İçeriğe atla

Denizaltı alıcıları

Denizaltılar, hem su altında aletli seyir gerçekleştirdiğinden, hem de gizliliği önemli olduğundan seyrüsefer sistemleri gelişmiş araçlar olmak zorundadırlar. Denizaltının seyrüseferini ve dost/düşman diğer araçları görmesini ve tanımasını sağlayan araçlara denizaltı alıcıları denir.

Denizaltının aktif alıcıları

Klasik denizaltının en büyük özelliği gizliliktir. Nükleer denizaltılar gibi enerjisi bol olmadığından ve torpido tehdidi karşısında süratlenip kaçamadığı için, gizliliğine azami dikkat gösterir. Bu yüzden aktif alıcılarını, tespit edilme şartlarını iyi değerlendirerek kullanır. Nükleer denizaltı ise sürat ve derinlik avantajına sahip olduğundan, aktif alıcılarından aktif sonarını daha rahat kullanır.

Radar

Denizaltı, coğrafi konumunu veya hedeflerin pozisyonunu tespit için kullanılır. Belli bir bölgeye dar bir açıda, çok kısa süre için elektromanyetik intişar yapar ve keser. Çevreden yansıysan dalgalar radar tarafından değerlendirilir ve böylece keşif yapılmış olur. Nadiren olmakla birlikte hedefe torpido atışından önce hedefin rota-sürat-mesafe parametrelerinin tayininde kullanılır.

Radar, bir vericinin atmalar (SUPLE) halinde yaydığı radyo dalgalarının yolları üzerindeki cisimlerden yansıyarak geri dönmesi ve bir alıcı tarafından yakalanması ilkesi temelinde çalışır. Alıcı geri dönen yankıdan hedefin yönünü ve mesafesini, iki yankı arasında geçen zamandan da hızını belirleyebilir. Hedef doğrudan radara geliyorsa ya da uzaklaşıyorsa Doppler etkisi sayesinde gene hız belirlenebilir. Radar atmaları düz bir hatta gittiğinden ufkun (Dünyanın eğiminin) ötesindeki hedefleri belirleyemezler. Bu nedenle savaş uçakları çok alçaktan uçarak radar sinyakllerinden kurtulabilirler. Ayrıca "hayalet" (stealth) uçakların tasarımında, radar sinyallerinin kolayca yansıyacağı dik yüzeylerden (ör: gövdeye dik kuyruk vb) kaçınarak ya da elektromanyetik sinyalleri emici özelliğwe sahip bileşik malzemeler ve boyalar kullanarak bunlara belli bir görünmezlik sağlamak mümkün.

Aktif sonar

Radarla aynı esasa göre çalışan sonarlar, elektromanyetik dalga yerine ses dalgası gönderir. Gönderilen "Ping"'in frekansı arttıkça hedefe çarpıp dönme mesafesi kısalır. Bu frekansın "Kesinliği" fazladır ve cihazları az yer kaplar. Marmara denizi gibi kesafet çeşitliliği nedeniyle tabakası fazla denizlerde yüksek frekansın etkinliği iyice azalır. Alçak frekans uzak mesafelere gidebilir fakat bu frekansın seçiciliği azdır ve cihazları çok yer kaplar. Klasik denizaltı için dikkatle kullanılması gereken cihazdır. Denizaltı Harekâtı bölümünde incelenen "Ortam Şartlarına" bağlı olarak "Çok uzak mesafeler"'den duyulabilir.

Denizaltının pasif alıcıları

Kendisi herhangi bir işlemde bulunmadan sadece dinleme/gözlem halindeki alıcılardır.

Periskop

1854 yılında Fransız Marie Dawey, aynalarla ilk periskobu yapmış 1872’de prizmaları kullanmıştır. Amerikalı Thomas H. Doughty’nin iç savaş esnasında Red River’da harekât yapan Monitör Osage’ın taretine bir boru içine koyduğu aynalarla nehir setleri üstünden konfederasyon birliklerine atışlar yapması periskop fikrinin kabaca ilk kullanımını teşkil eder.

1902'de; Protector dizaynında dışarıyı görmek için, merceklerle yaptığı “Omniscope ya da Skalomniscope” adını verdiği buluşu ile Simon Lake ve Periskobu geliştirip Hollanda yapımı İngiliz denizaltılarına uygulayan Dublinli bir teleskop imalatçısı: Sir Howard Grubb (1844-1931) periskopun gelişiminde önemli rol oynayan iki kişidir. Günümüz denizaltılarında prizmadan ve merceklerden oluşan ABD SSN denizaltılarında kullanılan Kollmorgen T18 gibi periskoplara radar, lazer mesafe ölçer, tv kamerası, fotoğraf makinası, ESM anteni, UHF anteni, gece görüş sistemi, kızılötesi alıcı ve ışıkla haberleşme (Mors) için lamba ilave edilebilmektedir. Virginia sınıfı denizaltılarda köklü bir değişiklik ile periskop konmayıp yerine “Photonics mast” denilen ve mukavim tekne dışında sürülebilen iki direkte yüksek çözünürlüklü kameralar, kızılötesi, low-level light görüntüleyici, lazer mesafe ölçer ve elektromanyetik dalga tespit -ESM- sensörü ile donatılmış bir “Şapka” mevcuttur. Veriler, fiberoptik kablolarla iletilmektedir.

Pasif sonar

Su altındaki her türlü sesi dinlemeye imkân veren cihazdır. Tekne dışındaki Hydrophone denilen algıçlarına gelen ses titreşimlerinin, düşük voltajlarda elektrik enerjisine dönüşmesi esasına göre çalışır. Yakın tarihe kadar operatörlerin kulak hassasiyeti ve tecrübesi ile etkili bir şekilde kullanılabilen bu cihaz; frekans bandının genişletilmesi ve kütüphanesine, su altında duyulabilecek sesleri tanıma için karşılaştırma yapabileceği örnekler kaydedilmesi sayesinde, operatöre net analiz sonuçları vermekte ve tespitinde yardımcı olmaktadır.

Elektromanyetik dalga tespit cihazı (ESM)

Hava, kara veya denizden yapılan her türlü elektromanyetik intişarı (Radar veya telsiz yayınını) tespit eder ve ekranında yönünü görüntüler. Eğer gelen elektromanyetik dalgayı analiz edebilme imkânı varsa; hafızasına kaydedilmiş bilgilerle karşılaştırarak, gemi ismine kadar tanımlayabilir.A

Akustik dalgaları tespit cihazı

Bu cihaz için de yukardaki tanımlamalar kullanılabilir. Ayrı bir cihaz olduğu gibi, gelişmiş sonarların imkânlarından biri de olabilir.

Akustik mesafe bulucu

Bir kaynaktan yayılan ve sudaki hızı bilinen sesin; denizaltı boyunca, eşit aralıklarla konan 3 hydrophona ve her birine, belli açılar içinde ve farklı zamanlarda ulaşması ile oluşan üçgenin analizini yapar.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Periskop</span>

Periskop, deniz ve kara savaşlarında, harekâtı kolaylaştırmak maksadıyla kullanılan, emniyetli mesafelerden hedefe görünmeden incelemeye yarayan optik bir alettir. Teknisyenler, nükleer araştırmaları da tehlikeli bölgeye yaklaşmadan periskopla gözler. Periskopun en çok kullanıldığı saha denizaltılardır.

<span class="mw-page-title-main">Radar</span> radyo dalgalarının yansıması yardımıyla uzaktaki nesneleri ve bu nesnelerin hız, kerteriz ve mesafesini tespit eden cihaz

Radar, radyo dalgalarının yansıması yardımıyla uzaktaki nesneleri ve bu nesnelerin hız, kerteriz ve mesafesini tespit eden cihazdır. Radar, RAdio Detection And Ranging sözcüklerinin akronimidir.

<span class="mw-page-title-main">Teleskop</span> uzaydan gelen her türlü radyasyonu alıp görüntüleyen, astronomların kullandığı, bir rasathane cihazı

Teleskop veya ırakgörür, uzaydan gelen her türlü radyasyonu alıp görüntüleyen astronomların kullandığı, bir rasathane cihazıdır. 1608 yılında Hans Lippershey tarafından icat edilmiştir ve 1609 yılında Galileo Galilei tarafından ilk defa gökyüzü gözlemleri yapmakta kullanılmıştır. Uzaydaki cisimlerden yansıyarak veya doğrudan gelen görülen ışık, ultraviyole ışınlar, kızılötesi ışınlar, röntgen ışınları, radyo dalgaları gibi her türlü elektromanyetik yayınlar; kozmos hakkında bilgi toplamak için çok gerekli kanıtlardır. Bu kanıtlar, klasik manada optik teleskoplarla ya da çok daha modern radyo teleskoplarla incelenir.

<span class="mw-page-title-main">Ultrason</span> İnsan işitme aralığının üzerinde frekanslara sahip ses dalgaları

Ultrason, 20 kilohertz'den daha yüksek frekanslara sahip sestir. Bu frekans, sağlıklı genç yetişkinlerde insan işitmesinin yaklaşık üst duyulabilir sınırıdır. Akustik dalgaların fiziksel prensipleri, ultrason dahil olmak üzere herhangi bir frekans aralığına uygulanır. Ultrasonik cihazlar, 20 kHz'den birkaç gigahertz'e kadar frekanslarda çalışır.

<span class="mw-page-title-main">Mazer</span>

Mazer ya da maser, atomların, dışarıdan uyarılması neticesinde dışarıya salınan radyasyon yardımı ile elde edilen, genliği yükseltilmiş elektromanyetik dalga. Mazer, önceleri ilk mazerin mikrodalga frekansında çalışması sebebiyle İngilizce cümlesindeki kelimelerin baş harflerinin alınmasından türetilmiştir. Bugünse işitme frekansından itibaren, görünen ve morötesi frekanslı elektromanyetik bölgelerde dahi aynı prensip tatbik edildiğinden mazer, Molecular amplification by Stimulated Emission of Radiation olarak tarif edilmektedir. Mazer, uyarılmış radyasyon yayılımıyla mikrodalga veya moleküler dalga kuvvetlendirilmesi demektir. Cihaz, hassas olarak tayin edilmiş frekansta mikrodalga osilasyonları (titreşimleri) ve düşük gürültü seviyeli amplifikasyon (kuvvetlendirme) elde etmeyi sağlar. Bu maksatla atomların ve moleküllerin iç enerjisinden faydalanan bir amplifikatör ve osilatör grubu kullanılır. Aletin çalışmasının temel prensibi olan uyarılmış emisyon, uyarılmış haldeki bir atoma, dışarıdan eşit enerjili bir fotonun çarpması sonucu atomun aynı özellikli bir foton yayması şeklinde meydana gelir. Böylece atoma çarpan foton veya dalgalar çarptıkları uyarılmış atomlar tarafından yayılan fotonlarla kuvvetlenir. Bir mazer, gaz veya katı halde aktif bir ortamdan ibarettir. Sistem çeşitli frekanslar halinde elektromanyetik bir radyasyona maruz bırakılır. İçerideki atomların çoğu bu tesirle yüksek enerjili (uyarılmış) hale gelir. Böylece uyarılmış bir frekans meydana gelir. Aktif ortam, rezonans sağlayan bir boşlukla çevrili olduğundan, tek bir çıkış frekansına eşdeğer osilasyon modlu paralel dalgalar meydana gelir. Çok fazla çeşitli, koherent ve tek renk ışık elde etmek amacıyla oluşturulan optik düzenekler mazerdir. Bunların optik frekanslarda çalışanlarına optik mazer veya lazer adı verilir. Birkaç milimetreden daha uzun dalga boyları için rezonatör olarak metal bir kutu kullanılır.Bu kutunun boyutu titreşim modlarından yalnızca biri atomların yaymış oldukları ışınımların frekanslarıyla çalışacak biçimde belirlenir, kutuda yalnızca bir ses frekansında rezonansa uğramış gibi belirli bir mikro dalga frekansında rezonansa gelir.

Sonar, ses dalgalarını kullanarak cismin boyut, uzaklık ve diğer verileri görmemize yarayan alet. Sesin su altında yayılmasını kullanarak su altında/ üstünde gezmeyi, haberleşmeyi ve diğer cisimleri tespit etmeyi sağlayan bir tekniktir.

Sinyal boğucu, bir alıcı-vericı sistemde aradaki iletişim ortamını bozmaya yarayan alete denir. Genellikle alıcıyı (çoğunlukla radyo) hedefleyen kuvvetli bir vericidir.

<span class="mw-page-title-main">Hayalet uçak</span> stealh teknolojisi ile üretilmiş radarlara görünürlük oranı aşırı düşük genellikle askeri ve gizli görevler için kullanılan askeri uçaklar

Hayalet uçak, radar sistemleri tarafından yakalanamayan ya da yakalanması çok güç olan uçaklara verilen resmî olmayan bir isimdir. Stealth teknolojisi'ne sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">GPR</span> Alt yüzeyi görüntülemek için radar kullanan bir Jeofiziksel yöntem

Yeraltı Radarı ya da genel adıyla GPR, yeraltının sığ tabakalarının araştırılmasında kullanılan jeofizik bilimi tabanlı bir ölçüm cihazıdır.

<span class="mw-page-title-main">Modülasyon</span>

Modülasyon ya da kipleme, bir taşıyıcı sinyal ile bilgi sinyalini birleştirmekten ibaret olan ve iletişim teknolojisinde (yayıncılıkta) kullanılan bir yöntemdir. Yöntem, başlarda anten yoluyla yapılan yayınlar için öngörülmüş ise de, günümüzde kablolu, kablosuz her tür iletişimde kullanılmaktadır. Çok alçak frekanslı sinyallerin çok uzak mesafelere gönderilmesi güçtür. Bu nedenle alçak frekanslı sinyalin, yüksek frekanslı taşıyıcı bir sinyal üzerine bindirilerek uzak mesafelere taşınması sağlanabilir. Bu noktada kiplemeye başvurulur.

<span class="mw-page-title-main">DME</span> Distance Measuring Equipment

DME, havacılıkta yaygın olarak kullanılan bir radyo seyrüsefer yardımcısı. Taşıtın yer istasyonundan olan uzaklığını -genellikle deniz mili (nm) cinsinden- ölçen aviyonik bir sistemdir.

<span class="mw-page-title-main">TACAN</span>

TACAN (/ˈtækən/), askerî uçaklar tarafından kullanılan bir UHF seyrüsefer yardımcısı. Hava aracı ile yer istasyonu arasındaki diyagonal mesafe ile uçak ve yer istasyonlarının birbirlerine göre manyetik istikâmetlerini verir. TACAN kısaltması İngilizce tactical air navigation kavramının akronimidir.

<span class="mw-page-title-main">Manyetik anomali algılayıcı</span>

Manyetik anomali algılayıcı Dünya'nın manyetik alanındaki küçük değişiklikleri saptamaya yarayan bir cihazdır. Bu terim, genellikle deniz kuvvetleri tarafından sualtında seyreden denizaltıların tespit edilmesinde kullanılan manyetometre cihazı için kullanılabildiği gibi jeolojik araştırmalarda toprak altındaki minerallerin yer ve miktarını tespit etmeye yarayan ekipmanlar için de kullanılmaktadır. Manyetik anomali algılayıcının çalışma prensibi, büyük miktarlardaki ferromanyetik kütlelerin gezegenimizin manyetik alanı'nda gözlemlenebilir değişiklikler yaratmasına dayanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Elektronik savaş</span> Savaş türü

Elektronik savaş veya elektronik harp, askerî terminolojiye radyo dalgalarının kullanımı ve bir ordunun taktik teknolojik üstünlüğünün savaşın sonucunda belirleyici rol oynamaya başlaması ile girmiş bir harp terimidir. Genel olarak, çeşitli tekniklerin kullanımı ile elektromanyetik tayfın düşman güçlerince kullanımını tamamen engellerken bir taraftan dost güçlerce kullanımını askerî amaçlara en uygun şekilde, azami yararı sağlayacak hale getirmeyi hedefler. Elektronik savaş kendi içinde üç ana bölümde incelenebilir; elektronik destek, elektronik saldırı ve elektronik savunma.

<span class="mw-page-title-main">Radyo seyrüseferi</span>

Radyo seyrüseferi veya radyo navigasyonu, Dünya üzerindeki bir noktadan başka bir noktaya giderken, seyrüsefer yardımcısı olarak radyo frekansları ile çalışan araçların kullanımı. Radyo seyrüsefer yardımcıları genellikle; vericinin gönderdigi radyo elektromanyetik dalgalarının alıcı tarafından alınması ve ses, görüntü veya yazıya dönüştürülmesi prensibiyle çalışırlar.

<span class="mw-page-title-main">Denizaltı navigasyonu</span> denizaltıların konum ve yön bulmak için kullandığı sistemler

Denizaltı navigasyonu denizaltıların su altında veya su üstünde konum ve yön bulmak için kullandığı sistemleri kapsar. Denizaltılar su altı gemileri olduklarından konum ve yön bulma sistemleri yüzey gemilerinden farklı olarak daha özel teknolojiler gerektirmektedir. Denizaltılar daha uzun süre su altında kalmak, daha yüksek hızlarda ilerlemek ve daha uzun mesafeler katetmek için gelişmiş bir navigasyona ihtiyaç duymaktadır. Askeri denizaltılar pencereleri ve dış ışıklandırmaları olmadığından su altında karanlık bir ortamda seyretmektedir. Askeri denizaltılar gizli olabilmek için olabildiğince sessiz seyretmeleri gerektiğinden deniz altı dağlarını, sondaj kulelerini veya diğer denizaltıları tespit için "aktif sonar pingi" kullanamamaktadır. Anti-denizaltı savaş sistemleri, uydular ve radarlar tarafından tespit edilmemek için sürekli olarak yüzeye çıkıp seyir düzeltmeleri yapamamaktadırlar. Anten direkleri ve periskop anteni de gelişmiş radarlar tarafından tespit edilebilmektedir. Ayrıca denizaltılar periskop derinliği ve üstünde iken havadan su içinde gölge biçiminde görülebilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Stealth teknolojisi</span>

Düşük gözlemlenebilir teknoloji olarak da adlandırılan stealth teknoloji, askerî taktikler, pasif ve aktif elektronik karşı önlemlerin bir alt disiplinidir. Personeli, uçakları, gemileri, denizaltıları, füzeleri, uyduları ve kara araçlarını radar, kızılötesi, sonar ve diğer tespit yöntemlerine göre daha az görünür yapmak için kullanılan bir dizi askerî teknoloji yöntemidir. Elektromanyetik spektrumun bu kısımları için askerî kamuflaj'a karşılık gelir. Bu teknoloji ile hayalet uçaklar, hayalet helikopterler, hayalet gemiler, hayalet araçlar geliştirildi.

<span class="mw-page-title-main">İletim ortamı</span> Conduit for signal propagation

İletim ortamı, telekomünikasyon amaçları için sinyallerin yayılmasına aracılık edebilen bir ortamdır. Sinyaller tipik olarak seçilen ortam için uygun bir tür dalgaya empoze edilmektedir. Örneğin, veriler sesi modüle edebilir ve sesler için bir iletim ortamı hava olabilir, ancak katılar ve sıvılar da iletim ortamı olarak işlev görebilmektedir. Vakum veya hava, ışık ve radyo dalgaları gibi elektromanyetik dalgalar için iyi bir iletim ortamı oluşturmaktadır. Elektromanyetik dalgaların yayılması için maddi madde gerekli olmasa da, bu tür dalgalar genellikle içinden geçtikleri iletim ortamından, örneğin ortamlar arasındaki arayüzlerde absorpsiyon, yansıma veya kırılma ile etkilenmektedir. Bu nedenle, dalgaları iletmek veya yönlendirmek için teknik cihazlar kullanılabilmektedir. Bu nedenle, iletim ortamı olarak bir optik fiber veya bir bakır kablo kullanılmaktadır.

STM500, Türkiye merkezli STM tarafından keşif gözetleme, özel kuvvetler harekâtı, denizaltı harbi gibi taktik ihtiyaçlara cevap vermesi için özellikle sığ sular için tasarlanmış 500 ton sınıfında dizel-elektrik atak denizaltısıdır. 18 kişilik mürettebat kapasitesine ek olarak 6 kişilik Özel Kuvvetler ekibi ile birlikte 30 gün açık sularda kalış süresi ve 250 metreyi aşan dalış derinliğine sahiptir. Platform, 4 adet atışa hazır torpido kovanı ile toplamda 8 adet ağır torpido taşıma veya 4 adet ağır torpido ile 4 adet güdümlü füze atış gücüne sahiptir.