
Bağlama ya da saz, Türk halk müziğinde yaygın olarak kullanılan telli tezeneli bir çalgı türüdür. Tezene denilen kiraz ağacı kabuğundan yapılmış bir mızrapla tellere vurularak çalınır. Tekne bir kütükten oyulmuştur ve armut biçimindedir.

Yelken, rüzgâr gücünden yararlanarak geniş yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine uygun biçimde takılarak onu hareket ettiren kumaş veya şeritlerin tümü.
Pupa, denizcilikte yelkenli teknelerin seyirlerinden birinin adı. Pupa sözcüğü geminin kıç kısmı anlamına gelir. Pupa seyir buradan yola çıkarak, "arkadan esen rüzgâr ile seyir" anlamına gelir.
Apaz, yelkenli teknelerin seyirlerinden biridir. Apaz giden bir tekne rüzgarı yandan alır, yelkeni biraz açar salmayı bir karış yukarı kaldırılır.
Orsa veya rüzgâra dönüş, bir yelkenli teknenin rüzgârın geldiği yöne doğru yakın seyretme işlemidir. Eski kitaplarda Borina seyri olarak da geçer. Günümüzde Borina seyri sıkı orsa gitmek yani en dar açı ile gidilen orsa seyri anlamına gelmektedir. Rüzgâr sabit olarak tek bir yönden esmeyip değişkenlik gösterdiği için orsa seyri yelkenciliğin en teknik, heyecanlı ve stratejik seyridir. En çetin mücadeleler bu seyir esnasında gerçekleşir. Ayrıca rüzgâr üstüne doğru teknenin burnunun (başının) döndürülmesi işlemine "orsalamak" denir. Rüzgâr altına doğru dönmek kafayı açmak anlamına gelir.
Salma omurga ya da işler omurga, yelkenli teknelerin altında bulunan, temelde denge sağlamaya yarayan ağırlıktır. Yelkenlerin yarattığı kuvvete dengeleyici bir ters kuvvet üretmesi gerektiğinden genelde kurşundan yapılır. Zira eğer yeteri kadar ağır olmazsa tekne sert bir rüzgârda alabora olabilir. Salmanın bir diğer önemli işlevi de yandan gelen rüzgârın tekneyi rüzgâr altına sürüklemesine engel olmaktır. Bu iki işlevinden ötürü salma, yelkenli teknelerin temel parçalarından biridir.
Geniş apaz, bir denizcilik deyimi olup, yelkenli teknelerin seyirlerinden biridir. Geniş apazla giden bir tekne rüzgârı 45 dereceye yakın bir açıyla arkadan alır. En hızlı yelken seyiridir. Centerboard'larda ve ufak teknelerde salma 1/3 kadar yukarı çekilir.

Balıkçılık; denizlerde, göllerde ve akarsularda balıkların ve diğer deniz ürünlerinin çeşitli yöntemlerle avlanmasıdır. Balığın yanı sıra midye, karides, ıstakoz, pavurya, istiridye ve ahtapotun hatta balina gibi deniz memelilerinin avlanması da balıkçılık kapsamına girer. Gölet, havuz ya da denizlerdeki suni tesislerde balık ve diğer deniz hayvanlarının üretilmesi de balıkçılığın bir parçasıdır. Amatör balıkçılık, ticari balıkçılık, zanaatkar balıkçılık, rekreasyonel balıkçılık, kültür balıkçılığı gibi balıkçılık yöntemleri bulunur.

Gemi dünya denizlerini, okyanuslarını, nehir, göl ve diğer yeterince derin su yollarını dolaşan, mal ve yolcu taşıyan veya savunma, araştırma ve balıkçılık gibi özel görevleri yapan büyük bir deniz taşıtı’dır. Gemiler genellikle boyut, şekil, yük kapasitesi ve amaca göre teknelerden ayrılır. Yelken çağı'nda "gemi", en az üç Kabasorta arma‘lı direkleri ve tam cıvadra yelken planıyla yelkenli gemi olarak tanımlanır.

Kemençe, rebap, keman türü yaylı çalgılarla akraba olduğu düşünülen, bir yay yardımıyla çalınan üç telli geleneksel halk çalgısının adı olup, klasik kemençe ile karıştırılmasını önlemek amacıyla Karadeniz kemençesi olarak da adlandırılmaktadır.

Fırtına rüzgârın hızlı bir şekilde esmesine denir. Rüzgâr hızı 27 knot üzerine çıktığında, yani 7 bofor ve üzeri olduğunda fırtınamsı rüzgâr, 34 knot üzerine çıktığında, yani 8 bofor ve üzeri olduğunda rüzgâra artık fırtına denir.

Güneş rüzgârı, Güneş'in üst atmosferinden yayılan bir plazma dalgasıdır. Büyük çoğunluğu, enerjileri genellikle 1,5 ve 10 keV arası olan elektronlar, protonlar ve alfa parçacıklarından oluşur. Bu parçacık akımının yoğunluk, sıcaklık ve hız nicelikleri zamana ve Güneş'in boylamına göre değişkenlik gösterir. Bu parçacıklar, Güneş tacının yüksek sıcaklığından gelen yüksek enerjileri ve maruz kaldıkları manyetik, elektriksel ve elektromanyetik fenomen sayesinde Güneş'in kütleçekiminden kurtulabilirler.

Rüzgâr sörfü genellikle iki ile beş metre arasında yüzer bir tahta ve hareketini tek bir yelken ile sağlayan su üzerinde yapılan bir yelken sporu dur. Yelken grubu tahtaya her yönde serbestçe dönebilen esnek bir mafsal ile bağlıdır. Dümen ile yönlendirilen bir yelkenli den farklı olarak rüzgâr sörfü direk ve yelkeni döndürülerek, eğilerek ve tahtasının üzerine basılarak yönlendirilir.

Pampero, Arjantin'in pampalarında sıklıkla fırtına kuvvetinde esen güneybatı rüzgârıdır. Beraberinde Patagonya'dan Pampalara, Buenos Aires, Paraguay ile Uruguay'a kadar soğuk ve kuru hava getirir. Pampero bihassa Ekim'den Ocak ayına kadar Güney Yarımküre'nin orta enlemlerinde ortaya çıkar ve kuzeybatı Avrupa'nın hava şartlarına benzer.

Rüzgâr tulumu; yüzey rüzgârının yönünü ve şiddetini tespit etmekte kullanılan, içi hava ile dolduğunda yere paralel konuma gelen ve rüzgâr içine dönen, kumaş vb. malzemelerden üretilmiş araç. Çoğunlukla rüzgârı karşılayan geniş bir ağzı ve rüzgârı serbest bırakan dar bir çıkışı bulunur. Başta hava meydanları olmak üzere rüzgâr yönünün ve şiddetinin önemli olduğu kimyasal tesisler ve otobanlar gibi pek çok yerde kullanılırlar. Bunun yanı sıra geleneksel nedenlerle veya çocuk oyuncağı olarak kullanılan rüzgâr tulumları da vardır.

Helyosfer, uzayda güneş ışığı hakimiyetindeki Güneş Sistemi'nde yüklü parçaçıkların kabardığı bir tür Güneş rüzgârı ile yıldızlararası ortam içine şişen bölgedir. Ekstra Güneş hacmine rağmen elektriksel nötr atomlar bu kabarcığa işleyebilir. Heliosferin hemen hemen tüm maddesi Güneş'in kendinden yayılır. Güneş'in koronası öyle sıcaktır ki parçaçıkların hareket hızı dışa doğru 300'den 800 km/s'ye kadar Güneş rüzgârı üretebilir.

Askerî gemi, Deniz kuvvetleri ve donanma tarafından kullanılan gemi veya botlara verilen genel isimdir. Deniz savaşı için yaratılmıştır. Yapıları ve amaçlarıyla sivil gemilerden farklıdırlar. Askerî gemiler genellikle hasar kontrol sistemi ve silahlarla donatılmış şekilde seyir ederler. Bazı personel taşıma gemilerinde bu donanımlar hafiftir veya bulunmayabilir. Askerî gemiler, inşaat veya amaca göre sivil gemilerden farklıdır. Günümüzde dünya donanmalarında birçok farklı gemi var. Bu gemilerde uçak, helikopter, askerî araç ve askerî teknoloji'ler taşınabilir. Hepsinin farklı uygulamaları vardır ve bazı sınıflandırmalar belirli ülkelere özeldir. Farklı ülkeler çabalarını farklı gemi türlerine harcadılar ve bazıları neredeyse hepsine yatırım yaptı.

Deniz kum saati, 14. yüzyıldan beri bilinen denizcilik aleti olan basit bir saat.

Yatçılık, rekreasyonel teknelerin, yat ve gemilerin yarış veya seyir için kullanılmasıdır. Yatlar, esas olarak boş zaman amaçları özelliklerine göre çalışan gemilerden ayrılırlar. Yelkenli teknelerde faaliyete yelkencilik, motorbot'larda ise motorbot sporu denir.
Sefer başı, nehir ağzının üzerinde gemilerin gezinebileceği en uzak noktadır. Bu nokta, seyir için düşünülen geminin boyutuna ve mevsimsel su seviyesine göre büyük ölçüde değişebileceğinden, sefer başının belirlenmesi birçok nehirde öznel olabilir. Diğerlerinde, bir şelale, asma köprü olmayan alçak bir köprü veya seyir kilitleri olmayan bir baraj nedeniyle oldukça nesneldir. Bir bölgedeki birkaç nehirdüşüş çizgisi adı verilen bir çizgi boyunca yön bulma noktalarına sahip olabilir.