İçeriğe atla

Dede paradoksu

Kontrol Edilmiş

Dede paradoksu, zaman yolculuğuyla geçmişe gidilmesi durumunda ortaya çıkan bir tutarsızlığı ifade eden paradokstur. Bu kavram ilk kez bilimkurgu yazarı René Barjavel'in "Le Voyageur Imprudent (Tedbirsiz Seyyah)" adlı romanında tanımlanmıştır.

Barjavel, dede paradoksunu şu şekilde açıklar: "Zaman yolculuğu yapan bir kişinin geçmişe gidip dedesi veya babaannesiyle tanışmadan önce (ya da zaman yolcusunun babası henüz doğmadan) dedesinin ölümüne sebep olduğu düşünüldüğünde, zaman yolcusunun doğması mümkün olmayacaktır." Bu durumda, zaman yolcusunun dedesini öldürmesi de mümkün olamaz. Dede paradoksu, çoklu evrenler teorisiyle ilişkilendirilebilir. Dallanan evren hipotezine göre, zamanda geriye doğru yolculuk yapmak, zamanın dallanmasına yol açar. Bu durumda, zamanda geriye giden karakterler, önceki zaman diliminden edindikleri bilgilerle gerçekleşmemiş durumları yaşayarak zaman çizgisinin dallanmasına neden olur ve geleceği değiştirirler.

Dede paradoksunda zaman yolculuğu yaparak dedesini öldüren bir kişi, evren veya zaman çizgisinin dallanmasına neden olur ve zaman yolcusunun dedesi başka bir evrende var olmaya devam edebilir. Paralel evrenler teorisine göre, zaman yolculuğu yaparak dedesini öldüren kişi, gelecekte var olmasa bile, dedesini öldürdüğü zaman diliminde yaşamını sürdürebilir. Kişi dedesini öldürür ve tekrar zaman yolculuğu yaparak günümüze gelirse, kişinin babası hiç doğmamış olacaktır. Ancak zaman yolcusu bu durumların dışında kalarak var olmayı sürdürecektir. Bu duruma "zamandan bir süreliğine ayrılma" denilebilir.

Kaynakça

İlgili Araştırma Makaleleri

Çatışkı ya da Antinomi sözcük anlamı olarak iki yasanın gerçekte ya da görünüşte birbirleriyle uyuşmazlığıdır. Mantık ve epistemoloji’de geçen ve genel olarak bir paradoksu ya da çözümsüz bir çelişkiyi tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Aynı anda ve ölçüde geçerli iki önermenin birbirinin yerine konulamazlığı durumunu ifade eder.

Determinizm, belirlenircilik, gerekircilik veya belirlenimlilik evrenin işleyişinin, evrende gerçekleşen olayların çeşitli bilimsel yasalarla, örneğin fizik yasaları ile, belirlenmiş olduğunu ve bu belirlenmiş olayların gerçekleşmelerinin zorunlu olduğunu öne süren öğretidir. Yani öğretiye göre her şey belirlenmiştir ve değişmesi mümkün değildir. Bu görüş başta ahlak felsefesi olmak üzere felsefenin çeşitli dallarının uğraş ve çalışma alanına bir görüştür. Ahlak felsefesindeki "İnsan ahlaki eylemde bulunurken özgür müdür?" sorusunu yanıtlamaya çalışır.

Zamanda yolculuk; zaman içinde belirli noktalar arasındaki hareket, bir nesne ya da bir kişi tarafından uzayda farklı noktalar arasındaki harekete benzer şekilde, tipik olarak bir zaman makinesi veya bir solucan deliği olarak bilinen varsayımsal bir aygıtın kullanılması ile hareket kavramıdır. Zaman yolculuğu, felsefe ve kurguda yaygın olarak kabul gören bir kavramdır.

Burada Vikipedi'de bulunan paradoksların bir listesini bulacaksınız. Listedeki paradokslar temalarına göre sınıflandırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Olbers Paradoksu</span>

Olbers Paradoksu, Alman hekim ve astronom Heinrich Olbers'in 1823 yılında kaleme aldığı makalesinde öne sürülen tezdir. Olbers, bu makalesinde sonsuz statik bir evrende her çizgisel bakış doğrultusunun eninde sonunda bir yıldızın yüzeyinde sonlanacağını çıkarsamaktadır. O halde sonsuz statik bir evren varsayımıyla gece gökyüzüne bakan herhangi bir gözlemci, gökyüzündeki her noktayı bir yıldız kadar parlak görmek zorundadır ama gerçekte böyle değildir. Olbers bu paradoksal durumun, sonsuz statik bir evren varsayımından kaynaklandığını, bu varsayımın hatalı bir varsayım olduğunu ileri sürmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Elea Okulu</span>

Elea Okulu, İtalya'nın batı kıyılarında yer alan Alento Irmağı'nın denize döküldüğü yerde kurulan ve bir Yunan kolonisi olan Elea (Elaia) kentinde kurulmuş bir felsefe okulu olduğu için bu adı alan ilk felsefe okullarının en önemlilerinden biridir.

Sebepsiz zenginleşme veya haksız zenginleşme, bir kimsenin mal varlığında haklı bir nedene dayanmaksızın, başkasının zararına meydana gelen zenginleşmedir. Geçerli bir hukuksal neden bulunmadan, hukuksal bir neden gerçekleşmeden ya da hukuksal neden sona erdikten sonra bir işlem yapılması ve borç olmayan bir edimin ödenmesi gibi durumlarda ortaya çıkar.

Acil durum, hemen müdahale ya da reaksiyon gerektiren, beklenmeyen ve ciddi olay ya da durum. Tıpta yaygın olarak kullanılan bu terim, Türkçe afet yazınına 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminden sonra, Dünya Bankası'nın önerisi ile girmiştir. Türkçeye, İngilizce "emergency" sözcüğünün karşılığı olarak giren ve hemen müdahale gerektiren tüm durum ve haller karşılığı olarak kullanılan emercensi sözcüğü de özellikle kimi askeri kaynaklarda kullanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kip Thorne</span> Amerikalı fizikçi

Kip Stephen Thorne, astrofiziğe ve yer çekimi fiziğine katkılarıyla tanınan Amerikalı teorik fizikçi. Uzun süre Stephen Hawking ve Carl Sagan ile beraber çalışmıştır. 2009'a kadar Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü'nde teorik fizik “Feynman” profesörü olarak çalıştı Albert Einstein'ın genel görelilik kuramının astrofiziksel olarak uygulanması konusunda dünyanın önde gelen uzmanlarındandır. Günümüzde araştırmalarına devam etmektedir ve aynı zamanda 2014' te yayınlanan Yıldızlararası filminin bilimsel danışmanıdır.

Fringe, J. J. Abrams, Alex Kurtzman ve Roberto Orci tarafından kurgulanan Amerikan bilimkurgu dizisi. Dizide Kamu Güvenlik Teşkilatı denetimi altındaki FBI'ın bir kolu olan ve Boston, Massachusetts merkezli Fringe Bölümü anlatılmaktadır. Fringe takımı korkunç ve tüm dünyayı etkileyebilecek açıklanamayan olayları açıklamak için alışılmamış bilimsel yöntemlerden ve FBI soruşturma yöntemlerinden yararlanmaktadır. Dizinin yapımında, "Lost", "The X-Files", "Altered States" ve "The Twilight Zone" dizilerinden ilham alınmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Evrenin nihai kaderi</span> Evrenin yapısı göz önüne alınarak birbiriyle rekabet halinde olan bilimsel tahminlere verilen ad.

Evrenin nihai kaderi, fiziksel kozmolojinin ilgilendiği bir konudur. Evrenin durağan veya genişleyen yapısı da göz önünde alınarak birbiriyle rekabet halinde pek çok bilimsel tahminde bulunuldu.

Çoklu evren veya çoklu kâinat, birbirinden farklı, gözlemlenebilir evrenlerin hipotezsel toplamı. Teleskop ile gözlemleyebildiğimiz bilinen evren yaklaşık 93 milyar ışık yılı genişliğindedir. Ancak bu evren, farazî çoklu evrenin çok küçük bir kısmına tekabül eder. Çoklu evren sonlu ve sonsuz var olan muhtemel evrenlerin hipotezsel bütünü olup bu evrenler var olan her şeyi - bütün mekân, zaman, madde ve enerji ile birlikte fizik kanunları ve fizikî değişimleri - kapsar. Bu evrenlere "alternatif evrenler" ya da "paralel evrenler" de denir.

Zamansal paradoks, geçmişe yapılan zaman yolculuğu sırasında ortaya çıkan teorik, paradoksal bir durumdur. Bunlar arasında: ontoloji paradoksu, yazgı paradoksu ve büyükbaba paradoksu bulunmaktadır.

Kapalı zamansı eğri (KZE), matematiksel fizikte, “kapalı” uzayzamanda, başlangıç noktasına geri dönen bir parçacığın Lorentz manifoldundaki zaman çizgisidir. Bu olasılık ilk defa, genel göreliliğin eşitsizliklerine uygun bir çözüm keşfetmiş olan Kurt Gödel tarafından 1949 yılında ortaya çıkartılmıştır. Gödel, KZElerin aynı zamanda Gödel ölçüsü olarak bilinmesini sağlamıştır ve o zamandan beri de Tipler silindiri ve geçilebilir solucandelikleri gibi KZEleri içeren başka genel rölativite çözümleri bulunmuştur. Eğer KZEler varsa, varlıkları geriye doğru zaman yolculuğunun en azından kuramsal olarak olası olduğuna kanıt olarak sunulabilir, bu da dede paradoksu kaygısını ortaya çıkartabilir, ancak Novikov öztutarlılık ilkeleri bu biçim paradokslardan kaçınılabileceğini belirtmektedir. Bazı fizikçiler, belirli genel görelilik çözümlerinde yer alan KZElerin, ileride ortaya atılacak ve genel göreliliğin yerine geçecek olan kuantum kütleçekimi kuramıyla denklemden atılabileceğini savunmaktadır, Stephen Hawking bu görüşü kronoloji korunumu varsayımı olarak adlandırmıştır. Diğerleri ise, belirli bir uzayzamandaki tüm kapalı zamansı eğrilerin aynı olay ufkundan geçmesi durumunda –ki bu da kronojik sansür olarak isimlendirilebilecek bir özelliktir–; bu uzayzaman tüm olay ufuklarından temizlense dahi, yine de düzgün nedensellikte davranacağını ve bir gözlemcinin nedensellik ihlalini belirleyemeyeceğini savunmaktadırlar.

Yazgı paradoksu, bilimkurguda tema olarak sıkça kullanılan bir zaman yolculuğu paradoksudur. Zamansal nedensellik döngüsü senaryosuna göre önceden yaşanan 1. olay, daha sonra yaşanacak 2. olayın nedenidir ve zaman yolculuğu dolayısıyla, 2. olay aynı zamanda 1. olayın nedenidir. Zaman yolcusu, zamanda geçmişe yolculuk yapmasını “yazan” ya da “önceden tayin eden” olaylar döngüsüne yakalandığında paradoks başlar. Bu durumda, 2. olay yolcunun zamanda geçmişe gitmesi olayı haline gelir ve 1. olay ise, zaman yolcusunun geçmişte yaptığı ve kendisini geçmişe yolculuk yapması için etkileyen bir olaya dönüşür. Paradoksa göre geçmişe yolculuk eden kişilerin, herhangi bir durumu değiştirme ihtimali yoktur. Sevdiği birine araba çarpmasını engellemeye çalışan birini örnek alırsak, bu kişi kaza olmadan olay yerine yetişmek için arabayla giderken, tam da kurtarmak için geri döndüğü insana çarpar ve gelecekteki kendisinin, geçmişe gitmesine sebep olacak ölüme neden olur.

Retrocausality, sonucun kendini oluşturan sebeplerden önce çıktığını savunan anti-nedensel hipotez.

Ulaşım planlaması, ulaşım altyapısı ile ulaşım işletme sistemlerine yapılacak yatırımların ve düzenlemelerin belirlenmesini içeren bir bilim dalıdır.

Epistemolojide, fideizm, inancın akıldan bağımsız olduğunu veya akılla çatıştığını ve belirli gerçeklere ulaşmada akıldan üstün olduğunu savunan teori. Latince "inanç" anlamına gelen "fide" kelimesinden türetilmiştir.

Matematiğin temellerinde, 1901'de Bertrand Russell tarafından keşfedilen Russell Paradoksu, Georg Cantor tarafından yaratılan sezgisel kümeler kuramının resmileştirilmesinin bazı girişimlerin bir çelişkiye yol açtığını gösterdi. Aynı paradoks 1899'da Ernst Zermelo tarafından da keşfedilmişti ancak Zermelo, sadece David Hilbert, Edmund Husserl ve Göttingen Üniversitesi'nin diğer üyeleri tarafından bilinen fikri yayınlamadı. 1890'ların sonunda Cantor, tanımının Hilbert ve Richard Dedekind'e mektupla söylediği bir çelişkiye yol açacağını fark etmişti.

<span class="mw-page-title-main">Büyük patlama teorisinin tarihi</span>

Büyük patlama teorisi'nin tarihi, büyük patlamanın gözlemlenmesi ve teorik değerlendirmesinin yapılmasıyla başladı. Kozmolojideki teorik çalışmaların çoğu artık temel Büyük Patlama modeline yapılan iyileştirmeleri içermektedir. Teorinin kendisi aslında Belçikalı Katolik rahip, matematikçi, astronom ve fizik profesörü Georges Lemaître tarafından resmîleştirilmiştir.