İçeriğe atla

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Türkiye cumhurbaşkanı tarafından yürütme yetkisine ilişkin konularda yayınlanan yasal düzenleme aracıdır.

Tarihçe

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Türk hukuk sistemine ilk olarak günümüzde de yürürlükte olan 1982 anayasası ile girmiştir.[1] 12 Eylül Darbesi sonrasında başlanılan yeni anayasa hazırlama çalışmaları için oluşturulan Danışma Meclisinin önerdiği taslak metinde yer almamış ancak Millî Güvenlik Konseyinin inisiyatifi ile tasarıya eklenmiştir.[2] 1982 referandumu ile birlikte yürürlüğe giren yeni anayasanın 107. maddesiyle birlikte cumhurbaşkanına tanınan cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarma yetkisi cumhurbaşkanlığı teşkilatının düzenlenmesine ilişkin konularla sınırlanmıştır.[3] İlk kararname 18 Ağustos 1983 tarihinde Kenan Evren'in imzasıyla yayınlanmıştır ve ihtivası Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğini düzenleyici kapsamda olmuştur.[1]

Anayasanın 107. maddesi uzun süre boyunca değiştirilmeden kalmış ve cumhurbaşkanlığı kararnamesi özgün amacı doğrultusunda kullanılmıştır. 2000'li yıllarda tartışılır hâle gelen hükûmet sistemi değişikliği konusundaki çalışmalar 2010'lu yıllarda hızlanmış, Ocak 2017'de atılan somut adım neticesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni sisteme dair anayasa değişikliği teklifini kabul etmiştir.[4][5][6] Teklife göre 107. maddenin mülga edilerek düzenlenen anayasa maddeleri ile yürütme yetkisine dair işlerin cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenmesi planlanmıştır.[7] Meclisin kabul ettiği teklif 2017 referandumu ile halk tarafından da onaylanmış, 2018 cumhurbaşkanlığı seçimi ile birlikte de yürürlüğe girmiştir.[8] Bakanlar Kurulu seçim sonrası 4 Temmuz 2018 tarihinde 698 sayılı kanun hükmünde kararname ile yetkilerini cumhurbaşkanına devretmiş, 7 Temmuz'da da 700 sayılı kanun hükmünde kararname ile başbakanlığın ve bakanlar kurulunun kaldırılmasıyla cumhurbaşkanı Türkiye'nin tek yürütme erki olmuştur.[9][10] Yeni dönemin ilk kararnamesi 10 Temmuz 2018 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan tarafından 1 karar numarası ile yayınlanmış ve cumhurbaşkanlığı teşkilatını yeniden düzenlemiştir.[11][12]

Yetkiler

107. maddede cumhurbaşkanına tanınan kararname çıkarma yetkisi anayasadaki yeri bakımından düzenleyici işlem olarak tanımlanmakta ve aynı zamanda cumhurbaşkanlığı makamını düzenleyici tek yasal araç olması dolayısıyla makamı özerk bir hâle getirdiği savunulmaktaydı.[1] Bu dönemde yalnızca Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin kuruluş teşkilâtı, çalışma esasları ve personel atama işlemleri dışında kalan konuları kararname ile belirlenebilmekteydi.[1] Kanunlarla kararnamelerinin arasında aykırılık olduğu durumlarda konu bakımından daha üst yetkiye sahip olan cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin düzenlemesi esas alınmakta ve ilgili kanun anayasanın 107. maddesine aykırılıktan ötürü iptal edilmekteydi.[1] Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yetkisini direkt anayasa maddesinden almakta olduğundan makam teşkilatına dair en üst yasal metinler olarak kabul görmekteydiler.[1]

2018 yılında yürürlüğe giren anayasa değişikliği sonrası 107. madde mülga edilerek 104, 106, 108, 118, 119, 123, 124, 137, 148, 150, 151, 152, 153 ve 161. maddelerde yapılan değişikliklerle cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarma yetkileri yeniden düzenlenmiştir.[13] Daha öncesindeki parlamenter sistemde yasalar Bakanlar Kurulu kararı, tüzük veya kanun hükmünde kararname ile düzenlenebilirken mevcut başkanlık sisteminde yalnızca cumhurbaşkanının imzası bulunan cumhurbaşkanlığı kararnamesi yeterlidir. Cumhurbaşkanı üst kademe kamu yöneticilerini atama, görevlerine son verme ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasları değiştirme konularında kararname yayınlayabildiği gibi yürütme konusunda da aynı hakka sahiptir.[14] Benzer şekilde bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması da yine kararname ile sağlanabilmektedir.[14] Bunlara karşın anayasada güvence altına alınan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle siyasi haklar ve ödevler kararname ile düzenlenememektedir.[15] Ayrıca özel kanunlarla düzenlenen konularda, kanunda açıkça belirtilen konularda cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamadığı gibi kanunlarla çakıştığı durumlarda kanun hükümleri uygulanmaktadır.[15] Bunlara ek olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi daha önce cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenen bir konuda yeni bir kanun çıkardığında da kararname hükümsüz kalmaktadır.[16] Kararnamelerin anayasaya uygunluklarının denetimi ise Anayasa Mahkemesince yapılmaktadır.[17]

Eleştiriler

Yeni hükûmet sistemi ile birlikte cumhurbaşkanına kararnameler yoluyla verilen yetkiler anayasa değişikliğinin gündeme geldiği ilk dönemden itibaren eleştiri konusu olmaktadır. Bu eleştirilere göre yürütme organının yasamadan bağımsız hâle getirilerek cumhurbaşkanının meclis onayı olmaksızın yasa düzenleyebilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisini fiilen etkisiz bir kurum haline getirmiştir.[18] Anayasaya göre meclisin kabul ettiği kanunlar cumhurbaşkanlığı kararnamelerini geçersiz kılsa da mevcut iktidar partisinin meclis çoğunluğunu oluşturmasından dolayı meclisin cumhurbaşkanlığı kararnamelerini etkisiz kılacak kanunları geçiremeyeceği ve bu nedenle de işlevsiz hâle geldiği dile getirilmektedir.[19] Bir diğer eleştiri ise kararname yayınlama yetkisinin cumhurbaşkanına tanıdığı geniş hareket alanının kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı ve denge denetleme mekanizmalarını zayıflatarak yetkileri tek bir kişinin elinde topladığı yönündedir.[20] Bu eleştiriye göre devletin kararnamelerle yönetilmesi rejimin otoriterleşmesine yol açmaktadır.[21] Gerek muhalefetteki siyasi partiler gerekse de sivil toplum örgütleri bu durumu "kalıcı olağanüstü hâl" kavramıyla açıklamaktadır.[22][23][24]

Cumhurbaşkanlığı kararnamelerini denetleme yetkisinin verildiği Anayasa Mahkemesinin 15 üyesinin 12'sini cumhurbaşkanının ataması da yine bir eleştiri konusudur.[25] Muhalefet partileri tarafından üyelerin tarafsız olmadığı ve yasa ihlaline neden olan cumhurbaşkanlığı kararnamelerini bu nedenle iptal etmediklerine yönelik iddialar öne sürülmektedir.[26]

Kaynakça

  1. ^ a b c d e f Taşdöğen, Salih (2016). "Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri". Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. 65 (3). Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi. ss. 937-966. doi:10.1501/Hukfak_0000001827. ISSN 1301-1308. 
  2. ^ Boztepe, Mehmet (Bahar 2018). "2017 Yılı Anayasa Değişikliği Sonrası Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin Hukuki Rejimi". İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. 5 (1). İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi. s. 7. ISSN 2148-6883. 
  3. ^ "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası". icisleri.gov.tr. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  4. ^ Aslan, Ali (2015). Türkiye İçin Başkanlık Sistemi: Demokratikleşme, İstikrar, Kurumsallaşma. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı. 
  5. ^ Aydın, Devrim (16 Şubat 2015). "Başkanlık Sistemi Tartışmaları: Sorular ve Sorunlar". bianet.org. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  6. ^ "Anayasa değişikliği teklifi 339 oyla Meclis'ten geçti: Kararı halk verecek". sputniknews.com. 20 Ocak 2017. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  7. ^ Yeni Sisteme Göre Yasama El Kitabı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Kanunlar ve Kararlar Başkanlığı. 2018. s. 7. 
  8. ^ "Parlamenter sistem bitti, 'Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi' başlıyor, şimdi ne olacak?". cumhuriyet.com.tr. 17 Nisan 2017. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  9. ^ "Yeni Kanun Hükmünde Kararname yayımlandı". ntv.com.tr. 4 Temmuz 2018. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  10. ^ "İkinci uyum KHK'sı yayınlandı". yenisafak.com. 7 Temmuz 2018. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  11. ^ Çelikbaş, Hamdi (10 Temmuz 2018). "Üç ayrı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlandı". aa.com.tr. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  12. ^ "Yeni sistemin ilk KHK'ları yayımlandı". sputniknews.com. 10 Temmuz 2018. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  13. ^ "Anayasa Değişikliği Teklifi'nin Karşılaştırmalı ve Açıklamalı Metni". barobirlik.org.tr. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  14. ^ a b "Görev ve Yetkiler". tccb.gov.tr. 21 Temmuz 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  15. ^ a b Turan, A. Menaf (Eylül 2018). "Türkiye'nin Yeni Yönetim Düzeni: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi". Sosyal Bilimler Araştırma Dergisi. 7 (3). Denta Florya ADSM Limited Company. ss. 58-59. ISSN 2147-5237. 
  16. ^ Arslan, Ahmet (28 Temmuz 2018). "Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi nedir/ne değildir?". dunya.com. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  17. ^ "Norm Denetimi". anayasa.gov.tr. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  18. ^ Ardıçoğlu, M. Artuk (2017). "Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi". Ankara Barosu Dergisi, 3. Ankara: Ankara Barosu. ss. 19-51. ISSN 1300-9885. 
  19. ^ Öztürk, Fundanur (1 Ekim 2018). "Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde TBMM'nin yetkileri ve görevleri ne olacak?". bbc.com. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  20. ^ "Değişen Türkiye: Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri". bianet.org. 4 Ağustos 2018. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  21. ^ Balkan, Ali; Kahraman, Mehmet (2018). "Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ve Denetimi". Journal of Academic Value Studies. 4 (19). Kahramanmaraş: Şırnak Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi. ss. 239-246. doi:10.23929/javs.759. ISSN 2149-8598. 
  22. ^ "Başkanlığın yönetim modeli: Sürekli OHAL!". birgun.net. 17 Temmuz 2018. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  23. ^ "OHAL yasa teklifine ilişkin muhalefet şerhimiz". hdp.org.tr. 24 Temmuz 2018. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  24. ^ "OHAL Kalıcı Hale Getirildi". bianet.org. 10 Aralık 2018. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  25. ^ "OHAL kalksa bile 'Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri' KHK işlevi görecek". ilerihaber.org. 4 Temmuz 2018. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 
  26. ^ Şimşek, Hüseyin (26 Nisan 2019). "Anayasa defalarca çiğnendi, AYM sustu". birgun.net. 21 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2019. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Teşkîlât-ı Esâsiye Kanunu (1924)</span> Türkiye Cumhuriyetinin anayasası (1924–1961)

1924 Anayasası, 20 Nisan 1924'te yürürlüğe girdi, 1921 tarihli Teşkîlât-ı Esâsiye Kanunu'nun yerini almıştır. Atatürk ilkeleri de denilen altı ilkenin eklenmesi, devletin dininin İslam olduğuna dair ibarenin kaldırılması ve kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi gibi birkaç önemli değişiklikle 1961'e dek yürürlükte kalmıştır. 10 Ocak 1945'te içeriği değiştirilmeden, dili Türkçeleştirilerek yeniden kabul edilmiştir. 27 Mayıs 1960 ihtilalinin ardından, yeni bir anayasa hazırlanarak 1961'de kabul edilmiş ve 1924 Anayasası yürürlükten kalkmıştır.

  1. Madde: Devletin yönetim şekli Cumhuriyettir.
  2. Madde: Türk Devleti'nin dili Türkçe, başkenti Ankara'dır.
  3. Madde: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu egemenliğin tek temsilcisi TBMM'dir.
<span class="mw-page-title-main">Anayasa</span> devleti yöneten temel ilkeler bütünü

Anayasa, ülke üzerindeki egemenlik haklarının kullanım yetkisinin içeriğinde belirtildiği şekliyle devlete verildiğini belirleyen toplumsal sözleşmelerdir. Hans Kelsen'in normlar hiyerarşisine göre diğer bütün hukuki kurallardan ve yapılardan üstündür ve hiçbir kanun ve yapı anayasaya aykırı olamaz. Devletin temel örgüt yapısını kuran, önemli organlarını ve işleyişlerini belirleyen; ayrıca temel hak ve özgürlükleri tespit edip, sınırlarını çizen hukuk metinleridir. Toplumsal bir sözleşme niteliği taşır. Devlet faaliyetlerini ve oluşum biçimini düzenleyen yasa metnidir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de siyaset</span> Türkiye Cumhuriyetinin siyasi yapısı

Türkiye'de siyaset, Türkiye'nin kuvvetler ayrılığı ilkesine dayalı bir yapısı vardır. Yasama, Yürütme ve Yargı erklerinden oluşan üçlü kuvvet ayrılığı ilkesi temel alınmıştır. Buradaki üç erk; Yasama (TBMM), Yürütme (Cumhurbaşkanı) ve Yargı (Mahkemeler) tarafından oluşmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Büyük Millet Meclisi</span> Türkiye Cumhuriyetinin parlamentosu

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti'nin yasama organıdır. 23 Nisan 1920'de Osmanlı Devleti'nin İtilaf Devletleri'nce işgaline direniş göstermek üzere kurulmuştur. Asli görevi yürütmeyi denetlemektir ve yasama erkini kullanır. "Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir" ilkesi, TBMM'nin varoluşunun temel dayanağını oluşturur.

Kanun hükmünde kararname (KHK), yasama organının konu, süre ve amacı belirleyen bir yetki kanunu ile verdiği yetkiye veya doğrudan doğruya anayasadan aldığı yetkiye dayanarak, hükûmetin çıkardığı, maddi anlamda kanun gücüne sahip, parlamentonun tasdiki ile şekli ve organik anlamda kanun gücünü kazanacak olan kararnamelerdir. Türkiye'de 1982 Anayasası'nın 87'nci maddesi ile "bakanlar kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek" TBMM'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Millî Güvenlik Kurulu (Türkiye)</span> ulusal güvenlik kurulu

Millî Güvenlik Kurulu (MGK), 1933-1949 yılları arasında Yüksek Müdafaa Meclisi Umumî Kâtipliği, 1949-1962 yılları arasında Millî Savunma Yüksek Kurulu ve Genel Sekreterliği, 1961 Anayasası'na göre Millî Güvenlik Kurulu ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği isimleri ile faaliyet göstermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Başkanlık sistemi</span> ülke yönetim sistemi

Başkanlık sistemi, kuvvetler ayrılığının uygulandığı sistemlerde hükûmet başkanının yasama organından ayrı bir yürütme organına liderlik ettiği bir yönetim şeklidir. Hükümet başkanı çoğu ülkede aynı zamanda devlet başkanıdır. Yasama, yürütme ve yargı ilkeleri arasında katı bir ayrılık olur. Parlamenter sisteme göre farklarından biri, yürütme ile yasama arasındaki ayrımdan dolayı hükûmet başkanının direkt halk oyuyla iktidara gelerek, seçilmiş bir yasama organının güvenini kazanmadan bunu sağlamasıdır. Parlamenter sistemde ise yürütme ile yasama arasında güçlü bir işbirliği bulunur.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye cumhurbaşkanı</span> Türkiye Cumhuriyetinin devlet ve hükûmet başkanı

Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet ve hükûmet başkanıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkomutanlığını, Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk milletinin birliğini temsil eder. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın uygulanmasını ve devlet kurumlarının uyum içinde çalışmasını temin eder. Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 104. maddesinde düzenlenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Cumhuriyeti Anayasası</span> 1982 yılından beri yürürlükte olan Türkiye Anayasası

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası veya resmî olmayan kullanımıyla 1982 Anayasası, Türkiye'nin 9 Kasım 1982'den bu yana geçerli olan anayasasıdır. 12 Eylül Darbesi sonrasında askerî yönetimin emriyle Danışma Meclisi tarafından hazırlanmış, 23 Eylül 1982 tarihinde Danışma Meclisi tarafından ve 18 Ekim 1982 tarihinde Millî Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilmiştir. Devlet Başkanı Kenan Evren, Anayasa'nın ilk üç maddesinin "değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini" dördüncü madde olarak taslağa ekletmiştir. 7 Kasım 1982 Pazar günü yapılan halk oylaması sonucu yüzde 91,37 oranında kabul oyu ile kabul edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1961)</span> Türkiye Cumhuriyetinin anayasası (1961–1982)

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası veya 1961 Anayasası, 9 Temmuz 1961 tarihli referandum ile kabul edilen ve 12 Eylül Darbesi'ne kadar yürürlükte olan anayasadır.

<span class="mw-page-title-main">Cumhurbaşkanlığı Kabinesi</span> Türkiye Cumhuriyetinin yürütme organı

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Hükûmet veya Kabine, Türkiye'de Cumhurbaşkanının başkanlık ettiği ve tüm bakanların bir araya gelip kararlar aldığı kuruldur. Her bakan, kendi bakanlığını ilgilendiren iş ve emri altındaki kamu personelinin yerine getirdikleri işlem ve eylemlerinden sorumludur.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de anayasal süreç</span> Türk anayasal sürecinin geçmişi ve bugünü

Türkiye'de anayasal süreç, 1808 tarihinde ilan edilen Sened-i İttifak ile başlayıp günümüze kadar devam etmektedir. II. Mahmud döneminde, Alemdar Mustafa Paşa tarafından hazırlanan Sened-i İttifak, merkezî otoriteyi taşrada hâkim kılmak için Rumeli ve Anadolu âyanları ile Osmanlı Devleti arasında 29 Eylül 1808’de imzalandı. Osmanlı'da Sened-i İttifak ile Türk tarihinde ilk defa devlet iktidarı sınırlandırıldığından, bu belge Türk tarihinde ilk "anayasal belge" kabul edilmektedir. Abdülmecid döneminde 3 Kasım 1839 tarihinde Mustafa Reşid Paşa tarafından hazırlanan Tanzimat Fermanı ilan edildi. Bu ferman ile padişah, fermanda ilân edilen ilkelere ve konulacak kanunlara uyacağına yemin etti. Tanzimat Fermanı'nın tamamlayıcısı ve pekiştiricisi olan Islahat Fermanı, Abdülmecid tarafından 1856 yılında "ferman" olarak ilan edildi. Tanzimat döneminde yetişen ve Genç Osmanlılar olarak bilinen aydın ve yazarlar, Avrupa'dan etkilenerek meşrutiyet yönetimini savunmaya başladılar ve meşrutiyeti ilan ettirmek için Abdülaziz’i tahttan indirerek, yerine II. Abdülhamid’i getirdiler. 23 Aralık 1876'da Mithat Paşa’nın hazırladığı Kanun-i Esasi ilan edilerek meşrutiyete geçildi. Kanun-i Esasî, şekli kritere göre bir anayasa olarak kabul edilmektedir. Türk tarihinin ilk anayasası olan ve 12 bölüm ile 119 maddeden oluşan Kanun-i Esasî'nin 113. maddesi gereğince, padişah olağanüstü durumlarda Anayasa'yı askıya alabilirdi. II. Abdülhamid, 1877 yılında Rus savaşlarını neden göstererek Anayasa'yı askıya aldı. 1908 yılındaki askeri ayaklanma sonucu II. Abdülhamid, 1876 Anayasası'nı tekrar yürürlüğe koydu ve böylece II. Meşrutiyet dönemi başladı. 1909 yılında 31 Mart Vakası'nın meydana gelmesinden sonra tahttan indirilen II. Abdülhamid'den sonra 1909 yılında Anayasa'da önemli değişiklikler yapıldı. Bu değişikliklerle 1876 Anayasası, meşruti bir parlamenter monarşi Anayasası haline geldi.

<span class="mw-page-title-main">Azerbaycan cumhurbaşkanı</span> Azerbaycanın devlet başkanı

Azerbaycan cumhurbaşkanı, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin başıdır. Cumhurbaşkanı, vatandaşların seçimi sonucu yedi yıl için belirlenir. Azerbaycan Anayasası, cumhurbaşkanının yürütme gücünün somutlaşmışı, başkomutan, "Azerbaycan'ın iç ve dış politikadaki temsilcisi" olacağını ve" dokunulmazlık hakkına sahip olacağını belirtir. Başkan, bir grup sekreter ve departman bakanından oluşan Başkanlık İdaresi olan icra dairesi aracılığıyla yönetir. Ek olarak, ekonomik ve sosyal politikayla ilgili bir Bakanlar Kurulu ve dış, askeri ve adli konularda bir Güvenlik Konseyi bulunmaktadır.

Türkiye mevzuatı, Türkiye'de yürürlükte olan yasa, cumhurbaşkanlığı kararnamesi, tüzük ve yönetmelik gibi hukuki düzenlemelerin hepsini ifade eder.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye cumhurbaşkanı yardımcısı</span> Türkiyede bir resmî makam

Türkiye cumhurbaşkanı yardımcısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanından sonra devlet protokolünde 2. sırada yer alan makamdır. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyesidir. Makam, 16 Nisan 2017'de gerçekleştirilen anayasa değişikliği referandumu ile oluşturuldu ve 2018'deki cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra yeni cumhurbaşkanının 9 Temmuz 2018'de göreve başlamasıyla yürürlüğe girdi.

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı ya da kısa adıyla İdari İşler Başkanlığı, 2018 Türkiye genel seçimleri sonrası Cumhurbaşkanlığı hukümet sistemine geçilmesi sonucunda Başbakanlık Müsteşarlığının ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin kaldırılması sonrasında kurulmuştur. İdari İşler Başkanı, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki 'En yüksek devlet memuru' sıfatını taşımaktadır. İlk başkan eski Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter yardımcısı Metin Kıratlı'dır.

<span class="mw-page-title-main">Belarus Temsilciler Meclisi</span>

'Belarus Temsilciler Meclisi, Belarus parlamentosunun alt meclisidir.

<span class="mw-page-title-main">Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi</span> Türkiyede Nisan 2017 referandumuyla kabul edilen başkanlık tipi hükûmet sistemi

Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi, Türkiye'de 16 Nisan 2017 Referandumu'yla kabul edilen ve 9 Temmuz 2018 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanan kuvvetler ayrılığına dayalı başkanlık tipi bir hükûmet sistemidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın sekizinci maddesine göre, yürütme yetkisi ve görevi, cumhurbaşkanı tarafından, anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir. Bu sistem Meclis ile Hükûmeti birbirinden ayırmış olup Türkiye'de uzun yıllardır süregelen istikrar, yürütmenin bürokrasi üzerindeki zayıf otoritesi ve erken seçim sorunlarını büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır. Parlamenter sistemin aksine hükûmet artık atamalar yolu ile değil, doğrudan halk tarafından seçimle gelen bir hükûmet başkanı tarafından oluşturulmaktadır. Cumhurbaşkanlığı, cumhurbaşkanlığı teşkilatı hakkındaki 1 sayılı cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenmiştir. 1 sayılı cumhurbaşkanlığı kararnamesi, 539 maddelik mufassal bir kararnamedir. Bu kararname, cumhurbaşkanlığının her yönünü ayrıntılarıyla düzenlemektedir.

<span class="mw-page-title-main">1973 Suriye Anayasası</span> Suriyenin eski anayasası

1973 Suriye Arap Cumhuriyeti Anayasası 13 Mart 1973'te kabul edildi ve 27 Şubat 2012'ye kadar yürürlükte kaldı. Anayasa, Suriye'nin karakterini Arap, demokratik ve cumhuriyetçi olarak tanımlar. Ayrıca, pan-Arap ideolojisine uygun olarak, ülkeyi daha geniş Arap dünyasının bir bölgesi ve halkını Arap ulusunun ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırır. Anayasa, Arap Sosyalist Baas Partisinin gücünü sağlamlaştırdı. Anayasanın 8. maddesi partiyi "toplumda ve devlette önde gelen parti" olarak tanımlar, oysa Suriye - çoğu kez inanıldığı gibi - resmi anlamda tek partili bir sistem değildi.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye hükûmeti</span> Hükûmet

Türkiye Hükûmeti, Türkiye'nin ulusal hükûmetidir. Başkanlık temsilî demokrasisi altında üniter bir devlet ve çok partili bir sistem içinde Anayasal bir cumhuriyet olarak yönetilir. Hükûmet terimi, toplu kurumlar kümesi veya özellikle Kabine (yürütme) anlamına gelebilir.