İçeriğe atla

De Quervain tiroiditi

De Quervain tiroiditi
Diğer adlarDev hücreli tiroidit
UzmanlıkEndokrinoloji Bunu Vikiveri'de düzenleyin

De Quervain tiroidi, subakut granülamatöz tiroidit veya dev hücreli tiroidit olarak da bilinir, geçici tiroiditler olarak bilinen bir grup tiroidit hastalıklarının bir üyesidir. De Quervain tiroiditinden her yaştan ve her cinsiyetten insan etkilenebilir.

Bulgular

Hastalarda kolloid boşluktaki hücresel katmanın zarar görmesi nedeniyle yüksek miktarda kolloidin kan dolaşımına geçmesi sonucunda bir hipertiroidi evresi ortaya çıkar. Sonra hastalarda hipofiz bezinin TSH üretimini azaltması ve uygunsuz olarak kana verilen kolloidin ötiroid duruma dönmeden önce tükenmesi sonucunda genellikle hipotiroidi gelişir. De Quervain tiroiditinde hipertiroidi ve hipotiroidi semptomları görülür, ayrıca hastalarda ağrılı yutkunma güçlüğü (disfaji) görülebilir. Histolojide çok çekirdekli dev hücreler görülür. Bazı vakalarda antitiroid antikorları görülür.

Hipertiroid evredeki klinik semptomlar, diffüz toksik guatrı veya Graves hastalığını taklit edebilir. Bu tür durumlarda radyoiyot uptake (alım) testi yapılması işe yarayabilir; diffüz toksik guatr ve Graves hastalığı genellikle iyot alımında artışa neden olurken subakut tiroidit iyot alımında azalmaya neden olur. Bu iki hastalığı birbirinden ayırt etmek önemlidir çünkü Graves hastalığı ve diffüz toksik guatr radyoiyotla tedavi edilebilir ancak subakut tiroidit genellikle sınırlıdır ve radyoiyotla tedavi edilmez.

Hastalığın nedenleri

Bazı de Quervain tiroiditi vakaları, viral nedenli olabilir ve bazen üst solunum yolları enfeksiyonu (ÜSYE) sonrasında gelişebilir. De Quervain tiroiditinin viral nedenleri arasında Coxsackie virüsü, kabakulak virüsü ve adenovirüsler bulunur. Bazı vakalar, doğum sonrasında (postpartum) gelişir.[1]

Patofizyoloji

Tiroid bezinin hasar görmeye başladığı ilk zamanlarda önceden üretilmiş tiroid hormonları, hasar alan hücrelerden dışarı sızar. Bu durum, aşırı aktif tiroid bezi (hipertiroidi) nedeniyle oluşan semptomların (sıcak intoleransı, titreme, anksiyete, kilo kaybı, hızlı kalp atımı, terleme, yağlı saç) ve biyokimya değerlerinin, baskılanmış tiroid stimülan hormon (TSH) değeri ve yüksek T3 ve T4 hormon değerleri, ortaya çıkmasına neden olur.

Hasar almış hücreler tiroid hormonu üretmek için iyot alamaz hale gelir ve bu nedenle hastalık ilerleyince düşük T3 ve T4 hormon değerleriyle buna bağlı olarak yüksek TSH değeri ve az aktif tiroid bezi (hipotiroidi) semptomları (soğuk intoleransı, yorgunluk, depresyon, kilo alımı, kuru deri ve saç) görülür.

Tanı

Normal aşırı aktif tiroidit hastalıklarında tiroid bezine iyot alımı çok fazlayken hücrelerin hasar alması durumda iyot alımı az olur. Hastanın kanında çok fazla tiroid hormonu bulunmasının nedeninin de Quervian tiroiditi olduğundan şüphelenilen durumlarda radyoiyot alımını veya teknesyum alımını ölçmek net bir tanı koyabilir; bu ölçüm normal tirotoksikoz vakalarında normalin üzerindeyken de Quervain vakalarında normalin altındadır.

Tedavi

De Quervain tiroiditi tedavisinde beta blokörler, aspirin, nonsteroidal antiinflamatuar ilaçlar (NSAID işe yaramazsa kortikosteroidler) kullanılır.

Hastalığın adı

De Quervain tiroditi, adını Fritz de Quervain'den alır.[2] Bu hastalık, de Quervain sendromuyla karıştırılmamalıdır.

Terminoloji

De Quervain tiroiditine bazen subakut tiroidit denir[3] ancak diğer subakut tiroidit türleri - subakut lenfositik tiroidit, doğum sonrası (postpartum) tiroidit ve otoimmün tiroidit - de Quervain tiroiditin aksine ağrısızdır. Ayrıca de Quervian tiroiditine ağrılı subakut tiroidit de denir;[4] bu durum, bazen ağrısız tiroidit de denilen subakut lenfositik tiroiditindeki durumun tam tersidir.

Kaynakça

  1. ^ "Thyroiditis". nhs.uk (İngilizce). 18 Ekim 2017. 27 Mayıs 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Temmuz 2022. 
  2. ^ synd/1139 ; ("İsmini Kimden Aldı" websitesi) Whonamedit?
  3. ^ Topuzovic N, Smoje J, Karner I (October 1997). "The therapeutic approach in subacute (de Quervain's) thyroiditis". J. Nucl. Med. 38 (10). s. 1665. PMID 9379217. 13 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Ocak 2023. 
  4. ^ Peter SA (October 1992). "Painful subacute thyroiditis (de Quervain's thyroiditis)". J Natl Med Assoc. 84 (10). ss. 877-9. PMC 2571803 $2. PMID 1404465. 

Dış bağlantılar

Sınıflandırma
Dış kaynaklar

Şablon:Thyroid disease

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Meme kanseri</span>

Meme kanseri, meme hücrelerinde başlayan kanser türüdür. Akciğer kanserinden sonra, dünyada görülme sıklığı en yüksek olan kanser türüdür. Her 8 kadından birinin hayatının belirli bir zamanında meme kanserine yakalanacağı bildirilmektedir. Erkeklerde de görülmekle beraber, kadın vakaları erkek vakalarından 100 kat daha fazladır. 1970'lerden bu yana meme kanserinin görülme sıklığında artış yaşanmaktadır ve bu artışa modern, Batılı yaşam tarzı sebep olarak gösterilmektedir. Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerinde görülme sıklığı, dünyanın diğer bölgelerinde görülme sıklığından daha fazladır.

Endokrinoloji, Yunanca ἔνδον endon (iç) + κρίνειν krinein (salgı) + loji (bilimi) ve endokrin sistem, endokrin sisteme ait hastalıklar ve endokrin sistem tarafından salgılanan spesifik bileşikler olan hormonlar ile ilgilenenen bir tıp ve biyoloji dalıdır. Ayrıca hormonların neden olduğu gelişimsel olayların çoğalması, büyümesi ve farklılaşması ile metabolizmanın psikolojik veya davranışsal aktiviteleri, büyüme ve gelişme, doku fonksiyonu, uyku, sindirim, solunum, atılım, ruh hali, stres, emzirme, hareket, üreme ve duyusal algı ile ilgilidir. Uzmanlık davranışları davranışsal endokrinoloji ve karşılaştırmalı endokrinolojiyi de kapsar.

<span class="mw-page-title-main">Hormon</span> İç salgı bezlerinden kana geçen ve organların işlemesini düzenleyen adrenalin, insülin, tiroksin ve benzeri fizyolojik etkisi olan maddelerin genel adı

Hormon,, çok hücreli organizmalarda fizyoloji ve davranışı düzenlemek için karmaşık biyolojik süreçler yoluyla uzak organlara veya dokulara gönderilen sinyal molekül sınıfıdır.

<span class="mw-page-title-main">Nükleer tıp</span> Tıbbi uzmanlık

Nükleer tıp, canlılara verilen ışın etkin (radyoaktif) maddelerin yaydıkları ışınların özel yöntemler veya aygıtlarla dışarıdan sayımı ya da görüntü olarak izlenmesi ya da tanımlanması ile tanı konulmasını sağlayan tıp dalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Tiroit bezi</span> Boyunda bulunan endokrin bez; metabolizmayı etkileyen hormonlar salgılar

Tiroit bezi, tiroit ya da kalkan bezi, boynun ön ve yanlarını saran kelebek şeklinde çok damarlı iç salgı bezi. Her biri ortalama 5 cm uzunluğunda, 3 cm genişliğinde ve 2 cm derinliğinde, sağ ve sol olmak üzere 2 lobu ve bu lobları birleştiren isthmus adı verilen bir parçası bulunur. İnsanların yaklaşık %40'ında isthmustan hyoid kemiğe uzanım gösteren piramidal lob adı verilen bir bölüm de bulunabilir. Normal ağırlığı insanda 20 gr'dır. Paratiroit bezi genellikle tiroidin arkasında mercimek şeklinde 4 tane küçük bezdir.

Osteoporoz veya kemik erimesi, kemik metabolizmasındaki bir bozukluk sonucunda kemikteki protein örgüsünün seyrelmesiyle iskelette ortaya çıkan ve kemiklerin çok kolay kırılabilmesine sebep olan bir hastalıktır.

Hipotiroidi, Hipotiroidizm, tiroit bezinin yapısal ya da işlevsel bozuklukları nedeniyle ortaya çıkan tiroit hormonu eksikliği olgusudur. Hipotalamus-Hipofiz-Tiroit aksındaki sorunlar hipotiroidiye neden olabilirler.

Hashimoto tiroiditi vücudun kendi koruma sisteminin tiroid hücrelerine saldırdığı bir bağışıklık sistemi sorunudur: Kandaki anti-TSH reseptör antikorlarının neden olduğu otoimmun bir hastalıktır.

<span class="mw-page-title-main">Guatr</span> Tiroksin hormonu iyot ile çalışabilen bir hormon olduğundan iyot eksikliğinde aktif şekilde çalışamaz ve hipotalamusa geri bildirim etkisi yapamaz.Bu durumda hipotalamus hipofizi,hipofiz ise tiroit bezini uyarmaya devam eder ve tiroit bezi büyü

Guatr tiroid bezinin normal dışı olarak büyümesi hastalığıdır.

Hiperkalsemi, kandaki kalsiyum seviyesinin normalin üstünde olması anlamına gelmektedir. Normal kandaki toplam kalsiyum değeri 8.5-10.2 mg/dl aralığındadır. Vücutta kalsiyum metabolizmasını ayarlamadaki en önemli hormon paratiroid hormonudur. Tiroid bezinin içinde bulunan paratiroid bezinden salgılanan parathormon kandaki kalsiyum seviyesinin ayarlanmasında baş rolü oynar. PTH reseptörleri aracılığı ile vücutta etkisini gosterir. PTH reseptörleri sadece kemik yapimindan sorumlu hücreler osteoblastlar üzerinde bulunmasına rağmen, kemik yıkımından sorumlu hücrelerin osteoklast sayı ve aktivitesini de arttırır. Osteoklastlar kemik rezorbsiyonunda yer alan başlıca hücrelerdir. Kemik yıkılırken kalsiyum açığa çıkar. PTH, ayrıca böbreklere etki ederek kalsiyumun tubulüsden emilimini arttırır ve 1,25 (OH)2 kolekalsiferol (aktif D vitamini) yapımını uyarır. D vitamini bağırsaklarda kalsiyum bağlayıcı protein yapımını uyararak bağırsaklardan kalsiyum emilimini arttırır. Bu hormonun fazla salgılanması (paratiroid adenomu veya paratiroid karsinomu sonucu) hiperkalsemi görülür. Ayrıca, habis hastalıklara bağlı hümoral hiperkalsemi vakalarında kemik metastazları mevcut değildir ve hiperkalsemiden tümörün yaptığı "PTH related peptide" (PTHrP) sorumlu tutulmaktadır. 141 veya daha fazla aminoasit zinciri bulunan bu peptid de aynı PTH gibi ilk 34 aminoasit mineral metabolizması üzerinde etkilidir. Lokal osteolitik hiperkalsemi malign hücrelerin iskelet sistemini doğrudan istila etmesi sonucu olmaktadır. Bu hücreler kemiği rezorbe eden sitokinler veya hümoral etmenler salgılamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Diyabet</span> Kandaki glikoz seviyesinin aşırı artmasından kaynaklanan metabolik bozukluk

Diabet ya da Diabetes mellitus, sıklıkla yalnızca diabet ya da diyabet veya halk arasında şeker hastalığı olarak adlandırılan, genellikle kalıtımsal ve çevresel etkenlerin birleşimi ile oluşan ve kandaki glukoz seviyesinin aşırı derecede yükselmesiyle (hiperglisemi) sonuçlanan metabolik bir bozukluktur. Vücutta kan şekerinin düzenlenmesi pek çok sayıda kimyasal madde ve hormonun karmaşık etkileşimi sonucunda sağlanır. Şeker metabolizmasının düzenlenmesinde rol oynayan hormonlardan en önemlisi pankreasın beta hücrelerinden salgılanan insülin hormonudur. Diyabetes Mellitus ya insülin salgılanmasındaki yetersizlik ya da insülinin etkisindeki veya insülin cevabındaki bir bozukluk sonucunda ortaya çıkan yüksek kan şekerinin yol açtığı birkaç grup hastalığı tanımlamak için kullanılan ortak bir terimdir.

Bazal metabolizma; Canlının tam dinlenme sırasında kas hareketi yapmadan, vücuttaki canlılık olaylarının sürmesi için gereken enerjiyi sağlayan metabolizmaya bazal metabolizma denir. Yemekten 12 saat sonra tam dinlenme anında vücudun sadece yaşamaya yetecek fonksiyonlarını sürdürecek kadar ihtiyacı olan enerji seviyesidir. Bazal metabolizma hızı kullanılan oksijen miktarı ve oluşan kalori ölçülerek bulunabilir. Bazal metabolizma canlının yaşına, vücut ağırlığına, cinsiyetine ve çevre faktörlerine göre değişir.

<span class="mw-page-title-main">TSH</span> Omurgalılarda glikoprotein hormon ailesi

Tiroit Uyarıcı Hormon (tirotropin, tirotropik hormon veya kısaltılmış TSH olarak da bilinir), tiroit bezini tiroksin (T4) ve ardından vücuttaki hemen hemen her dokunun metabolizmasını uyaran triiyodotironin (T3) üretmesi için uyaran bir hipofiz hormonudur.

Plummer hastalığı; aşırı işlevli tiroid adenomu, toksik adenom veya toksik multinodüler guatr. Bu hastalık genellikle kadınlarda görülür. Adenom genellikle 40-50 yaş arasında görülür.

<span class="mw-page-title-main">Hiperplazi</span>

Hiperplazi ya da hipergenezis bir doku ya da organın büyüklüğünün hücrelerinin sayısındaki artış sebebiyle artmasıdır. Hücrelere, daha çok üretmeleri için aşırı çoğalmaları yönünde gelen uyarıların sonucunda beliren bir adaptasyon biçimidir. Uyarılardan etkilenen hücrelerin sayısı artar, bu hücrelerin oluşturduğu doku ve organlar büyür. Hiperplazi, DNA sentezi yapabilen hücre türlerinde olanaklıdır. Hiperplazilerin büyük bölümü hormonal stimülasyonların sonucu gerçekleşir. Reversibl bir süreçtir; uyaranların kesilmesiyle birlikte hiperplazi de geriler, organ normale döner.

<span class="mw-page-title-main">Endokrin hastalıkları</span>

Endokrin hastalıkları endokrin sisteme ait bozukluklarıdır. Endokrin bozukluklarla ilişkili tıp dalı endokrinoloji olarak bilinir.

<span class="mw-page-title-main">Propiltiourasil</span> kimyasal bileşik

Propiltiourasil, tioamid grubu içeren bir antitiroit ilacıdır. Sınıftaşı metimazol gibi hipertiroidizme sebep olan pek çok durumda kullanılır. Ağız yoluyla alınır, yarı ömrü 1,5 saat gibi kısa bir süre olsa da tiroit bezinde biriktiğinden etkisi uzun sürer. Glikuronid ile konjüge edilere böbrekten atılır. Gebelik kategorisi D olsa da hamilelerde metimazole göre daha çok tercih edilir. Bunun yanında kullanıldığında ağır hepatit riski metimazolden daha fazladır.

Hashimoto ensefalopatisi ensefalopati, tiroid otoimmünitesi ve kortikosteroidlere iyi klinik yanıt ile karakterize nörolojik bir durumdur. Hashimoto tiroiditi ile ilişkilidir ve ilk kez 1966'da tanımlanmıştır. Durumun endokrin sistemle ilişkisi geniş çapta tartışmalı olmasına rağmen, bazen bir nöroendokrin bozukluk olarak adlandırılır. NIH Genetik ve Nadir Hastalıklar Bilgi Merkezi tarafından nadir görülen bir hastalık olarak kabul edilmektedir.

Otoimmün tiroidit veya özbağışıklı tiroidit, vücudun tiroid bezlerini ve onun hormon ürünleri olan T3, T4 ve TSH'yi tehdit olarak algılayarak tiroid hücrelerini hedef alan özel antikorlar üreterek onu yok ettiği kronik bir hastalıktır. Hipotiroidizm veya hipertiroidizm ile ve guatrlı veya guatrsız olarak ortaya çıkabilir.

Subakut lenfositik tiroidit, bir tiroidit türüdür. Subakut lenfositik tiroidit, herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir ve kadınlarda daha sıktır. Doğum sonrasında gelişen bir subakut lenfositik tiroidit türü daha vardır, buna postpartum tiroidit denir; her iki hastalık da Hashimoto tiroiditinin alt türleri olarak kabul edilebilir ve otoimmün temellidir. Bu üç hastalıkta anti tiroid antikorları sık görülür ve temel histoloji benzerdir. Bu hastalık, başka bir subakut tiroidit türü olan de Quervain tiroiditi ile karıştırılmamalıdır.