gürcistan'ın 11-12. yüzyıl sonlarında askeri bir güç olarak ortaya çıkışını sağladı ve Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki politik dengeyi Gürcü kültürel ve siyasi üstünlüğü lehine olacak biçimde değiştirdi.

Kaynakça

  1. ^ Rayfield, Donald (15 Aralık 2012). Edge of Empires: A History of Georgia. Reaktion Books. s. 92. 
  2. ^ Prokhorov, Aleksandr Mikhaĭlovich (1973). Great Soviet Encyclopedia, Volume 8. Macmillan. s. 215. 
  3. ^ Baumer, Christoph (30 Ağustos 2018). History of Central Asia, The: 4-volume set (The History of Central Asia). I.B. Tauris. s. 74. 
  4. ^ Fähnrich, Heinz (14 Temmuz 2010). Geschichte Georgiens (Handbook of Oriental Studies. Section 8 Uralic & Central Asi) (German Edition). Brill. s. 199. 
  5. ^ İbnü’l-Esir, İslâm Tarihi, c. 10, s. 450.
  6. ^ Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, İstanbul, 2013, s. 191.
  7. ^ Sevim, “Artuk Oğlu İlgazi”, s. 684; Sevim- Merçil, Selçuklu Devletleri Tarihi, s. 235.
  8. ^ Kırzıoğlu, Yukarı-Kür ve Çoruk Boyları’nda Kıpçaklar, s. 117.
  9. ^ İlgazi'nin 2 sene önce Ager Sanguinis Muharebesi'nde Abul-Ferec'e göre 7,000, İbn-ül Esir'e göre 20,000 askeri vardır. Bu da bu sayının en doğru tahmin olduğunu göstermektedir.
    Erhan Ateş, (2016), Selçuklu-Gürcü Mücadelelerinde Bir Dönüm Noktası: Didgori Savaşı (1121) ve Sonuçları s. 85 [1] 2 Haziran 2018 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  10. ^ Sargis Kakabadze, ‘’Didgori Savaşı’’, Tiflis, 1982, 136 sayfa.
  11. ^ Golden, Peter B. Turks And Khazars. Farnham, England: Ashgate/Variorum, 2010. Print.
  12. ^ Lortkipanidze, Mariam and B. G Hewitt. Georgia In The XI-XII Centuries. Tbilisi [Georgian S.S.R.]: Ganatleba Publishers, 1987.
  13. ^ Mikaberidze, Alexander. Conflict And Conquest In The Islamic World. Print.
  14. ^ a b Alexander Mikaberidze, Miraculous Victory:’ Battle of Didgori, 1121, Published: May 14, 2008;"The size of the Muslim army is still a matter of debate with numbers ranging from a fantastic 800,000 men (“Bella Antiochena”, Galterii Cancelarii), 600.000 (Edessalı Mateos) ila 400.000 (Smbat Sparapet’s Chronicle) Türk. Bununla beraber günümüzde Türk askerlerinin 100.000 ila 250.000 arasında olduğu düşünülmektedir."[2] 18 Temmuz 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  15. ^ a b Google Kitaplar'da Nomads in the Sedentary World, s. 47,
  16. ^ İ. Cavahişvili, N. Berdzenişvili, S. Canaşia; Gürcistan Tarihi - Eski Çağlardan XIX. Yüzyılın Başlarına Kadar, Tiflis, 1943, s. 168-169.
  17. ^ Sargis Kakabadze, ‘’Didgori Savaşı’’, Tiflis, 1982, s. 100.
  18. ^ a b Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; auto1 isimli refler için metin sağlanmadı (Bkz: )
  19. ^ Rogers, Clifford J, Kelly DeVries, and John France. Journal of Medieval Military History. Woodbridge, UK: Boydell Press, 2013. Print.[] Şablon:Page?

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kıpçaklar</span> 11.-14. yüzyıllarda Doğu Avrupa, Balkanlar, Batı ve Doğu Anadolu, Kafkasya ve Orta Asyada yaşamış bir Türk halkı

Kıpçaklar veya Kumanlar, eski Türk halklarından biridir. Dilleri Kıpçakça olup üç kol halinde gelişim göstermiş ve daha sonra da Kıpçak dillerine kaynaklık etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Gürcistan Krallığı</span> Orta Çağda kurulmuş Gürcü krallığı

Gürcistan Krallığı ya da Gürcü İmparatorluğu, Orta Çağ'da kurulmuş olan Gürcü devleti. Gürcistan pek çok alanda, Altın Çağ olarak adlandırılan dönemi bu krallık zamanında yaşamıştır.

II. Mahmud Büyük Selçuklu Sultanı ve Muhammed Tapar'ın oğlu.

<span class="mw-page-title-main">Gürcistan'ın Moğollar tarafından istilası</span>

Gürcistan ve Kafkasların Moğollar tarafından istilası, Orta Çağ'da Gürcistan Krallığı ve Kafkaslardaki ona bağlı vasal devletlerin 13. yüzyılda Moğol İmparatorluğu orduları tarafından istila edilmesidir. İlk muharebeler 1220 yılında Moğol öncü birlikleriyle yaşanır. 1236 yılında ise Moğol Ordusu bütün kuvvetiyle bölgeyi istila eder ve 1243 yılında Gürcistan Moğol egemenliğine boyun eğer. Devlet her yıl çok ağır bir vergi vermek zorunda kalacak ve bitip tükenmeyen Moğol seferleri için asker sağlamak durumunda kalacaktır. İlk dönemlerde güçsüz olan Gürcü direnişi gelişerek açık isyanlara dönüşecektir. Gürcistan devletinde Moğol yanlısı ve Moğol karşıtı grupların çekişmeleri ülkeyi bölecektir. 1320'li yıllarda tahta çıkan kral V. Giorgi diplomatik ve askeri alandaki başarılarıyla krallık topraklarında yeniden Moğolları yenerek egemen olacak ve devleti eski gücüne çıkaracaktır.

VII. Davit Ulu, Bagrationi hanedanına mensup 1247-1270 yılları arasında hüküm sürmüş Gürcü Kralı. Gürcü Krallığının ikiye bölünmesinden sonra Tiflis başkentli doğu kısmında Moğol İmparatorluğu boyunduruğunda hüküm sürmüştür.

VIII. Davit, Bagrationi Hanedanına mensup Gürcü Kralı. Moğol İmparatorluğu işgalinde 1293 – 1311 yılları arasında tahta çıkmıştır

<span class="mw-page-title-main">İlgazi Bey</span>

İlgazi Bey veya tam ismiyle Necmeddin İlgazi bin Artuk, Türk asker ve yönetici.

<span class="mw-page-title-main">IV. Bagrat</span> Eski bir Gürcü Kralı

IV. Bagrat, Bagrationi Hanedanı'nın bir üyesidir. 1027 ile 1072 yılları arası Gürcistan Krallığı yapmıştır. Uzun ve olaylı hükümdarlığında Gürcistan'ın hükümdarlığını Bizans İmparatorluğu ve Selçuklu Hanedanı'ndan korumak için çalışmıştır.

IV. Liparit, bazen III. Liparit olarak bilinir, 11. yüzyıl Gürcü general ve politik figürü. Gürcü Kralı IV. Bagrat'ın başlangıçta en değerli destekçisi sonra en tehlikeli düşmanı olmuştur. Liparit hanedanına mensuptu. Bu nedenle kalıtımsal olarak Kldekari ve Trialeti dükü oldu. Kral IV. Bagrat'ın küçüklüğünde Kartli eristavisi İvane Abazasdze ile birlikte Gürcistan'ın gerçek yöneticisiydi.

<span class="mw-page-title-main">IV. Davit</span>

IV. Davit, Kurucu Davit olarak da bilinir, Bagrationi hanedanından Gürcü kralı. 1089 yılından öldüğü 1125 yılına kadar hüküm sürmüştür. "Ağmaşenebeli" lakabı kurucu, imar eden anlamlarına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Gürcistan Kıpçakları</span>

Gürcistan Kıpçakları ya da Gürcistan'daki Kıpçaklar, Kıpçaklar, Orta Asya'dan Batı Avrupa'ya uzanan geniş bir bölgede yaşayan eski bir Türk göçer halkıdır. Gürcistan da dahil olmak üzere bölgedeki birçok ulusun tarihinde önemli bir rol oynamışlardır. Gürcistan kralları 12. ve 13. yüzyıllarda Kafkasya'daki güçlerinin zirvesindeyken binlerce Kıpçak paralı asker topladılar ve hizmetlerini komşu Müslüman devletlere karşı başarıyla kullandılar. Bu kavim, Gürcü kaynaklarında çoğunlukla Kıpçak olarak geçmekle birlikte, nadiren Koman adıyla da anılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Gürcistan'ın Altın Çağı</span>

Altın Çağ ya da Gürcistan'ın Altın Çağı, Geç Orta Çağ döneminde, Gürcistan Krallığı'nın 11. yüzyılın sonundan 13. yüzyıla değin dönemine verilen addır. Bu dönemde Gürcistan'ın gücü ve gelişmesi zirveye ulaşmıştır. Bunun dışında askeri başarılarla ülke sınırlarının genişlemesi, Gürcü mimarisinin, resim sanatının ve edebiyatının gelişmesine olanak sağlamıştır. Bu dönemdeki kilise sanatı ve din dışı edebiyat eserlerinin pek çoğu günümüze ulaşmıştır.

"Didi Turkoba", Gürcü tarih yazıcılığında, Kral II. Giorgi’nin hükümdarlığı döneminde Selçukluların öncülüğünde Türk kabilelerinin Gürcistan topraklarında sürekli saldırılarını ve ele geçirdikleri yerleri yağmalamalarını ifade eden bir terimdir. Kelime kelime çevirisi “Büyük Türklük” olsa da bu terim “Büyük Türk istilası” anlamında kullanılmaktadır.

Otrok Kiev Knezliği ile olan savaşlara katılmış ve ayrıca Gürcistan Krallığı'nda görev yapmış erken 12. yüzyıl Kuman-Kıpçak Hanı'dır. Kıpçak konfederasyonunu yöneten ve Ruslar tarafından "Vahşi Kumanlar" olarak bilinen Şarukan Hanedanı'na mensuptu.

<span class="mw-page-title-main">Didgori Dağı</span> Gürcistandaki dağ

Didgori Dağı, Küçük Kafkasya'daki Trialeti Sıradağları'nın doğu kesiminde yer alan 1647 metre yüksekliğindeki dağdır. Gürcistan'ın başkenti Tiflis'in 40 kilometre batısında konumlanmıştır. Gürcü Kral IV. Davit'in 12 Ağustos 1121'de Selçuklu ordularını mağlup ettiği Didgori Muharebesi burada gerçekleşmiştir. Birkaç kilometre uzunluğundaki savaş alanı subalipin çayırlarıyla kaplıdır. 1990'lı yıllarda, savaş alanına devasa bir anıt dikilmiştir. Anıt haç gibi görünen düzinelerce kılıçtan oluşmaktadır.

Botora Muharebesi veya Botori Muharebesi 14 Şubat 1120 tarihinde Gürcistan Krallığı ile Selçuklu İmparatorluğu orduları arasında gerçekleşen, Gürcü zaferi ile sonuçlanan muharebedir.

<span class="mw-page-title-main">Gürcü-Selçuklu savaşları</span> Gürcistan Krallığı ile Selçuklu İmparatorluğu arasındaki çatışmalar

Gürcü-Selçuklu savaşları, aynı zamanda Gürcü Haçlı Seferi olarak da bilinir, y. 1048'den 1213'e kadar, Gürcistan Krallığı ile Güney Kafkasya'nın çoğunu işgal eden farklı Selçuklu devletleri arasında gerçekleşmiştir. Çatışmanın öncesinde, Gürcü tarihyazımında Büyük Türk İstilası olarak bilinen, 11. yüzyılda Türklerin Kafkasya'ya yaptığı baskınlar yaşanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Ani Kuşatması (1161)</span> 1161 kuşatması

Ani Kuşatması, Ani şehrinin 1161 yılında Ahlatşahlar Beyliği hükümdarı tarafından düzenlenen Selçuklu koalisyonu tarafından kuşatılmasıdır. Büyük Müslüman ordusu, Ani kapılarında Gürcü Kralı III. Giorgi tarafından yenilgiye uğratılmıştır.

Ali bin Ebü'l-Kāsım, 1102/03'ten 1123/24'e kadar hüküm süren Saltukoğulları beyidir. Beyliğin kurucusu Saltuk Bey'in oğludur. Sülalesi Ali'den itibaren Saltukoğulları olarak bilinir.

Trialeti Muharebesi, 1110 yılında Gürcistan Krallığı ile Selçuklu İmparatorluğu orduları arasında gerçekleşen muharebedir. Gürcüler 1110 yılında Samşvilde ve Dzerna'yı Selçuklulardan ele geçirdi. Bunun üzerine Selçuklu Sultanı Gürcistan'a 100.000 kişilik ordu gönderdi. 100.000 kişilik Selçuklu ordusu, Trialeti'de IV. Davit komutasındaki 1.500 Gürcü asker tarafından yenilgiye uğratıldı.