
Ernest Rutherford, Yeni Zelandalı-İngiliz deneysel fizikçidir. 1908 yılı Nobel Kimya Ödülü sahibi.

Kar, beyaz, parlak, çoğunlukla altıgen şekilli, buz kristallerinden oluşan bir yağış çeşididir. Buz kristalleri 0 °C altında su buharının yoğunlaşması ile oluşur.

Azot ya da nitrojen, simgesi N olan bir element olup atom numarası 7'dir. Renksiz, kokusuz, tatsız ve inert bir gazdır. Azot, dünya atmosferinin yaklaşık %78'ini oluşturur ve tüm canlı dokularında bulunur. Azot ayrıca, amino asit, amonyak, nitrik asit ve siyanür gibi önemli bileşikler de oluşturur.

Frederick Soddy, İngiliz kimyacı. 1921 Nobel Kimya Ödülü sahibi. Ernest Rutherford ile birlikte yaptığı ortak çalışmayla radyoaktif bozunma kanunlarını keşfetmiştir. Ayrıca izotop kavramını ortaya atmıştır.

Karbondioksit, kovalent bağlı bir karbon ve iki oksijen atomundan oluşan moleküle sahip, normal koşullarda gaz hâlinde bulunan bileşiğin adıdır. Renk ve kokusu yoktur. Kimyasal formülü CO2 şeklinde olup molekül ağırlığı 44,009 g/mol'dür. Karbon içeren besin maddelerinin metabolize edilmesi sonucu meydana gelen bir son üründür. Küresel ısınmada önemli bir pay sahibidir. Yerden yansıyan güneş ışınlarının atmosferden çıkma oranını azaltır.
Brayton çevrimi, genel olarak gaz türbinlerinde kullanılan, periyodik bir prosestir. Günümüzde geçerli olan gaz akışkanlı güç çevrimleri içinde önemli bir yer tutar. Diğer içten yanmalı güç çevrimleri gibi açık bir sistem olmasına rağmen; termodinamik analiz için egzoz gazlarının ikinci bir ısı değiştirgecinden geçtikten sonra içeri alınıp tekrar kullanıldığı farzedilir ve kapalı bir sistem gibi analize uygun hale gelir. İsmini, mucidi olan George Brayton’dan almıştır. Aynı zamanda Joule çevrimi olarak da bilinir.

Solunum sistemi, kandaki karbondioksit (CO2) gazının oksijen gazı (O2) ile yer değiştirmesini sağlayan sistemdir.

Mum (Farsça:موم), parafin, donyağı ya da bunlara benzer, yavaş yanan bir maddenin, genellikle pamuktan yapılan bir fitilin üzerine döküldükten sonra katılaştırılması yöntemiyle hazırlanan, genellikle silindir biçimindeki ışık kaynağıdır.

Vurgun veya dekompresyon hastalığı, kısa sürede yüksek basınçlı bir bölgeden alçak basınçlı bir bölgeye geçilmesi nedeniyle vücutta gaz kabarcıklarının oluşması sonucu ortaya çıkan gaz embolizmidir. Özellikle dalgıçlar, pilotlar veya su altı inşaat işçileri gibi basınç değişimi etkisinde kalanlarda rastlanır. Sünger avcılarında görülen bu tabloya halk dilinde vurgun denir. Dekompresyon sözcüğü "basınç azalması" anlamına gelir.

Nükleer fizik veya çekirdek fiziği, atom çekirdeklerinin etkileşimlerini ve parçalarını inceleyen bir fizik alanıdır. Nükleer enerji üretimi ve nükleer silah teknolojisi nükleer fiziğin en çok bilinen uygulamalarıdır fakat nükleer tıp, manyetik rezonans görüntüleme, malzeme mühendisliğinde iyon implantasyonu, jeoloji ve arkeolojide radyo karbon tarihleme gibi birçok araştırma da nükleer fiziğin uygulama alanıdır.
Karbon döngüsü, ekosistemdeki canlıların yapısını oluşturan en önemli elementlerden biri karbondur. Karbon, canlılardaki bütün organik bileşiklerin yapısında bulunur.

Peter Ware Higgs, İngiliz teorik fizikçi.

Filojiston teorisi, filojiston adındaki ateş elementinin cisimlerdeki yanma sırasında salındığını iddia eden günümüzde geçerliliğini yitirmiş bir teoridir. Filojiston kelimesi Antik Yunancada φλογιστόν phlogistón(yanan) φλόξ phlóx(ateş) kelimesinden türetilmiştir. İlk kez Johann Joachim Becher tarafından 1667 yılında ortaya atılmıştır. Teorinin amacı yanma ve paslanma gibi süreçleri izah etmektir. Günümüzde ise paslanma olayı herkes tarafından bilinmektedir.

John Tyndall FRS (; 2 Ağustos 1820 – 4 Aralık 1893) oldukça seçkin bir 19. yüzyıl fizikçisidir. Bilimsel alandaki ünü 1850'lerde diyamanyetizma üzerine yaptığı çalışmalarla ortaya çıkmıştır. Daha sonra kızılötesi ışınların açığa çıkardığı radyasyon alanında ve havanın fiziksel özellikleri ile ilgili keşiflere imza atmıştır ve 1859'da atmosferik CO2 ile günümüzde sera etkisi olarak bilinen olay arasındaki bağlantıyı kanıtlamıştır.

Yeşil kuşak, büyük ölçüde gelişmemiş, vahşi veya tarım arazilerini çevreleyen veya komşu kentsel alanların alanlarını korumak için arazi kullanım planlamasında kullanılan bir politika ve tanımdır. Özünde yeşil bir kuşak, bölgenin gelişmesini engelleyerek ve yaban hayatının geri dönmesini ve kurulmasını sağlayan belirli bir alanın etrafında bir sınır belirleyen görünmez bir çizgidir.
Sör John Ivan George Cadogan İngiliz organik kimya uzmanı.
Edmund Frederick Robertson, St Andrews Üniversitesi'nde saf matematik profesörüdür.

Erwin Finlay-Freundlich, Felix Klein'in öğrencisi olan bir Alman astronom. Freundlich, Albert Einstein ile birlikte çalışan bir arkadaşıydı ve genel görelilik teorisinin kütleçekimsel kırmızıya kaymaya dayalı astronomik gözlemlerle test edilebileceği deneyleri tanıtan kişiydi.

Robert Knox Burke ve Hare cinayetlerine karışmasıyla tanınan İskoç bir anatomist ve etnologdu. Edinburgh, İskoçya'da doğan Knox, sonunda anatomist ve eski öğretmen John Barclay ile ortaklık kurdu ve şehirde anatomi üzerine öğretim görevlisi oldu ve burada aşkın anatomi teorisini tanıttı. Bununla birlikte, Knox'un 1832 Anatomi Yasası'nın yürürlüğe girmesinden önce diseksiyon için kadavra elde etme konusundaki tedbirsiz yöntemleri ve profesyonel meslektaşlarıyla anlaşmazlıkları, İskoçya'daki kariyerini mahvetti. Bu gelişmelerin ardından Londra'ya taşındı, ancak bu kariyerini canlandırmadı.

James David Forbes (1809–1868) ısı iletimi ve sismoloji üzerinde yoğun olarak çalışan bir İskoç fizikçi ve buzulbilimci. Forbes, 1833'ten 1859'a kadar United College of St Andrews'un müdürü olana kadarsonra hayatının büyük bir bölümünü üniversiteyi bitirdiği ve profesörlük yaptığı Edinburgh'da geçirdi.