İçeriğe atla

Denosumab

Denosumab osteoporoz, tedaviye bağlı kemik kaybı, kemiğe metastaz ve kemiğin dev hücreli tümörünün tedavisine yönelik bir insan monoklonal antikorudur.[1][2]

Denosumab kan kalsiyum düzeyi düşük kişilerde kontrendikedir. En sık görülen yan etkiler, kollarda veya bacaklarda eklem ve kas ağrılarıdır.[3]

Denosumab, kemiği parçalayan hücreler olan osteoklastların gelişimini önleyerek çalışan bir RANKL (nükleer faktör kappa-Β ligandının reseptör aktivatörü)[1] inhibitörüdür. Biyoteknoloji şirketi Amgen tarafından geliştirilmiştir.[4]

Kaynakça

  1. ^ a b "Denosumab". mAbs. 1 (3): 210-5. 2009. doi:10.4161/mabs.1.3.8592. PMC 2726593 $2. PMID 20065634. 8 Mart 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Aralık 2022. 
  2. ^ "Denosumab in postmenopausal women with low bone mineral density". The New England Journal of Medicine. 354 (8): 821-31. February 2006. doi:10.1056/NEJMoa044459. PMID 16495394. 
  3. ^ "European Public Assessment Report (EPAR) for Prolia" (PDF). European Medicines Agency. 16 Ekim 2014. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 23 Aralık 2022. 
  4. ^ "Prolia (denosumab)". Products. Amgen. 29 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Mayıs 2012. 

Dış bağlantılar

  • "Denosumab". Drug Information Portal. U.S. National Library of Medicine. 26 Mayıs 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Aralık 2022. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kök hücre</span> İnsan vücudunu oluşturan, sınırsız bölünme, her türlü vücut hücresine dönüşme ve yeni görevler üstlenme imkânına sahip ana hücre

Kök hücre, mitoz bölünmeyle özelleşmiş hücre tiplerine farklılaşabilen ve daha fazla kök hücre üretmek için kendini yenileme yeteneğine sahip olan, bütün çok hücreli canlıların doku ve organlarını oluşturan ana hücre türleridir.

<span class="mw-page-title-main">Testosteron</span> Erkek cinsiyet hormonu

Testosteron, erkeklerdeki birincil seks hormonu ve anabolik steroiddir. İnsanlarda testosteron, testisler ve prostat gibi erkek üreme dokularının gelişiminde, ayrıca kas ve kemik kütlesinin artması ve vücut kıllarının büyümesi gibi ikincil cinsiyet özelliklerini teşvik etmede önemli bir rol oynar. Ek olarak, her iki cinsiyette de testosteron; ruh hali, davranış ve osteoporozun önlenmesi de dahil olmak üzere sağlık ve esenlik durumu ile ilgilidir. Erkeklerde testosteron seviyelerinin yetersiz olması, kemik kırıkları ve kemik kaybı gibi problemlere yol açabilir.

Alternatif tıp, biyolojik akla yakınlık, test edilebilirlik, tekrarlanabilirlik veya klinik deneylerden elde edilen kanıtlara sahip olmamasına rağmen tıbbın iyileştirici etkilerini elde etmeyi amaçlayan uygulamalara verilen isimdir. Alternatif terapiler tıp biliminin ve bilimsel yöntemin dışındadır ve tanıklık, anekdot, din, gelenek, hurafe, doğaüstü enerjiler, sözde bilim, propaganda, dolandırıcılık veya diğer bilim dışı kaynaklar gibi akıl yürütmedeki hatalara dayanır. Sıklıkla kullanılan terimler New Age tıbbı, sözde tıp, holistik tıp, alışılmışın dışında tıp, marjinal tıp ve şarlatanlıktan az farkla geleneksel olmayan tıptır.

<span class="mw-page-title-main">Kalp krizi</span> Kalbin bir kısmına kan akışının kesilmesi

Kalp krizi, kalp enfarktüsü ya da akut miyokard enfarktüsü, kan akımının azalması veya durması sonucunda koroner arterlerden birinde meydana gelen enfarktüs ile karakterize edilir. Tipik belirtiler arasında, sıklıkla sol omuz, kol veya çeneye yayılan, göğüs kemiğinin arkasında (retrosternal) göğüs ağrısı veya rahatsızlığı bulunur. Bu ağrı, bazen mide yanması gibi algılanabilir.

<span class="mw-page-title-main">Antidepresan</span> Majör depresif bozukluk ve anksiyete gibi rahatsızlıkları tedavi etmek için kullanılan psikiyatrik ilaçlar

Antidepresanlar, majör depresif bozukluk gibi bazı duygudurum bozukluklarını, bazı anksiyete bozukluklarını ve bazı kronik ağrı durumlarını tedavi etmek için kullanılan ilaçlardır. Antidepresanların yaygın yan etkileri arasında ağız kuruluğu, kilo alımı, baş dönmesi, baş ağrısı, cinsel işlev bozuklukları ve duygusal körelme bulunur. Antidepresanlar, çocuklar, ergenler ve genç yetişkinler tarafından alındığında intihar düşüncesi ve davranışı riskinde artışa neden olabilir. Antidepresanların özellikle ani bir şekilde kesilmeleri sonucunda, antidepresan yoksunluk sendromu ortaya çıkabilir.

Osteoartrit veya Osteoartroz, Amerika Birleşik Devletleri'nde 7 yetişkinden 1'ini etkileyen, eklem kıkırdağı ve altındaki kemiğin yıkımından kaynaklanan dejeneratif bir eklem hastalığıdır. Dünyadaki engelliliğin dördüncü önde gelen nedeni olduğuna inanılıyor. En yaygın semptomlar eklem ağrısı ve sertliğidir. Semptomlar genellikle yıllar içinde yavaşça ilerler. Diğer belirtiler arasında eklem şişmesi, hareket açıklığının azalması ve sırt etkilenmesinde kol ve bacaklarda zayıflık veya uyuşma şeklindedir. En sık tutulan eklemler, parmak uçlarına yakın iki eklem ve başparmaktaki dip eklem, diz ve kalça eklemleri ve boyun ve bel eklemleridir. Semptomlar işe ve normal günlük aktivitelere engel oluşturabilir. Diğer bazı artrit türlerinin aksine, iç organlar etkilenmez. Sıklıkla el küçük eklemlerini, diz, kalça ve omurga eklemlerini etkilemektedir. Diz eklemi tutulumu gonartroz, kalça eklemi tutulumu koksartroz olarak da adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">George Wald</span> araştırmacı

George Wald, Yahudi kökenli Amerikalı bilim insanı. Retina pigmentleri üzerine yaptığı çalışmalarıyla bilinir. 1967 yılında Haldan Keffer Hartline ve Ragnar Granit ile birlikte Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü kazanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Robert F. Furchgott</span> Amerikalı biyokimyager (1916 – 2009)

Robert Francis Furchgott, 1998 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi Amerikalı biyokimyacı. Ödülü aynı yıl Louis Ignarro ve Ferid Murad ile paylaşmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Eric F. Wieschaus</span>

Eric F. Wieschaus, Amerikalı gelişimsel biyolog. 1995 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü Edward B. Lewis ve Christiane Nüsslein-Volhard ile birlikte "embriyonik gelişimin genetik kontrolü ile ilgili keşiflerinden dolayı" kazanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Baruch Samuel Blumberg</span> Amerikalı hekim (1925 – 2011)

Baruch Samuel "Barry" Blumberg Yahudi kökenli Amerikalı doktor ve 1976 yılı Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi. Nobel Ödülü'nü enfeksiyöz olduğu gösterilen ilk insan prion hastalığı olan kuru hastalığı üzerine yaptığı çalışmalarla kazanmıştır. Ayrıca 2005 yılından ölümüne kadar Amerikan Felsefe Topluluğu başkanlığını yürütmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Rosalyn Sussman Yalow</span> Amerikalı fizikçi (1921 – 2011)

Rosalyn Sussman Yalow Amerikalı hekim ve 1977 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi bilim insanı. Radioimmunoassay (RIA) tekniğini geliştirmesiyle bu ödülü kazanmıştır. Gerty Cori'den sonra Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü kazanan ikinci kadın Amerikalı bilim insanıdır.

Edwin Gerhard Krebs, Amerikalı biyokimyacı. 1992 yılında Edmond H. Fischer ile birlikte, proteinleri ve çeşitli hücresel süreçleri aktive etmek için tersinir fosforilasyon mekanizmasını keşiflerinden dolayı Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülünü almaya hak kazanmıştır. Edwin Krebs, aynı zamanda Krebs döngüsü olarak da bilinen sitrik asit döngüsünü keşfeden Nobel ödüllü biyokimyacı Hans Adolf Krebs (1900-1981) ile karıştırılmamalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Barbara McClintock</span> Amerikalı bilim insanı ve sitogenetikçi (1902-1992)

Barbara McClintock, 1983 yılı Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi Amerikalı bilim insanı. Dünyanın en önemli sitogenetikçilerinden kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">George H. Hitchings</span> 1988 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi Amerikalı hekim

George Herbert Hitchings Amerikalı hekim. 1988 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülünü James W. Black ve Gertrude Elion ile birlikte "ilaç tedavisine ilişkin önemli ilkeleri keşifleri için" kazanmıştır. Hitchings özellikle kemoterapi çalışmalarıyla bu ödüle hak kazanmıştır.

Antikonvülzan ya da antiepileptik ilaç, epilepsi nöbetleri, bipolar bozukluk, nöropatik ağrı gibi durumların önlenmesinde ve tedavisinde kullanılan ilaç grubu.Nöbete sebep olan nöronların senkronize aktivitesini önleyerek nöbetlerin oluşmasını, tekrarlanmasını engeller.

<span class="mw-page-title-main">Şifalı bitki</span>

Şifalı bitkiler içerdiği çeşitli moleküller ve vitaminler ile insanlar için oldukça faydalı bitkilerdir. Şifalı bitkiler birçok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. Siyatik ağrısı, eklem ağrısı, kas ağrısı, sırt ağrısı, baş ağrısı, kulak ağrısı, diş ağrısı, berelenme, kesik, burkulma, âdet sancısı, böcek ısırması gibi durumlarda ağrıları dindirme özelliğinden dolayı iyi geldiği bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Osteokalsin</span>

Osteokalsin, başka bir adla kemik gama-karboksiglutamik asit içeren protein (BGLAP), kemik ve dentinde bulunan ve ilk olarak civciv kemiğinde kalsiyum bağlayıcı protein olarak tanımlanan küçük (49-amino-asit) kollajenöz olmayan protein yapılı bir hormonudur.

<span class="mw-page-title-main">HIV/AIDS inkarcılığı</span>

HIV/AIDS inkârcılığı, kesin kanıtlara rağmen insan bağışıklık yetmezliği virüsü (HIV) ve yol açtığı edinilmiş bağışıklık yetmezliği sendromu (AIDS) hakkındaki bilgileri yadsımaktır. Kimileri HIV'in varlığına karşı çıkarken kimileri virüsün AIDS'e yol açmayan zarasız bir virüs olduğunu savunur. AIDS'i gerçek bir hastalık olanlar kabul edenler dahi bunun cinsel ilişkinin yanında malnütrisyon, yetersiz sanitasyon ve hemofiliye bağlar.

<span class="mw-page-title-main">Hepatit D</span>

Hepatit D, hem viroid hem de virüsoid ile benzerlikler paylaşan küçük, küresel zarflı bir partikül olan hepatit delta virüsünün (HDV) neden olduğu bir viral hepatittir HDV, bilinen beş hepatit virüsünden biridir: A, B, C, D ve E. HDV, yalnızca hepatit B virüsü (HBV) varlığında yayılabildiği için bir uydu virüs olarak kabul edilir. HDV bulaşı eş zamanlı olarak HBV enfeksiyonu yoluyla gerçekleşebilir (birlikte-enfeksiyon) ya da kronik hepatit B veya hepatit B taşıyıcılığında sonradan gelişebilir.

Sitofosfamid, diğer isimleri arasında sitofosfan olarak da bilinir, kemoterapi olarak ve bağışıklık sistemini baskılamak için kullanılan bir ilaçtır. Kemoterapi olarak lenfoma, multipl miyelom, lösemi, yumurtalık kanseri, meme kanseri, küçük hücreli akciğer kanseri, nöroblastom ve sarkom tedavisinde kullanılır. Bir bağışıklık baskılayıcı olarak, diğer koşulların yanı sıra nefrotik sendrom, polianjiitli granülomatoz ve organ naklini takiben kullanılır. Ağız yoluyla veya damar içine enjeksiyon yoluyla alınır.