
Safevî İmparatorluğu, Safevîler veya Safevî Devleti, 1501 ve 1736 yılları arasında varlığını sürdürmüş, sıkça modern İran tarihinin başlangıcı olarak kabul edilen, İran tarihindeki en önemli hanedanlıklardan biri olan Türk kökenli Safevi Hanedanı tarafından yönetilmiş devlet. Bugünkü İran, Azerbaycan, Ermenistan, Irak, Afganistan, Türkmenistan ve Türkiye'nin doğu kesiminde varlığını sürdürmüş, Şiî Onikiciliği resmî mezhep olarak kabul etmiş ve İran'ın varisi olduğu Safevî Hanedanı'nın devletidir.
Osmanlı Ordusu'nun doğuya yönelik en büyük ve en uzun süreli askerî harekâtlarından biridir. Irâk-ı Acem olarak adlandırılan İran'ın kuzeybatı kesimiyle, Irâk-ı Arap olarak adlandırılan Bağdat ve yöresine girilmesi sebebiyle tarihi kaynaklarda Irakeyn Seferi olarak adlandırılmıştır.

I. Tahmasb, Safevî Devleti'nin ikinci hükümdarıdır.

1548-1549 Osmanlı-Safevî Savaşı, 29 Mart 1548 tarihinde I. Süleyman ordusuyla İstanbul'dan hareket edip bir yıl boyunca sürdürdüğü seferin adıdır.

Elkas Mirza, Safevi şahzadesi ve Şirvan Beylerbeyi, Şah Tahmasb'a karşı isyanın lideri. Elkas Mirza, Şah İsmail'nin hayatta kalmış dört oğlundan biridir.
Şahruh bin Ferruh Yesar – Şirvanşahlar Devleti'nin 43. hükümdarı, Şirvanşah II. Ferruh Yesar'ın oğlu, Şirvanşahlar Devletinin son hükümdarıdır. Safevi Devleti Şahı I. Tahmasp tarafından 1539'da katledilmesiyle, Şirvanşahlar Devleti tarih sahnesinden silinmiştir
Şerur Muharebesi - Akkoyunlu sultanı Elvend Mirza ile Safevi şeyhi İsmail arasında Ağustos 1501'de, günümüzde Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan Şerur şehri yakınında yapılan savaş. Savaş Safevi ordusu'nun kesin zaferiyle sonuçlandı. Savaş İsmail'in kendini şah ilan etmesi itibariyle Safevi Devleti'nin kuruluşu olarak bilinmektedir.
Elmakulak Muharebesi ya da Hemedan Savaşı - Akkoyunlu sultanı Murat ile Şah İsmail arasında 21 Haziran 1503'te, günümüzde İran sınırları içinde bulunan Hamedan şehri yakınında yer alan Elmakulak dağının eteklerinde yapılan savaş. Savaş Safevî ordusu'nun kesin zaferiyle sonuçlandı.
Ustaclu Muhammed Han, Türkmen komutan, Safevilerin Diyarbekir valisi. Şah İsmail'in Anadolu ve Mezopotamya'daki fetih ve genişlemelerinde kilit rol oynamıştır. Şah İsmail, Dulkadiroğlu Alâüddevle Bey'in üzerine yürürken Diyarbekir Valisi Emir Bey şehri Şah'a teslim etti. Bunun üzerine Şah Diyabekir valiliğine Ustaclu Muhammed Han'ı getirdi. Ustaclu Muhammed Han, Ulaş Bey'in kardeşi Mirza Bey'in oğlu ve Şah İsmail'in kız kardeşlerinden birisinin kocasıydı. Adı bilinmeyen bir yazarın "Tarih-i Kızılbaşan" adlı eserinde kendisi hakkında kısa bilgi verilmektedir:

Ovacık Muharebesi; Bıyıklı Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu ile Nur Ali Halife komutasındaki Safevi ordusu arasında gerçekleşip, isyanla birlikte Nur Ali'nin hayatını da bitirmiştir.

Kanuni Sultan Süleyman tarafından Tahmasb I yönetimindeki Safevi hanedanından Bağdat'ın ele geçirilmesi, Osmanlı - Safevi Savaşları'nın bir parçasıydı. Şehir direniş göstermeden alındı, Safevi hükûmeti kaçtı ve şehri savunmasız bıraktı. Bağdat'ın ele geçirilmesi, Dicle ve Fırat nehirleri üzerindeki hakimiyet ve uluslararası ve bölgesel ticaretindeki önemi göz önüne alındığında önemli bir başarıydı. Osmanlılar 1535'e kadar orada kışladı, Sünni ve Şii dini türbelerinin yeniden inşasını ve tarımsal sulama projelerini denetledi. Süleyman, güçlü bir garnizon bırakarak Konstantinopolis'e döndü. Sonraki birkaç on yıl içinde, Osmanlılar bölge üzerindeki kontrollerini sağlamlaştırdı. Bölge 1623'te Safeviler tarafından geri alındı
Şah İsmail'in Gürcistan seferleri; Safevi şahı I. İsmail (1501-1524) döneminde, günümüz Gürcistan topraklarına yapılan Kızılbaş yürüyüşleri olarak bilinir.

I. Tahmasb'ın Anadolu seferi (1552) — Safevi imparatorluğunun ikinci hükümdarı Şah Tahmasb'ın Sultanı Süleyman'ın seferlerine yanıt olarak gerçekleştirilen yürüyüşü kabul edilir. Seferin amacı, Osmanlı İmparatorluğu'nun Osmanlıların bir sonraki seferde erzak sıkıntısı çekmesi, esir almak ve barışa zorlamaktı.
Herat Savaşı, 9 Ağustos 1598'de Horasan ve Belh için Şeybani Hanlığı ve Safevîler arasında gerçekleşen bir savaştır. Savaş, Özbeklerin tamamen yenilgisiyle sonuçlandı, bunun sonucunda Safevi İmparatorluğu Horasan'daki gücünü tamamen geri kazandı ve bölgeyi geri aldı.

Sultan Süleyman'ın Safevilere karşı seferi, temeli hâlâ Sultan Selim ile Şah İsmail arasındaki savaşın özünde olan bir seferdir. Haziran 1554'te başlayan ve Mayıs 1555'e kadar süren savaş, 1532'den beri yeniden aktif olan savaşın son aşaması oldu.

II. Tahmasb'ın yeniden Safevi tahtına çıkması, 1729'da II. Tahmasb'ın generali Nadir Han ile Afgan Aşraf Hotaki arasında meydana gelen bir dizi savaş sonucunda mümkün oldu. II. Tahmasb sözde tahtta olmasına rağmen, asıl güç Nadir Han'ın elinde toplanmıştı. Afganlar ise Safevi imparatorluğunun topraklarının büyük bir kısmından kalıcı olarak kovuldu ve bir süre sonra Nadir onlara boyun eğdirdi.
Halil sultan Zülkadir- Şiraz hükümdarı Şah I. İsmail'in emirlerinden biri olan Zülkadir hanedanına ait bir Kızılbaş savaşçısı.
Hamza sultan Kazah'ın oğlu Şahkulu Sultan Ustaçlı (?-1568), Kızılbaş komutanı, Astrabad ve Çukur Saad eyaletinin Beylerbeyi (1551-1568), olan Azerbaycan ve Horasan emiri el-umarası.
Eşikağasıbaşı, Safevilerde "Ümera-yi devlethane-yi mübarek"in dört emirinden biri olup, sarayda merasim kurallarına bakan memurların başıdır. Bazı kaynaklar onu "saray dergahının reisi" olarak tanımlamaktadır. O, şah divanının tüm yasavullarının, eşikağalarının, kapıcılarının ve çavuşlarının reisi olup, şah meclislerinin organizasyon ve düzenlemesinden sorumluydu.
Abdi bey Şamlı veya Ebdi bey Şamlı - Herat'ın hükümdarı Şamlı ailesine mensup Kızılbaş emiri. Anonim bir yazarın yazdığı "Tarih-i Kızılbaşan" adlı eserde onun hakkında şöyle denilmektedir: "Abidin Bey, Şam şehirlerinden 200 gençle birlikte Sarıtarcan'dan Şah I. İsmail'in yanına gelerek, Hazretlerinin dikkatini çekti. Bütün emirlerin arasından seçilerek, Emir Han'ın ardından Herat'ın hükümdarı olmuş ve 931 (hicri) yılında vefat etmiştir. Fermana göre kardeşi Herat hükümdarlığına atandı."