İçeriğe atla

Dış ticaret politikası

Dış ticaret politikası (veya uluslararası ticaret politikası), bir ülkenin doğrudan doğruya bir ticaretin sınırlandırılması, engellenmesi; yapılış, uygulanış biçimlerinin belirlenmesine yönelik sistematik olarak almış olduğu yöntem ve kararları oluşturur. Küreselleşen dünyada, tüm ülkelerin ekonomi politikalarını etkiler.

Dış ticaret politikaları, uluslararası ekonomik akımı etkilemekte ve uluslararası ekonomi politikaları içinde yer almaktadır.

Ticaret genel olarak iç ve dış ticaret şeklinde ikiye ayrılır. Dış ticaret malların ve sermayenin ulusal sınırların dışına akışıyla ilgilidir.[1] Dış ticaret, alım satım işlemlerinin teslimi açısından, ithalat ve ihracat işlemlerinden oluşur. Dış ticaret işlemleri, ithalat ve ihracat işlemleriyle bu işlemlerin parasal karşılıklarını ifade eder.[2] İthalat ve ihracat bir ülkenin dış ticaret dengesini oluşturan en önemli unsurlardan ikisidir. Ülkelerin dış ticaret politikalarının en önemli hedefi, ithalatı en aza indirip ihracatı artırmaktır. Çünkü bir ülke ekonomisinin kalkınmasında ihracat önemli bir yere sahip olmaktadır. İthalat hem ülkeden yabancı ülkelere döviz çıkışı gerektirir hem de ülkede üretilen mallar yerine yabancı ülkelerce üretilen mallar tercih edilmiş olur. Buda yerli üretici ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz etkiler bırakmaktadır. İthalatın ihracattan fazla olması durumunda dış ticaret açığı ortaya çıkar. Arzu edilen durum ihracatın ithalattan fazla olması yani dış ticaret fazlasının ortaya çıkmasıdır.[3] Ancak ülkeler 2 temel nedenden dolayı ithalata yönelirler. Birincisi, ol malın ülkede üretilmemesi veya üretilememesi ikincisi ise, ülkedeki malların fiyatlarının dış ülkelerdeki fiyatlara göre yüksek olmasıdır. İthalatı kısaca bir ülkenin başka ülkelerde üretilmiş malları yürürlükteki mevzuat çerçevesinde satın alma işlemi olarak tanımlamamız mümkündür. ithalat iki türlüdür; birincisi, bedelli ithalat: ithalat rejimi kapsamındadır. İkincisi, bedelsiz ithalat; gümrük mevzuatı kapsamındadır. İhracat artışı, milli geliri artırarak kalkınmayı olumlu yönde etkilemektedir. Aynı zamanda döviz dar boğazını aşmak suretiyle ekonomik kalkınmaya destek olmaktadır. Dolayısıyla ihracatın artırılmasına ilişkin çaba ve politikalar uluslararası ticari rekabetinde temel unsurunu oluşturmaktadır. İhracatı ise bir malın yabancı ülkelere döviz karşılığı yapılan satışı olarak tanımlayabiliriz.[4] İhracat sürecinde bilinmesi gereken en önemli konulardan biri ihracatın nasıl yapılması gerektiğidir. İhraç edilecek malın cinsi, ihracat yapılacak ülke, belirlenen ödeme ve ticaret şekli bu konuda önemli belirleyicilerdir. Serbest bölgelere yapılacak ihracat, ihracat mevzuatı hükümlerine tabidir. Ancak dahilde işleme rejimi, KDV uygulamaları ve Türkiye İhracat Kredi Bankası uygulamalarına dair mevzuat hükümleri saklıdır. Yurt dışına e-ticaret kapsamındaki mal ihracıyla ilgili işlemler, dış ticaret ve gümrük mevzuatı hükümlerine tabidir.

Ülkedeki bütün ekonomik faaliyetlerle yakından ilgisinin bulunmasıyla birlikte günlük yaşantımızın her döneminde etkisini gösterdiğini görmekteyiz. Örneğin, dış ticareti kısıtlayıcı bir hükûmet politikası, tüketicilerin ithal mallara daha yüksek fiyat ödemelerine sebep olurken kısıtlayıcı olmayan diğer bir ifadeyle serbest dış ticaret politikası, uluslararası uzmanlaşmanın sağlamış olduğu avantajlardan daha fazla yararlanılmasını sağlamıştır. Aynı şekilde izlenen dış ekonomi politikası yardımıyla ülke içindeki üreticiler ile ihracat yapan şirketler korunmakta ve böylelikle üreticilerin dış ülkelere daha fazla mal satmalarının imkânı sağlanmıştır.

  • İthalat ve ihracat üzerindeki tüm devlet ve hükûmet faaliyetlerini kapsayan politikalara dış ticaret politikası adı verilmektedir. Diğer bir deyişle, dış ticaret politikası hükûmetlerin ithalat ve ihracatı sınırlandırmak veya bu işlemlerin yapılış şeklini düzenlemek için aldığı önlemlerin oluşturduğu sistematik bütünleri ifade eder. Özetle, dış ticaret politikası ülkelerin üretim kaynaklarının dağılımını etkileyen bir politik olmasıyla beraber çeşitli amaçlar doğrultusunda biçimlendirilmektedir.
  • Dış ticaret politikası, ülkeler dışı seyahat yaparken çeşitli politikalar geliştirdi bunun tabii çeşitli nedenleri var bazen kapıları açıp daha fazla ticaret yapmak bazende kapıları kapatıp kendi içinde kendi kendine yetinme çabası içine girilebilir. Farklı farklı nedenlerle de olma bu politikayı yürütürken de çeşitli araçlar kullanılır. Bunlardan ilki ve dünyanın en bilineni gümrük tarifeleridir.Gümrük tarifeleri aslında dışarıdan gelen veya buradan dışarıya gidecek olan malları uygulanan vergilerin bir tablo haline getirilmiş halidir. Aslında gümrük tarifeleri vergilerden ibarettir. Genel haliyle biz vergileri dolayısıyla gümrük tarifelerini, bir malın ülkeye girişini engellemek için yapıyoruz peki bunu neden yapıyoruz, yerli üreticiyi korumak, dış ticaret dengesini sağlamak yani ülkeye giren çıkan döviz arasında olumlu bir denge sağlamak için kullanırız. Ülkeler kendi aralarında anlaşma yaptığı için tarifeler devre dışı kalmaya başladı. Tabii sonrasında tarifelerin devre dışı kalması tarife dışı araçlar dediğimiz araçları ön plana çıkardı ki bunların içinde en katısı yasaklardır.

Dış ticaret politikasının amaçları

  • Dış ödemeler dengesizliklerinin giderilmesi
  • Dış rekabetten korunma
  • Ekonomik kalkınma
  • Piyasa aksaklıklarının giderilmesi
  • Ekonominin liberalleştirilmesi
  • İç ekonomik istikrarın sağlanması
  • Hazineye gelir sağlamak
  • Dış piyasalarda monopol gücünden yararlanma
  • Otarşi
  • Sosyal ve siyasal nedenler
  • Dış politik amaçlar
  • Cari Açığın Önlenmesi

Dış ticaret politikasının araçları

  • Dolaylı dış ticaret politikası araçları
    1. Para politikası
    2. Maliye politikası
  • Dolaysız dış ticaret politikası araçları
    1. Gümrük tarifeleri
    2. Tarife dışı araçlar

Küreselleşme ve dış ticaret ilişkisi

Yirmi birinci yüzyıla giderken dünya, siyasi blokların ortadan kalktığı, her alanda liberal eğilimlerin güçlendiği, teknolojik gelişmelerin durdurulamaz bir şekilde ilerlediği bir dönemden geçmektedir. Özellikle de iletişim alanındaki gelişmelerin de yardımıyla dünya tarihinin hiçbir döneminde inanılmaz bir hızla değişmekte ve yeniden yapılanmaktadır. Küreselleşme olarak ifade edilen bu süreç ülkelerin mal ve finans piyasalarını aşırı zorlamakta ve bundan önceki dönemlerde kullanılan gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeler ayrımını, sanayileşmiş ülkeler, sanayileşmekte olan ülkeler ayrımını, merkez ülkeler, çevre ülkeler ayrımını anlamakta zorlaştırmıştır. Yaşanan söz konusu bu sürecin, politik, ekonomik, toplumsal, kültürel ve teknolojik boyutların olması, küreselleşmenin tanımını da kişiden kişiye değiştirmiştir. Tüm bunlara göre küreselleşme, malların, hizmetlerin, teknolojinin, paranın, enformasyonun, kültürün, hakların ve fikirlerin hızlı ve devamlı bir şekilde sınır ötesine akışını ifade etmektedir.

Kaynakça

  1. ^ https://www.sierradisticaret.com/dis-ticaret-nedir[]
  2. ^ "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 25 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 27 Nisan 2020. 
  3. ^ "Dış Ticaret Açığı Nedir". Platform Akademi. 27 Ekim 2019. 14 Kasım 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Aralık 2020. 
  4. ^ "Dış Ticaret Nedir ? | Osmaniye Ticaret ve Sanayi Odası". www.osmaniyetso.org.tr. 25 Ocak 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Aralık 2020. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kliring</span>

Kliring, ülkeler arasındaki iki yanlı ticaret anlaşmalarının temelde malla ödemeyi öngören bir türü. Kliringde anlaşmalı ülkeler arasında ithalat ve ihracat işlemleri döviz kullanılmadan mahsup ve takas yoluyla ve kliring kurumları aracılığıyla gerçekleştirilir. Kliring kurumları merkez bankası ya da kliring ofisidir.

<span class="mw-page-title-main">Döviz kuru</span> bir birim ülke parasının diğer bir ülke parası cinsinden fiyatına, değerine denir

Döviz yabancı ülkeler tarafından kullanılan para birimidir. Döviz kuru ise bir birim ülke parasının diğer bir ülke parası cinsinden fiyatına, değerine denir. Bu kavram iki taraflı bir ilişkiyi içerir, bu yüzden iki taraflı (nominal) döviz kuru olarak da adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Gümrük</span>

Gümrük, eşya ve malların ülke sınırlarından giriş ve çıkışlarında denetimlerinin yapıldığı ve vergilerin ödendiği kamu kurumudur. Gümrük vergisi'nin toplanması, bir ülkeye giren ve çıkan kişiler ve hayvanlar, nakliye araçları, kişisel eşyalar ve tehlikeli maddeler dahil olmak üzere malların akışını kontrol eder. Gümrük kuru sınırlarında, deniz limanları ve hava alanlarında bulunur. Geleneksel olarak gümrük, ithalat ve ihracatta gümrük vergilerini ve diğer vergileri alan mali konu olarak kabul edilmiştir. Gümrük şimdi üç temel konuyu kapsıyor: vergilendirme, güvenlik ve ticaretin kolaylaştırılması.

Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması, uluslararası ticareti, haklar ve sorumluluklar açısından düzenleyen çok taraflı bir anlaşmadır.

<span class="mw-page-title-main">Döviz</span> mal veya hizmetler için genel olarak kabul edilen takas aracı

Döviz, dar anlamda yabancı parayı temsil eden belgeler. Türkçede yabancı ülkelerin paralarına da döviz denmektedir. Herhangi bir ülkenin parasının, başka bir ülkenin parasına dönüştürülmesiyle ilgili işlemlere de döviz işlemi veya kambiyo işlemi denir. Döviz kelimesi Türkçeye Fransızcadaki deviseden geçmiştir. Genel olarak döviz dendiğinde milletlerarası ödemelerde kullanılan ödeme araçlarının tamamı ifade edilir.

<span class="mw-page-title-main">Merkantilizm</span> Politik ve iktisadî bir teori

Merkantilizm, bir ekonominin ihracatını en üst düzeye çıkarmak ve ithalatını en aza indirmek için tasarlanmış milliyetçi bir ekonomi politikasıdır. Başka bir deyişle, ülke içindeki kaynak birikimini en üst düzeye çıkarmayı ve bu kaynakları tek taraflı ticaret için kullanmayı amaçlamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Devalüasyon</span> makroekonomide ve modern para politikasında bir terim

Devalüasyon ya da değer düşürümü, sabit kur sistemlerinde ödemeler dengesi açık veren ülkenin ulusal parasının dış satın alma gücünün, hükûmetçe alınan bir kararla düşürülmesidir. Başka bir deyişle devalüasyon, bir devletin resmi para biriminin diğer ülke dövizleri karşısında değer kaybettirilmesidir.

Singer-Prebisch tezi, uzun dönemde ticaret hadlerinin, tarım ürünü ihraç eden gelişmekte olan ülkeler aleyhine ve sanayi ürünü ihraç eden sanayileşmiş ülkeler lehine değişeceğini savunan tez.

<span class="mw-page-title-main">Büyük Buhran</span> dünya çapında ekonomik bunalım (1929–1939)

Büyük Buhran, Büyük Depresyon veya 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı, 1929'da başlayan ve 1930'lu yıllar boyunca devam eden ekonomik buhrana verilen isimdir. Buhran, Kuzey Amerika ve Avrupa'yı merkez almasına rağmen, dünyanın geri kalanında da yıkıcı etkiler yaratmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Uluslararası ticaret</span>

Uluslararası ticaret sermaye, mal ve hizmetler'in uluslararası sınırlar veya bölgeler arasında değişimidir çünkü bu mallara veya hizmetlere ihtiyaç veya istek vardır.

İhracat ya da dışsatım, bir malın veya hizmetin yurt dışındaki alıcılara satılmasıdır. Devletler, tüzel kişilikler ve gerçek kişilikler tarafından gerçekleştirilir. İthalatın karşıtıdır ve dış ticaret dengesini oluşturan etkenlerden biridir.

<span class="mw-page-title-main">İthalat</span>

İthalat, başka bir ülkeden mal veya hizmet satın alımıdır. Bir ithalatçı ülke ise ihracatı gerçekleştiren bir ülkeden çıkan mal veya hizmeti alan ülkedir. İthalat ve ihracat, uluslararası ticarette kullanılmakta olan finansal işlemlerdir. İthalat, başka bir ülkede üretilen mal veya hizmetlerin satın alınmasını, kullanılmasını veya yararlanılmasını içeren bir dış ticaret etkileşimidir. Bu tür mal ve hizmetlerin satıcısına ihracatçı, yabancı alıcısına ise ithalatçı adı verilir.

<span class="mw-page-title-main">Ticaret</span> mal veya hizmet değişimi ya da anlaşması

Ticaret, malların/ürünlerin üretim sürecinden tüketimine kadar geçen zamanda, ekonomik değer taşıyan başka nesneler ile değiştirilmesi, alışı ve satışı anlamında kullanılmaktadır. Ticaretin insanlık tarihindeki ilk şekli takastır. Takas yöntemi ile, mal ve hizmetler birbiri karşılığında değiş tokuş edilir. Günümüzde ise artık değişim aracı olarak para kullanımının keşfedilmesi insanlık tarihinin erken dönemlerine dayanmaktadır. Pek çok tarihçi ticaretin, iletişimin doğuşunu takiben takas yöntemiyle başlamış olduğunu düşünmektedir.

Ticaret dengesi, belli dönem içinde gerçekleştirdiği mal ve hizmet ithalatı ile ihracatı arasındaki değer farkı. Bir ülkede yaşayanlar ile öteki ülkede yaşayanlar arasında gerçekleşen her türlü işleme gerçekleştiren her türlü işlemi içeren ödemeler dengesinin bir birleşimidir.

Uluslararası ticareti serbestleştirme çabalarını bir bölümünü oluşturan uluslararası birleşme ya da diğer ifadesiyle uluslararası ekonomik entegrasyonların tanımı entegrasyon kavramı çerçevesinde yapılabilir. Ekonomik birleşme, birleşmeye giden ekonomilerde mal ve hizmet akımlarına serbesti sağlayıp, ticarete engel olan kısıtlamaları kaldırarak, bir ortak pazar yaratmak şeklinde tanımlamaktadır. Bugün için dünyadaki bölgesel ekonomik entegrasyonlara verilebilecek en önemli örnek; temelleri 1957 yılında atılan Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET)'dir.

<span class="mw-page-title-main">Serbest bölge</span>

Serbest bölge veya serbest limanlar; bulunduğu ülkede geçerli ticari, mali ve iktisadi alanlara ilişkin hukuki ve idari düzenlemelerin uygulanmadığı veya kısmen uygulandığı, sanayi ve ticari faaliyetler için daha geniş teşviklerin tanındığı, fiziki olarak veya idari kararla ülkenin diğer kısımlarından çitle çevrilerek ayrılan özel ekonomik bölgelerin bir alt türü olarak malların ithal edilebildiği, depolanabildiği, işlenebildiği, üretilebildiği veya re-export edilebildiği planlı yatırım alanlarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Esnek kur sistemi</span>

Esnek kur sistemine yüzen veya serbest değişken kur adları da verilir. En belirgin şeklinde bu sistemde, döviz piyasaları üzerinde hiçbir devlet müdahalesi yoktur. Döviz kurları tamamen piyasadaki döviz arz ve talebine göre oluşur. Bu sistemde, bir ülkenin dış ödemeler dengesi, döviz kurları aracılığıyla sağlanacağından, dış ödemeler dengesinin açık ya da fazla vermesi söz konusu olmayacaktır. Örneğin dış ödemeler dengesi açık veriyorsa, döviz talebi döviz arzından daha fazla olacağından, döviz kuru yükselecektir. Döviz kurunun yükselmesi bu defa ithalatın azalmasına ve ihracatın artmasına neden olacaktır. Döviz kurundaki yükselme, dış açık ortadan kalkana kadar devam edecektir.

Türkiye'de finansal krizler ya da ekonomik krizler makro ekonomik yapının bozulmasıyla ortaya çıkan buhran dönemleridir. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı sonrası yaşanan başlıca krizler; 1946, 1958, 1960, 1974, 1980, 1982, 1990, 1994, 2000-2001, 2008-2012 ve 2018-2023 krizleridir.

<span class="mw-page-title-main">Ticaret Bakanlığı (Türkiye)</span> Türkiyenin resmi Ekonomi bakanlığı

Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak çalışan, ticaret işlerinden sorumlu bakanlık.

Finansal küreselleşme, ulusal finans sistemlerinin ekonomide, devlet denetimini gevşetmesiyle faiz veya döviz işlemlerinde kontrollerin kalkmasıyla küresel düzeyde yaşanan sermaye hareketlerini ifade etmektedir. Küreselleşme ürünlerin, fikirlerin, kültürlerin ve dünya görüşlerinin alış verişinden doğan bir uluslararası bütünleşme sürecidir. Finansal küreselleşmenin kendini gösterdiği yer finans piyasalarıdır. 1970'li yıllarda ilk önce gelişmiş ülkelerde başlamış ve ardından gelişmekte olan ülkelerde finansal serbestleşme politikaları ortaya çıkmıştır. 1970'li yıllarda gelişim aşamasındaki ülkelerin çoğunda petrol şokları ortaya çıkmış. Beraberinde ekonomik bunalım ve borçlar krizini getirmiştir. Yaşanan iktisadi bunalım sonrası ekonominin gelişmesi için ekonominin serbestleşmesi gerektiğini savunan görüşler çoğalmıştır. Küresel kelimesinin kökü 400 yıl önceye gitmektedir. Küreselleşme dünyada ilk olarak 1960' larda kullanılmaya başlanmış, 1980'li yıllarda ise daha çok yayılmıştır. Küreselleşme kelimesi insanların artık günlük hayatlarında da kullanılmaktadır. Dünyada yaşanan gelişmeleri anlatmak için küreselleşme kavramını kullanmaktayız. Politika, teknoloji, ekonomik vb. alanlardaki gelişmeleri konuşurken küreselleşme kavramı kullanılmaktadır. Genel olarak küreselleşmenin birçok tanımı yapılabilmektedir. İletişim ve bilişimin gelişmesiyle küreselleşme sürecide buna paralel olarak hız kazanmıştır. Küresel ekonominin tanımı; mal ve hizmetlerin, bilginin, sermayenin tüm dünya ülkelerin de dolaşımıdır.