Kangren veya gangren, dokuların kendilerini besleyen atardamarların herhangi bir sebeple, tamamen yetersiz hale gelmesi sonucunda hayatiyetini kaybetmesi durumu.

Balıklar poikloterm olan, neredeyse sadece suda yaşayan ve solungaçları ile solunum yapan, soğuk kanlı, yürekleri çift gözlü, çoğunun vücudu pullu, genellikle yumurta ile üreyen omurgalı hayvanlardır. Bazı türler canlı doğurarak ürer. Mesela tatlı su balıklarından Lepistes'in yumurtaları anne karnında çatlar ve canlı doğum gerçekleşir. Çiklitgillerde ise kuluçka süresi dişinin ağzında gerçekleşir. Ağzında yumurtaları çeviren, mantarlaşmasını engelleyen dişi yumurtalar çatlayana hatta yavrular serbestçe yüzmeye başlayana kadar onları ağzındaki kesesinde korur. Balıklar su yaşamındaki en önemli varlıklardan bir tanesidir. Nehir, göl, akarsu, okyanus ve denizlerde bulunmaktadır.

Adrenalin veya epinefrin, böbrek üstü bezlerinin iç kısımları tarafından öz bölgede salgılanan bir hormondur.

Pankreas, midenin arka tarafında yerleşimli, hem sindirim için gerekli enzimleri üreterek kanal vasıtasıyla ince bağırsakların ilk kısmı olan duodenuma aktaran, hem de kan şekerinin düzenlenmesi için gerekli hormonları üreten bir salgı organıdır.

El, şempanze, maki ve insan gibi primatlarda birden fazla parmağı barındıran, kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan bölümünü tanımlar. Pek çok primat elleri sayesinde tutunma ve tırmanma gibi özelliklere sahiptir. Başparmağın diğer parmaklarla karşılıklı iş görmesi, ufak nesneleri ele alabilme yeteneğini sağlar. Bu özellik sayesinde el, alet kullanımı gibi hassas ve karışık işleri görebilir. Primatların beyninde eli temsil eden alan, diğer hayvanlarınkinden çok daha geniştir. Bu yüzden beyindeki bazı bozuklukların ilk belirtilerinden biri de el parmak hareketinin zarar görmesidir.

Atardamar veya diğer adıyla arter, kalpten vücuda kan taşıyan damarlardandır. Pulmoner arter ve umblikal arterler dışında oksijenlenmiş kanı taşırlar.

Kılcal damar veya kapiler vücuttaki en küçük kan damarlarına verilen isimdir. Büyüklükleri yaklaşık 5-10 μm'dir. Atardamarlar ile toplardamarları birleştiren kılcal damarlar, dokularla etkileşimi en yoğun olan kan damarlarıdır. Kılcal damar duvarları tek bir hücre tabakasından (endotel) oluşur. Bu tabaka öyle incedir ki oksijen, su ve lipitler gibi moleküller difüzyon ile bu tabakadan geçip dokulara girebilirler. Karbondioksit ve üre gibi zararlı ve atık maddeler de difüzyon ile kılcal damar içindeki kana dağılırlar. Belirli bazı sitokinlerin salınımıyla kılcal damarların geçirgenliği (permeabilite) daha da arttırılabilir.

Dolaşım sistemi veya kardiyovasküler sistem maddelerin vücuttaki dolaşımını sağlayan organ sistemidir.

Kanama, canlı bir organizmada kanın kalp ve damar boşluğu (lümeni) dışına çıkmasıdır.

Kan basıncı veya tansiyon, dolaşım sistemi atardamarları içindeki kanın basıncıdır. Kan basıncı ölçümü tansiyon aleti yardımıyla yapılır.

Kan damarları dolaşım sisteminin organlarındandır. Görevleri kanı vücudun bölümlerine taşımak olan kan damarlarının farklı türleri vardır. Temel kan damarı tipleri atardamarlar (arter) ve toplardamarlardır (ven). Atardamarlar kanı kalpten alıp vücudun farklı bölümlerine taşırken, toplardamarlar vücudun farklı bölümlerinden kanı kalbe taşırlar. Bununla birlikte iki istisna mevcuttur: pulmoner arter kirli kan, pulmoner ven ise temiz kan taşır. Vücuttaki en büyük damar kanın kendisi aracılığıyla tüm vücuda doğru pompalandığı aort atardamarıdır. Vücutta bulunan her organın en az bir tane temiz kanı kalpten getiren ve birden fazla kirli kanı kalbe götüren damarı vardır. İnsan vücudundaki damarların toplam uzunluğu 100 km kadardır.
Nabız, kanın sol karıncıktan büyük atardamarlara pompalanması esnasında, uç noktalardaki atardamarlarda oluşturduğu dalgalanmadır. Kalp atışının uçtaki atardamarlardan hissedilmesine nabız denir.

Tansiyon aleti ya da kan basıncı ölçer ya da sfigmomanometre, kan basıncının ölçülmesine yarayan bir araçtır. Üç tipi vardır: cıvalı, havalı ve elektronik. Havalı tipleri bir stetoskop ile birlikte kullanılır.

Matthew Hopkins, İngiliz büyücü avcısı. 1644'te Büyücü Avcısı General sıfatıyla Essex, Suffolk, Norfolk ve Huntingdon'da iki yardımcısıyla birlikte ücret karşılığında büyücü avcılığına başladı. Büyücülükle suçlanan kurbanlarından zorla itiraf alıyor ve asılarak idam edilmelerini sağlıyordu. 1644-1647 arasında birkaç Anglikan din adamı da içinde olmak üzere kurbanlarının sayısı 230'u aşmıştı. Hopkins çoğu gerçek bir işkenceden farksız olan sorgulama yöntemleri uygulardı. Örneğin, suçlanan kişinin vücudunda nasır benzeri bir kabarıklığa bir iğne batırır, kötü ruhların emzirildiği bir meme olmasından kuşkulandığı bu kabarıklık duyarsızsa, kurbanının büyücü olduğu sonucuna varırdı. Bir başka sınav türü de kişiyi bağlayarak suya atmaktı; sanık büyücü ise;vaftizini inkâr ettiği için su tarafından itilecek ve batmayacaktı.

Otonom sinir sistemi ya da özerk sinir sistemi, periferik sinir sisteminin, istemsiz yapılan hareketleri ve organ fonksiyonlarının kontrolünü gerçekleştiren bölümüdür. Kalp hızı, sindirim, solunum, tükürük salgılanması, terleme, işeme fonksiyonu, cinsel uyarılma gibi durumlarda istem dışı etkilidir. Visseral sinir sistemi veya vejetatif sinir sistemi olarak da bilinir. Parasempatik sinir sistemi ve sempatik sinir sistemi olarak ikiye ayrılır.

Opera Meydanı; Ankara'nın Altındağ ilçesinde bulunan bir kent meydanı. Atatürk Bulvarı üzerinde, Sıhhiye ve Ulus Meydanlarına eşit mesafede bulunur. Eskiden ev sahipliği yaptığı pek çok fabrika, atölye ve üretim tesisi sayesinde bir dönem şehrin sanayi merkezlerinden birisi olan meydan; son yıllarda daha çok Gençlik Parkı, PTT Pul Müzesi, Melike Hatun Camii ve diğer tarihi binalarıyla şehrin turistik noktalarından biri haline gelmiştir. Ayrıca; birçok ulaşım arterinin de kesişme noktasıdır.

Pulmoner dolaşım ya da Küçük kan dolaşımı, oksijen yoksunu kanı kalpten akciğerlere taşıyan ve buradan da oksijenlenmiş kanı geri kalbe taşıyan dolaşım sistemi bölümüdür. Pulmoner dolaşım, kalbin sağ karıncık kısmından çıkan kirli kanın akciğer atar damarını izleyerek akciğere gelmesi ve akciğerlerde temizlenmesi sonucunda kalbin sol kulakçık bölümüne dökülmesi olayına denir.

Sertleşme bozukluğu veya ereksiyon bozukluğu, penis sertleşmesi bozukluğu veya halk arasındaki adı ile iktidarsızlık, cinsel güç yetersizliği veya sertleşme sorunu, bazı psikolojik ya da fizyolojik sağlık sorunlarından dolayı cinsel birleşme sırasında yalnız erkeklerde görülen sertleşme olamama durumudur.
Brakiyosefalik, atardamar mediastende bulunan sağ kol, baş ve boyuna kan götüren bir atardamardır.