İçeriğe atla

Demans

Demans
Normal yaşlanmış bir beyin (sol) ile Alzheimer hastalığına sahip bir bireyin beyni (sağ). Farklılıklar gösterilmiştir.
UzmanlıkPsikiyatri, nöroloji Bunu Vikiveri'de düzenleyin
SüreUzun süreli
Ayırıcı tanıDeliryum, hipotiroidizm
TedaviDestekleyici tedavi
İlaçAsetilkolinesteraz inhibitörleri
Sıklık55 milyon (2021)
Ölüm2.4 milyon (2016)

Demans (Latince de- "uzak" + mens (masdar mentis) "mantık"), düşünce bozukluğudur. Bunama da denir.[1]

Demans, beyinde hasardan kaynaklanan ve ilerleyen bir bozukluk olup kişide yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir.[2] Özellikle etkilenen bölgeler hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun ileri aşamalarında kişi zaman, yer ve kişi oryantasyonunu kaybeder.[3]

Demansın yaygın olan bir şekli Alzheimer hastalığıdır.[2][4]

Demans türleri

  • Alzheimer tip demans
  • Lewy cisimcikli demans
  • Frontotemporal Tip Demans
  • Vasküler tip demans
  • Creutzfeld tip demans
  • Parkinson hastalığı demansı

Kaynakça

  1. ^ "Dementia". MedlinePlus. U.S. National Library of Medicine. 14 Mayıs 2015. 4 Temmuz 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Mayıs 2015. Dementia Also called: Senility 
  2. ^ a b "Dementia Fact sheet N°362". who.int. Nisan 2012. 18 Temmuz 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Kasım 2014. 
  3. ^ "DEMANS (PDF)" (PDF). 27 Aralık 2014 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Aralık 2014. 
  4. ^ Burns, A; Iliffe, S (5 Şubat 2009). "Dementia". BMJ (Klinik araştırma). Cilt 338. ss. b75. doi:10.1136/bmj.b75. PMID 19196746. 
Sınıflandırma
Dış kaynaklar


İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Nöroloji</span> beyin, beyin sapı, omurilik ve çevresel sinir sistemiyle kasların hastalıklarını inceleyen tıp dalı

Nöroloji ya da sinir bilimi, genel olarak beyin, beyin sapı, omurilik ve çevresel sinir sistemiyle kasların hastalıklarını inceleyen, cerrahi dışındaki tedavi uygulamalarını içeren tıp bilimi dalıdır. Nöroloji zamanla içine kapalı ve sınırlı bir dal olmaktan çıkmış, epilepsi, hareket bozuklukları, beyin damar hastalıkları, bunamalar, uyku bozuklukları gibi ayrıca özelleşmişlik gerektiren alt disiplinlere bölünmüştür, bunun yanı sıra 19. yüzyılda ruh hastalıklarıyla birlikte ele alınırken, 20. yüzyıldan itibaren psikiyatri ayrı bir dal olarak ayrılmıştır. Tüm bu alanlardaki ciddi laboratuvar arka planının yanı sıra günümüze nöroloji pek çok başka tıp alanı ile multidisipliner bir ilişki içindedir.

<span class="mw-page-title-main">Parkinson hastalığı</span> beynin alt kısımlarındaki gri cevher çekirdeklerinin bozukluğuna bağlı bir sinir sistemi hastalığıdır

Parkinson hastalığı (PH) veya kısaca Parkinson, başlıca merkezî sinir sisteminin etkilendiği, uzun süreli bir nörodejeneratif hastalıktır ve hem motor hem de motor olmayan sistemleri etkiler. Semptomlar genellikle yavaş yavaş ortaya çıkar ve hastalık ilerledikçe motor olmayan semptomlar daha yaygın hale gelir.

Psikoz, düşünce ve duyunun ağır oranda bozulduğu zihin durumunu tanımlamakta kullanılan genel bir psikiyatri terimidir. Psikotik epizod geçiren hastalar halüsinasyonlar görüp, delüzyonel inançlar taşıyabilir, kişilik değişiklikleri ve düşünce bozukluğu gösterebilir. Bir psikotik epizod gerçek ile bağlatının kopması veya zarar görmesi ile karakterizedir denilebilir. Gençlerde daha sık görülen psikoz ağır bir zihinsel hastalığın belirtisi olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Alois Alzheimer</span> Alman kökenli psikiyatr ve nöropatolog. Alzheimer hastalığının keşfeden kişi.

Alois Alzheimer, Alman psikiyatr ve nöropatologdur.

<span class="mw-page-title-main">Obezite</span> Aşırı vücut yağının sağlığa zarar verdiği tıbbi durum

Obezite, biriken fazla vücut yağının sağlık üzerinde olumsuz bir etkisi olabilecek seviyede çok olması nedeniyle oluşan tıbbi bir durumdur. Bir kişinin ağırlığının kişinin boyunun karesine bölünmesiyle elde edilen bir ölçüm olan Vücut kütle indeksinde (VKİ) genel olarak indeksi 25 kg/m2 ila 30 kg/m2 ve üzeri olanlar obez olarak kabul edilirler. Bazı Doğu Asya ülkelerinde ise daha düşük değerler kullanılmaktadır. Obezite özellikle kalp rahatsızlığı, tip 2 diyabet, obstrüktif uyku apnesi, belirli kanser türleri ve osteoartrit gibi çeşitli hastalıkların olasılığını artırır.

<span class="mw-page-title-main">İnme</span> zayıf kan akışı nedeniyle beyin hücrelerinin bir bölgesinin ölümü

İnme, beyne giden zayıf kan akışının hücre ölümüne neden olduğu tıbbi bir durumdur. İnmenin iki ana türü vardır: kan akışının yetersizliğinden kaynaklanan iskemik ve kanamadan kaynaklanan hemorajik. Her ikisi de beynin bazı bölümlerinin düzgün çalışmamasına neden olur.

<span class="mw-page-title-main">Majör depresif bozukluk</span> Düşük benlik saygısı ve normalde eğlenceli aktivitelere ilgi veya zevk kaybı ile birlikte her şeyi kapsayan düşük ruh hali

Majör depresif bozukluk, majör depresyon veya klinik depresyon, en az iki hafta boyunca, farklı türden günlük hadise ve tecrübeler karşısında, sabit bir şekilde düşük ruh halinde bulunulması ile karakterize edilen bir zihinsel hastalıktır. Hastalık, tıbbi teşhisi ancak bir uzman tarafından konulabilecek bir hastalıktır. Hastalık, halk arasında kullanılan depresif olma durumu ile alakalı olmayıp, bu ruh hallerinden her yönden ve tamamen ayrılan bir hastalık türüdür.

<span class="mw-page-title-main">Alzheimer hastalığı</span> günlük yaşamsal etkinliklerde azalma ve bilişsel yeteneklerde bozulmayla karakterize edilmiş, nöropsikiyatrik belirtilerin ve davranış değişikliklerinin eşlik ettiği nörodejeneratif bir hastalık

Alzheimer hastalığı (AH), genellikle yavaş yavaş başlayan ve giderek kötüleşen nörodejeneratif bir hastalıktır ve demans vakalarının %60-70'inin nedenidir. En sık görülen erken belirti yakın zamanda yaşanan olayları hatırlamada zorluktur.

Bu listede önemli ve sık görülen nörolojik bozukluklar, semptomlar, bulgular ve sendromlar alfabetik olarak sıralanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Miia Kivipelto</span>

Miia K. Kivipelto Doğu Finlandiya Üniversitesi ve Karolinska Enstitüsü'nde Fin bir nörobiliminsanı ve profesördür. Araştırmaları demans ve Alzheimer hastalığına odaklanmıştır.

Nörodejenerasyon, nöronların ölümü de dahil olmak üzere nöronların ilerleyen yapı veya fonksiyon kaybıdır. Nörodejeneratif süreçlerin bir sonucu olarak amiyotrofik lateral skleroz, Parkinson hastalığı, Alzheimer hastalığı, ölümcül ailesel uykusuzluk ve Huntington hastalığı gibi birçok nörodejeneratif hastalık ortaya çıkar. Bu tür hastalıklar tedavi edilemez ve nöron hücrelerinin ilerleyici dejenerasyonu ve / veya ölümüyle sonuçlanır. Araştırmalar ilerledikçe, bu hastalıkları hücre altı düzeyde birbirleriyle ilişkilendiren birçok benzerlik ortaya çıkmaktadır. Bu benzerliklerin keşfedilmesi, birçok hastalığı aynı anda iyileştirebilecek terapötik ilerlemeler için umut vermektedir. Atipik protein düzenekleri ve uyarılmış hücre ölümü dahil olmak üzere farklı nörodejeneratif bozukluklar arasında birçok paralellik vardır. Nörodejenerasyon, molekülerden sistemik olana kadar birçok farklı nöronal devre seviyesinde bulunabilir.

Geriatrik psikiyatri, aynı zamanda geropsikiyatri, psikogeriatri veya yaşlılık psikiyatrisi olarak da bilinir, bir tıp dalıdır ve yaşlı insanlarda nörodejeneratif, bilişsel bozulma ve zihinsel bozuklukların araştırılması, önlenmesi ve tedavisi ile ilgilenen bir psikiyatri alt uzmanlık alanıdır. Geriatrik psikiyatri bir alt uzmanlık dalı olarak geriatrik tıp, davranışsal nöroloji, nöroloji ve genel psikiyatrinin uzmanlık alanları ile önemli ölçüde örtüşmektedir. Geriatrik psikiyatri, tanımlanmış bir çalışma müfredatı ve temel yetkinlikler ile psikiyatrinin resmi bir alt uzmanlığı haline gelmiştir.

Klinik sinirbilim, beyin ve merkezi sinir sistemi hastalıklarının ve bozukluklarının altında yatan temel mekanizmaların bilimsel çalışmalarına odaklanan bir sinirbilim dalıdır. Bu tür bozuklukları tanımlamanın ve teşhis etmenin yeni yollarını ve nihayetinde yeni tedaviler geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Gün batımı sendromu, deliriyum veya bir tür demans hastalığına sahip olan kişilerde artan kafa karışıklığı ve huzursuzluk ile ilişkili nörolojik bir fenomendir. En yaygın olarak Alzheimer hastalığı ile ilişkilidir, ancak diğer bunama türlerinde de görülür. Gün batımı sendromu olan kişilerde çok sayıda davranış sorunu ortaya çıkar ve bunlar uzun vadeli olumsuz sonuçlar doğurabilir. Araştırmalara göre, kurumsal bir ortamda yaşayan demans hastalarının %10 veya %25'inde, toplumun geneline yayılmış demans hastalarında ise bu oran %66'ya kadar çıkmaktadır. Bu sendrom, demans harici olarak azalan gün ışığı ile birlikte kısa süreli yaşanan zihinsel karışıklık da olabilir. Bu süreci yaşayan kişilerde halüsinasyonlar, bilinçte yaşanan bulanıklık, ayırt edicilik özelliğinin azalması, etraftaki eşyaların şekil ve yerlerinin değiştiğini görme gibi semptomlar ortaya çıkabilir. Hastalığın seyrinin gün ışığının azalmaya başladığı vakitlerde nüksetmesi ve demans, depresyon gibi kronikleşmiş seyirler izlememesi ayırt edici bir özellik olabilir.

Nisergolin, senil demans ve diğer vasküler kökenli bozuklukları tedavi etmek için kullanılan bir ergot türevidir. Uluslararası olarak, frontotemporal demansın yanı sıra erken başlangıçlı Lewy cisimcikli demansta ve Parkinson demansında olarak kullanılmıştır. Vasküler direnci azaltır ve beyindeki arteriyel kan akışını arttırır, beyin hücreleri tarafından oksijen ve glikoz kullanımını iyileştirir. Vücudun diğer bölgelerinde, özellikle akciğerlerde benzer vazoaktif özelliklere sahiptir. Ergotamin gibi diğer birçok ergolinin aksine nisergolin kardiyak fibrozis ile ilişkili değildir.

Parkinson hastalığı demansı (PDD), Parkinson hastalığı (PD) ile ilişkili demanstır. Lewy cisimcikli demans (DLB) ile birlikte, Lewy cisimciklerinin beyinde anormal birikmesiyle karakterize edilen Lewy cisimcikli demanslardan biridir.

Vasküler demans (VaD), serebrovasküler bir hastalıktan kaynaklanan, beyne giden kan akışındaki sorunlardan kaynaklanan demanstır. Kısıtlı kan akışı (iskemi), etkilenen bölgede enfarktüs olarak bilinen hücre ve doku ölümüne yol açar. Vasküler demansın üç türü; subkortikal vasküler demans, çoklu enfarktüslü demans ve felçle ilişkili demanstır. Subkortikal vasküler demans, beyindeki küçük kan damarlarının hasar görmesi sonucu ortaya çıkar. Çoklu enfarktüslü demans, birçok bölgenin etkilendiği bir dizi mini inmeyle ortaya çıkar. Üçüncü tip, daha ciddi hasara yol açabilecek felçle ilgilidir. Bu tür hasarlar değişen düzeylerde bilişsel gerilemeye yol açar. Mini felçlerden kaynaklandığında bilişteki düşüş kademeli olarak gerçekleşir.

Hafif bilişsel bozukluk, bireyin yaşına ve eğitimine göre beklenenin ötesinde, ancak günlük yaşamdaki aktiviteleri engelleyecek kadar önemli olmayan bilişsel bozuklukları içeren nörobilişsel bir hastalıktır. Hafif bilişsel bozukluk, normal yaşlanma ile demans, özellikle Alzheimer hastalığı arasında bir geçiş aşaması olarak ortaya çıkabilir. Hem hafıza hem de hafıza dışı bozuklukları içerir. Bozukluğun nedeni, önlenmesi ve tedavisi hala belirsizliğini korumaktadır; teşhis konulan kişilerin yaklaşık yüzde 50'sinde beş yıl içinde Alzheimer hastalığı gelişir. Tanı aynı zamanda diğer demans türleri için de erken bir gösterge görevi görebilir, ancak HBB stabil kalabilir veya düzelebilir.

Primer progresif afazi (PPA), dil yeteneklerinin yavaş ve aşamalı olarak bozulduğu bir tür nörolojik sendromdur. Diğer afazi türlerinde olduğu gibi, PPA'ya eşlik eden semptomlar sol yarıkürenin hangi kısımlarının önemli ölçüde hasar gördüğüne bağlıdır. Bununla birlikte, diğer afazilerin çoğundan farklı olarak PPA, beyin dokusundaki sürekli bozulmadan kaynaklanır ve bu da erken semptomların daha sonraki semptomlara göre çok daha az zararlı olmasına yol açar. PPA'lı kişiler yavaş yavaş konuşma, yazma, okuma ve genel olarak dili anlama becerilerini kaybederler. Sonunda neredeyse her hasta dilsizleşir ve hem yazılı hem de sözlü dili anlama yeteneğini tamamen kaybeder. Her ne kadar ilk başta diğer zihinsel işlevler sağlam kalırken yalnızca dil yeteneklerinde bozulma olarak tanımlansa da, artık PPA'lı kişilerin çoğu olmasa da çoğunun hafıza bozukluğu, kısa süreli hafıza oluşumu ve yürütücü işlevler kaybı yaşadığı kabul edilmektedir. İlk kez 1982 yılında M. Marsel Mesulam tarafından ayrı bir sendrom olarak tanımlanmıştır. Primer ilerleyici afazilerin, frontotemporal lober dejenerasyon (FTLD) bozuklukları ve Alzheimer hastalığı spektrumu ile klinik ve patolojik bir örtüşmesi vardır. Bununla birlikte, PPA, Alzheimer hastalığından etkilenenlerin aksine, PPA'lı kişilerin genellikle kendilerine bakma, işlerini sürdürme ve ilgi alanlarını ve hobilerini takip etme becerilerini sürdürebilmeleri nedeniyle Alzheimer hastalığıyla eşanlamlı olarak kabul edilmez.

Serebral atrofi, beyni etkileyen hastalıkların çoğunun ortak bir özelliğidir. Herhangi bir dokunun atrofisi, hücre boyutunda bir azalma anlamına gelir; bu, sitoplazmik proteinlerin ilerleyici kaybına bağlı olabilir. Beyin dokusunda atrofi, nöronların ve bunlar arasındaki bağlantıların kaybını tanımlar. Beyin atrofisi iki ana kategoriye ayrılabilir: genelleştirilmiş ve fokal atrofi. Genelleştirilmiş atrofi beynin tamamında meydana gelirken, fokal atrofi belirli bir konumdaki hücreleri etkiler. Serebral hemisferler etkilenirse, bilinçli düşünce ve istemli süreçler bozulabilir.