İçeriğe atla

Delail-i Hayrat

İtina ile süslenmiş 15. yüzyıl Delail Hayrat'ına giriş sayfaları, w:Chester Beatty Library, Dublin, İrlanda
17. yüzyıldan Delaili Hayrat'ın tezhib süslenmiş açılış sayfası, w:Walters Art Museum, Baltimore, ABD
15. yüzyıl Delaili Hayrat'ında Mekke ve Medine'nin tarihi resimleri.

Delaili Hayrat, Delailü'l Hayrat, Delail-i Şerif veya kısaca Delail olarak bilinen kitap, meşhur salavât-ı şerifeler mecmuasıdır. Arapça tam ismi Delâilü'l Hay­rat ve Şevâriku'l Envâr fî Zikri's Salât Ale'n Nebiyyil Muhtardır. Manası "Seçilmiş Peygamber'e Salat Konusunda Nurların Kaynağına Ulaştıran Salat ve Selamlar"dır.[1] Faslı Sufi Şeyh Muhammed bin Süleyman el-Cezûlî tarafından derlenmiştir. Farklı nüshalarda Mekke ve Medine'nin resimleri (eski nüshalarda çizimleri), tarihçe, Allah'ın 99 ismi, Peygamber Muhammed'in isimleri, Ravza-i Mutahhara'nın tarifi ve başlangıç dualarından sonra salavat-ı şerifeleri içerir. En çok kullanılan şekliyle haftanın her günü okunmak üzere bölümlere ayrılmıştır.

İslam aleminde Kuzey Afrika'da, Hicaz'da, Şam'da, Anadolu'da, Kafkaslar'da, Hint Yarımadası'nda ve Güneydoğu Asya'da şöhret kazanmıştır. En çok kopyalanan ve basılan dini kitaplardan biridir. Delail sadece Şâze­li tarikatı mensupları değil, diğer tarikat men­supları, hatta bir tarikata bağlı olmayan Müslümanlar dahi, faziletine inanarak düzenli bir biçimde okumuşlardır.[2]

İmam Cezûlî başından geçen ilginç olaylar esnasında bir takım kerametler görmüştür. Bu kerametlerin Peygamber'e yapılan salavatı şerifeler ile mümkün olduğunu öğrenip araştırmaya başlamıştır. Tüm İslam alemindeki salavatları araştırıp, bulduklarını bir kitapta toplamıştır.[3]

İmam Cezûlî Medine'de kaldığında, Peygamber'in kabri başında Delaili Hayrat'ın tümünü günde iki kere okumuştur. O zamandan beri Delail-i Şerif, Peygamber'e aşk ve şevk simgesi olarak görülmüştür.

Osmanlı döneminde Kara Davut tarafından Kara Davut olarak da bilinen Şerh-i Delail-i Hayrat eserinde detaylı bir şekilde salavatların manaları ve faydaları açıklanmıştır.

Kaynakça

  1. ^ "Delail'ül Hayrat Türkçe Çevirisi". 11 Eylül 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Nisan 2016. 
  2. ^ "Delailü'l-Hayrat hakkında bilgi verir misiniz?". 29 Ocak 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ocak 2014. 
  3. ^ ""Delâil-i Hayrat" da Gizlenen Salavat". 28 Eylül 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Nisan 2016. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Seyyid, İslam peygamberi Muhammed'in kızı Fatıma ve torunları Hasan, Hüseyin, Zeynep, Rukiyye, Ali, Ümame ve Ümmü Gülsüm'ün soyundan olduğu inanılanlar genel olarak bu adla anılır. Hanımlar için Seyyide sıfatı kullanılır.

Nakşibendilik, 14. yüzyılda Orta Asya'da Buhara çevresinde gelişen ve adını kurucusu sufi alim Bahâeddin Nakşibend'den alan tasavvuf tarikatı.

Dursun Ali Erzincanlı, Türk sanatçı ve şairdir.

Tarikat veya tarik kelimesi "yol" tarikat "yollar" anlamına gelir, "Allah'a ulaştıran yol" mânâsında kullanılmaktadır. Tarikatlar Selçuklu ve Osmanlı'ya özgü düşünce ve inanç hareketleri olarak değerlendirilmektedir. Birçok tarikatın menşei Hicri 5./Miladi 11. asırda Abdülkâdir Geylânî'nin yolundan gidenler tarafından oluşturulan Kadiri Tarikatıdır. Ebû Sâlih Muhyiddîn Abdülkâdir Geylânî, neseben hem Hasanî ve hem de Hüseynîdir. Abdulkadir Geylânî'nin soyundan gelen evlat ve torunları da yaşadıkları muhitlerde “şerîf”, “şurefâ”, “seyyid” olarak anılmışlardır.

<span class="mw-page-title-main">Ali</span> İslam Devletinin dördüncü halifesi ve Şiilerin birinci imamı

Ali bin Ebu Talib, İslam Devleti'nin 656-661 yılları arasındaki halifesi. İslam peygamberi Muhammed'in damadı ve amcası Ebu Talib'in oğlu olan Ali, Muhammed'in İslam'a davetini kabul eden ilk erkek kişidir. Sünni İslam'a göre Ali, dört halifenin sonuncusu, Şii İslam'a göre ise imamların ilki ve Muhammed'in hak vârisidir. Şii ve Sünni İslam arasındaki farklılaşmanın ana nedeni Muhammed'in gerçek vârisinin kim olduğu konusundaki görüş farklılığından ileri gelmektedir.

İtikâdî mezhepler veya Akide mezhepleri ya da İnanç mezhepleri, İnançla ilgili konular İslam'da başlangıçta bir fıkıh dalı kabul edilen kelâm, daha sonra ilm-i tevhid olarak adlandırılmıştır. Daha sonraları Fıkıh, amelî meseleler üzerinde, kelâm ise itîkâdî meseleler üzerinde yoğunlaşmıştır. Müslümanlar, İslâm Peygamberi Muhammed döneminde akıllarındaki soruları hemen ona sorabiliyorlardı. Ancak peygamberin ölümünden sonra sorularına cevap bulamayınca zamanın büyük İslam alimleri Kur'an'ı akıl ile yorumlamaya koyuldular. Böylelikle de i'tikadi mezhepler oluşmuş oldu. Bu mezhepler farklı coğrafyalara yayıldı ve oralarda benimsendi.

<span class="mw-page-title-main">Veysel Karanî</span> Yemenli sahabe, müslüman ve mistik

Veysel Karani (Üveys el-Karanî), Yemenli bir Müslüman ve mistik. İslam peygamberi Muhammed döneminde yaşamasına rağmen onu görememiştir. Meşhur hikâyede Medine'ye kadar gitmiş ancak zamanlamasından dolayı onu görememiş ve geri dönmesi gerekmiştir. Bunun üzerine Muhammed ona hırkasını hediye olarak göndermiştir. Sıffin Savaşı sırasında Ali tarafında savaştı. 657 yılında öldü. Tabiin'in büyüklerindendir. Naaşını almaya gelen 3 kabilenin taşıdığı tabutlarda da keramet göstererek göründüğü söylenir. Böylece bu üç ayrı kabilenin yerleşim yerleri olan Yemen ve Şam'da bulunan türbelerinin yanında Siirt ilinin Baykan ilçesinin ziyaret beldesinde de bir türbesi vardır. 23 Haziran 2014 tarihinde Suriye'deki türbesi IŞİD tarafından bombalanarak yıkılmıştır. Bursa'da Sembolik olarak Osmangazi ilçesindede Veysel Karani türbesi ve camii bulunmaktadır.

Rüfailik ya da Rifâiyye, tasavvufi inanışa göre kurucusu ve piri Ahmed er Rüfâi olan İslamîyetin bir tarikatıdır.

Şerif, İslam Peygamberi Muhammed'in kızı Fatıma'nın büyük oğlu ve On İki İmamların ikincisi olan Hasan'ın soyundan gelenlere denir. Hasan'ın kardeşi Hüseyin'in soyundan gelenlere ise Seyyid denmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Ebu'l-Vefa el-Bağdadi</span>

Ebu'l-Vefâ el-Bağdâdî, el-Kâkes veya el-Kürdî lakaplarıyla da bilinen Ebu'l-Vefâ Tâcü'l-Ârifîn Seyyid Muhammed bin Muhammed Arîz el-Bağdâdî, Vefâ'îyye tarikâtının kurcusudur. Menâkıbnâme'sinde Ali el-Mûrtezâ'nın soyundan bir seyyid olduğu kaydedilmiştir.

Kara Davud Muhammed bin Kemal İzmitî, Osmanlı dönemi bilim insanı. Bursa'da ölmüş olup, Bursa'da bir semte adını vermiştir. En meşhur eseri halk arasında Kara Davud olarak da bilinen Tevfîk-i Muvaffık il-Hayrât li-Neyl'il-berekât fî Hidmet-i Menbâ'üs-sa'adât isimli Delail-i Hayrat Şerhi'dir.

<span class="mw-page-title-main">Zeynelâbidîn</span> Alinin torunu, Muhammedin torununun oğlu

Zeynelâbidîn, Ali bin Hüseyin veya Ali el-Asgar, İslam peygamberi Muhammed'in torunu olan Hüseyin'in oğullarından biridir. Annesi ise İran'ın fethinden sonra Müslüman olup, Hüseyin ile evlenen son Sasani İmparatoru III. Yezdigirt'in kızı olan Sasani-Pers prensesi Şehri Bânû Gazele'dir. İsnâaşeriyye’nin dördüncü ve İsmâiliyye’nin üçüncü imamı kabul edilir, tâbiîndendir.

<span class="mw-page-title-main">İmam</span> İslami liderlik mevkii

İmam, İslâm dinine ait bir terimdir. Genel anlamda önder, lider, devlet başkanı anlamlarına gelir. İslami bir terim olarak ise cemaate namaz kıldıran ve diğer dinî görevleri yerine getiren kişileri ifade eder. İmamlık görevini yerine getirmeye ise 'imamet' denmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Salavat</span> İslamî bir dua

Salavat, İslam peygamberi Muhammed’e ve onun soyundan gelenlere saygı bildirmek için Müslümanlar tarafından okunan dualara denir. En yaygın biçimleri Allahüme salli âla seyyidina Muhammedin ve âla ali seyyidina Muhammed ile Sallallâhu aleyhi ve sellem şeklindedir. Kur'an’da Ahzab Suresi’nin 56. ayetinde Allah ve meleklerin Muhammed’e salâvat okuduğu belirtilerek, inanan kişilerin de ona salat ve selâm okumaları istenir. Müslümanlarda namaz içinde tahiyyata oturunca, namazdan sonraki dualarda, çeşitli dualarda (Mevlid) ve Muhammed’in adını söyleyince ya da yazınca ona salavat okurlar.

Ebû Şu'ayb Muhammed bin Nusayr el-Bekri el-Nümeyri Ben-i Nümeyr kabilesine mensup, son üç İmam döneminde yaşamış, onların hizmetinde bulunmuş, zamanın alimiydi. İki pencereli odada yattığından Acem dilinde pencere ismi nusayra olduğundan Bin Nusayr lakabı ile lakablandırılmıştır. Ardından inananlar akidesine iltihaklarından dolayı Nusayri ismiyle isimlendirilmişlerdir. İmamlar ile halk arasında bir köprü olmuş, onlardan aldığı bilgiyi üzerinde hiçbir değişiklik yapmaksızın aktarmıştır. Yani Muhammed bin Nusayr asla yeni bir din anlayışı getirmemiş, yeni bir mezhep veya tarikat kurmamış, on iki İmam'ın çizgisinden taviz vermemiş gerçek bir Aleviydi.

<span class="mw-page-title-main">Muhammed bin Süleyman el-Cezûlî</span>

Ebu Abdullah Muhammed bin Süleyman el-Cezûlî, İmam Cezuli olarak tanınan Fas'lı, Berberi asıllı Cazule kabilesinin Şazeliyye tarikatina bağlı sufi veli. Meşhur salavat kitabı Delail-i Hayrat'ı derlemekle bilinir. Birçok Fas'lı tarafından Marakeş'in yedi evliyasından biri sayılır.

<span class="mw-page-title-main">Kaside-i Bürde</span>

Kaside-i Bürde, İslam peygamberi Muhammed'e ünlü Mısırlı sufi İmam Bûsirî tarafından yazılan övgü kasidesi. Asıl başlığı al-Kawākib ad-Durrīya fī Madḥ Khayr al-Barīya olan şiir, genelde Sünni İslam âleminde meşhurdur. Bûsirî, rüyasında İslam peygamberini görür ve kendisini hırkası ile örterek felçten kurtardığı için şiirini kaleme alır.

<span class="mw-page-title-main">Şâzelîlik</span> Sünni İslamda Sufi mistik tarikatı

Şâzelîlik, Ebü’l-Hasan eş-Şâzelî tarafından kurulan İslam'ın sûfî bir tarikatıdır.

Ebû Dücâne, İslam peygamberi Muhammed'in sahabesidir. Kütüb-i Sitte'de rivayet ettiği hadisleri yer alan Ebû Dücâne, erken dönem İslam tarihinde daha çok kılıç kullanmadaki ustağıyla belirgin efsaneleşmiş savaşçı kişiliğiyle tanınır.

<span class="mw-page-title-main">Bihar'ul-Envar</span>

Bihar'ul-Envar, Şii, Caferi rivayetlerin tamamını derlemek amacıyla el-Meclisî tarafından meydana getirilen eser.