İçeriğe atla

Cynthia Cockburn

Cynthia Cockburn
Doğum1934
Ölüm12 Eylül 2019 (84-85 yaşlarında)
Milliyetİngiliz
MeslekAkademisyen, aktivist

Cynthia Cockburn (1934 - 12 Eylül 2019), İngiliz akademisyen, feminist ve aktivisttir.

Kariyer

Cockburn; toplumsal cinsiyet, barışı sağlama, çalışma süreleri ve sendikacılık ile mülteciler alanlarında bir araştırmacıdır. Uluslararası kadınların barış hareketinde aktiftir.

Cockburn Londra Şehir Üniversitesi Sosyoloji bölümünde konuk öğretim üyesi ve Warwick Üniversitesi Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları merkezinde fahri öğretim üyesidir.

Aktif bir antimilitarist olarak Cockburn bir dizi barış yanlısı ve savaş karşıtı kuruluş içine dahil olmuştur. 1981 yılında Körfez'de "Savaşa Karşı Kadınlar" (WAW) örgütünü kuran kadın grubunun bir parçasıydı. Grup daha sonra, Bosna-Yugoslav savaşlarına tepki olarak "Savaş Cinayetine Karşı Kadınlar" (WAWC) oluşumuna evrilmiştir. 1993'ten itibaren özellikle İsrail, İtalya ve Yugoslavya'da gerçekleşen diğer uluslararası barış hareketi çabalarını destekleyen grubu "Siyah Giyen Kadınlar" (WIB) olarak adlandırmaya başlamışlardır. Cockburn "Aşırı Tutuculuğa Karşı Kadınlar" (WAF), "Avrupalı Sosyalist Feministler Forum" (ESFF) isimli oluşumlara da dahil olmuştur ve "Barış ve Özgürlük için Uluslararası Kadınlar Birliği" (WILPF) adlı kuruluşunun da bir üyesidir.

Hem bir akademisyen hem de bir aktivist olarak Cockburn, bir takım konferanslarda konuşmalar sunmuştur. Mayıs 2017'de İstanbul'daki "Toplumsal Cinsiyet ve Barış Konferansı"nda onurlandırıldı ve konferansın açılış konuşmasını sundu.

Britanya Kütüphanesi'nde 1970-1980'li yıllardaki aktif feministlerin bir sözlü tarih arşivi olan "Kardeşlik ve Sonra" adlı projede ön plana çıkarılmak için Cockburn seçilmiştir.

14 Ocak 2017'de "Feminist Review" adlı dergi "Oryantal ve Afrika Çalışmaları Okulu(SOAS) Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Merkezi" ile birlikte bir etkinliğe ev sahipliği yaptı ve Cockburn'u feminist çalışmalarına yaptığı katkı için kutladı. Yayınlanmış olan birçok makalesine ücretsiz erişim sağladı.

Cockburn'un yazıları; Feminist Review, Gender&Development, Journal of Classical Sociology ve Peace in Process gibi akademik dergilerde yaygın bir şekilde yayınlanmıştır. Cockburn; The Guardian, Red Pepper, Peace News, IndyMedia UK ve OpenDemocracy için de yazmıştır.

Yayınlanan eserleri

  • The Local State: Management of Cities and People (1977, Pluto Yayınevi)
  • In and Against the State (1981, Pluto Yayınevi)
  • Brothers: Male Dominance and Technical Change (1983, Pluto Yayınevi)
  • Machinery of Dominance: Women, Men and Technical Know-how (1985, Pluto Yayınevi)
  • Two-Track Training: Sex Inequalities and the Youth Training Scheme (1987, Macmillan)
  • In the Way of Women: Men's Resistance to Sex Equality in Organizations (1991, Macmillan)
  • Gender and Technology in the Making (1993, Sage Publications, Susan Ormrod ile)
  • Bringing Technology Home: Gender and Technology in a Changing Europe (1994, Oxford Üniversitesi Yayınları, Ruza Furst-Dilic ile)
  • Women in the Europeanizing of Industrial Relations: A Study in Five Member States (1994, European Commission, Maria Carmen Alemany Gomez, Myriam Bergamaschi, Hildegard Maria Nickel ve Chantal Rogerat ile)
  • Antimilitarism: Political and Gender Dynamics of Peace Movements (2012, Palgrave Macmillan)
  • Looking to London: Stories of War, Escape and Asylum (2017, Pluto Yayınevi)

Türkçeye çevrilen eserleri

  • The Space Between Us: Negotiating Gender and National Identities in Conflict (1998, Zed Yayınları) = Mesafeyi Aşmak: Barış Mücadelesinde Kadınlar (İletişim, 2004)
  • The Postwar Moment: Militaries, Masculinities and International Peacekeeping (2002, Lawrence ve Wishar, Dubravka Zarkov ile) = Savaşın Ardından: Ordular, Erkeklikler ve Uluslararası Barış Gücü
  • The Line: Women, Partition and the Gender Order in Cyprus (2004, Zed Yayınları) = Hat: Kıbrıs’ta Kadınlar, Taksim ve Toplumsal Cinsiyet Düzeni (İletişim, 2005)
  • From Where We Stand: War, Women’s Activism and Feminist Analysis (2007, Zed Yayınları) = Buradan Baktığımızda:Kadınların Militarizme Karşı Mücadelesi(2009, Metis Yayınları)
  • Cockburn tarafından yapılan yayımlamalar Almanca, Rusça, Türkçe, Japonca, Gürcüce, Boşnakça, Sırp-Hırvatça, Bulgarca, Yunanca, İspanyolca, Korece ve Katalanca gibi birçok dile çevrilmiştir.

İlgili Araştırma Makaleleri

Maskülizm esas olarak erkeklerin deneyimleri üzerine kurulmuş toplumsal teori ve politik bir hareket tarzıdır. Maskülizmin çoğu sözcüsü bir yandan toplumsal ilişkilerin eleştirisini yaparken bir yandan da toplumsal cinsiyet (gender) eşitsizlik ve erkeklerin hakları ve sorunları gibi konular üzerine yoğunlaşmaktadırlar. Maskülizmi savunan kişiye "maskülist" denir. Tarihte bu adlandırmaya uygun görüşleri (maskülizmi) ilk kez ortaya koyan kişi sosyalist bir teorisyen olan Ernest Belfort Bax idi. Bununla birlikte zaman içinde maskülist çevrelere muhafazakâr kesimler de dahil olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Feminizm</span> İdeoloji

Feminizm, kadınların haklarını tanıyarak bu hakların korunması amacıyla eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasına yönelik çeşitli ideolojiler, toplumsal hareketler ve kitle örgütlerinden oluşan hareket. Sözcüğün köken olarak Latince "femina" ve onun Fransızca türevi olan "féminisme" sözcüğünden geldiği ve Türkçe eş anlamlısının hatunculuk olduğu belirtilmektedir. Kadın hareketi doğrudan kadınları ilgilendiren ve dolaylı olarak kültürü ilgilendiren konularda bilinç uyandırır. Feminizmin temel amaçları; eğitim, iş, çocuk bakımı, yönetim gibi konularda eşit haklara sahip olmaktan, yasal kürtaj hakkından, kadın sağlığı konusunda ilerlemelere, tacizin ve tecavüzün engellenmesinden lezbiyen haklarına kadar uzanır.

İslami feminizm, modern düşün hayatında yer bulmaya başlayan melez ideolojilerin bir örneği. İslami paradigma içinde dile getirilen feminist söylem ve uygulamalar bütününe verilen adlandırma. Modern İnsan Hakları bildirgelerinde tüm insanların eşit olduğu söylenirken, İslam dünyasında, gündelik yaşamda geleneksel inanışlar ve dini inanca dayalı, konjonktür ile uyuşmayan kadın-erkek ayrımı ve erkeklerin üstünlüğü söylemine karşı, kadınların eşitliği ve/veya üstünlüğünü savunan bir düşünce sistemiyle İslam düşüncesini harmanlamaya itmiştir.

Cinsiyetçilik, kişinin cinsiyetine veya toplumsal cinsiyetine dayalı önyargı veya ayrımcılıktır. Cinsiyetçilik herkesi etkiler. Basmakalıplarla ve toplumsal cinsiyet rolleriyle bağlantılıdır, ve bir cinsiyetin veya toplumsal cinsiyetin doğası gereği diğerinden üstün olduğu inancını içerebilir. Aşırı cinsiyetçilik kadın düşmanlığını, cinsel tacizi, tecavüzü ve diğer cinsel şiddet biçimlerini teşvik edebilir. Cinsiyet ayrımcılığı cinsiyetçiliği kapsayabilir. Bu terim, insanlara cinsiyet kimlikleri veya toplumsal cinsiyet veya cinsiyet farklılıklarına dayalı ayrımcılık olarak tanımlanmaktadır. Cinsiyet ayrımcılığı özellikle işyeri eşitsizliği açısından tanımlanmaktadır. Sosyal veya kültürel gelenek ve normlardan ortaya çıkabilir.

<span class="mw-page-title-main">Antimilitarizm</span>

Antimilitarizm, savaşa karşı çıkan bir doktrindir. Büyük ölçüde emperyalizmi eleştiren teorik bir temele dayanan anti-militarizm, Birinci ve İkinci Enternasyonal'in açık hedefleri olmuştur. Pasifizm, ihtilafların şiddete başvurmadan çözülmesi gerektiği doktrini iken, Paul B. Miller anti-militarizmi "ordunun sivil gücünü ve nihayetinde uluslararası savaşları azaltmak" olarak tanımlıyor. Cynthia Cockburn, anti-militarist bir hareketi "askerî yönetime, yüksek askerî harcamalara veya ülkelere yabancı üsler dayatılmasına" karşı çıkan bir hareket olarak tanımlar. Martin Ceadel, anti-militarizmin bazen pasifizmle, yani barış amacını ilerletmek için gücün gerekli görüldüğü durumlar dışında, savaşa veya şiddete genel muhalefetle eş tutulduğuna işaret ediyor.

<span class="mw-page-title-main">Şirin Tekeli</span> Türk yazar

Şirin Tekeli Türkiye'deki ikinci dalga kadın hareketinin içinde öncü olmuş kadın hakları savunucusu, feminist yazar ve aktivist.

<span class="mw-page-title-main">May Sabai Phyu</span>

May Sabai Phyu veya May Sabe Phyu Myanmarlı aktivist. İnsan hakları, ifade özgürlüğü, barış, Myanmar'ın etnik azınlıkları, kadına yönelik şiddet ve cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesi konularında faaliyetlerde bulunmuştur.

Jeffrey Richard (Jeff) Hearn, Britanyalı sosyolog, Huddersfield Üniversitesi'nde araştırmacı profesör, Hanken Ekonomi Üniversitesi'nde profesör.

Feminist etik, geleneksel etik teorilerinin, çoğunlukla erkek egemenliğinde olduğu için, kadının ahlaki deneyimine az değer verildiği inancına dayanan bir etik yaklaşımdır ve bu nedenle etiği dönüştürmek için bütüncül bir feminist yaklaşımla yeniden şekillendirmeyi seçer.

<span class="mw-page-title-main">Toplumsal cinsiyet</span> kadınlık ve erkeklik arasındaki ayırt edici fiziksel, zihinsel ve davranışsal özellikler

Toplumsal cinsiyet, kadınlık ve erkeklik ile ilgili ve bunlar arasında ayrım yapan özellikler dizisidir. Bağlama bağlı olarak bu, cinsiyete dayalı sosyal yapıları ve cinsiyet kimliğini içerebilir. Çoğu kültür, cinsiyetin iki kategoriye ayrıldığı ve insanların birinin veya diğerinin parçası olarak kabul edildiği bir cinsiyet ikiliği kullanır; bu grupların dışında olanlar ikili olmayan şemsiye terim kapsamına girebilir. Güney Asya'daki hicralar gibi bazı toplumların "erkek" ve "kadın" dışında belirli cinsiyetleri vardır; bunlara genellikle üçüncü cinsiyetler denir.). Çoğu akademisyen, cinsiyetin sosyal organizasyon için merkezi bir özellik olduğu konusunda hemfikirdir.

<span class="mw-page-title-main">Toplumsal cinsiyet sosyolojisi</span> sosyolojinin alt dalı

Toplumsal cinsiyet sosyolojisi, kadın ve erkek arasındaki farkılılıkların kültürel ve toplumsal olarak nasıl kurulduğunu, kadın ve erkeğin sosyal yapı içindeki durumlarını, kadınlık ve erkeklik kimliğinin oluşum sürecini inceleyen sosyoloji alt dalıdır.

Postgenderizm ya da Post Cinsiyetçilik, toplumsal cinsiyetin kültürel, psikolojik ve sosyal olarak aşınmasından doğan

Feminist teoride, heteroataerkillik veya cisheteroataerkillik, cis erkeklerin ve heteroseksüellerin, cis dişilerin ve diğer cinsel yönelimlerin ve cinsiyet kimliklerinin üzerinde yetkiye sahip olduğu sosyopolitik bir sistemdir. Bu terim, kadınlara yönelik ayrımcılıkla LGBTQ bireylere yönelik ayrımcılığın aynı cinsiyetçi sosyal ilkeden kaynaklandığını vurgular.

<span class="mw-page-title-main">BM Kadın Birimi</span> BM kuruluşu

BM Kadın Birimi olarak da bilinen Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadınların güçlenmesi için çalışan bir Birleşmiş Milletler kuruluşudur.

Ayşe Gül Altınay, antropoloji, kültürel çalışmalar ve toplumsal cinsiyet çalışmaları disiplinlerinde çalışan, özellikle militarizm, şiddet ve hafızaya odaklanan Türk akademisyendir.

<span class="mw-page-title-main">Feminist sanat</span>

Feminist sanat, 1960'ların sonu ve 1970'lerin feminist hareketiyle ilişkili bir sanat kategorisidir. Feminist sanat, kadınların yaşamları boyunca deneyimledikleri toplumsal ve politik farklılıkları vurgular. Bu sanat biçiminden umut edilen kazanım, eşitliğe veya özgürlüğe yol açma umuduyla dünyaya olumlu ve anlayışlı bir değişiklik getirmektir. Kullanılan medya, resim gibi geleneksel sanat biçimlerinden performans sanatı, kavramsal sanat, vücut sanatı, zanaatçılık, video, film ve lif sanatı gibi daha alışılmışın dışında yöntemlere kadar uzanmaktadır. Feminist sanat, yeni medyanın ve yeni bir bakış açısının dahil edilmesi yoluyla sanatın tanımını genişletmeye yönelik yenilikçi bir itici güç olarak hizmet etti.

Feminizm tarihi, kadınlara eşit hakların sağlanmasını amaçlayan hareketlerin ve ideolojilerin kronolojik veya tematik anlatılarını içerir. Dünyanın dört bir yanındaki feministlerin sebepleri, hedefleri ve niyetleri ; zamana, kültüre ve ülkeye bağlı olarak değişmiş olsa da çoğu Batılı feminist tarihçi, kadın haklarını elde etmek için çalışan tüm hareketlerin, feminizm terimini kendilerine uygulamamış olsalar bile feminist hareket olarak değerlendirilmeleri gerektiğini iddia ediyorlar. Diğer bazı tarihçiler "feminist" terimini modern feminist hareket ve onun devamıyla sınırlandırır ve daha önceki hareketleri tanımlamak için "protofeminist" etiketini kullanır.

Cinsiyet ve kalkınma, ekonomik gelişme ve küreselleşmenin insanlar üzerinde konumları, cinsiyetleri, sınıf geçmişleri ve diğer sosyo-politik kimlikleri temelinde yarattığı farklı etkiyi anlamak ve ele almak için feminist bir yaklaşım uygulayan disiplinler arası bir araştırma ve uygulamalı çalışma alanıdır. Kalkınmaya yönelik katı bir ekonomik yaklaşım, bir ülkenin kalkınmasını istihdam yaratma, enflasyon kontrolü ve yüksek istihdam gibi niceliksel terimlerle ele alır; bunların tümü, bir ülkenin 'ekonomik refahını' ve bunun sonucunda ülke halkının yaşam kalitesini iyileştirmeyi amaçlar. Ekonomik kalkınma açısından yaşam kalitesi, kaliteli eğitim, tıbbi tesisler, uygun fiyatlı konut, temiz çevre ve düşük suç oranı dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere gerekli haklara ve kaynaklara erişim olarak tanımlanır. Cinsiyet ve kalkınma, bu faktörlerin birçoğunu dikkate alır; ancak toplumsal cinsiyet ve kalkınma, bu konuların kültür, hükûmet ve küreselleşmenin iç içe geçmiş bağlamında ne kadar çok yönlü olduğunu anlamaya yönelik çabaları vurgular. Bu ihtiyacı hesaba katarak, toplumsal cinsiyet ve kalkınma, etnografik araştırmayı, araştırmacıyı fiziksel olarak çevreye ve incelenenlerin günlük rutinine daldırarak belirli bir kültürü veya insan grubunu inceleyen araştırmayı, kalkınma politikasının nasıl olduğunu kapsamlı bir şekilde anlamak için uygular. uygulamalar, hedeflenen grupların veya alanların günlük yaşamını etkiler.

<span class="mw-page-title-main">Feminist hareketler ve ideolojiler</span>

Yıllar boyunca çeşitli feminist ideoloji hareketleri gelişti. Hedefler, stratejiler ve bağlılıklar bakımından farklılık gösterirler. Sıklıkla örtüşürler ve bazı feministler kendilerini feminist düşüncenin çeşitli dallarıyla özdeşleştirirler.

<span class="mw-page-title-main">Yıldız Ecevit (sosyolog)</span>

Yıldız Ecevit, Türk sosyolog, akademisyen, feminist aktivist.